Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/3814 E. 2013/22048 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şekil şartı↗ eda davası↗ bloke↗ sözleşmenin feshi↗ iyiniyet↗ tespit davası↗ ihtiyati tedbir↗ ihbar↗ hukuki yarar↗ geçersizlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2013/3814 E. , 2013/22048 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.12.2012 tarih ve 2011/101-2012/479 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, taraflar arasında 21.11.2009 tarihinde imzalanan İnhisari Olmayan Patent Lisans Sözleşmesi”ne göre davalı tarafça TPE nezdinde 2007/03056 başvuru sayısı ile kayıtlı “İzolasyonlu Sandviç Blok” konulu patentin, tek yetkili ve süresiz olarak kullanma ve kullandırma hakkının müvekkillerine devredildiğini, müvekkillerince sözleşme gereğinin yerine getirildiğini ancak, davalı tarafça taraflar arasındaki sözleşmenin bir ön sözleşme olduğu ve müvekkillerince bu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükler yerine getirilmediğinden bahisle sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 21.11.2009 tarihli sözleşmenin halen geçerli olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın tespit davası açılmasında hukuki yararının bulunmadığını, dava konusu patentle ilgili olarak dava dışı ... ile inhisari nitelikte patent sözleşmesinin düzenlendiğini, davanın bu kişiye ihbarının gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında adi yazılı şekilde yapılmış olan sözleşmenin özel şekil şartı gerektirmediğinden geçerli kabul edildiği, davacı tarafın sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirdiği, ayrıca davalı tarafın kendisine verilen payın sözleşmede kararlaştırılan miktardan az olduğu iddiasının da iyiniyetli görülmediğinden, davalı tarafın sözleşmeyi feshi nedenlerinin haksız bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile taraflar arasında imzalanan 21.11.2009 tarihli İnhisari Olmayan Patent Lisans Sözleşmesi’nin geçerli olduğunun tespitine, anılan sözleşme ile davacılara devredilen patent lisans kullanma ve kullandırma haklarının başkalarına devredilmesinin yasaklanmasına bu konuda TPE'ye yazı yazılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 21.11.2009 tarihli Patent Lisans Sözleşmesi’nin feshinin geçersiz olduğundan bahisle lisans sözleşmesinin halen geçerli olduğunun tespiti ve anılan sözleşme ile davacı tarafa devredilen patent lisans kullanma ve kullandırma haklarının başkasına devrinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı tarafça, davaya konu lisans sözleşmesi 07.01.2010 tarihinde feshedildiğine göre, feshin haksız olduğu iddiasında olan davacı taraf bu nedenle uğranılan zararların tazminini açacağı eda davası ile talep edebilme ve sözleşmenin feshinin haksız olup olmadığının da bu davada tartışılabilme imkanına sahipken, bunun yerine tespit davası açmasında davacı tarafın korunmaya değer hukuki bir yararı bulunmadığından, bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerine yazılı gerekçeyle kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tecavüz durdurulması | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15585 E. 2015/598 K.
Ortak:sözleşmenin feshi · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında adi yazılı şekilde yapılmış olan sözleşmenin özel «şekil şartı» gerektirmediğinden geçerli kabul edildiği, davacı tarafın sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirdiği, ayrıca davalı tarafın kendisine verilen payın sözleşmede kararlaştırılan miktardan az olduğu iddiasının da «iyiniyetli» görülmediğinden, davalı tarafın «sözleşmeyi feshi» nedenlerinin haksız bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile taraflar arasında imzalanan 21.11.2009 tarihli İnhisari Olmayan Patent Lisans Sözleşmesi’nin geçerli …
… konu lisans sözleşmesi 07.01.2010 tarihinde feshedildiğine göre, feshin haksız olduğu iddiasında olan davacı taraf bu nedenle uğranılan zararların tazminini açacağı «eda davası» ile talep edebilme ve «sözleşmenin feshinin» haksız olup olmadığının da bu davada tartışılabilme imkanına sahipken, bunun yerine «tespit davası» açmasında davacı tarafın korunmaya değer hukuki bir yararı bulunmadığından, bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerine yazılı gerekçeyle kabulü doğru olm …
Benzer bu kararda… davacı adına tescilli “.... markasının 28.12.2004 tarihli inhisari marka lisans sözleşmesi ile 5 yıl süre ile kullanımının dava dışı Satrüm ....'ne devredildiği, bu «sözleşmenin feshi» ile ilgili herhangi bir kayıt veya belgenin dosyaya sunulmadığı, bu durumda inhisari marka lisans sözleşmesi gereğince dava açma hakkının inhisari olarak markayı devralan bu şirkete ait olduğu, marka hakkı sahibinin sözleşmede açıkça aksi belirtilmediği için 556 Sayılı KHK'nın 21/3. maddesi uyarınca markayı kullanamayacağından aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · marka hakkına tecavüz · taraf ehliyeti · maddi ve manevi tazminat
Benzer bu kararda… davacı adına tescilli “.... markasının 28.12.2004 tarihli inhisari marka lisans sözleşmesi ile 5 yıl süre ile kullanımının dava dışı Satrüm ....'ne devredildiği, bu «sözleşmenin feshi» ile ilgili herhangi bir kayıt veya belgenin dosyaya sunulmadığı, bu durumda inhisari marka lisans sözleşmesi gereğince dava açma hakkının inhisari olarak markayı devralan bu şirkete ait olduğu, marka hakkı sahibinin sözleşmede açıkça aksi belirtilmediği için 556 Sayılı KHK'nın 21/3. maddesi uyarınca markayı kullanamayacağından aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, durdurulması ve «maddi, manevi tazminat» istemlerine ilişkindir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, inhisari marka lisans sözleşmesi ile kullanımı dava dışı şirkete devredilen markaya tecavüz dolayısıyla dava açma hakkının marka hakkı sahibi davacıya değil, inhisari lisans sahibine ait olduğu, marka sahibi davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemece davacı marka sahibinin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar tesis edilmiş ise de; 556 sayılı KHK'nın 21. maddesi uyarınca marka sahibinin, markasını değil, markasının kullanım h …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14406 E. 2012/21042 K.
Ortak:geçersizlik
İncelediğiniz karardaDava, 21.11.2009 tarihli Patent Lisans Sözleşmesi’nin feshinin «geçersiz» olduğundan bahisle lisans sözleşmesinin halen geçerli olduğunun tespiti ve anılan sözleşme ile davacı tarafa devredilen patent lisans kullanma ve kullandırma haklarının başkasına devrinin önlenmesine ilişkin «ihtiyati tedbir» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… dirimi de ekleyerek kendi adına dava açabileceğini ve lisans sözleşmelerinde, bu Kanun Hükmünde Kararnameye aykırı hükümlerin bulunamayacağını ve bulunduğu takdirde «geçersiz» olduğunu hükme bağlamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icazet · kâr dağıtımı · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davacı şirketin 29.05.2003 tarihinde imalat, «dağıtım» ve ticari marka lisans sözleşmesi imzaladığı, inhisari lisansa sahip olan kişinin marka sahibinin hakkına tecavüz edilmesi durumunda marka sahibinin 556 sayılı KHK uyarınca açabileceği davaları kendi adına açabileceği, inhisari olmayan lisans sahibi kişilerin ise dava açma haklarının bulunmadığı, ancak Noter vasıtasıyla yapacağı bir bildirimle gereken davayı açmasını marka sahibinden isteyebileceği, marka sahibince üç ay içinde gerekli davanın açılmaması halinde lisans alanın, yaptığı bildirimi de ekleyerek kendi adına dava açabileceği, davacı şirketin dava açmadan evvel 556 sayılı KHK'nin 73. maddesinde belirtilen bildirimi yerine getirmediği gerekçesiyle aktif dava «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar, mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere inhisari olmayan lisans sahibinin davadan önce marka sahibinin iznini alması 556 sayılı KHK 21. maddesi gereği ise de, dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere dava sırasında marka sahibinin davaya «icazetinin» sağlanmış olması karşısında mahkemece, uyuşmazlığın esasına girmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6857 E. 2018/758 K.
Ortak:ihbar
İncelediğiniz karardaDavalı vekili, davacı tarafın «tespit davası» açılmasında «hukuki yararının» bulunmadığını, dava konusu patentle ilgili olarak dava dışı ... ile inhisari nitelikte patent sözleşmesinin düzenlendiğini, davanın bu kişiye «ihbarının» gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… işi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 08.06.1993 tarihli ....dayandığı, bu anlaşma ile .... adı altında üretilen araçların ve ürünlerin ....satışı ve «dağıtımı» hususunda davacının «münhasır» yetkili kılındığı, yine anlaşmanın "...." başlıklı 6. maddesinde ... markasının ve logolarının kullanım hakkının davacıya verildiği, buna karşılık sözleşmede lisans hakkının inhisari olduğuna ilişkin herhangi bir hükmün yer almadığı, bu nedenle de davacının inhisari olmayan lisans hakkı sahibi olduğu, bahsi geçen sözleşmeden anlaşıldığına göre ....şirketi arasında 28.05.1993 tarihli bir lisans anlaşması bulunduğu, ilk lisans hakkının ....şirketine, alt lisans ya da ikinci lisansın ise davacıya ait olduğu, anlaşmanın 11/6. maddesi gereğince marka ve logonun hukuka aykırı kullanılması halinde davacı şirkete «ihbar yükümlülüğünün» getirildiği, bu maddenin dahi markanın ihlali durumunda davacının tek başına hareket edemeyeceğini gösterdiği, davacının inhisari olmayan lisans hakkı sahibi olara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar yükümlülüğü · münhasırlık · kâr dağıtımı · taraf ehliyeti · eksik inceleme
Benzer bu kararda… işi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 08.06.1993 tarihli ....dayandığı, bu anlaşma ile .... adı altında üretilen araçların ve ürünlerin ....satışı ve «dağıtımı» hususunda davacının «münhasır» yetkili kılındığı, yine anlaşmanın "...." başlıklı 6. maddesinde ... markasının ve logolarının kullanım hakkının davacıya verildiği, buna karşılık sözleşmede lisans hakkının inhisari olduğuna ilişkin herhangi bir hükmün yer almadığı, bu nedenle de davacının inhisari olmayan lisans hakkı sahibi olduğu, bahsi geçen sözleşmeden anlaşıldığına göre ....şirketi arasında 28.05.1993 tarihli bir lisans anlaşması bulunduğu, ilk lisans hakkının ....şirketine, alt lisans ya da ikinci lisansın ise davacıya ait olduğu, anlaşmanın 11/6. maddesi gereğince marka ve logonun hukuka aykırı kullanılması halinde davacı şirkete «ihbar yükümlülüğünün» getirildiği, bu maddenin dahi markanın ihlali durumunda davacının tek başına hareket edemeyeceğini gösterdiği, davacının inhisari olmayan lisans hakkı sahibi olara …
… ilerek bu kapsamda davacının lisans hakkına dayanarak markaya tecavüzün önlenmesi ve tazminat talepli işbu davayı açıp açamayacağı hususunun belirlenmesi gerekirken «eksik inceleme» ve hukuki nitelendirme ile 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca davacının inhisari lisans sahibi olmadığı ve aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/3814 E. , 2013/22048 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.12.2012 tarih ve 2011/101-2012/479 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, taraflar arasında 21.11.2009 tarihinde imzalanan İnhisari Olmayan Patent Lisans Sözleşmesi”ne göre davalı tarafça TPE nezdinde 2007/03056 başvuru sayısı ile kayıtlı “İzolasyonlu Sandviç Blok” konulu patentin, tek yetkili ve süresiz olarak kullanma ve kullandırma hakkının müvekkillerine devredildiğini, müvekkillerince sözleşme gereğinin yerine getirildiğini ancak, davalı tarafça taraflar arasındaki sözleşmenin bir ön sözleşme olduğu ve müvekkillerince bu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükler yerine getirilmediğinden bahisle sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 21.11.2009 tarihli sözleşmenin halen geçerli olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın tespit davası açılmasında hukuki yararının bulunmadığını, dava konusu patentle ilgili olarak dava dışı ... ile inhisari nitelikte patent sözleşmesinin düzenlendiğini, davanın bu kişiye ihbarının gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında adi yazılı şekilde yapılmış olan sözleşmenin özel şekil şartı gerektirmediğinden geçerli kabul edildiği, davacı tarafın sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirdiği, ayrıca davalı tarafın kendisine verilen payın sözleşmede kararlaştırılan miktardan az olduğu iddiasının da iyiniyetli görülmediğinden, davalı tarafın sözleşmeyi feshi nedenlerinin haksız bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile taraflar arasında imzalanan 21.11.2009 tarihli İnhisari Olmayan Patent Lisans Sözleşmesi’nin geçerli olduğunun tespitine, anılan sözleşme ile davacılara devredilen patent lisans kullanma ve kullandırma haklarının başkalarına devredilmesinin yasaklanmasına bu konuda TPE'ye yazı yazılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 21.11.2009 tarihli Patent Lisans Sözleşmesi’nin feshinin geçersiz olduğundan bahisle lisans sözleşmesinin halen geçerli olduğunun tespiti ve anılan sözleşme ile davacı tarafa devredilen patent lisans kullanma ve kullandırma haklarının başkasına devrinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı tarafça, davaya konu lisans sözleşmesi 07.01.2010 tarihinde feshedildiğine göre, feshin haksız olduğu iddiasında olan davacı taraf bu nedenle uğranılan zararların tazminini açacağı eda davası ile talep edebilme ve sözleşmenin feshinin haksız olup olmadığının da bu davada tartışılabilme imkanına sahipken, bunun yerine tespit davası açmasında davacı tarafın korunmaya değer hukuki bir yararı bulunmadığından, bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerine yazılı gerekçeyle kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568812200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz