6102TTK Türk Ticaret Kanunu

TTK Geçici 7. madde uyarınca terkin edilen şirketin ihyası ve ek tasfiye memuru atanması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/738 E. 2025/840 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

TTK Geçici 7. madde kapsamında ticaret sicilinden terkin edilen bir şirketin terkin işlemi usulsüz olsa bile, alacaklı bu usulsüzlüğün tespitiyle yalnızca terkin işleminin iptalini isteyemez; Geçici 7. maddenin 15. fıkrası uyarınca doğrudan şirketin ihyası talep edilmelidir, terkin işleminin iptali tek başına yeterli bir talep değildir. Ayrıca, münfesih olmayan bir şirket hakkında bu madde kapsamında ihyaya karar verilmesi halinde, davacının taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile ulaşılabileceğinden, ihya kararı ile birlikte dosya kapsamıyla sınırlı ek tasfiye işlemlerini yürütecek bir tasfiye memuru atanması gerekir.

Ele alınan sorunlar

Terkin işleminin usulsüz olması halinde davacının salt terkin işleminin iptalini isteyip isteyemeyeceği (ihya talebiyle ilişkisi) → ret

İddia: Davacı vekili, terkin işleminin usulsüz olduğunun ilk derece mahkemesince de tespit edildiğini, bu nedenle terkin işleminin iptaline karar verilmesi gerektiğini, ihya kararı verilmesinin kendisi için icra dosyasındaki haciz işlemlerini hükümsüz kılacağından aleyhine sonuç doğuracağını ileri sürerek terkin işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: TTK Geçici 7. maddenin 15. fıkrasında, ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin alacaklılarının haklı sebebe dayanarak mahkemeye başvurarak ihya isteminde bulunabileceği açıkça düzenlenmiştir. Davacının talebi bu madde hükmüne dayanmaktadır. Terkin işleminin usulsüzlüğünün tespiti, ancak ihya kararı verilmesiyle sonuç doğurabilir; salt terkin işleminin iptaline karar verilmesi yeterli olmayacaktır. Bu nedenle davacı vekilinin terkin işleminin usulsüzlüğünün tespiti ile yalnızca terkin işleminin iptaline hükmedilmesi gerektiği yönündeki istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İhyaya karar verilen şirketler için tasfiye memuru atanmasının gerekip gerekmediği (Dairenin içtihat değişikliği) → kabul

Gerekçe: Münfesih halde olmayan şirketler bakımından geçici 7. madde uyarınca açılan ihya istemli davalarda daha önce tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı, terkinin iptali ile yetinilmesi yönünde uygulama bulunmakta iken, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bozma kararlarında; davacının taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabileceği, bu nedenle bölge adliye mahkemesince dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerektiği, terkin işleminin hukuka uygun olmadığından bahisle terkin işleminin iptali niteliğindeki şirketin ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir. Anılan bozma kararları nedeniyle, sınırlı olarak ihya edilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının kanunun amacına uygun olacağı kabul edilerek, tasfiye memuru atanması gerekmediği yolundaki mevcut uygulamadan dönülmüştür.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Dairenin, Yargıtay HGK ve 11. Hukuk Dairesi bozma kararları doğrultusunda, münfesih olmayan şirketler bakımından TTK Geçici 7. madde kapsamındaki ihya davalarında tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı yönündeki önceki uygulamasından döndüğünü açıkça belirtmesi nedeniyle, bu konudaki içtihat değişikliği emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
TTK Geçici 7. madde resen terkin şirketin ihyası ek tasfiye tasfiye memuru atanması hukuki yarar ihtar şartı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK Geçici 7TTK Geçici 7/2TTK Geçici 7/4-aTTK 547

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/738

KARAR NO 2025/840

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/02/2025

NUMARASI 2024/930 Esas - 2025/206 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; ... Taş Ltd. Şti.nin daha önce İstanbul Sicil Müdürlüğünde ... numarası ile tescilli iken borçları nedeniyle müvekkil şirketin icrai işlemlerini devam ettirdiği sırada bu şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında sicilden terkin edildiğini, müvekkili tarafından belirtilen şirket aleyhine İstanbul ...İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını ve bu dosyadan aciz vesikası alındığını, daha sonra İstanbul Anadolu ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, bu icra dosyasının da terkin tarihinden önce 05.06.2014 tarihinde başlatıldığını, bir şirketin geçici 7.madde kapsamında terkin edilebilmesi için hukuki bir ihtilafının olmaması gerektiği 2.fıkrada açıkça ifade edildiğini, davalı müdürlük tarafından ihtar şartının yerine getirilip getirilmediğinin bilinmediğini, bu sebeple mahkeme tarafından ilgili ihtarlar ve tebliğ şerhlerinin de davalı tarafından sunulmasını istediklerini, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinme (terkin) ile sona erdiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabul edilmeyeğini, bu sebeplerle öncelikle ...

vergi numaralı ... Taşımacılık Ltd. Şti.'nin terkin işleminin yasaya aykırı olmasından dolayı iptaline (geçersizliğine) karar verilmesini, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise İstanbul Anadolu ...İcra Dairesinin ... esas (eski ...) dosyası kapsamında şirketin ihyasına karar verilmesini, TTK Geçici 7.Maddenin 15.fıkrası gereği yargı gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTKnın 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, şirketin sicil kaydının TTKnın geçici 7. maddesine göre resen terkin işleminin yapıldığını, davalı müdürlüğün dava açılmasına sebep olmadığını, bu yüzden yargı giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tüm bu nedenlerle müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalı Sicil Müdürlüğü'nce münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması için ihtarname hazırlandığı ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını ve ihtarın şirkete ve yetkililere tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin istenmesine rağmen Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulmadığını, yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket ve şirket yetkilisine tebligat yapılmadan ilan ile yetinilerek terkin işleminin yapıldığını, buna göre davalı Sicil Müdürlüğünün işleminin usulsüz olduğunu, davacı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas (Eski ... Esas) sayılı dosyasında işleminin devamı bakımından şirketin ihyasının zorunlu olmasına göre davacının hukuki yararının bulunduğu gözetilerek, davanın kabulüne şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; gerekçeli kararın 2.sayfasının son paragrafında davalı Müdürlük tarafından ihtar şartının yerine getirilmediğini, bu yönüyle terkin işleminin usule uygun olmadığının tespit edildiğini, yasanın aradığı tebliğ şartları da usulüne uygun sağlanmadığından terkin işlemi usulsüz olacağından iptali gerekirken, mahkeme terkin işlemi sanki usule uygun yapılmış gibi, bu talebi kabul etmeyerek şirketin ihyasına karar verdiğini, bu durum müvekkilinin hakları açısından açısından son derece önemli olduğunu, karar ihya olarak kabul edilir ise İcra Müdürlüğü'nce icra dosyası karar tarihinden itibaren derdest kabul edilecek ve öncesinde yapılan tüm işlemler hükümsüz addedileceğini, bu durumda borçlu için gönderilen haciz ihbarnameleri de geçersiz bir hal alacağını, fakat karar terkin işlemin geçersizliği olarak tesis edilir ise bu durumda tüm işlemler geçerli hale gelecek ve başta taşınmazdaki hacizler olmak üzere müvekkilinin alacağını tahsil edebileceğini, ilk talep olan terkin işleminin geçersizliği kararı bu sebeple müvekkili açısından önemli olup;

açıklanan sebeplerle kararın kaldırılmasına, terkin işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; tüzel kişiliğin ihyasına ilişkindir. TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca, 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. 559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler. TTK'nın Geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir.

Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre ise, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz. Münfesih halde olmayan şirketler bakımından geçici 7 madde uyarınca ihya istemli davalarda tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı ;terkinin iptali ile yetinilmekte iken yargıtay 11 HD nin tasfiye memuru atanması gerektiğine ilişkin bozma kararları verilmeye başlanılmış "Davacı, taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547.

maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabileceği, o hâlde bölge adliye mahkemesince dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerekirken,... terkin işleminin hukuka uygun olmadığından bahisle terkin işleminin iptali niteliğindeki şirketin ihyasına karar verilmesi doğru olmamıştır."denilmiştir. (Yargıtay HGK'nın 2023/11-338 esas, 2024/3 karar sayılı 24.01.2024 tarihli ilamı, Yargıtay 11. HD'nin 22.03.2022 tarihli, 2020/8099 esas, 2022/2190 karar sayılı ilamı)Anılan bozma kararları nedeniyle Dairemizce de sınırlı olarak ihya edilen şirketlere tasfiye memuru atanması kanunun amacına uygun olacağından tasfiye memuru atanması gerekmediği yolundaki mevcut uygulamadan dönülmüştür.

Esasen ihyası istenilen şirketin elde ki bu davadan evvel Bakırköy 3 ATM nin 2020/869 esas,2021/92 karar sayılı 20.10.2021 tarihli ilamı ile şirketin ihyasına karar verildiği halen mahkemece atanan aynı tasfiye memurunun görevde olduğu; davacının başlattığı icra takibinin ek tasfiye kapsamına alınmasına gerek olduğu; davacının talebinin TTK nın geçici 7 maddeye dayalı olduğu; geçici 7 maddenin 15 fıkrasında açıkça ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin alacaklılarının haklı sebebe dayanarak "mahkemeye başvurarak ihya "isteminde bulunabileceğinin düzenlendiği, terkin işleminin usulsüzlüğünün tesbiti ile ancak ihya kararı verilebileceğinden davacı vekilinin terkin işleminin iptaline karar verilmesinin yeterli olmayacağından davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/05/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/5679 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.