Ibraz süresi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13174 E. 2016/3556 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ibraz süresi↗ yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu↗ eksik araştırma↗ ttk 309/4↗ aciz vesikası↗ yönetim kurulu kararı↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, banka zararının ve zararın oluşumunda davalıların kusurunun kanıtlanamadığı, davacılar tarafından tahsis edilen krediler dolayısıyla aciz vesikasına bağlanılmış alacak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı Bankanın ..... Şubesi'nde müdür, müdür yardımcısı ve amir sıfatıyla çalışan davalıların usulsüz tahsis ettikleri krediler nedeniyle davacı Banka'nın uğramış olduğu zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davalı Banka Müdürü dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 342. maddesi uyarınca icracı müdür konumunda olup icracı müdürler bakımından da yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dair hükümler uygulanacağından davacı Banka tarafından aynı Yasa'nın 341. maddesi uyarınca böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulca dava açılması yolunda alınmış bir karar olmalıdır. Davada alınmış böyle bir genel kurul kararı sunulmamış ise de bu eksiklik sonradan tamamlanabileceğinden davacı tarafa dava açılması yönünde genel kurul kararı alınması ve ibrazı için süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle işin esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Kabüle göre de; dava niteliği gereği 6762 Sayılı TTK'nın 309. maddesi uyarınca açılmış sorumluluk davasıdır. Davalılar usulsüz veya yeterli teminat alınmaksızın tahsis ettikleri krediler nedeniyle davacı Banka'nın uğradığı zararlardan sorumlu olup sorumluluğun doğması için kredi borçları nedeniyle yapılan takiplerin aciz vesikasına bağlanılması gerekli değildir. Aksinin kabulü 6762 Sayılı Yasa'nın 309. maddede yer alan ve eylemin vuku tarihinden itibaren zamanaşımının işleyeceğine dair düzenlemeye aykırılık teşkil eder. Her ne kadar dava tarihi sonrasında yapılan takiplerle tahsis edilen krediler nedeniyle doğan alacağın bir kısmı tahsil edilmiş ise de yapılan ödemelerin davalıların sorumlu olacakları miktardan indirilmesi de mümkündür. O halde mahkemece, davacı tarafından dava konusu yapılan kredilere ilişkin evraklar getirtilip söz konusu kredi tahsislerinde davalıların sorumluluğunu gerektirir bir hususun bulunup bulunmadığı, varsa yapılan tahsilatlar da gözetilerek sorumluluk miktarının ne olacağına ilişkin bilirkişi raporu alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporları uyarınca davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3656 E. 2010/3393 K.
Ortak:aciz vesikası
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, banka zararının ve zararın oluşumunda davalıların kusurunun kanıtlanamadığı, davacılar tarafından tahsis edilen krediler dolayısıyla «aciz vesikasına» bağlanılmış alacak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalılar usulsüz veya yeterli «teminat» alınmaksızın tahsis ettikleri krediler nedeniyle davacı Banka'nın uğradığı zararlardan sorumlu olup sorumluluğun doğması için kredi borçları nedeniyle yapılan takiplerin «aciz vesikasına» bağlanılması gerekli değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, «aciz vesikasının» dava tarihinden sonra alınması nedeniyle, dava tarihinde davacının off-shore şirketinden tahsili için gereken işlemleri tamamlamadığından erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13174 E. , 2016/3556 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .....ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 15/12/2014
NUMARASI 2002/162-2014/514
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2014 tarih ve 2002/162-2014/514 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan R.. Ö..'in davalı Banka'nın ...... Şubesi'nde banka müdürü, M.. G..'un müdür yardımcısı, M.. K..'un amir olarak görev yaptıkları dönemde tahsis edilen kredilerde usule uygun davranmadıklarını, bu durumun haklarında yürütülen müfettiş raporuyla tespit edildiğini, davalılar hakkında görevi ihmal suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığını ileri sürerek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla davalı R.. Ö..'in 161.738,852.058 TL'sinden, davalı M.. G..'un 37.311.654.407 TL'sinden, davalı M.. K..'un 194.572.799.322 TL'sinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla bankanın uğradığı zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]. Ö.. ve M.. K.. vekili, dava tarihi itibariyle davacı Banka'nın zararının doğduğunun ispat edilemediğini, kredilerin ödenmediğine dair aciz vesikası alınmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
[…]. G.. vekili, müvekkilinin dava konusu krediler nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, banka zararının ve zararın oluşumunda davalıların kusurunun kanıtlanamadığı, davacılar tarafından tahsis edilen krediler dolayısıyla aciz vesikasına bağlanılmış alacak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı Bankanın ..... Şubesi'nde müdür, müdür yardımcısı ve amir sıfatıyla çalışan davalıların usulsüz tahsis ettikleri krediler nedeniyle davacı Banka'nın uğramış olduğu zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davalı Banka Müdürü dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 342. maddesi uyarınca icracı müdür konumunda olup icracı müdürler bakımından da yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dair hükümler uygulanacağından davacı Banka tarafından aynı Yasa'nın 341. maddesi uyarınca böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulca dava açılması yolunda alınmış bir karar olmalıdır. Davada alınmış böyle bir genel kurul kararı sunulmamış ise de bu eksiklik sonradan tamamlanabileceğinden davacı tarafa dava açılması yönünde genel kurul kararı alınması ve ibrazı için süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle işin esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Kabüle göre de; dava niteliği gereği 6762 Sayılı TTK'nın 309. maddesi uyarınca açılmış sorumluluk davasıdır. Davalılar usulsüz veya yeterli teminat alınmaksızın tahsis ettikleri krediler nedeniyle davacı Banka'nın uğradığı zararlardan sorumlu olup sorumluluğun doğması için kredi borçları nedeniyle yapılan takiplerin aciz vesikasına bağlanılması gerekli değildir. Aksinin kabulü 6762 Sayılı Yasa'nın 309. maddede yer alan ve eylemin vuku tarihinden itibaren zamanaşımının işleyeceğine dair düzenlemeye aykırılık teşkil eder. Her ne kadar dava tarihi sonrasında yapılan takiplerle tahsis edilen krediler nedeniyle doğan alacağın bir kısmı tahsil edilmiş ise de yapılan ödemelerin davalıların sorumlu olacakları miktardan indirilmesi de mümkündür.
O halde mahkemece, davacı tarafından dava konusu yapılan kredilere ilişkin evraklar getirtilip söz konusu kredi tahsislerinde davalıların sorumluluğunu gerektirir bir hususun bulunup bulunmadığı, varsa yapılan tahsilatlar da gözetilerek sorumluluk miktarının ne olacağına ilişkin bilirkişi raporu alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporları uyarınca davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/197402500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz