Çek İstirdadı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/11841 E. 2016/8217 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihalenin feshi↗ gerekçe-hüküm çelişkisi↗ müktesep hak↗ sermaye artırımı↗ şirket zararı↗ sözleşmeye aykırılık↗ protokol↗ istirdat↗ kâr payı↗ geçersizlik↗ taahhütname↗ çek↗ harç↗ dosya masrafı↗ kusur↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında tarihsiz sözleşme ile davalıya ait 18/04/2002 tarihli A grubu müteahhitlik karnesinin davacıya devri, karnenin çıkarılması ile ilgili masrafların davacı şirket tarafından karşılanması, karnenin her ne sebeple olursa olsun devredilmemesi, taahhüt edilen miktardan daha az rakamlı olması halinde devir sözleşmesinin geçersiz olması ile karne sahibinin üç yıllık çalışma karşılığı aldığı para ve çekleri koşulsuz iade etmesi, düşük karne çıkması durumunda şirketin kabulü halinde yeniden sözleşme yapılmasının kararlaştırıldığı, taraflarca davalıya ait karnenin 18 milyon değil, 11.5 milyon değerinde olduğunun anlaşılması üzerine 08/05/2002 tarihinde ek protokol imzalandığı, ek protokolle 30/06/2002 tarihli, 2.500,00TL bedelli
çekin davacıya iadesi kararlaştırılmasına rağmen çekin davacılara iade edilmediği, müteahhitlik karnesi sahibinin şirketin ortağı olması yasal zorunluluk olduğundan davacı ...'ın kendisine ait hisseyi 08/04/2002 tarihinde davalıya devrettiği, davacı şirketin sermaye artırım kararı aldığı, sermaye artırımı ile davalının payının 199 olup, 28/05/2002 tarihinde payını dava dışı ... 'a devrettiği, müteahhitlik karnesinin devri için 4.091,96 TL harç yatırıldığı, davalının 06/06/2002 tarihinde şirket ortaklığından ayrıldığı ve ortaklıktan ayrılması nedeniyle şirket karnesiz kaldığından almış olduğu ... - ... 75 Kişilik Yetiştirme Yurdu İkmal İnşaat işine ait ihalenin iptaline karar verildiği, davalının müteahhitlik karnesi devir sözleşmesi ve ek protokol gereğince 3 yıl boyunca şirket ortağı olarak kalması gerektiği halde kararlaştırılan süre dolmadan ortaklıktan ayrılarak davacı şirketin inşaat işinin ihalesinin iptaline yol açtığından şirketi zarara uğrattığı ve bu itibarla, davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının 30/06/2002 keşide tarihli, 2.500,00 TL bedelli çekten ötürü davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çekin iptaline, davalıya nakit olarak verilen 2.500,00 TL ile 31/05/2002 keşide tarihli çek bedeli 2.500,00 TL ve karne devri için yapılan masraf olan 4.091,96 TL olmak üzere toplam 9.091,96 TL'nin 06/09/2002 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava, müteahhitlik karnesi devri sözleşmesine aykırılık nedeniyle sözleşme gereği verilen çeklerin ve paranın istirdadı ile karne devri için yapılan masrafların tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Dairemiz 01/10/2007 tarih, 2006/9271 E-2007/12084 K. sayılı ilamı ile; davalının karne devri karşılığında devraldığı davacı şirket hisselerini başkasına devrederek şirketteki teknik müdürlük görevinden ayrılması nedeniyle şirketin karnesiz kaldığı belirtilerek davacı şirketin katılıp kazandığı ... 75 Kişilik Yetiştirme Yurdu İkmal İnşaatı ihalesinin 16/07/2002 tarihinde hükümsüz sayıldığı, davalının ise, şirketin karnesiz kalmasının söz konusu olmadığı, anılan ihalenin feshi tarihinden sonra da (şimdiki ve değişiklikten önceki ticaret unvanıyla) davacı şirketin bu karne ile başka ihalelere katıldığı, bazılarını kazandığını savunarak 16/08/2004 tarihli dilekçesi ekinde bu konuda bazı belgeler ibraz ettiği, 18/04/2002 tarihli sözleşme ve 08/05/2002 tarihli ek protokol ile davalıya ait müteahhitlik karnesinin 3 yıl süreyle davacı şirkete devredildiği, sözleşmede ihale ismi belirtilerek sınırlama yapılmadığından karnenin 3 yıl boyunca davacı şirketin gireceği tüm ihalelerde kullanılacağının kabulü gerektiği, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulup, doğruluğu ve davacı şirketin dava konusu karne ile sözleşme süresi içinde katılıp kazandığı ihaleler olup olmadığı, menfaat temin edip etmediği araştırılmadan eksik inceleme sonucu sadece iptal edilen bir ihale nedeniyle davanın tamamen kabulünün doğru görülmediğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında ilamda belirtilen hususlarda ek rapor ve yeni bir bilirkişi raporu alındığı, bilirkişilerin 23/09/2009 tarihli ek raporlarında; davacı şirketin davalı ile yaptığı 3 yıllık sözleşme süresi içerisinde birçok ihaleye katıldığı, katıldığı ihaleler sonucunda iki ihalenin kazanıldığı, bu işlerin yine davacı şirket tarafından yapılarak menfaat temin edildiği, 23/01/2011 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise; taraflar arasındaki sözleşmenin davalının kusuru ile ihlal edilmediği, davacının sözleşme süresi içerisinde davalının karnesi ile birden fazla ihaleye katıldığı ve bunlardan iki ihalenin; üzerinde kalarak toplamda 1.095.500,00 TL menfaat temin ettiği, davacının 30/06/2002 keşide tarihli ve 2.500,00 TL bedelli çekin iadesi isteminde haklı olduğu, diğer istemlerin haklı olmadığı kanaatinde bulundukları, mahkemece işbu bilirkişi raporları alınmasına rağmen, anılan raporlar ve bozma ilamında belirtilen hususlarda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın verilen 29/05/2012 tarih, 2011/ 376 E-2012/101 K. sayılı kararın da Dairemizin 04/12/2013 tarih, 2013/1678 E-2013/22034 K. sayılı ilamı ile gerekçeyle çelişkili hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ise, ilk bozma ilamında belirtilen hususlarda yine herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, verilen ilk karar doğrultusunda hüküm tesisi cihetine gidilmesi ve bu itibarla ilk bozma ilamına uyulmasına rağmen, bozmaya uymakla davalı lehine usuli müktesep hak oluştuğu nazara alınmaksızın, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekiline göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1678 E. 2013/22034 K.
Ortak:gerekçe-hüküm çelişkisi · sözleşmeye aykırılık · protokol · istirdat · kâr payı · çek · harç · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda… samına göre, taraflar arasında tarihsiz sözleşme ile davalıya ait 18/04/2002 tarihli A grubu müteahhitlik karnesinin davacıya devri, karnenin çıkarılması ile ilgili «masrafların» davacı şirket tarafından karşılanması, karnenin her ne sebeple olursa olsun devredilmemesi, «taahhüt» edilen miktardan daha az rakamlı olması halinde devir sözleşmesinin «geçersiz» olması ile karne sahibinin üç yıllık çalışma karşılığı aldığı para ve çekleri koşulsuz iade etmesi, düşük karne çıkması durumunda şirketin kabulü halinde yeniden sözleşme yapılmasının kararlaştırıldığı, taraflarca davalıya ait karnenin 18 milyon değil, 11.5 milyon değerinde olduğunun anlaşılması üzerine 08/05/2002 tarihinde ek «protokol» imzalandığı, ek protokolle 30/06/2002 tarihli, 2.500,00TL bedelli çekin davacıya iadesi kararlaştırılmasına rağmen çekin davacılara iade edilmediği, müteahhitlik karnesi sahibinin şirketin ortağı olması yasal zorunluluk olduğundan davacı ...'ın kendisine ait hisseyi 08/04/2002 tarihinde davalıya devrettiği, davacı şirketin «sermaye artırım» kararı aldığı, sermaye artırımı ile davalının «payının» 199 olup, 28/05/2002 tarihinde payını dava dışı ... 'a devrettiği, müteahhitlik karnesinin devri için 4.091,96 TL «harç» yatırıldığı, davalının 06/06/2002 tarihinde şirket ortaklığından ayrıldığı ve ortaklıktan ayrılması nedeniyle şirket karnesiz kaldığından almış olduğu ... - ...
75 Kişilik Yetiştirme Yurdu İkmal İnşaat işine ait ihalenin iptaline karar verildiği, davalının müteahhitlik karnesi devir sözleşmesi ve ek «protokol» gereğince 3 yıl boyunca şirket ortağı olarak kalması gerektiği halde kararlaştırılan süre dolmadan ortaklıktan ayrılarak davacı şirketin inşaat işinin ihalesinin iptaline yol açtığından «şirketi zarara» uğrattığı ve bu itibarla, davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının 30/06/2002 keşide tarihli, 2.500,00 TL bedelli çekten ötürü davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çekin iptaline, davalıya nakit olarak verilen 2.500,00 TL ile 31/05/2002 keşide tarihli «çek» bedeli 2.500,00 TL ve karne devri için yapılan «masraf» olan 4.091,96 TL olmak üzere toplam 9.091,96 TL'nin 06/09/2002 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, müteahhitlik karnesi devri «sözleşmesine aykırılık» nedeniyle sözleşme gereği verilen çeklerin ve paranın «istirdadı» ile karne devri için yapılan «masrafların» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… 500.000,000 TL tutarlı çekler ile nakit 2.500.000,000 TL'nin verildiği karnenin 18 trilyon değil, 11,5 trilyon lira değerinde olması nedeniyle 08.05.2002 tarihli ek «protokol» gereğince 30.06.2002 tarih ve 2.500.000.000 TL bedelli çekin davacı şirkete iadesinin kararlaştırılmasına rağmen iade edilmediği, bu nedenle davacı şirketin bu «çek» nedeniyle borçlu bulunmadığı, müteahhitlik karnesi sahibinin aynı zamanda şirket ortağı olmasının yasal zorunluluk olduğu için, davacı şirket ortağı Selahattin Çalpan kendisine ait 39 «payı» 08/04/2002 tarihinde davalıya devrettiği, daha sonra davalının şirketteki payını dava dışı Rukiye Orman'a devrettiğini, davacı şirket üzerinde kalan Bilecik-Bozöyük 75 kişilik Yetiştirme Yurdu İkmal inşaatı ihalesinin, davacı şirkete karnesini devreden davalının, davacı şirket ortaklığından 06.06.2002 tarihinde ayrılması nedeniyle, şirketin karnesiz kalmasından dolayı iptal edildiği, bu nedenle zarara uğrayan davacının sözleşmenin feshinde haklı olduğu, müteahitlik karnesinin devri için davalıya verdiği bedeli ve karne harcı için ödediği 4.091.960,000 TL'yi davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30/06/2002 keşide tarihli 2.500,00 TL bedelli çek sebebiyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline, müteahhitlik karnesi nedeni ile ödenen nakit ve çek bedeli ile «harç» bedellerinin «istirdadına» ilişkin diğer talepler yönünden fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, müteahhitlik karnesi devri «sözleşmesine aykırılık» nedeniyle sözleşme gereği verilen çeklerin ve paranın «istirdadı» ile karne devri için yapılan «masrafların» tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece gerekçe kısmında, müteahhitlik karnesi devri sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği, bu nedenle davacının sözleşme bedelini ve karne harcı için ödediği bedeli davalıdan talep edebileceği belirtilmesine rağmen, davacının bu talepleri yönünden davanın reddine karar verilerek, «gerekçeyle çelişkili» hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaKarar tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 297. maddesinin «son» fıkrası uyarınca kararın hüküm sonucu kısmında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık ve şüphe uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4335 E. 2010/10697 K.
Ortak:istirdat · çek · eksik inceleme · ibraz
İncelediğiniz kararda… 5 Kişilik Yetiştirme Yurdu İkmal İnşaatı ihalesinin 16/07/2002 tarihinde hükümsüz sayıldığı, davalının ise, şirketin karnesiz kalmasının söz konusu olmadığı, anılan «ihalenin feshi» tarihinden sonra da (şimdiki ve değişiklikten önceki ticaret unvanıyla) davacı şirketin bu karne ile başka ihalelere katıldığı, bazılarını kazandığını savunarak 16/08/2004 tarihli dilekçesi ekinde bu konuda bazı belgeler «ibraz» ettiği, 18/04/2002 tarihli sözleşme ve 08/05/2002 tarihli ek «protokol» ile davalıya ait müteahhitlik karnesinin 3 yıl süreyle davacı şirkete devredildiği, sözleşmede ihale ismi belirtilerek sınırlama yapılmadığından karnenin 3 yıl boyunca davacı şirketin gireceği tüm ihalelerde kullanılacağının kabulü gerektiği, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulup, doğruluğu ve davacı şirketin dava konusu karne ile sözleşme süresi içinde katılıp kazandığı ihaleler olup olmadığı, menfaat temin edip etmediği araştırılmadan «eksik inceleme» sonucu sadece iptal edilen bir ihale nedeniyle davanın tamamen kabulünün doğru görülmediğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
75 Kişilik Yetiştirme Yurdu İkmal İnşaat işine ait ihalenin iptaline karar verildiği, davalının müteahhitlik karnesi devir sözleşmesi ve ek «protokol» gereğince 3 yıl boyunca şirket ortağı olarak kalması gerektiği halde kararlaştırılan süre dolmadan ortaklıktan ayrılarak davacı şirketin inşaat işinin ihalesinin iptaline yol açtığından «şirketi zarara» uğrattığı ve bu itibarla, davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının 30/06/2002 keşide tarihli, 2.500,00 TL bedelli çekten ötürü davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çekin iptaline, davalıya nakit olarak verilen 2.500,00 TL ile 31/05/2002 keşide tarihli «çek» bedeli 2.500,00 TL ve karne devri için yapılan «masraf» olan 4.091,96 TL olmak üzere toplam 9.091,96 TL'nin 06/09/2002 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, müteahhitlik karnesi devri «sözleşmesine aykırılık» nedeniyle sözleşme gereği verilen çeklerin ve paranın «istirdadı» ile karne devri için yapılan «masrafların» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, muhatap sıfatıyla «hamile» ödenen «çek» bedelinin çekin sahte olduğu iddiasına dayalı «istirdadı» istemine ilişkindir.
Davacı taraf, ödenen bu çekin kendisinin düzenlemiş olduğu «çek» karnesinden keşide edilmediğini, esasen «keşidecinin» imzası ve yazısını da içermediğini, tamamen sahte olduğunu, bu nedenle davalıya ödenen bedelin hesap sahibi keşideciye iade edildiğini ve davalının «sebepsiz zenginleştiğini» ileri sürerek, ödenen meblağın «istirdadını» talep etmiştir.
Bu durum karşısında, davacının iddialarına ilişkin olarak kanıtları tam toplanmadan, hem «çek» karnesinin hem de imzanın dava dışı «keşideciye» ait olup olmadığı hususu araştırılmadan yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · ciro · hamil · sebepsiz zenginleşme · keşideci
Benzer bu karardaDava konusu olan ve «hamiline» düzenlenen bu çekin muhatabının davacı olduğu ve «ciro» yoluyla hamil bulunan davalının süresinde «ibraz» ederek bedelini tahsil ettiği hususları çekişmesizdir.
Davacı taraf, ödenen bu çekin kendisinin düzenlemiş olduğu «çek» karnesinden keşide edilmediğini, esasen «keşidecinin» imzası ve yazısını da içermediğini, tamamen sahte olduğunu, bu nedenle davalıya ödenen bedelin hesap sahibi keşideciye iade edildiğini ve davalının «sebepsiz zenginleştiğini» ileri sürerek, ödenen meblağın «istirdadını» talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu çekin orijinal davacı çeki olduğu, davalının çeki «ibraz» ederek tahsil ettiği, «sahteciliğin» olmadığı, davacının talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, muhatap sıfatıyla «hamile» ödenen «çek» bedelinin çekin sahte olduğu iddiasına dayalı «istirdadı» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6199 E. 2013/21294 K.
Ortak:çek
İncelediğiniz kararda75 Kişilik Yetiştirme Yurdu İkmal İnşaat işine ait ihalenin iptaline karar verildiği, davalının müteahhitlik karnesi devir sözleşmesi ve ek «protokol» gereğince 3 yıl boyunca şirket ortağı olarak kalması gerektiği halde kararlaştırılan süre dolmadan ortaklıktan ayrılarak davacı şirketin inşaat işinin ihalesinin iptaline yol açtığından «şirketi zarara» uğrattığı ve bu itibarla, davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının 30/06/2002 keşide tarihli, 2.500,00 TL bedelli çekten ötürü davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çekin iptaline, davalıya nakit olarak verilen 2.500,00 TL ile 31/05/2002 keşide tarihli «çek» bedeli 2.500,00 TL ve karne devri için yapılan «masraf» olan 4.091,96 TL olmak üzere toplam 9.091,96 TL'nin 06/09/2002 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından davalıya verilen «çek karnelerinin» dava tarihinden önce davalı tarafından davacı bankaya iade edildiği, çek karnelerinin iadesi davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek karnesi · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından davalıya verilen «çek karnelerinin» dava tarihinden önce davalı tarafından davacı bankaya iade edildiği, çek karnelerinin iadesi davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… n önce davacı bankaya iade edildiği kabul edildiğine ve bu sebeple de dava tarihi itibariyle davanın açılmasında davacının haksız bulunmasına göre mahkemece yapılan «yargılama giderlerinin» buna göre tayini gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11827 E. 2012/17662 K.
Ortak:çek
İncelediğiniz kararda75 Kişilik Yetiştirme Yurdu İkmal İnşaat işine ait ihalenin iptaline karar verildiği, davalının müteahhitlik karnesi devir sözleşmesi ve ek «protokol» gereğince 3 yıl boyunca şirket ortağı olarak kalması gerektiği halde kararlaştırılan süre dolmadan ortaklıktan ayrılarak davacı şirketin inşaat işinin ihalesinin iptaline yol açtığından «şirketi zarara» uğrattığı ve bu itibarla, davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının 30/06/2002 keşide tarihli, 2.500,00 TL bedelli çekten ötürü davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çekin iptaline, davalıya nakit olarak verilen 2.500,00 TL ile 31/05/2002 keşide tarihli «çek» bedeli 2.500,00 TL ve karne devri için yapılan «masraf» olan 4.091,96 TL olmak üzere toplam 9.091,96 TL'nin 06/09/2002 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka'nın sahte belgeler ile kendisine başvuran kişi hakkında yeterli araştırma yapmadan «çek karnesi» verdiği, bu nedenle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek karnesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka'nın sahte belgeler ile kendisine başvuran kişi hakkında yeterli araştırma yapmadan «çek karnesi» verdiği, bu nedenle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/11841 E. , 2016/8217 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05/03/2015 tarih ve 2014/1330-2015/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasındaki sözleşme gereğince davalıya ait 18/04/2002 tarihli A grubu, geçerlik süresi 3 yıl olan müteahhitlik karnesinin devir masrafları davacıya ait olmak üzere davacı şirkete devrinin kararlaştırıldığını, karşılığında davalıya iki adet toplam 5.000,00 TL'lik çek ve 2.500,00 TL nakit para verildiğini, aynı zamanda karne sahibi şirket ortağı olması gerektiğinden ortak olan davacı ...'ın kendisine ait 39 adet hisseyi davalıya bedelsiz olarak devrettiğini, davalı beyanının aksine devre konu karne tutarının düşük çıkması nedeniyle 08/05/2002 tarihinde düzenlenen ek protokolle davalı lehine keşide edilen 30/06/2002 tarihli, 2.500,00 TL'lik çekin iadesinin taahhüt ettiğini, ancak taahhüdünü yerine getirmediğini, davalının devraldığı şirket hisselerini başkasına devrederek ortaklıktan ve şirketteki teknik müdürlük görevinden ayrılması nedeniyle davacı şirketin üzerinde kalan ihalenin şirketin karnesiz kaldığı gerekçesiyle hükümsüz sayıldığını ileri sürerek, 30/06/2002 tarihli çekin iadesine, mümkün olmaması halinde davacının çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çekin iptaline, karne devir bedeli olarak davalıya nakit ödenen 2.500.00 TL ile 31/05/2002 tarihli çek karşılığı ödenen 2.500,00 TL ve karne devri için yapılan 4.091.96 TL masrafın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında tarihsiz sözleşme ile davalıya ait 18/04/2002 tarihli A grubu müteahhitlik karnesinin davacıya devri, karnenin çıkarılması ile ilgili masrafların davacı şirket tarafından karşılanması, karnenin her ne sebeple olursa olsun devredilmemesi, taahhüt edilen miktardan daha az rakamlı olması halinde devir sözleşmesinin geçersiz olması ile karne sahibinin üç yıllık çalışma karşılığı aldığı para ve çekleri koşulsuz iade etmesi, düşük karne çıkması durumunda şirketin kabulü halinde yeniden sözleşme yapılmasının kararlaştırıldığı, taraflarca davalıya ait karnenin 18 milyon değil, 11.5 milyon değerinde olduğunun anlaşılması üzerine 08/05/2002 tarihinde ek protokol imzalandığı, ek protokolle 30/06/2002 tarihli, 2.500,00TL bedelli
çekin davacıya iadesi kararlaştırılmasına rağmen çekin davacılara iade edilmediği, müteahhitlik karnesi sahibinin şirketin ortağı olması yasal zorunluluk olduğundan davacı ...'ın kendisine ait hisseyi 08/04/2002 tarihinde davalıya devrettiği, davacı şirketin sermaye artırım kararı aldığı, sermaye artırımı ile davalının payının 199 olup, 28/05/2002 tarihinde payını dava dışı ... 'a devrettiği, müteahhitlik karnesinin devri için 4.091,96 TL harç yatırıldığı, davalının 06/06/2002 tarihinde şirket ortaklığından ayrıldığı ve ortaklıktan ayrılması nedeniyle şirket karnesiz kaldığından almış olduğu ... - ... 75 Kişilik Yetiştirme Yurdu İkmal İnşaat işine ait ihalenin iptaline karar verildiği, davalının müteahhitlik karnesi devir sözleşmesi ve ek protokol gereğince 3 yıl boyunca şirket ortağı olarak kalması gerektiği halde kararlaştırılan süre dolmadan ortaklıktan ayrılarak davacı şirketin inşaat işinin ihalesinin iptaline yol açtığından şirketi zarara uğrattığı ve bu itibarla, davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının 30/06/2002 keşide tarihli, 2.500,00 TL bedelli çekten ötürü davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çekin iptaline, davalıya nakit olarak verilen 2.500,00 TL ile 31/05/2002 keşide tarihli çek bedeli 2.500,00 TL ve karne devri için yapılan masraf olan 4.091,96 TL olmak üzere toplam 9.091,96 TL'nin 06/09/2002 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava, müteahhitlik karnesi devri sözleşmesine aykırılık nedeniyle sözleşme gereği verilen çeklerin ve paranın istirdadı ile karne devri için yapılan masrafların tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Dairemiz 01/10/2007 tarih, 2006/9271 E-2007/12084 K. sayılı ilamı ile; davalının karne devri karşılığında devraldığı davacı şirket hisselerini başkasına devrederek şirketteki teknik müdürlük görevinden ayrılması nedeniyle şirketin karnesiz kaldığı belirtilerek davacı şirketin katılıp kazandığı ... 75 Kişilik Yetiştirme Yurdu İkmal İnşaatı ihalesinin 16/07/2002 tarihinde hükümsüz sayıldığı, davalının ise, şirketin karnesiz kalmasının söz konusu olmadığı, anılan ihalenin feshi tarihinden sonra da (şimdiki ve değişiklikten önceki ticaret unvanıyla) davacı şirketin bu karne ile başka ihalelere katıldığı, bazılarını kazandığını savunarak 16/08/2004 tarihli dilekçesi ekinde bu konuda bazı belgeler ibraz ettiği, 18/04/2002 tarihli sözleşme ve 08/05/2002 tarihli ek protokol ile davalıya ait müteahhitlik karnesinin 3 yıl süreyle davacı şirkete devredildiği, sözleşmede ihale ismi belirtilerek sınırlama yapılmadığından karnenin 3 yıl boyunca davacı şirketin gireceği tüm ihalelerde kullanılacağının kabulü gerektiği, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulup, doğruluğu ve davacı şirketin dava konusu karne ile sözleşme süresi içinde katılıp kazandığı ihaleler olup olmadığı, menfaat temin edip etmediği araştırılmadan eksik inceleme sonucu sadece iptal edilen bir ihale nedeniyle davanın tamamen kabulünün doğru görülmediğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında ilamda belirtilen hususlarda ek rapor ve yeni bir bilirkişi raporu alındığı, bilirkişilerin 23/09/2009 tarihli ek raporlarında; davacı şirketin davalı ile yaptığı 3 yıllık sözleşme süresi içerisinde birçok ihaleye katıldığı, katıldığı ihaleler sonucunda iki ihalenin kazanıldığı, bu işlerin yine davacı şirket tarafından yapılarak menfaat temin edildiği, 23/01/2011 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise; taraflar arasındaki sözleşmenin davalının kusuru ile ihlal edilmediği, davacının sözleşme süresi içerisinde davalının karnesi ile birden fazla ihaleye katıldığı ve bunlardan iki ihalenin; üzerinde kalarak toplamda 1.095.500,00 TL menfaat temin ettiği, davacının 30/06/2002 keşide tarihli ve 2.500,00 TL bedelli çekin iadesi isteminde haklı olduğu, diğer istemlerin haklı olmadığı kanaatinde bulundukları, mahkemece işbu bilirkişi raporları alınmasına rağmen, anılan raporlar ve bozma ilamında belirtilen hususlarda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın verilen 29/05/2012 tarih, 2011/ 376 E-2012/101 K.
sayılı kararın da Dairemizin 04/12/2013 tarih, 2013/1678 E-2013/22034 K. sayılı ilamı ile gerekçeyle çelişkili hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ise, ilk bozma ilamında belirtilen hususlarda yine herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, verilen ilk karar doğrultusunda hüküm tesisi cihetine gidilmesi ve bu itibarla ilk bozma ilamına uyulmasına rağmen, bozmaya uymakla davalı lehine usuli müktesep hak oluştuğu nazara alınmaksızın, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekiline göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/274286600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz