Tecavüz durdurulması | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15585 E. 2015/598 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif dava ehliyeti↗ sözleşmenin feshi↗ dava şartı yokluğu↗ üçüncü kişi↗ marka hakkına tecavüz↗ taraf ehliyeti↗ maddi ve manevi tazminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı adına tescilli “.... markasının 28.12.2004 tarihli inhisari marka lisans sözleşmesi ile 5 yıl süre ile kullanımının dava dışı Satrüm ....'ne devredildiği, bu sözleşmenin feshi ile ilgili herhangi bir kayıt veya belgenin dosyaya sunulmadığı, bu durumda inhisari marka lisans sözleşmesi gereğince dava açma hakkının inhisari olarak markayı devralan bu şirkete ait olduğu, marka hakkı sahibinin sözleşmede açıkça aksi belirtilmediği için 556 Sayılı KHK'nın 21/3. maddesi uyarınca markayı kullanamayacağından aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve maddi, manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, inhisari marka lisans sözleşmesi ile kullanımı dava dışı şirkete devredilen markaya tecavüz dolayısıyla dava açma hakkının marka hakkı sahibi davacıya değil, inhisari lisans sahibine ait olduğu, marka sahibi davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
556 Sayılı KHK'nın 21. maddesinde, inhisari lisans söz konusu olduğu zaman, lisans veren hakkını açıkça saklı tutmadıkça kendisi markayı kullanamayacağı, aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa lisans hakkını alan kişi, markanın koruma süresinde markanın kullanılmasına ilişkin her türlü tasarrufta bulunabileceği ve aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, inhisari lisansa sahip olan kişinin, üçüncü bir kişi tarafından marka sahibinin markadan doğan haklarına tecavüz edilmesi durumunda, marka sahibinin bu KHK. uyarınca açabileceği davaları kendi adına açabileceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan yasal düzenleme uyarınca somut olaya bakıldığında, davacı marka sahibinin, kullanım hakkını inhisari lisans sözleşmesi ile dava dışı .......'ne devrettiği ... nezdinde tescilli markasına davalı tarafından vaki tecavüzün tespiti ve durdurulması ile tazminat istemli olarak davacı marka sahibi tarafından dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar mahkemece davacı marka sahibinin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar tesis edilmiş ise de; 556 sayılı KHK'nın 21. maddesi uyarınca marka sahibinin, markasını değil, markasının kullanım hakkını lisans alana devrettiği, dolayısıyla marka sahibinin markadan doğan haklarına tecavüz edilmesi durumunda, inhisari lisans sahibinin, marka sahibinin 556 sayılı KHK uyarınca açabileceği davaları kendi adına açabileceği ancak bu yöndeki davaları marka hakkı sahibinin de açabileceğinin kabulü gerekmektedir. İnhisari lisans alana kendi adına dava açma hakkının tanınması, marka üzerindeki mutlak hakkın sahibi olan davacının dava haklarını bertaraf eder nitelikte değildir.Bu itibarla, anılan hususlar gözetilerek davacının işbu davada aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabulü ile davanın esastan incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksinin kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14406 E. 2012/21042 K.
Ortak:taraf ehliyeti
İncelediğiniz kararda… davacı adına tescilli “.... markasının 28.12.2004 tarihli inhisari marka lisans sözleşmesi ile 5 yıl süre ile kullanımının dava dışı Satrüm ....'ne devredildiği, bu «sözleşmenin feshi» ile ilgili herhangi bir kayıt veya belgenin dosyaya sunulmadığı, bu durumda inhisari marka lisans sözleşmesi gereğince dava açma hakkının inhisari olarak markayı devralan bu şirkete ait olduğu, marka hakkı sahibinin sözleşmede açıkça aksi belirtilmediği için 556 Sayılı KHK'nın 21/3. maddesi uyarınca markayı kullanamayacağından aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, inhisari marka lisans sözleşmesi ile kullanımı dava dışı şirkete devredilen markaya tecavüz dolayısıyla dava açma hakkının marka hakkı sahibi davacıya değil, inhisari lisans sahibine ait olduğu, marka sahibi davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemece davacı marka sahibinin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar tesis edilmiş ise de; 556 sayılı KHK'nın 21. maddesi uyarınca marka sahibinin, markasını değil, markasının kullanım h …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davacı şirketin 29.05.2003 tarihinde imalat, «dağıtım» ve ticari marka lisans sözleşmesi imzaladığı, inhisari lisansa sahip olan kişinin marka sahibinin hakkına tecavüz edilmesi durumunda marka sahibinin 556 sayılı KHK uyarınca açabileceği davaları kendi adına açabileceği, inhisari olmayan lisans sahibi kişilerin ise dava açma haklarının bulunmadığı, ancak Noter vasıtasıyla yapacağı bir bildirimle gereken davayı açmasını marka sahibinden isteyebileceği, marka sahibince üç ay içinde gerekli davanın açılmaması halinde lisans alanın, yaptığı bildirimi de ekleyerek kendi adına dava açabileceği, davacı şirketin dava açmadan evvel 556 sayılı KHK'nin 73. maddesinde belirtilen bildirimi yerine getirmediği gerekçesiyle aktif dava «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icazet · kâr dağıtımı · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davacı şirketin 29.05.2003 tarihinde imalat, «dağıtım» ve ticari marka lisans sözleşmesi imzaladığı, inhisari lisansa sahip olan kişinin marka sahibinin hakkına tecavüz edilmesi durumunda marka sahibinin 556 sayılı KHK uyarınca açabileceği davaları kendi adına açabileceği, inhisari olmayan lisans sahibi kişilerin ise dava açma haklarının bulunmadığı, ancak Noter vasıtasıyla yapacağı bir bildirimle gereken davayı açmasını marka sahibinden isteyebileceği, marka sahibince üç ay içinde gerekli davanın açılmaması halinde lisans alanın, yaptığı bildirimi de ekleyerek kendi adına dava açabileceği, davacı şirketin dava açmadan evvel 556 sayılı KHK'nin 73. maddesinde belirtilen bildirimi yerine getirmediği gerekçesiyle aktif dava «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
… dirimi de ekleyerek kendi adına dava açabileceğini ve lisans sözleşmelerinde, bu Kanun Hükmünde Kararnameye aykırı hükümlerin bulunamayacağını ve bulunduğu takdirde «geçersiz» olduğunu hükme bağlamıştır.
Her ne kadar, mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere inhisari olmayan lisans sahibinin davadan önce marka sahibinin iznini alması 556 sayılı KHK 21. maddesi gereği ise de, dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere dava sırasında marka sahibinin davaya «icazetinin» sağlanmış olması karşısında mahkemece, uyuşmazlığın esasına girmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6857 E. 2018/758 K.
Ortak:taraf ehliyeti · maddi ve manevi tazminat
İncelediğiniz kararda… davacı adına tescilli “.... markasının 28.12.2004 tarihli inhisari marka lisans sözleşmesi ile 5 yıl süre ile kullanımının dava dışı Satrüm ....'ne devredildiği, bu «sözleşmenin feshi» ile ilgili herhangi bir kayıt veya belgenin dosyaya sunulmadığı, bu durumda inhisari marka lisans sözleşmesi gereğince dava açma hakkının inhisari olarak markayı devralan bu şirkete ait olduğu, marka hakkı sahibinin sözleşmede açıkça aksi belirtilmediği için 556 Sayılı KHK'nın 21/3. maddesi uyarınca markayı kullanamayacağından aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, durdurulması ve «maddi, manevi tazminat» istemlerine ilişkindir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, inhisari marka lisans sözleşmesi ile kullanımı dava dışı şirkete devredilen markaya tecavüz dolayısıyla dava açma hakkının marka hakkı sahibi davacıya değil, inhisari lisans sahibine ait olduğu, marka sahibi davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ilerek bu kapsamda davacının lisans hakkına dayanarak markaya tecavüzün önlenmesi ve tazminat talepli işbu davayı açıp açamayacağı hususunun belirlenmesi gerekirken «eksik inceleme» ve hukuki nitelendirme ile 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca davacının inhisari lisans sahibi olmadığı ve aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar yükümlülüğü · münhasırlık · kâr dağıtımı · ihbar · eksik inceleme
Benzer bu kararda… işi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 08.06.1993 tarihli ....dayandığı, bu anlaşma ile .... adı altında üretilen araçların ve ürünlerin ....satışı ve «dağıtımı» hususunda davacının «münhasır» yetkili kılındığı, yine anlaşmanın "...." başlıklı 6. maddesinde ... markasının ve logolarının kullanım hakkının davacıya verildiği, buna karşılık sözleşmede lisans hakkının inhisari olduğuna ilişkin herhangi bir hükmün yer almadığı, bu nedenle de davacının inhisari olmayan lisans hakkı sahibi olduğu, bahsi geçen sözleşmeden anlaşıldığına göre ....şirketi arasında 28.05.1993 tarihli bir lisans anlaşması bulunduğu, ilk lisans hakkının ....şirketine, alt lisans ya da ikinci lisansın ise davacıya ait olduğu, anlaşmanın 11/6. maddesi gereğince marka ve logonun hukuka aykırı kullanılması halinde davacı şirkete «ihbar yükümlülüğünün» getirildiği, bu maddenin dahi markanın ihlali durumunda davacının tek başına hareket edemeyeceğini gösterdiği, davacının inhisari olmayan lisans hakkı sahibi olara …
… ilerek bu kapsamda davacının lisans hakkına dayanarak markaya tecavüzün önlenmesi ve tazminat talepli işbu davayı açıp açamayacağı hususunun belirlenmesi gerekirken «eksik inceleme» ve hukuki nitelendirme ile 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca davacının inhisari lisans sahibi olmadığı ve aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/454 E. 2017/3242 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili satıcılık sözleşmesi · servis sözleşmesi · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında uzun yıllar «yetkili satıcılık sözleşmesi» ve «servis sözleşmesinin» olduğu, davalı kullanımlarının 556 sayılı KHK'nın 12.maddesi kapsamında dürüstçe ticari kullanım mahiyetinde olduğu, tazminatı gerektirir bir tecavüzün ve «haksız rekabetin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15585 E. , 2015/598 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/07/2014 tarih ve 2014/444-2014/447 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin.... nezdinde tescilli ".... ve “.....” markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin müvekkiline ait markayı birebir kullandığı ve bu durumun 556 sayılı KHK anlamında marka haklarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, davalının tecavüzünün durdurulması ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı adına tescilli “.... markasının 28.12.2004 tarihli inhisari marka lisans sözleşmesi ile 5 yıl süre ile kullanımının dava dışı Satrüm ....'ne devredildiği, bu sözleşmenin feshi ile ilgili herhangi bir kayıt veya belgenin dosyaya sunulmadığı, bu durumda inhisari marka lisans sözleşmesi gereğince dava açma hakkının inhisari olarak markayı devralan bu şirkete ait olduğu, marka hakkı sahibinin sözleşmede açıkça aksi belirtilmediği için 556 Sayılı KHK'nın 21/3. maddesi uyarınca markayı kullanamayacağından aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve maddi, manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, inhisari marka lisans sözleşmesi ile kullanımı dava dışı şirkete devredilen markaya tecavüz dolayısıyla dava açma hakkının marka hakkı sahibi davacıya değil, inhisari lisans sahibine ait olduğu, marka sahibi davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
556 Sayılı KHK'nın 21. maddesinde, inhisari lisans söz konusu olduğu zaman, lisans veren hakkını açıkça saklı tutmadıkça kendisi markayı kullanamayacağı, aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa lisans hakkını alan kişi, markanın koruma süresinde markanın kullanılmasına ilişkin her türlü tasarrufta bulunabileceği ve aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, inhisari lisansa sahip olan kişinin, üçüncü bir kişi tarafından marka sahibinin markadan doğan haklarına tecavüz edilmesi durumunda, marka sahibinin bu KHK. uyarınca açabileceği davaları kendi adına açabileceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan yasal düzenleme uyarınca somut olaya bakıldığında, davacı marka sahibinin, kullanım hakkını inhisari lisans sözleşmesi ile dava dışı .......'ne devrettiği ... nezdinde tescilli markasına davalı tarafından vaki tecavüzün tespiti ve durdurulması ile tazminat istemli olarak davacı marka sahibi tarafından dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar mahkemece davacı marka sahibinin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar tesis edilmiş ise de; 556 sayılı KHK'nın 21. maddesi uyarınca marka sahibinin, markasını değil, markasının kullanım hakkını lisans alana devrettiği, dolayısıyla marka sahibinin markadan doğan haklarına tecavüz edilmesi durumunda, inhisari lisans sahibinin, marka sahibinin 556 sayılı KHK uyarınca açabileceği davaları kendi adına açabileceği ancak bu yöndeki davaları marka hakkı sahibinin de açabileceğinin kabulü gerekmektedir. İnhisari lisans alana kendi adına dava açma hakkının tanınması, marka üzerindeki mutlak hakkın sahibi olan davacının dava haklarını bertaraf eder nitelikte değildir.Bu itibarla, anılan hususlar gözetilerek davacının işbu davada aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabulü ile davanın esastan incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksinin kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
22/01/2015 HŞ
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166392200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz