Muaccel olmayan navlun alacağında zamanaşımı ve mücbir sebep
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8720 E. 2023/3045 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
TTK 1246'ya göre navlun sözleşmesinden doğan alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar ve süre alacağın muaccel olmasıyla başlar; konteynerler iade edilmediğinden alacak muaccel olmayıp zamanaşımı işlemez. Yükün tahliye edilip teslime hazır olduğunu ve varış ihbarını ispat yükü davacıdadır; serbest süre içinde başlayan iç savaş/karışıklık mücbir sebep teşkil eder ve mücbir sebep süresince taşıtanın demuraj sorumluluğu doğmaz.
Ele alınan sorunlar
Navlun sözleşmesinden doğan alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı → ret
İddia: Davalı, tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını savunmuştur.
Gerekçe: TTK 1246 gereğince navlun sözleşmesinden, konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar ve bu süre alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Somut olayda konteynerler halen iade edilmediğinden alacak henüz muaccel olmamıştır; bu nedenle davalının zamanaşımı def'i yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı → ret
İddia: Davalı, davanın aktif ve pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini, taşımanın CFR olması nedeniyle sorumluluğunun malların gemiye yüklenmesiyle sona erdiğini savunmuştur.
Gerekçe: Konişmento ve davacı tarafından düzenlenen navlun faturası birlikte değerlendirildiğinde davacının fiili taşıyan, davalının ise taşıtan sıfatını taşıdığı anlaşıldığından tarafların aktif ve pasif husumet ehliyeti bulunmaktadır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Mücbir sebep ve ispat yükü karşısında demuraj ile konteyner kira alacağının doğup doğmadığı → ret
İddia: Davacı, mazeretinin kabul edilmemesinin ve verilen 3 haftalık kesin sürenin usule aykırı olduğunu, Libya'daki iç karışıklığın hangi nedenle mücbir sebep sayıldığının açıklanmadığını, kira bedeli ve demuraj hakkına sahip olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Yükün varış limanına ulaştığı ve tahliye edilerek teslime hazır olduğu ile varış ihbarının yapıldığı hususlarını ispat yükü davacıdadır; davacı verilen kesin süreye rağmen varış ihbarını sunmamış, yükün tahliye edilip teslime hazır olduğunu ispatlayamamıştır. Serbest süre içinde Libya'da başlayan karışıklık ve savaş hali mücbir sebep teşkil eder; mücbir sebebin sona erdiği tarihten itibaren de davalı taşıtanın demuraj sorumluluğu bulunmadığından dava reddedilmiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Konteyner iade edilmediğinden alacağın muaccel olmadığı ve zamanaşımının işlemediği, serbest süre içinde başlayan iç savaşın mücbir sebep sayıldığı yönünden emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- Navlun sözleşmesinden, konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar TTK 1246 uyarınca bir yılda zamanaşımına uğrar; süre alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.
- Dava şartı
- aktif ve pasif husumet ehliyeti
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
demuraj↗ mücbir sebep↗ navlun sözleşmesi↗ zamanaşımı↗ muacceliyet↗ ispat yükü↗ taşıtan↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5829 E. 2014/9808 K.
Ortak:demuraj · taşıtan
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin «taşıyan sıfatı» ile davalının yüklerini yine davalı ile yapılan «taşıma sözleşmesi» uyarınca Marport Limanı'ndan 07.02.2011 tarihinde yükleyerek, Benghazi/Libya Limanı'na taşındığını ve «konişmentodaki» konteynerleri liman sahasına kapalı ve mühürlü olarak gemiden tahliye ettiğini, işbu taşıma için 25 adet konteyner kullanıldığını, konteynerler gemiden tahliye edildiği halde bugüne değin söz konusu yükler alınmadığı gibi konteynerlerin de akıbetinin belirli olmadığını, yüklerin gönderilen tarafından alınmaması nedeniyle davalının navlunu ödeyen «taşıtan» olması dolayısıyla sorumlu olduğunu, konteynerlerdeki yüklerin tahliye edilmemesi sonucu müvekkilinin deniz taşımacılığında kullanmış olduğu işbu konteynerlerden «mahrum» kaldığını, müvekkilinin kira bedellerini halihazırda ödemeye devam ettiğini, oluşan «demuraj» ücretleri ile konteyner kira bedellerinden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 2.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birli …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüm taleplerin «zamanaşımına» uğradığını, davanın pasif ve «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu konteynerin akıbetinin davacı tarafından bilinmediğini, hal böyle iken konteyner kira bedeli ve «demuraj bedeli» talep edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, yargılamaya konu konteynerler için aylık bazda kira bedellerini ödemeye devam ettiklerini iddia ettiğini ancak herhangi bir delil sunulmadığını, «konişmentoya» göre yüklerin taşınma şeklinin CFR (cost and freıght) olması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun malların gemiye yüklenmesi ile birlikte sona erdiğini, davacının …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilince «zamanaşımı» itirazında bulunulmuş ise de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1246 ncı maddesi gereğince, «navlun sözleşmesinden» veya «konişmentodan» veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacakların bir yılda zamanaşımına uğrayacağı, bu sürenin alacağın «muaccel» olması ile işlemeye başlayacağı, somut uyuşmazlıkta konteynerlerin halen daha iade edilmediği hususu tarafların kabulünde olup alacak henüz muaccel olmadığından yani konteynerler iade edilmediğinden davalının zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, konişmeto ve davacı tarafından düzenlenen 07.02.2011 tarihli «navlun faturası» birlikte değerlendirildiğinde davacının «fiili taşıyan», davalının ise «taşıtan sıfatına» haiz olduğu, böylelikle tarafların aktif ve «pasif husumet ehliyetinin» bulunduğu, davacı tarafın beyanına göre yüklerin Marport Limanı' ndan 07.02.2011 tarihinde Benghazi/ Libya Limanı' na taşındığı, bu beyanın konişmento tarihi ile de örtüştüğü, davacı vekilince yüklerin hangi tarihte Benghazi Limanı' na ulaştığına ve tahliye edildiğine ilişkin «kanaat verici delil» sunulmadığı, Yargıtay 11.
Benzer bu kararda… m dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin kırkambar sözleşmesi olduğu, taşıma konusu konteynırın 12.01.2011 tarihinde gemiden tahliye edildiği, davalı «taşıtanın» oluşan «demuraj» ücretlerinden sorumlu tutulabilmesi için yükün tahliye Limanı'nda gönderilen tarafından «teslim» alınmadığının taşıtana «ihbar» edilmiş olması ve bu halde yükün tahliye limanına tevdisi gerekmekte olup bu ihbarın yapıldığının davacı tarafça ispat edilemediği , yükün tahliye edildiği 12/01/2 …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihbar · teslim
Benzer bu kararda… m dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin kırkambar sözleşmesi olduğu, taşıma konusu konteynırın 12.01.2011 tarihinde gemiden tahliye edildiği, davalı «taşıtanın» oluşan «demuraj» ücretlerinden sorumlu tutulabilmesi için yükün tahliye Limanı'nda gönderilen tarafından «teslim» alınmadığının taşıtana «ihbar» edilmiş olması ve bu halde yükün tahliye limanına tevdisi gerekmekte olup bu ihbarın yapıldığının davacı tarafça ispat edilemediği , yükün tahliye edildiği 12/01/2 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2483 E. 2025/4432 K.
Ortak:demuraj · navlun sözleşmesi · mücbir sebep · taşıtan · dava şartı
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin «taşıyan sıfatı» ile davalının yüklerini yine davalı ile yapılan «taşıma sözleşmesi» uyarınca Marport Limanı'ndan 07.02.2011 tarihinde yükleyerek, Benghazi/Libya Limanı'na taşındığını ve «konişmentodaki» konteynerleri liman sahasına kapalı ve mühürlü olarak gemiden tahliye ettiğini, işbu taşıma için 25 adet konteyner kullanıldığını, konteynerler gemiden tahliye edildiği halde bugüne değin söz konusu yükler alınmadığı gibi konteynerlerin de akıbetinin belirli olmadığını, yüklerin gönderilen tarafından alınmaması nedeniyle davalının navlunu ödeyen «taşıtan» olması dolayısıyla sorumlu olduğunu, konteynerlerdeki yüklerin tahliye edilmemesi sonucu müvekkilinin deniz taşımacılığında kullanmış olduğu işbu konteynerlerden «mahrum» kaldığını, müvekkilinin kira bedellerini halihazırda ödemeye devam ettiğini, oluşan «demuraj» ücretleri ile konteyner kira bedellerinden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 2.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birli …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilince «zamanaşımı» itirazında bulunulmuş ise de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1246 ncı maddesi gereğince, «navlun sözleşmesinden» veya «konişmentodan» veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacakların bir yılda zamanaşımına uğrayacağı, bu sürenin alacağın «muaccel» olması ile işlemeye başlayacağı, somut uyuşmazlıkta konteynerlerin halen daha iade edilmediği hususu tarafların kabulünde olup alacak henüz muaccel olmadığından yani konteynerler iade edilmediğinden davalının zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, konişmeto ve davacı tarafından düzenlenen 07.02.2011 tarihli «navlun faturası» birlikte değerlendirildiğinde davacının «fiili taşıyan», davalının ise «taşıtan sıfatına» haiz olduğu, böylelikle tarafların aktif ve «pasif husumet ehliyetinin» bulunduğu, davacı tarafın beyanına göre yüklerin Marport Limanı' ndan 07.02.2011 tarihinde Benghazi/ Libya Limanı' na taşındığı, bu beyanın konişmento tarihi ile de örtüştüğü, davacı vekilince yüklerin hangi tarihte Benghazi Limanı' na ulaştığına ve tahliye edildiğine ilişkin «kanaat verici delil» sunulmadığı, Yargıtay 11.
… 2014/4189 K. sayılı emsal ilamında işbu dosya ile aynı dönemde tahliye edilen yükle ilgili olarak 15.02.2011 tarihinde Libya' da savaşın başladığının ve bu hususun «mücbir sebep» olarak kabul edildiğinin görüldüğü, davacı vekilince 07.02.2011 tarihinde yükün 25 adet konteynere yüklendiğinin ifade olunduğu, bu haliyle «serbest süre» içerisinde Libya' da karışıklık ve savaş halinin başladığı, bu hususun da mücbir sebep teşkil ettiği, davacı vekiline verilen «kesin süreye» rağmen davacı tarafça varış «ihbarının» da sunulmadığı, yükün tahliye edildiğinin ve «teslime» hazır olduğunun davacı tarafça ispat olunamadığı, 2011 yılından dava tarihine kadar geçen uzun süreçte de yükün ve konteynerlerin akıbeti hususunda dosyaya delil sunulamadığı, mücbir «sebebin» sona erdiği tarihten itibaren de davalının «demuraj» sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin 05.03.2014 tarihli, 2013/12326 E., 2014/4189 K. sayılı ilamı gereğince ...'daki bu durumun «mücbir sebep» olarak nitelendirilmesi gerektiği, sözkonusu mücbir sebep nedeniyle malın limandan çekilmesinin mümkün olamayacağı, mal limandan çıkarılsa dahi mevcut iç savaş nedeniyle ülke içerisinde güvenli şekilde taşınması alıcıdan beklenemeyeceğinden malın «teslim» alınıp konteynerlerin iade edilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla «taşıtanın» «demuraj» ücreti ödeme sorumluluğunun doğmadığı kanaatine varıldığı, bu kanaat ışığında davalı ...
Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davalar, gönderilen ve «taşıtan» yerine geçen davalılara karşı, taşınan emtiaların gönderilen tarafından «teslim» alınmaması nedeni ile oluşan «konteyner demuraj» alacağının tahsili amacıyla başlatılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin çeşitli tarihlerde davalı şirketlere deniz taşımacılığı hizmeti verdiğini, süresinde limana getirilen malların «teslim» alınmaması nedeniyle oluşan «demuraj» alacağının ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın ve özellikle davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıtan sıfatı · konteyner demurajı · akdi taşıyıcı · fiili taşıyıcı · izafeten dava · konşimento · yetki itirazı · ilamsız icra takibi
Benzer bu karardaDava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davalar, gönderilen ve «taşıtan» yerine geçen davalılara karşı, taşınan emtiaların gönderilen tarafından «teslim» alınmaması nedeni ile oluşan «konteyner demuraj» alacağının tahsili amacıyla başlatılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı «akdi taşıyıcı» olup, taşıma edimi «fiili taşıyıcı» olarak dava dışı ... tarafından yerine getirilmiş, dava dışı taşıyıcı şirkete davacı şirketçe ödenen «demuraj» ve konteyner bedellerine ilişkin faturalar dosya içerisinde yer almaktadır.
Davalı ... ise «konşimentolarda» «taşıtan sıfatına» sahiptir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemsiz olarak ise davalılar ... ... (....) ... firmasına «izafeten» ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8843 E. 2013/22481 K.
Ortak:demuraj · mücbir sebep · taşıtan
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin «taşıyan sıfatı» ile davalının yüklerini yine davalı ile yapılan «taşıma sözleşmesi» uyarınca Marport Limanı'ndan 07.02.2011 tarihinde yükleyerek, Benghazi/Libya Limanı'na taşındığını ve «konişmentodaki» konteynerleri liman sahasına kapalı ve mühürlü olarak gemiden tahliye ettiğini, işbu taşıma için 25 adet konteyner kullanıldığını, konteynerler gemiden tahliye edildiği halde bugüne değin söz konusu yükler alınmadığı gibi konteynerlerin de akıbetinin belirli olmadığını, yüklerin gönderilen tarafından alınmaması nedeniyle davalının navlunu ödeyen «taşıtan» olması dolayısıyla sorumlu olduğunu, konteynerlerdeki yüklerin tahliye edilmemesi sonucu müvekkilinin deniz taşımacılığında kullanmış olduğu işbu konteynerlerden «mahrum» kaldığını, müvekkilinin kira bedellerini halihazırda ödemeye devam ettiğini, oluşan «demuraj» ücretleri ile konteyner kira bedellerinden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 2.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birli …
… 2014/4189 K. sayılı emsal ilamında işbu dosya ile aynı dönemde tahliye edilen yükle ilgili olarak 15.02.2011 tarihinde Libya' da savaşın başladığının ve bu hususun «mücbir sebep» olarak kabul edildiğinin görüldüğü, davacı vekilince 07.02.2011 tarihinde yükün 25 adet konteynere yüklendiğinin ifade olunduğu, bu haliyle «serbest süre» içerisinde Libya' da karışıklık ve savaş halinin başladığı, bu hususun da mücbir sebep teşkil ettiği, davacı vekiline verilen «kesin süreye» rağmen davacı tarafça varış «ihbarının» da sunulmadığı, yükün tahliye edildiğinin ve «teslime» hazır olduğunun davacı tarafça ispat olunamadığı, 2011 yılından dava tarihine kadar geçen uzun süreçte de yükün ve konteynerlerin akıbeti hususunda dosyaya delil sunulamadığı, mücbir «sebebin» sona erdiği tarihten itibaren de davalının «demuraj» sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sağlık sorunu sebebiyle bildirdiği «mazeretin» mahkeme tarafından kabul edilmediğini, yokluğunda verilen kararın usul açısından hukuka aykırı olduğunu, mahkemece belgelerin sunulması için tarafına 3 hafta süre tanınmasının anlaşılabilir olmadığını, mahkemenin «son» celsede «kesin süreye» ilişkin herhangi bir gerekçeye dayanarak hüküm vermemesinin hukuka aykırı olduğunu, Libya'daki iç karışıklığın Türk Hukuku açısından «mücbir sebep» olarak değerlendirildiğinin açıklanmadığını, müvekkilinin kira bedeli ve «demuraj» hakkına sahip olduğunu belirterek kararın kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… m dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin kırkambar sözleşmesi olduğu, taşıma konusu konteynırın 12.01.2011 tarihinde gemiden tahliye edildiği, davalı «taşıtanın» oluşan «demuraj» ücretlerinden sorumlu tutulabilmesi için yükün tahliye limanında gönderilen tarafından «teslim» alınmadığının taşıtana «ihbar» edilmiş olması ve bu halde yükün tahliye limanına tevdisi gerekmekte olup bu ihbarın yapıldığının davacı tarafça ispat edilemediği, yükün tahliye edildiği 12.01.2011 tarihinden itibaren «makul süre» içerisinde gönderilen tarafından teslim alınması mümkün olup, davalının iç karışıklık olduğu yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddin …
Dava, taraflar arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesi» kapsamında demoraj alacağı ve konteynır bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, yargılama aşamasında davalı tarafça, yurtdışında bulunan gönderilenin Libya'da uzun zamandır devam eden iş savaş ve ayaklanma sebebiyle malı «teslim» alamadığı, bu durumun «mücbir sebep» sayılacağı savunulmuş, bunun dışında bir savunma «sebebi» ileri sürmemiş, mahkemece davalı tarafça ileri sürülmeyen mülga 6762 sayılı TTK'nın 1057/2 maddesi gereğince «taşıyanın» gönderene «ihbarda» bulunmamış olması nedeniyle aynı Yasa'nın 1081. maddesi gereğince talepte bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, somut olayda davalı tarafça malın gönderilen tarafından «teslim» alınmadığının kendisine «ihbar» edilmediği, bu nedenle de «taşıyıcının» demoraj alacağı ve konteynır bedeli talep edemeyeceğine ilişkin ileri sürdüğü bir savunması olmadığına ve ayrıca «konişmento» üzerinde «demuraj» sürelerinin açıkça belirtilmiş olması ve demoraj süresinin ihtardan sonra başlayacağına dair bir «kaydın» da bulunmamasına rağmen, mahkemece, ileri sürülmeyen bir vakıanın resen gözönüne alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:makul süre · konişmento · taşıma sözleşmesi · kamu düzeni · taşıyıcı · ihbar · taşıyan · dava sebebi
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesi» kapsamında demoraj alacağı ve konteynır bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, yargılama aşamasında davalı tarafça, yurtdışında bulunan gönderilenin Libya'da uzun zamandır devam eden iş savaş ve ayaklanma sebebiyle malı «teslim» alamadığı, bu durumun «mücbir sebep» sayılacağı savunulmuş, bunun dışında bir savunma «sebebi» ileri sürmemiş, mahkemece davalı tarafça ileri sürülmeyen mülga 6762 sayılı TTK'nın 1057/2 maddesi gereğince «taşıyanın» gönderene «ihbarda» bulunmamış olması nedeniyle aynı Yasa'nın 1081. maddesi gereğince talepte bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, somut olayda davalı tarafça malın gönderilen tarafından «teslim» alınmadığının kendisine «ihbar» edilmediği, bu nedenle de «taşıyıcının» demoraj alacağı ve konteynır bedeli talep edemeyeceğine ilişkin ileri sürdüğü bir savunması olmadığına ve ayrıca «konişmento» üzerinde «demuraj» sürelerinin açıkça belirtilmiş olması ve demoraj süresinin ihtardan sonra başlayacağına dair bir «kaydın» da bulunmamasına rağmen, mahkemece, ileri sürülmeyen bir vakıanın resen gözönüne alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… m dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin kırkambar sözleşmesi olduğu, taşıma konusu konteynırın 12.01.2011 tarihinde gemiden tahliye edildiği, davalı «taşıtanın» oluşan «demuraj» ücretlerinden sorumlu tutulabilmesi için yükün tahliye limanında gönderilen tarafından «teslim» alınmadığının taşıtana «ihbar» edilmiş olması ve bu halde yükün tahliye limanına tevdisi gerekmekte olup bu ihbarın yapıldığının davacı tarafça ispat edilemediği, yükün tahliye edildiği 12.01.2011 tarihinden itibaren «makul süre» içerisinde gönderilen tarafından teslim alınması mümkün olup, davalının iç karışıklık olduğu yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddin …
Taraflarca getirilme ilkesinin istisnaları «kamu düzenini» ilgilendiren davalar olup, bu davalarda kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6655 E. 2023/7745 K.
Ortak:demuraj · navlun sözleşmesi · mücbir sebep · taşıtan · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin «taşıyan sıfatı» ile davalının yüklerini yine davalı ile yapılan «taşıma sözleşmesi» uyarınca Marport Limanı'ndan 07.02.2011 tarihinde yükleyerek, Benghazi/Libya Limanı'na taşındığını ve «konişmentodaki» konteynerleri liman sahasına kapalı ve mühürlü olarak gemiden tahliye ettiğini, işbu taşıma için 25 adet konteyner kullanıldığını, konteynerler gemiden tahliye edildiği halde bugüne değin söz konusu yükler alınmadığı gibi konteynerlerin de akıbetinin belirli olmadığını, yüklerin gönderilen tarafından alınmaması nedeniyle davalının navlunu ödeyen «taşıtan» olması dolayısıyla sorumlu olduğunu, konteynerlerdeki yüklerin tahliye edilmemesi sonucu müvekkilinin deniz taşımacılığında kullanmış olduğu işbu konteynerlerden «mahrum» kaldığını, müvekkilinin kira bedellerini halihazırda ödemeye devam ettiğini, oluşan «demuraj» ücretleri ile konteyner kira bedellerinden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 2.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birli …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilince «zamanaşımı» itirazında bulunulmuş ise de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1246 ncı maddesi gereğince, «navlun sözleşmesinden» veya «konişmentodan» veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacakların bir yılda zamanaşımına uğrayacağı, bu sürenin alacağın «muaccel» olması ile işlemeye başlayacağı, somut uyuşmazlıkta konteynerlerin halen daha iade edilmediği hususu tarafların kabulünde olup alacak henüz muaccel olmadığından yani konteynerler iade edilmediğinden davalının zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, konişmeto ve davacı tarafından düzenlenen 07.02.2011 tarihli «navlun faturası» birlikte değerlendirildiğinde davacının «fiili taşıyan», davalının ise «taşıtan sıfatına» haiz olduğu, böylelikle tarafların aktif ve «pasif husumet ehliyetinin» bulunduğu, davacı tarafın beyanına göre yüklerin Marport Limanı' ndan 07.02.2011 tarihinde Benghazi/ Libya Limanı' na taşındığı, bu beyanın konişmento tarihi ile de örtüştüğü, davacı vekilince yüklerin hangi tarihte Benghazi Limanı' na ulaştığına ve tahliye edildiğine ilişkin «kanaat verici delil» sunulmadığı, Yargıtay 11.
… 2014/4189 K. sayılı emsal ilamında işbu dosya ile aynı dönemde tahliye edilen yükle ilgili olarak 15.02.2011 tarihinde Libya' da savaşın başladığının ve bu hususun «mücbir sebep» olarak kabul edildiğinin görüldüğü, davacı vekilince 07.02.2011 tarihinde yükün 25 adet konteynere yüklendiğinin ifade olunduğu, bu haliyle «serbest süre» içerisinde Libya' da karışıklık ve savaş halinin başladığı, bu hususun da mücbir sebep teşkil ettiği, davacı vekiline verilen «kesin süreye» rağmen davacı tarafça varış «ihbarının» da sunulmadığı, yükün tahliye edildiğinin ve «teslime» hazır olduğunun davacı tarafça ispat olunamadığı, 2011 yılından dava tarihine kadar geçen uzun süreçte de yükün ve konteynerlerin akıbeti hususunda dosyaya delil sunulamadığı, mücbir «sebebin» sona erdiği tarihten itibaren de davalının «demuraj» sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «konşimentolarda» «taşıyıcının» davacı olarak görüldüğü, «navlun faturalarının» davalı adına düzenlendiği ve davalı tarafından ödenmiş olduğu, bu sebeplerle aktif ve «pasif husumet itirazlarının» reddi gerektiği, taşımaya konu 3 adet ayrı ayrı düzenlenen «konişmentolara» yüklenen konteynırların akıbeti hakkında Bingazi Liman Başkanlığının ... olduğu cevaplarda 01.02.2016 tarihi itibarıyla konteynırların halen Bingazi limanında bulunduğunun belirtildiği, «demuraj» süresinin konteynırların gemiden tahliye ile başlayıp konteynırın boşaltıldığı güne kadar devam ettiği, bu bedeli talep edebilecek olan tarafın «taşıyan» olduğu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 1069 uncu madde hükmüne göre konşimento ve konşimentonun atıf yaptığı «navlun sözleşmesinde» gönderilenin ücret ve «masraflardan» dolayı sorumlu olabilmesi için bununla ilgili hüküm bulunması ve yükün gönderilen tarafından «teslim» alınması durumunda söz konusu olabileceği, demuraj ücretinin günlere göre belirtildiği, 71 ... günden itibaren demuraj ücretine ek olarak konteynır bedelinin de eklenmesi gerektiği, gönderilen tarafından konteynırların teslim alınmaması halinde ise «taşıtanın» borçlu olmaya devam edeceği, Libya'daki iç karışıklığın 15.02.2011 tarihinde başladığının kabulü gerektiği, buna göre demurajdan taşıtanın 15.02.2011 tarihine kadar sorumlu olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile toplam 596.642,00 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca Dolar cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış ... üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmişti …
… tarafından davalıya ait malların İzmir limanından Libya'nın Benghazi şehrine taşındığını, ancak malların alıcısı Almeammar Alarabi Real Estate Investment tarafından «teslim» alınmadığını, taşıma konusu olan ...11651 nolu «konişmento» için 21.090 usd, ...9100 nolu konişmento için 24.790 usd, ...12299 nolu konişmento için 11.840 usd toplam 57.720 usd «konteyner demuraj» alacağının oluştuğunu, ayrıca konteynerlerin iade edilmemesi halinde her bir konteyner için 3.500 usd konteyner bedelinin de ödenmesi gerektiğini, buna göre toplam 156 konteyner için toplam 603.720 usd alacağının olduğunu, malların alıcısı tarafından teslim alınmaması nedeniyle bu «masraflardan» «taşıtan»/yükleten davalının sorumlu olacağını ileri sürerek 603.720,00 usd'nin davalıdan döviz faizi ile tahsilini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «husumet itirazlarını» yineleyerek yükleten sıfatıyla hareket ettiğini, «taşıtan» olmadığını, «konteyner demurajı» ve konteyner bedellerinden alıcı-gönderilen tarafından ödenmesi gerektiğini, konteyner bedellerinin talep hakkı doğmadığını, konteynerler alıcı tarafından «teslim» alınmadığından müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davacının «rehin hakkını» kullanmadan dava açamayacağını, «aşırı ifa güçlüğü» nedeniyle ile indirim taleplerinin dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aşırı ifa güçlüğü · konteyner demurajı · navlun faturası · navlun bedeli · rehin hakkı · konişmento · husumet itirazı · konşimento
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «konşimentolarda» «taşıyıcının» davacı olarak görüldüğü, «navlun faturalarının» davalı adına düzenlendiği ve davalı tarafından ödenmiş olduğu, bu sebeplerle aktif ve «pasif husumet itirazlarının» reddi gerektiği, taşımaya konu 3 adet ayrı ayrı düzenlenen «konişmentolara» yüklenen konteynırların akıbeti hakkında Bingazi Liman Başkanlığının ... olduğu cevaplarda 01.02.2016 tarihi itibarıyla konteynırların halen Bingazi limanında bulunduğunun belirtildiği, «demuraj» süresinin konteynırların gemiden tahliye ile başlayıp konteynırın boşaltıldığı güne kadar devam ettiği, bu bedeli talep edebilecek olan tarafın «taşıyan» olduğu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 1069 uncu madde hükmüne göre konşimento ve konşimentonun atıf yaptığı «navlun sözleşmesinde» gönderilenin ücret ve «masraflardan» dolayı sorumlu olabilmesi için bununla ilgili hüküm bulunması ve yükün gönderilen tarafından «teslim» alınması durumunda söz konusu olabileceği, demuraj ücretinin günlere göre belirtildiği, 71 ... günden itibaren demuraj ücretine ek olarak konteynır bedelinin de eklenmesi gerektiği, gönderilen tarafından konteynırların teslim alınmaması halinde ise «taşıtanın» borçlu olmaya devam edeceği, Libya'daki iç karışıklığın 15.02.2011 tarihinde başladığının kabulü gerektiği, buna göre demurajdan taşıtanın 15.02.2011 tarihine kadar sorumlu olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile toplam 596.642,00 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca Dolar cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış ... üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmişti …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «husumet itirazlarını» yineleyerek yükleten sıfatıyla hareket ettiğini, «taşıtan» olmadığını, «konteyner demurajı» ve konteyner bedellerinden alıcı-gönderilen tarafından ödenmesi gerektiğini, konteyner bedellerinin talep hakkı doğmadığını, konteynerler alıcı tarafından «teslim» alınmadığından müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davacının «rehin hakkını» kullanmadan dava açamayacağını, «aşırı ifa güçlüğü» nedeniyle ile indirim taleplerinin dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Be Trading şirketinin «temsilci» olarak malların limandan yüklenmesine aracılık ettiğini, mal bedellerini ve «navlun bedellerini» ödediğini, Libya'da bulunan iç ... nedeniyle üç adet sevkiyata ilişkin konteynerlerin «teslim» edilemediğini, «taşıyıcı» olarak Arkas Konteyner Taşımacılık A.Ş. ve Arkas Denizcilik ve Taşımacılık A.Ş.nin göründüğünü, aktif ve «pasif husumet itirazlarının» bulunduğunu, CIF satışta malların gemiye yüklenmesi ile satıcının sorumluluğunun sona erdiğini, ayrıca davacının «rehin hakkını» kullanmadan bu dava açamayacağını, olayda «mücbir sebep» bulunduğunu «temerrüt» oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… tarafından davalıya ait malların İzmir limanından Libya'nın Benghazi şehrine taşındığını, ancak malların alıcısı Almeammar Alarabi Real Estate Investment tarafından «teslim» alınmadığını, taşıma konusu olan ...11651 nolu «konişmento» için 21.090 usd, ...9100 nolu konişmento için 24.790 usd, ...12299 nolu konişmento için 11.840 usd toplam 57.720 usd «konteyner demuraj» alacağının oluştuğunu, ayrıca konteynerlerin iade edilmemesi halinde her bir konteyner için 3.500 usd konteyner bedelinin de ödenmesi gerektiğini, buna göre toplam 156 konteyner için toplam 603.720 usd alacağının olduğunu, malların alıcısı tarafından teslim alınmaması nedeniyle bu «masraflardan» «taşıtan»/yükleten davalının sorumlu olacağını ileri sürerek 603.720,00 usd'nin davalıdan döviz faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8720 E. , 2023/3045 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/761 E., 2021/1340 K.
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2020/140 E., 2020/361 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taşıyan sıfatı ile davalının yüklerini yine davalı ile yapılan taşıma sözleşmesi uyarınca Marport Limanı'ndan 07.02.2011 tarihinde yükleyerek, Benghazi/Libya Limanı'na taşındığını ve konişmentodaki konteynerleri liman sahasına kapalı ve mühürlü olarak gemiden tahliye ettiğini, işbu taşıma için 25 adet konteyner kullanıldığını, konteynerler gemiden tahliye edildiği halde bugüne değin söz konusu yükler alınmadığı gibi konteynerlerin de akıbetinin belirli olmadığını, yüklerin gönderilen tarafından alınmaması nedeniyle davalının navlunu ödeyen taşıtan olması dolayısıyla sorumlu olduğunu, konteynerlerdeki yüklerin tahliye edilmemesi sonucu müvekkilinin deniz taşımacılığında kullanmış olduğu işbu konteynerlerden mahrum kaldığını, müvekkilinin kira bedellerini halihazırda ödemeye devam ettiğini, oluşan demuraj ücretleri ile konteyner kira bedellerinden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 2.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın pasif ve aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu konteynerin akıbetinin davacı tarafından bilinmediğini, hal böyle iken konteyner kira bedeli ve demuraj bedeli talep edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, yargılamaya konu konteynerler için aylık bazda kira bedellerini ödemeye devam ettiklerini iddia ettiğini ancak herhangi bir delil sunulmadığını, konişmentoya göre yüklerin taşınma şeklinin CFR (cost and freıght) olması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun malların gemiye yüklenmesi ile birlikte sona erdiğini, davacının muhatabının alıcı/ithalatçı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilince zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1246 ncı maddesi gereğince, navlun sözleşmesinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacakların bir yılda zamanaşımına uğrayacağı, bu sürenin alacağın muaccel olması ile işlemeye başlayacağı, somut uyuşmazlıkta konteynerlerin halen daha iade edilmediği hususu tarafların kabulünde olup alacak henüz muaccel olmadığından yani konteynerler iade edilmediğinden davalının zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, konişmeto ve davacı tarafından düzenlenen 07.02.2011 tarihli navlun faturası birlikte değerlendirildiğinde davacının fiili taşıyan, davalının ise taşıtan sıfatına haiz olduğu, böylelikle tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, davacı tarafın beyanına göre yüklerin Marport Limanı' ndan 07.02.2011 tarihinde Benghazi/ Libya Limanı' na taşındığı, bu beyanın konişmento tarihi ile de örtüştüğü, davacı vekilince yüklerin hangi tarihte Benghazi Limanı' na ulaştığına ve tahliye edildiğine ilişkin kanaat verici delil sunulmadığı, Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 05.03.2014 tarihli 2013/12326 E. ve 2014/4189 K. sayılı emsal ilamında işbu dosya ile aynı dönemde tahliye edilen yükle ilgili olarak 15.02.2011 tarihinde Libya' da savaşın başladığının ve bu hususun mücbir sebep olarak kabul edildiğinin görüldüğü, davacı vekilince 07.02.2011 tarihinde yükün 25 adet konteynere yüklendiğinin ifade olunduğu, bu haliyle serbest süre içerisinde Libya' da karışıklık ve savaş halinin başladığı, bu hususun da mücbir sebep teşkil ettiği, davacı vekiline verilen kesin süreye rağmen davacı tarafça varış ihbarının da sunulmadığı, yükün tahliye edildiğinin ve teslime hazır olduğunun davacı tarafça ispat olunamadığı, 2011 yılından dava tarihine kadar geçen uzun süreçte de yükün ve konteynerlerin akıbeti hususunda dosyaya delil sunulamadığı, mücbir sebebin sona erdiği tarihten itibaren de davalının demuraj sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sağlık sorunu sebebiyle bildirdiği mazeretin mahkeme tarafından kabul edilmediğini, yokluğunda verilen kararın usul açısından hukuka aykırı olduğunu, mahkemece belgelerin sunulması için tarafına 3 hafta süre tanınmasının anlaşılabilir olmadığını, mahkemenin son celsede kesin süreye ilişkin herhangi bir gerekçeye dayanarak hüküm vermemesinin hukuka aykırı olduğunu, Libya'daki iç karışıklığın Türk Hukuku açısından mücbir sebep olarak değerlendirildiğinin açıklanmadığını, müvekkilinin kira bedeli ve demuraj hakkına sahip olduğunu belirterek kararın kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece vekil olarak gönderilen mazeretinin kabul edilmeyerek yokluğunda hüküm verildiğini, kararın öncelikle usule aykırı verilmiş olması nedeniyle bozulması gerektiğini, ilgili belgelerin sunulması için verilen 3 haftalık sürenin yetersiz olduğunu, resmi makamların dahi yıllarca cevap beklediğini, mahkemece kesin sürenin sonuçlarına değinilmediğini, Libya'daki iç karışıklığın hangi nedene dayanarak Türk Hukuku açısından mücbir olarak kabul edildiğinin açıklanmadığını, mahkemenin mücbir sebep tanımının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, deniz taşıma ilişkisine dayalı olarak demuraj alacağının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1246 ncı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933152900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz