Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6857 E. 2018/758 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar yükümlülüğü↗ aktif dava ehliyeti↗ münhasırlık↗ kâr dağıtımı↗ taraf ehliyeti↗ ihbar↗ maddi ve manevi tazminat↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 08.06.1993 tarihli ....dayandığı, bu anlaşma ile .... adı altında üretilen araçların ve ürünlerin ....satışı ve dağıtımı hususunda davacının münhasır yetkili kılındığı, yine anlaşmanın "...." başlıklı 6. maddesinde ... markasının ve logolarının kullanım hakkının davacıya verildiği, buna karşılık sözleşmede lisans hakkının inhisari olduğuna ilişkin herhangi bir hükmün yer almadığı, bu nedenle de davacının inhisari olmayan lisans hakkı sahibi olduğu, bahsi geçen sözleşmeden anlaşıldığına göre ....şirketi arasında 28.05.1993 tarihli bir lisans anlaşması bulunduğu, ilk lisans hakkının ....şirketine, alt lisans ya da ikinci lisansın ise davacıya ait olduğu, anlaşmanın 11/6. maddesi gereğince marka ve logonun hukuka aykırı kullanılması halinde davacı şirkete ihbar yükümlülüğünün getirildiği, bu maddenin dahi markanın ihlali durumunda davacının tek başına hareket edemeyeceğini gösterdiği, davacının inhisari olmayan lisans hakkı sahibi olarak Markaların Korunması Hakkında KHK gereğince "....." markasına davalı tarafça tecavüzde bulunulduğundan bahisle hukuk ve ceza davalarını açması hususunda Noter vasıtasıyla marka sahibine bildirimde bulunduğuna ilişkin de bir delil sunulmadığı, davacının "...." markasının haklarının ihlali nedeniyle dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-/-
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıların "..." marka ve logosunu haksız yere kullandığı iddiasına dayalı markaya tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Davacı 08.06.1993 tarihli .....ve diğer maddeleri uyarınca lisans hakkı sahibi olduğundan bahisle davalılar aleyhine işbu davayı açmıştır. Mahkemece, sözkonusu sözleşmede davacıya verilen lisansın 556 sayılı KHK'nin 21. ve 73. maddeleri kapsamında inhisari lisans niteliğinde olmadığı, dolayısıyla davacının işbu davayı açamayacağı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, ..... ve davacı arasında imzalanan 08.06.1993 tarihli sözleşme 551 sayılı Markalar Kanununun yürürlükte olduğu dönemde ve 556 sayılı KHK'nin yürürlüğünce önce aktedilmiş olduğundan sözleşme ile davacıya tanınan hak ve yükümlülüklerin hukuki dayanağı 551 sayılı Markalar Kanununun 34. maddesidir. Bu bakımdan anılan sözleşmenin, 551 sayılı Kanun hükümleri ve uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK'nin geçici 1. maddesi hükmü uyarınca değerlendirilerek bu kapsamda davacının lisans hakkına dayanarak markaya tecavüzün önlenmesi ve tazminat talepli işbu davayı açıp açamayacağı hususunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve hukuki nitelendirme ile 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca davacının inhisari lisans sahibi olmadığı ve aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tecavüz durdurulması | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15585 E. 2015/598 K.
Ortak:taraf ehliyeti · maddi ve manevi tazminat
İncelediğiniz kararda… ilerek bu kapsamda davacının lisans hakkına dayanarak markaya tecavüzün önlenmesi ve tazminat talepli işbu davayı açıp açamayacağı hususunun belirlenmesi gerekirken «eksik inceleme» ve hukuki nitelendirme ile 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca davacının inhisari lisans sahibi olmadığı ve aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… davacı adına tescilli “.... markasının 28.12.2004 tarihli inhisari marka lisans sözleşmesi ile 5 yıl süre ile kullanımının dava dışı Satrüm ....'ne devredildiği, bu «sözleşmenin feshi» ile ilgili herhangi bir kayıt veya belgenin dosyaya sunulmadığı, bu durumda inhisari marka lisans sözleşmesi gereğince dava açma hakkının inhisari olarak markayı devralan bu şirkete ait olduğu, marka hakkı sahibinin sözleşmede açıkça aksi belirtilmediği için 556 Sayılı KHK'nın 21/3. maddesi uyarınca markayı kullanamayacağından aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, durdurulması ve «maddi, manevi tazminat» istemlerine ilişkindir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, inhisari marka lisans sözleşmesi ile kullanımı dava dışı şirkete devredilen markaya tecavüz dolayısıyla dava açma hakkının marka hakkı sahibi davacıya değil, inhisari lisans sahibine ait olduğu, marka sahibi davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · dava şartı yokluğu · marka hakkına tecavüz
Benzer bu kararda… davacı adına tescilli “.... markasının 28.12.2004 tarihli inhisari marka lisans sözleşmesi ile 5 yıl süre ile kullanımının dava dışı Satrüm ....'ne devredildiği, bu «sözleşmenin feshi» ile ilgili herhangi bir kayıt veya belgenin dosyaya sunulmadığı, bu durumda inhisari marka lisans sözleşmesi gereğince dava açma hakkının inhisari olarak markayı devralan bu şirkete ait olduğu, marka hakkı sahibinin sözleşmede açıkça aksi belirtilmediği için 556 Sayılı KHK'nın 21/3. maddesi uyarınca markayı kullanamayacağından aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, durdurulması ve «maddi, manevi tazminat» istemlerine ilişkindir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, inhisari marka lisans sözleşmesi ile kullanımı dava dışı şirkete devredilen markaya tecavüz dolayısıyla dava açma hakkının marka hakkı sahibi davacıya değil, inhisari lisans sahibine ait olduğu, marka sahibi davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/454 E. 2017/3242 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili satıcılık sözleşmesi · servis sözleşmesi · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında uzun yıllar «yetkili satıcılık sözleşmesi» ve «servis sözleşmesinin» olduğu, davalı kullanımlarının 556 sayılı KHK'nın 12.maddesi kapsamında dürüstçe ticari kullanım mahiyetinde olduğu, tazminatı gerektirir bir tecavüzün ve «haksız rekabetin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6857 E. , 2018/758 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada.... Mahkemesi’nce verilen 23/02/2016 tarih ve 2011/294-2016/182 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, . .... marka ve logolarının kullanım hakkının müvekkiline ait olduğunu, inhisarı lisansının bulunduğunu, davalıların herhangi bir sözleşme olmaksızın .... logosunu kullandıklarını, tüketiciye karşı yetkili servis imajı verdiklerini ileri sürerek markaya tecavüz fiillerinin durdurulmasını, müvekkilinin yoksun kaldığı kazancın karşılığı şimdilik 5.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın tecavüzün tespit edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilinin ..... marka araçlara tamir servisi verdiğini belirtmek için aynı ibareyi işyerinde kullanmasının 556 sayılı KHK'nin 12. maddesi kapsamında kaldığını, tüm tanıtım evraklarında özel servis ibaresinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 08.06.1993 tarihli ....dayandığı, bu anlaşma ile .... adı altında üretilen araçların ve ürünlerin ....satışı ve dağıtımı hususunda davacının münhasır yetkili kılındığı, yine anlaşmanın "...." başlıklı 6. maddesinde ... markasının ve logolarının kullanım hakkının davacıya verildiği, buna karşılık sözleşmede lisans hakkının inhisari olduğuna ilişkin herhangi bir hükmün yer almadığı, bu nedenle de davacının inhisari olmayan lisans hakkı sahibi olduğu, bahsi geçen sözleşmeden anlaşıldığına göre ....şirketi arasında 28.05.1993 tarihli bir lisans anlaşması bulunduğu, ilk lisans hakkının ....şirketine, alt lisans ya da ikinci lisansın ise davacıya ait olduğu, anlaşmanın 11/6.
maddesi gereğince marka ve logonun hukuka aykırı kullanılması halinde davacı şirkete ihbar yükümlülüğünün getirildiği, bu maddenin dahi markanın ihlali durumunda davacının tek başına hareket edemeyeceğini gösterdiği, davacının inhisari olmayan lisans hakkı sahibi olarak Markaların Korunması Hakkında KHK gereğince "....." markasına davalı tarafça tecavüzde bulunulduğundan bahisle hukuk ve ceza davalarını açması hususunda Noter vasıtasıyla marka sahibine bildirimde bulunduğuna ilişkin de bir delil sunulmadığı, davacının "...." markasının haklarının ihlali nedeniyle dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-/-
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıların "..." marka ve logosunu haksız yere kullandığı iddiasına dayalı markaya tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Davacı 08.06.1993 tarihli .....ve diğer maddeleri uyarınca lisans hakkı sahibi olduğundan bahisle davalılar aleyhine işbu davayı açmıştır. Mahkemece, sözkonusu sözleşmede davacıya verilen lisansın 556 sayılı KHK'nin 21. ve 73. maddeleri kapsamında inhisari lisans niteliğinde olmadığı, dolayısıyla davacının işbu davayı açamayacağı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, ..... ve davacı arasında imzalanan 08.06.1993 tarihli sözleşme 551 sayılı Markalar Kanununun yürürlükte olduğu dönemde ve 556 sayılı KHK'nin yürürlüğünce önce aktedilmiş olduğundan sözleşme ile davacıya tanınan hak ve yükümlülüklerin hukuki dayanağı 551 sayılı Markalar Kanununun 34.
maddesidir. Bu bakımdan anılan sözleşmenin, 551 sayılı Kanun hükümleri ve uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK'nin geçici 1. maddesi hükmü uyarınca değerlendirilerek bu kapsamda davacının lisans hakkına dayanarak markaya tecavüzün önlenmesi ve tazminat talepli işbu davayı açıp açamayacağı hususunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve hukuki nitelendirme ile 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca davacının inhisari lisans sahibi olmadığı ve aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406831800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz