Alacak | Sözleşme tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7149 E. 2013/21984 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
demuraj↗ mücbir sebep↗ makul süre↗ taşıtan↗ konşimento↗ taşıma sözleşmesi↗ def'i↗ kamu düzeni↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ taşıyan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımaya ilişkin taraflar arasındaki sözleşmenin kırkambar sözleşmesi olduğu, davalı taşıtanın oluşan demuraj ücretlerinden sorumlu tutulabilmesi için yükün tahliye limanında gönderilen tarafından teslim alınmadığının taşıtana ihbar edilmiş olması ve bu halde yükün tahliye limanına tevdisi gerekmekte olup bu ihbarın yapıldığının davacı tarafından ispat edilmediği, davalı vekilinin savunmasında belirttiği Libya'da çıkan iç karışıklık sebebiyle malların teslim alınamadığını ya da gönderilen tarafından teslim alınmasının mümkün olmadığını hususunda ise, yükün tahliye edildiği 09/11/2010 tarihinden itibaren makul süre içerisinde yük gönderilen tarafından teslim alınmayıp bu kez dava sırasında 15/02/2011 tarihinde başlayan ...'nın teslim alınmama sebebi olarak gösterilmesinin, aradan geçen yaklaşık 2 aylık süre dikkate alındığında hayatın olağan akışına aykırı olduğu, teslim almama sebebinin bu iç karışıklık olduğu savunmasına itibar edilmediği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen taşıma sözleşmesi kapsamında süresterya ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, yargılama aşamasında davalı vekili, yurtdışında bulunan gönderilenin Libya'da uzun zamandır devam eden iç savaş ve ayaklanma sebebiyle malı teslim alamadığı, bu durumun mücbir sebep sayılacağı savunmuş, bunun dışında bir savunma sebebi ileri sürmemiş, mahkemece davalı tarafça ileri sürülmeyen mülga 6762 sayılı TTK'nın 1057/2 maddesi gereğince taşıyanın gönderene ihbarda bulunmamış olması nedeniyle aynı Yasa'nın 1081. maddesi gereğince talepte bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, HMK'nın 25. maddesi gereğince kanunda gösterilen istisnalar dışında hakim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. Taraflarca getirilme ilkesinin sonucu olarak hakim, tarafların ileri sürmediği vakıaları kendiliğinden araştıramaz. Davacı talep sonucunu haklı gösterecek vakıaları mahkemeye sunmalıdır. Davalı ise, savunmasında dayandığı itiraz ve def'ileri haklı gösterecek vakıa ve delilleri ileri sürmelidir. Taraflarca getirilme ilkesinin istisnaları kamu düzenini ilgilendiren davalar olup, bu davalarda kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanır.
Bu durumda, somut olayda davalı tarafça malın gönderilen tarafından teslim alınmadığının kendisine ihbar edilmediği, bu nedenle de taşıyıcının süresterya ücreti talep edemeyeceğine ilişkin ileri sürdüğü bir savunması olmadığına ve ayrıca konşimento üzerinde demoraj sürelerinin açıkça belirtilmiş olması ve demoraj süresinin ihtardan sonra başlayacağına dair bir kaydın da bulunmamasına rağmen, mahkemece ileri sürülmeyen bir vakıanın resen gözönüne alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8843 E. 2013/22481 K.
Ortak:demuraj · mücbir sebep · makul süre · taşıtan · taşıma sözleşmesi · kamu düzeni · taşıyıcı · ihbar
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımaya ilişkin taraflar arasındaki sözleşmenin kırkambar sözleşmesi olduğu, davalı «taşıtanın» oluşan «demuraj» ücretlerinden sorumlu tutulabilmesi için yükün tahliye limanında gönderilen tarafından «teslim» alınmadığının taşıtana «ihbar» edilmiş olması ve bu halde yükün tahliye limanına tevdisi gerekmekte olup bu ihbarın yapıldığının davacı tarafından ispat edilmediği, davalı vekilinin savunmasında belirttiği Libya'da çıkan iç karışıklık sebebiyle malların teslim alınamadığını ya da gönderilen tarafından teslim alınmasının mümkün olmadığını hususunda ise, yükün tahliye edildiği 09/11/2010 tarihinden itibaren «makul süre» içerisinde yük gönderilen tarafından teslim alınmayıp bu kez dava sırasında 15/02/2011 tarihinde başlayan ...'nın teslim alınmama «sebebi» olarak gösterilmesinin, aradan geçen yaklaşık 2 aylık süre dikkate alındığında hayatın olağan akışına aykırı olduğu, teslim almama sebebinin bu iç karışıklık olduğ …
Dava, taraflar arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesi» kapsamında süresterya ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, yargılama aşamasında davalı vekili, yurtdışında bulunan gönderilenin Libya'da uzun zamandır devam eden iç savaş ve ayaklanma sebebiyle malı «teslim» alamadığı, bu durumun «mücbir sebep» sayılacağı savunmuş, bunun dışında bir savunma «sebebi» ileri sürmemiş, mahkemece davalı tarafça ileri sürülmeyen mülga 6762 sayılı TTK'nın 1057/2 maddesi gereğince «taşıyanın» gönderene «ihbarda» bulunmamış olması nedeniyle aynı Yasa'nın 1081. maddesi gereğince talepte bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, somut olayda davalı tarafça malın gönderilen tarafından «teslim» alınmadığının kendisine «ihbar» edilmediği, bu nedenle de «taşıyıcının» süresterya ücreti talep edemeyeceğine ilişkin ileri sürdüğü bir savunması olmadığına ve ayrıca «konşimento» üzerinde demoraj sürelerinin açıkça belirtilmiş olması ve demoraj süresinin ihtardan sonra başlayacağına dair bir «kaydın» da bulunmamasına rağmen, mahkemece ileri sürülmeyen bir vakıanın resen gözönüne alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… m dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin kırkambar sözleşmesi olduğu, taşıma konusu konteynırın 12.01.2011 tarihinde gemiden tahliye edildiği, davalı «taşıtanın» oluşan «demuraj» ücretlerinden sorumlu tutulabilmesi için yükün tahliye limanında gönderilen tarafından «teslim» alınmadığının taşıtana «ihbar» edilmiş olması ve bu halde yükün tahliye limanına tevdisi gerekmekte olup bu ihbarın yapıldığının davacı tarafça ispat edilemediği, yükün tahliye edildiği 12.01.2011 tarihinden itibaren «makul süre» içerisinde gönderilen tarafından teslim alınması mümkün olup, davalının iç karışıklık olduğu yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddin …
Dava, taraflar arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesi» kapsamında demoraj alacağı ve konteynır bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, yargılama aşamasında davalı tarafça, yurtdışında bulunan gönderilenin Libya'da uzun zamandır devam eden iş savaş ve ayaklanma sebebiyle malı «teslim» alamadığı, bu durumun «mücbir sebep» sayılacağı savunulmuş, bunun dışında bir savunma «sebebi» ileri sürmemiş, mahkemece davalı tarafça ileri sürülmeyen mülga 6762 sayılı TTK'nın 1057/2 maddesi gereğince «taşıyanın» gönderene «ihbarda» bulunmamış olması nedeniyle aynı Yasa'nın 1081. maddesi gereğince talepte bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, somut olayda davalı tarafça malın gönderilen tarafından «teslim» alınmadığının kendisine «ihbar» edilmediği, bu nedenle de «taşıyıcının» demoraj alacağı ve konteynır bedeli talep edemeyeceğine ilişkin ileri sürdüğü bir savunması olmadığına ve ayrıca «konişmento» üzerinde «demuraj» sürelerinin açıkça belirtilmiş olması ve demoraj süresinin ihtardan sonra başlayacağına dair bir «kaydın» da bulunmamasına rağmen, mahkemece, ileri sürülmeyen bir vakıanın resen gözönüne alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konişmento
Benzer bu karardaBu durumda, somut olayda davalı tarafça malın gönderilen tarafından «teslim» alınmadığının kendisine «ihbar» edilmediği, bu nedenle de «taşıyıcının» demoraj alacağı ve konteynır bedeli talep edemeyeceğine ilişkin ileri sürdüğü bir savunması olmadığına ve ayrıca «konişmento» üzerinde «demuraj» sürelerinin açıkça belirtilmiş olması ve demoraj süresinin ihtardan sonra başlayacağına dair bir «kaydın» da bulunmamasına rağmen, mahkemece, ileri sürülmeyen bir vakıanın resen gözönüne alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5829 E. 2014/9808 K.
Ortak:demuraj · taşıtan · ihbar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımaya ilişkin taraflar arasındaki sözleşmenin kırkambar sözleşmesi olduğu, davalı «taşıtanın» oluşan «demuraj» ücretlerinden sorumlu tutulabilmesi için yükün tahliye limanında gönderilen tarafından «teslim» alınmadığının taşıtana «ihbar» edilmiş olması ve bu halde yükün tahliye limanına tevdisi gerekmekte olup bu ihbarın yapıldığının davacı tarafından ispat edilmediği, davalı vekilinin savunmasında belirttiği Libya'da çıkan iç karışıklık sebebiyle malların teslim alınamadığını ya da gönderilen tarafından teslim alınmasının mümkün olmadığını hususunda ise, yükün tahliye edildiği 09/11/2010 tarihinden itibaren «makul süre» içerisinde yük gönderilen tarafından teslim alınmayıp bu kez dava sırasında 15/02/2011 tarihinde başlayan ...'nın teslim alınmama «sebebi» olarak gösterilmesinin, aradan geçen yaklaşık 2 aylık süre dikkate alındığında hayatın olağan akışına aykırı olduğu, teslim almama sebebinin bu iç karışıklık olduğ …
Dava, taraflar arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesi» kapsamında süresterya ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, yargılama aşamasında davalı vekili, yurtdışında bulunan gönderilenin Libya'da uzun zamandır devam eden iç savaş ve ayaklanma sebebiyle malı «teslim» alamadığı, bu durumun «mücbir sebep» sayılacağı savunmuş, bunun dışında bir savunma «sebebi» ileri sürmemiş, mahkemece davalı tarafça ileri sürülmeyen mülga 6762 sayılı TTK'nın 1057/2 maddesi gereğince «taşıyanın» gönderene «ihbarda» bulunmamış olması nedeniyle aynı Yasa'nın 1081. maddesi gereğince talepte bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, somut olayda davalı tarafça malın gönderilen tarafından «teslim» alınmadığının kendisine «ihbar» edilmediği, bu nedenle de «taşıyıcının» süresterya ücreti talep edemeyeceğine ilişkin ileri sürdüğü bir savunması olmadığına ve ayrıca «konşimento» üzerinde demoraj sürelerinin açıkça belirtilmiş olması ve demoraj süresinin ihtardan sonra başlayacağına dair bir «kaydın» da bulunmamasına rağmen, mahkemece ileri sürülmeyen bir vakıanın resen gözönüne alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… m dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin kırkambar sözleşmesi olduğu, taşıma konusu konteynırın 12.01.2011 tarihinde gemiden tahliye edildiği, davalı «taşıtanın» oluşan «demuraj» ücretlerinden sorumlu tutulabilmesi için yükün tahliye Limanı'nda gönderilen tarafından «teslim» alınmadığının taşıtana «ihbar» edilmiş olması ve bu halde yükün tahliye limanına tevdisi gerekmekte olup bu ihbarın yapıldığının davacı tarafça ispat edilemediği , yükün tahliye edildiği 12/01/2 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12326 E. 2014/4189 K.
Ortak:mücbir sebep · makul süre · dava sebebi · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımaya ilişkin taraflar arasındaki sözleşmenin kırkambar sözleşmesi olduğu, davalı «taşıtanın» oluşan «demuraj» ücretlerinden sorumlu tutulabilmesi için yükün tahliye limanında gönderilen tarafından «teslim» alınmadığının taşıtana «ihbar» edilmiş olması ve bu halde yükün tahliye limanına tevdisi gerekmekte olup bu ihbarın yapıldığının davacı tarafından ispat edilmediği, davalı vekilinin savunmasında belirttiği Libya'da çıkan iç karışıklık sebebiyle malların teslim alınamadığını ya da gönderilen tarafından teslim alınmasının mümkün olmadığını hususunda ise, yükün tahliye edildiği 09/11/2010 tarihinden itibaren «makul süre» içerisinde yük gönderilen tarafından teslim alınmayıp bu kez dava sırasında 15/02/2011 tarihinde başlayan ...'nın teslim alınmama «sebebi» olarak gösterilmesinin, aradan geçen yaklaşık 2 aylık süre dikkate alındığında hayatın olağan akışına aykırı olduğu, teslim almama sebebinin bu iç karışıklık olduğ …
Dava, taraflar arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesi» kapsamında süresterya ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, yargılama aşamasında davalı vekili, yurtdışında bulunan gönderilenin Libya'da uzun zamandır devam eden iç savaş ve ayaklanma sebebiyle malı «teslim» alamadığı, bu durumun «mücbir sebep» sayılacağı savunmuş, bunun dışında bir savunma «sebebi» ileri sürmemiş, mahkemece davalı tarafça ileri sürülmeyen mülga 6762 sayılı TTK'nın 1057/2 maddesi gereğince «taşıyanın» gönderene «ihbarda» bulunmamış olması nedeniyle aynı Yasa'nın 1081. maddesi gereğince talepte bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, somut olayda davalı tarafça malın gönderilen tarafından «teslim» alınmadığının kendisine «ihbar» edilmediği, bu nedenle de «taşıyıcının» süresterya ücreti talep edemeyeceğine ilişkin ileri sürdüğü bir savunması olmadığına ve ayrıca «konşimento» üzerinde demoraj sürelerinin açıkça belirtilmiş olması ve demoraj süresinin ihtardan sonra başlayacağına dair bir «kaydın» da bulunmamasına rağmen, mahkemece ileri sürülmeyen bir vakıanın resen gözönüne alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; yükün 12/01/2011 tarihinde tahliye edildiği, davalının «makul süre» içerisinde yükü «teslim» almadığı, teslim almaması «sebebi» olarak 15/02/2011 tarihinde başlayan A..
B..'nı göstermiş ise de, bu arada geçen süre içerisinde «teslim» almamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının yükün iç karışıklık sebebiyle malı teslim almadıkları savunmalarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle d …
2- Ancak, her ne kadar davalının başlangıçta yükü boşaltmaması davalının sorumluluğunu gerektirir ve bu dönem için davacı demoraj bedeli isteyebilirse de; 15.02.2011 tarihinde savaş başlamış olduğundan ve bu husus «mücbir sebep» olarak kabul edildiğinden, bu tarihten sonraki dönem için davalının sorumlu tutulması doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Muaccel olmayan navlun alacağında zamanaşımı ve mücbir sebep
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8720 E. 2023/3045 K.
Ortak:demuraj · mücbir sebep · taşıtan
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımaya ilişkin taraflar arasındaki sözleşmenin kırkambar sözleşmesi olduğu, davalı «taşıtanın» oluşan «demuraj» ücretlerinden sorumlu tutulabilmesi için yükün tahliye limanında gönderilen tarafından «teslim» alınmadığının taşıtana «ihbar» edilmiş olması ve bu halde yükün tahliye limanına tevdisi gerekmekte olup bu ihbarın yapıldığının davacı tarafından ispat edilmediği, davalı vekilinin savunmasında belirttiği Libya'da çıkan iç karışıklık sebebiyle malların teslim alınamadığını ya da gönderilen tarafından teslim alınmasının mümkün olmadığını hususunda ise, yükün tahliye edildiği 09/11/2010 tarihinden itibaren «makul süre» içerisinde yük gönderilen tarafından teslim alınmayıp bu kez dava sırasında 15/02/2011 tarihinde başlayan ...'nın teslim alınmama «sebebi» olarak gösterilmesinin, aradan geçen yaklaşık 2 aylık süre dikkate alındığında hayatın olağan akışına aykırı olduğu, teslim almama sebebinin bu iç karışıklık olduğ …
Dava, taraflar arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesi» kapsamında süresterya ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, yargılama aşamasında davalı vekili, yurtdışında bulunan gönderilenin Libya'da uzun zamandır devam eden iç savaş ve ayaklanma sebebiyle malı «teslim» alamadığı, bu durumun «mücbir sebep» sayılacağı savunmuş, bunun dışında bir savunma «sebebi» ileri sürmemiş, mahkemece davalı tarafça ileri sürülmeyen mülga 6762 sayılı TTK'nın 1057/2 maddesi gereğince «taşıyanın» gönderene «ihbarda» bulunmamış olması nedeniyle aynı Yasa'nın 1081. maddesi gereğince talepte bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin «taşıyan sıfatı» ile davalının yüklerini yine davalı ile yapılan «taşıma sözleşmesi» uyarınca Marport Limanı'ndan 07.02.2011 tarihinde yükleyerek, Benghazi/Libya Limanı'na taşındığını ve «konişmentodaki» konteynerleri liman sahasına kapalı ve mühürlü olarak gemiden tahliye ettiğini, işbu taşıma için 25 adet konteyner kullanıldığını, konteynerler gemiden tahliye edildiği halde bugüne değin söz konusu yükler alınmadığı gibi konteynerlerin de akıbetinin belirli olmadığını, yüklerin gönderilen tarafından alınmaması nedeniyle davalının navlunu ödeyen «taşıtan» olması dolayısıyla sorumlu olduğunu, konteynerlerdeki yüklerin tahliye edilmemesi sonucu müvekkilinin deniz taşımacılığında kullanmış olduğu işbu konteynerlerden «mahrum» kaldığını, müvekkilinin kira bedellerini halihazırda ödemeye devam ettiğini, oluşan «demuraj» ücretleri ile konteyner kira bedellerinden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 2.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birli …
… 2014/4189 K. sayılı emsal ilamında işbu dosya ile aynı dönemde tahliye edilen yükle ilgili olarak 15.02.2011 tarihinde Libya' da savaşın başladığının ve bu hususun «mücbir sebep» olarak kabul edildiğinin görüldüğü, davacı vekilince 07.02.2011 tarihinde yükün 25 adet konteynere yüklendiğinin ifade olunduğu, bu haliyle «serbest süre» içerisinde Libya' da karışıklık ve savaş halinin başladığı, bu hususun da mücbir sebep teşkil ettiği, davacı vekiline verilen «kesin süreye» rağmen davacı tarafça varış «ihbarının» da sunulmadığı, yükün tahliye edildiğinin ve «teslime» hazır olduğunun davacı tarafça ispat olunamadığı, 2011 yılından dava tarihine kadar geçen uzun süreçte de yükün ve konteynerlerin akıbeti hususunda dosyaya delil sunulamadığı, mücbir «sebebin» sona erdiği tarihten itibaren de davalının «demuraj» sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sağlık sorunu sebebiyle bildirdiği «mazeretin» mahkeme tarafından kabul edilmediğini, yokluğunda verilen kararın usul açısından hukuka aykırı olduğunu, mahkemece belgelerin sunulması için tarafına 3 hafta süre tanınmasının anlaşılabilir olmadığını, mahkemenin «son» celsede «kesin süreye» ilişkin herhangi bir gerekçeye dayanarak hüküm vermemesinin hukuka aykırı olduğunu, Libya'daki iç karışıklığın Türk Hukuku açısından «mücbir sebep» olarak değerlendirildiğinin açıklanmadığını, müvekkilinin kira bedeli ve «demuraj» hakkına sahip olduğunu belirterek kararın kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:navlun sözleşmesi · zamanaşımı · muacceliyet
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilince «zamanaşımı» itirazında bulunulmuş ise de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1246 ncı maddesi gereğince, «navlun sözleşmesinden» veya «konişmentodan» veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacakların bir yılda zamanaşımına uğrayacağı, bu sürenin alacağın «muaccel» olması ile işlemeye başlayacağı, somut uyuşmazlıkta konteynerlerin halen daha iade edilmediği hususu tarafların kabulünde olup alacak henüz muaccel olmadığından yani konteynerler iade edilmediğinden davalının zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, konişmeto ve davacı tarafından düzenlenen 07.02.2011 tarihli «navlun faturası» birlikte değerlendirildiğinde davacının «fiili taşıyan», davalının ise «taşıtan sıfatına» haiz olduğu, böylelikle tarafların aktif ve «pasif husumet ehliyetinin» bulunduğu, davacı tarafın beyanına göre yüklerin Marport Limanı' ndan 07.02.2011 tarihinde Benghazi/ Libya Limanı' na taşındığı, bu beyanın konişmento tarihi ile de örtüştüğü, davacı vekilince yüklerin hangi tarihte Benghazi Limanı' na ulaştığına ve tahliye edildiğine ilişkin «kanaat verici delil» sunulmadığı, Yargıtay 11.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüm taleplerin «zamanaşımına» uğradığını, davanın pasif ve «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu konteynerin akıbetinin davacı tarafından bilinmediğini, hal böyle iken konteyner kira bedeli ve «demuraj bedeli» talep edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, yargılamaya konu konteynerler için aylık bazda kira bedellerini ödemeye devam ettiklerini iddia ettiğini ancak herhangi bir delil sunulmadığını, «konişmentoya» göre yüklerin taşınma şeklinin CFR (cost and freıght) olması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun malların gemiye yüklenmesi ile birlikte sona erdiğini, davacının …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12418 E. 2018/4862 K.
Ortak:taşıyıcı
İncelediğiniz karardaBu durumda, somut olayda davalı tarafça malın gönderilen tarafından «teslim» alınmadığının kendisine «ihbar» edilmediği, bu nedenle de «taşıyıcının» süresterya ücreti talep edemeyeceğine ilişkin ileri sürdüğü bir savunması olmadığına ve ayrıca «konşimento» üzerinde demoraj sürelerinin açıkça belirtilmiş olması ve demoraj süresinin ihtardan sonra başlayacağına dair bir «kaydın» da bulunmamasına rağmen, mahkemece ileri sürülmeyen bir vakıanın resen gözönüne alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMotorlu Araç Akaryakıt Tarım Gıda Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin ithal ettiği ürünlerin «taşıyıcısı» olan ...SA nezdinde oluşan demoraj bedelini, taşıyıcı acentasına ödediğini iddia etmekte ve bu bedelin davalıdan tahsili amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmektedir.
Bu kapsamda dava dışı «taşıyıcının» demoraj ücretine hak kazanıp kazanmadığı, hak kazanmış olması durumunda ödenmesi gereken demoraj ücretinin miktarı araştırılmadan salt «fatura» ve «defter» incelemeleri sonucunda ödendiği kabul edilen demoraj miktarı yönünden «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ilişkisi · özen yükümlülüğü · rücuen tahsil · ilamsız icra takibi · cari hesap · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin «zamanaşımı» ve «pasif husumet yokluğuna» dair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacıya ait vekil tarafından yapılan demoraj ödemesinin müvekkilden «rücuen tahsili» amacıyla yapılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ancak, alt vekil bulunan davacı şirketin dava konusu ödemeyi «vekalet ilişkisinin» gereklerine uygun olarak, «özen yükümlülüğü» içerisinde yerine getirip getirmediği araştırılmamıştır.
… ik tarihi olan 01/10/2010 tarihi içerisinde olduğu, davacı şirket tarafından yapılan 20.000,00 TL bedeli ödemenin demoraj ödemesine ilişkin olduğu, davacının ayrıca «cari hesap» nedeni ile takip tarihi itibarı ile davalıdan 1.200,40 TL alacağının olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 21.200,41 TL alacağın takip tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili bakımından takibin devamına, alacak likit olduğundan, alacağın % 20'si oranındaki 4.240,82 TL «inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7149 E. , 2013/21984 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/11/2012 tarih ve 2011/72-2012/207 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafça müvekkili şirkete gönderilen talimat üzerine yüklenen konteyner muhteviyatının, müvekkili firmaya ait 05.11.2010 tarihli konşimento kapsamında... Limanından Libya'nın Misurata Limanına taşınarak 09.11.2010 tarihinde tam ve eksiksiz olarak limana tahliye edildiğini, ancak konşimento üzerinde gösterilen alıcısı Eyüboğlu Libya Cons.Co. şirketi tarafından teslim alınmadığını, konşimentodaki ihbar yerine bildirilmesine rağmen teslim alınmayan konteynerin liman sahasında beklediği 70 günlük süre için tahakkuk eden demuraj ücretinin 640,00USD olduğunu, yine konşimento üzerinde konteynerin iade edilmemesi halinde demuraj ücreti ile birlikte konteyner bedeli tutarında tazminat ödeneceği, 40'lık konteyner bedelinin 5.500.USD olacağının kararlaştırıldığını, buna göre müvekkilinin toplam 6.140.USD alacağının bulunduğunu ileri sürerek, bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, emtiaların Libya'ya ulaştığını, ancak Libya'da uzun zamandır devam eden iç savaş, ayaklanma ve kamu düzeninin kalmaması sebebiyle firma yetkililerince Misurata Limanına ulaşılıp emtiaların teslim alınamadığını, ancak teslim almamanın tamamen mücbir sebepten kaynaklandığını, Misurata Limanının fiili olarak ancak Eylül 2011 tarihinde çalışmaya başladığını, gerek müvekkili şirket yetkililerince, gerekse gönderilen firmanın yetkililerince Misurata Limanına gidildiğinde gümrükte yıkıntılar arasında tüm malların ve konteynerlerin parçalanmış olduğunu, tüm aramalara rağmen emtiaların bulunamadığını, müvekkili şirketin de 30.000 USD değerindeki mallarını kaybettiğini, ayrıca Dış İşleri Bakanlığı tarafından Libya'daki karışıklık sebebiyle demuraj ücretlerinin ödenmeyeceğinin bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımaya ilişkin taraflar arasındaki sözleşmenin kırkambar sözleşmesi olduğu, davalı taşıtanın oluşan demuraj ücretlerinden sorumlu tutulabilmesi için yükün tahliye limanında gönderilen tarafından teslim alınmadığının taşıtana ihbar edilmiş olması ve bu halde yükün tahliye limanına tevdisi gerekmekte olup bu ihbarın yapıldığının davacı tarafından ispat edilmediği, davalı vekilinin savunmasında belirttiği Libya'da çıkan iç karışıklık sebebiyle malların teslim alınamadığını ya da gönderilen tarafından teslim alınmasının mümkün olmadığını hususunda ise, yükün tahliye edildiği 09/11/2010 tarihinden itibaren makul süre içerisinde yük gönderilen tarafından teslim alınmayıp bu kez dava sırasında 15/02/2011 tarihinde başlayan ...'nın teslim alınmama sebebi olarak gösterilmesinin, aradan geçen yaklaşık 2 aylık süre dikkate alındığında hayatın olağan akışına aykırı olduğu, teslim almama sebebinin bu iç karışıklık olduğu savunmasına itibar edilmediği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen taşıma sözleşmesi kapsamında süresterya ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, yargılama aşamasında davalı vekili, yurtdışında bulunan gönderilenin Libya'da uzun zamandır devam eden iç savaş ve ayaklanma sebebiyle malı teslim alamadığı, bu durumun mücbir sebep sayılacağı savunmuş, bunun dışında bir savunma sebebi ileri sürmemiş, mahkemece davalı tarafça ileri sürülmeyen mülga 6762 sayılı TTK'nın 1057/2 maddesi gereğince taşıyanın gönderene ihbarda bulunmamış olması nedeniyle aynı Yasa'nın 1081. maddesi gereğince talepte bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, HMK'nın 25. maddesi gereğince kanunda gösterilen istisnalar dışında hakim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. Taraflarca getirilme ilkesinin sonucu olarak hakim, tarafların ileri sürmediği vakıaları kendiliğinden araştıramaz. Davacı talep sonucunu haklı gösterecek vakıaları mahkemeye sunmalıdır. Davalı ise, savunmasında dayandığı itiraz ve def'ileri haklı gösterecek vakıa ve delilleri ileri sürmelidir. Taraflarca getirilme ilkesinin istisnaları kamu düzenini ilgilendiren davalar olup, bu davalarda kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanır.
Bu durumda, somut olayda davalı tarafça malın gönderilen tarafından teslim alınmadığının kendisine ihbar edilmediği, bu nedenle de taşıyıcının süresterya ücreti talep edemeyeceğine ilişkin ileri sürdüğü bir savunması olmadığına ve ayrıca konşimento üzerinde demoraj sürelerinin açıkça belirtilmiş olması ve demoraj süresinin ihtardan sonra başlayacağına dair bir kaydın da bulunmamasına rağmen, mahkemece ileri sürülmeyen bir vakıanın resen gözönüne alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568315000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz