Destekten yoksun kalma tazminatının tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2552 E. 2013/4746 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
destekten yoksun kalma tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla mükellef bulunmasına göre, gerekli güvenlik önlemlerini almayan, bıçakla trene binilmesini engelleyemeyen davalının olayda sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, ... için 251.393,... TL, ... Uğur için ....255 TL ve Cihan için 11.690,65 TL'nin 30.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
...- Dava, destekten yoksun kalma tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı ...'un eşi diğer davacıların babası ...'un davalıya ait trende yolculuk yaparken alkollü başka bir yolcunun saldırısı sonucu öldüğü, davacıların desteklerinden yoksun kaldıkları, yolcuyu sağ ve salim olarak varış yerine ulaştırmakla yükümlü davalının gerekli tedbirleri almamakla kusurlu bulunduğu hususları çekişmesizdir. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde destek tazminatına hükmedilmiştir. Hükme esas alınan bu raporda, davacı çocukların destekten çıktıkları tarihten sonraki aşamalarda kendilerine ait payların davacı annenin payına ekleneceği kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Ancak, davacı çocukların yaşları itibariyle destek ihtiyacının sona ermesinden sonra onların paylarının tamamınını davacı anneye döneceğinin kabulü doğru değildir.
Bu durum karşısında, davalı vekilinin davacı eşin destek zararının hesabına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına bozulması gerekirken yazılı şekilde onanmış olduğundan, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin ........2012 tarih, 2011/9779 esas- 2012/16148 karar sayılı onama kararının kaldırılarak kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12636 E. 2010/4128 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · pasif husumet · taraf ehliyeti · taşıyıcı · husumet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamına göre, trenle yolculuk sırasında tren dışından açık arazide trene taş atılması durumunda ülkenin iç güvenliğini teminle «görevli» İçişleri Bakanlığı'nın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın pasif dava «ehliyeti» yönünden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle «pasif husumet» yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
TTK'nun 806 ncı maddesine göre «taşıyıcı» her türlü tedbiri alarak yolcuları sağ ve salim olarak, gidecekleri yere ulaştırmakla yükümlüdür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16939 E. 2012/19876 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluktan kurtulma · taşıyıcının sorumluluğu · ibra · hizmet sözleşmesi · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · taşıyan · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «hizmet sözleşmesinin» 22. maddesindeki "Sözleşme süresi içerisinde meydana gelecek her türlü zarar ve ziyanlarda «kusuru» oranında yüklenici sorumlu olacaktır." cümlesi uyarınca taşıma işini yapan kooperatifin alt taşeronu olan sürücünün kusuru nedeniyle davacının ödemek zorunda kaldığı bedelden kusuruna düşen miktarı «ibra» tarihinden itibaren isteyebileceği gerekçesiyle 7.825,74 TL'nın 13.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda davalı «taşıyıcının sorumluluktan kurtulma» konusunda şart olan kusursuzluğunu kanıtlayamadığından davalının kusuruna isabet eden miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilerek fazlaya ilişkin talebin reddedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu yönleri hedefleyen temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1-Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece «taşıyan» davalının sözleşme gereğince meydana gelen kazada «kusuru» oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5057 E. 2013/5284 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · kusur oranı · müteselsil sorumluluk · kesinlik sınırı · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · taşıyan · maddi tazminat
Benzer bu kararda… rları ve tüm dosya kapsamına göre, olayın meydana gelmesinde davalının çevre ve güvenlik koşullarını sağlamadaki yetersizliği nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu, «kusur oranına» göre «maddi tazminat» ile yaşanan korku ve travma sebebiyle manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 37,50 TL maddi tazminat ve 1.250,00 TL man …
Davalı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün davalı yönünden «kesin» olması nedeniyle miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Davacı vekilinin temyiz isteminin incelemesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki (...) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, yolcu «taşıma sözleşmesi» kapsamında meydana gelen kaza sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, zarara sebebiyet veren tren kazasında davalının %25 oranında kusurlu olduğu, geri kalan «kusurun» ise kazaya sebebiyet veren iş makinesinde bulunduğu gerekçesi ile maddi ve manevi tazminat yönünden davalının «kusur oranına» göre sorumluluğuna hükmedilmiştir.
Halbuki, davalı «taşıyıcı» taşıma hukuku kuralları gereğince yolcusunu götürülmesi gereken yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla yükümlü olup, yolculuk sırasında meydana gelen zararlardan «kusursuzluğunu ispat» etmediği sürece sorumludur.
Bu kapsamda, zararın meydana gelmesinde «kusuru» bulunmayan davacıya karşı kusuru bulunanlar müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olup, davalı aleyhine açılan işbu dava nedeniyle zarar konusu miktarın tamamına hükmedilmesi gerekirken, «kusur oranı» üzerinden tahsile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7845 E. 2013/12404 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · hakkaniyet · taşıma sözleşmesi · husumet yokluğu · taşıyıcı · kusur · husumet
Benzer bu kararda… suçunu işlediklerinin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu, olayda manevi tazminat şartlarının gerçekleştiği, talep edilen manevi tazminat miktarının «hakkaniyete» uygun ve ödeme gücü ile de orantılı olduğu gerekçesiyle davalı-gerçek şahıslar yönünden davanın kabulüne, davalı şirket yönünden ise davalı şirketin davalı-gerçek şahısların çalıştığı otobüsün malik-işleteni olması dışında sorumluluğunu gerektirir bir ilgisinin bulunmadığı, davalı-gerçek şahısların kasti bir suça bağlı olarak sorumluluklarının sözkonusu olması karşısında BK madde 55 düzenlemesinin olaya uygulanamayacağı gerekçesiyle, davalı şirket yönünden «husumet itirazının» kabulü ile şirket yönünden «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ile davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.01.2013 günlü ilamıyla davac …
Mahkemece, davalı şirketin davalı gerçek şahısların çalıştığı otobüsün malik-işleteni olması dışında sorumluluğunu gerektirir bir ilgisinin bulunmadığı, davalı gerçek şahısların kasti bir suça bağlı olarak sorumluluklarının söz konusu olması nedeniyle BK madde 55 düzenlemesinin olaya uygulanamayacağı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yine aynı Kanun'un 782. maddesinde, «taşıyıcının» kullandığı kimselerin veya maiyetinde çalışanların «kusurlarının» kendi kusurları hükmünde olduğu belirtilmiştir.
Mülga TTK'nın 806. maddesinde «taşıyıcının», yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla mükellef olduğu belirtilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2552 E. , 2013/4746 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/03/2011 gün ve 2010/18-2011/145 sayılı kararı onayan Daire’nin .../.../2012 gün ve 2011/9779-2012/16148 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalıya ait trende yolcu olarak seyahat etmekte olduğu esnada trenin lokanta kısmında aşırı derecede alkol alan bir yolcu ile yaşadığı tartışmanın ardından bıçakla yaralanması sonucu hayatını kaybettiğini, davalının yolculuğun güvenli bir şekilde gerçekleşmesi için gerekli önlemleri almadığını, davacıların destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek, her bir davacı için ....000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, dava değerini anne ... için 276.968,63 TL, çocuklardan ... için 25.883 TL ve Cihan için ise ....535,97 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla mükellef bulunmasına göre, gerekli güvenlik önlemlerini almayan, bıçakla trene binilmesini engelleyemeyen davalının olayda sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, ... için 251.393,... TL, ... Uğur için ....255 TL ve Cihan için 11.690,65 TL'nin 30.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
...- Dava, destekten yoksun kalma tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı ...'un eşi diğer davacıların babası ...'un davalıya ait trende yolculuk yaparken alkollü başka bir yolcunun saldırısı sonucu öldüğü, davacıların desteklerinden yoksun kaldıkları, yolcuyu sağ ve salim olarak varış yerine ulaştırmakla yükümlü davalının gerekli tedbirleri almamakla kusurlu bulunduğu hususları çekişmesizdir. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde destek tazminatına hükmedilmiştir. Hükme esas alınan bu raporda, davacı çocukların destekten çıktıkları tarihten sonraki aşamalarda kendilerine ait payların davacı annenin payına ekleneceği kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Ancak, davacı çocukların yaşları itibariyle destek ihtiyacının sona ermesinden sonra onların paylarının tamamınını davacı anneye döneceğinin kabulü doğru değildir.
Bu durum karşısında, davalı vekilinin davacı eşin destek zararının hesabına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına bozulması gerekirken yazılı şekilde onanmış olduğundan, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin ........2012 tarih, 2011/9779 esas- 2012/16148 karar sayılı onama kararının kaldırılarak kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin ........2012 Tarih, 2011/9779 Esas-2012/16148 karar sayılı onama kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 12/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452554000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz