Limited şirket müdürü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2242 E. 2019/7531 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürü↗ kesin mehil↗ ek mehil↗ tanık beyanı↗ şirket müdürlüğü↗ sorumluluk davası↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ şirket zararı↗ limited şirket↗ ibraz↗ hmk 353(1)b-2↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 30.07.2015 tarihi itibariyle kasa mevcudu olarak 306.000.- TL'nin davalıların uhdesinde kaldığına ve bundan dolayı davacı şirketin davalılarca zarara uğratıldığına dair iddiasının ve buna bağlı olarak davacı şirketin davalılardan bu sebeplerle alacaklı olduğunun kesin ve yeterli delil ve belgelerle ispatlanamadığı, davacı şirketin tek taraflı ve özel amaçlı olarak yaptırdığını beyan ettiği denetim firmasının raporunun ve tanık beyanlarının davacının bu iddialarını ve alacağının varlığını kesin olarak ispata yeterli olmadığı, nitekim söz konusu raporda dahi bu konuda davacı şirketin davalılardan bir alacağının olduğunun kesin olarak tespit edilip bildirilmediği, anılan raporda ilgili dönemin raporların net ve kati durum olmadığının sadece sunulan tespit ve kayıtlar neticesinde durum tespitinin yapıldığının açıkça belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, limited şirket müdürü olarak görev yapan davalıların şirket kasasında görülen parayı iade etmemek suretiyle şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı sorumluluk davası olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı şirket müdürleri yönünden sorumluluk davası açılabilmesi için 6102 sayılı TTK'nın 618/3.c maddesi uyarınca yasada öngörülen nisapla alınmış bir genel kurul kararının bulunması gerekmekte olup bu husus dava şartıdır. Davacı şirket tarafından ortaklar kurulunca bu yönde alınmış bir karar sunulmadığından dava açma koşulu oluşmamış ise de bu husus yargılama aşamasında da tamamlanabilir. Bu durumda mahkemece öncelikle ortaklar kurulu tarafından bu yönde alınmış bir karar ibrazı için davacı tarafa mehil ve gerektiğinde kesin mehil verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında verilen karara ilişkin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Limited şirket müdürünün sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/521 E. 2015/5538 K.
Ortak:kesin mehil · ek mehil · sorumluluk davası · ortaklar kurulu kararı · limited şirket · ibraz · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece öncelikle «ortaklar kurulu» tarafından bu yönde alınmış bir karar «ibrazı» için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında verilen karara ilişkin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
1- Dava, «limited şirket müdürü» olarak görev yapan davalıların şirket kasasında görülen parayı iade etmemek suretiyle «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı «sorumluluk davası» olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
… ve bundan dolayı davacı şirketin davalılarca zarara uğratıldığına dair iddiasının ve buna bağlı olarak davacı şirketin davalılardan bu sebeplerle alacaklı olduğunun «kesin» ve yeterli delil ve belgelerle ispatlanamadığı, davacı şirketin tek taraflı ve özel amaçlı olarak yaptırdığını beyan ettiği denetim firmasının raporunun ve «tanık beyanlarının» davacının bu iddialarını ve alacağının varlığını kesin olarak ispata yeterli olmadığı, nitekim söz konusu raporda dahi bu konuda davacı şirketin davalılardan bir a …
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece davacı şirket «ortaklar kurulu» tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
618/«son») Dava konusu olayda «sorumluluk davası» açılması için alınmış bir «ortaklar kurulu» kararı dosyaya «ibraz» edilmediğinden dava açma koşulu oluşmamış ise de bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir.
1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · anonim şirket · ticari defter · cy/cy kaydı · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkete ait «ticari defter» ve kayıtlarda davaya konu çeklerin davacıya ait olduğuna ilişkin herhangi bir «kayda» yer verilmediği, anılan çeklerin davalıya «teslim» edildiğine ve davacının davalıdan alacaklı olduğuna dair bir kaydın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesinin uygulanması gerekmektedir.
1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10657 E. 2017/4388 K.
Ortak:limited şirket müdürü · kesin mehil · ek mehil · sorumluluk davası · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · şirket zararı · limited şirket · dava şartı
İncelediğiniz kararda1- Dava, «limited şirket müdürü» olarak görev yapan davalıların şirket kasasında görülen parayı iade etmemek suretiyle «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı «sorumluluk davası» olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece öncelikle «ortaklar kurulu» tarafından bu yönde alınmış bir karar «ibrazı» için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında verilen karara ilişkin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
Davalı «şirket müdürleri» yönünden «sorumluluk davası» açılabilmesi için 6102 sayılı TTK'nın 618/3.c maddesi uyarınca yasada öngörülen nisapla alınmış bir genel kurul kararının bulunması gerekmekte olup bu husus dava şartıdır.
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirket müdürü» olarak görev yapan davalı ...'nun, hiçbir hukuki sebep olmaksızın diğer davalı ...'e şirket hesabından para transferi yapmak sureti ile «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davalı ...'ın davacı şirketi «temsile» yetkili müdür olarak görev yaptığı dönemde diğer davalı ...'a herhangi bir ticari gereklilik olmadan ve bir hizmet alımına da dayanmadan 27.897,50 TL ödemek suretiyle davacı «şirketi zarara» uğrattığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 27.897,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı yararına davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · anonim şirket · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır.
Mahkemece, davalı ...'ın davacı şirketi «temsile» yetkili müdür olarak görev yaptığı dönemde diğer davalı ...'a herhangi bir ticari gereklilik olmadan ve bir hizmet alımına da dayanmadan 27.897,50 TL ödemek suretiyle davacı «şirketi zarara» uğrattığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 27.897,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı yararına davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
618/«son» ) Dava konusu olayda «sorumluluk davası» açılması için alınmış bir genel kurulu kararı bulunmadığından dava açma koşulu oluşmamış ise de bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5212 E. 2017/7552 K.
Ortak:kesin mehil · ek mehil · sorumluluk davası · ortaklar kurulu kararı · limited şirket · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece öncelikle «ortaklar kurulu» tarafından bu yönde alınmış bir karar «ibrazı» için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında verilen karara ilişkin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
1- Dava, «limited şirket müdürü» olarak görev yapan davalıların şirket kasasında görülen parayı iade etmemek suretiyle «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı «sorumluluk davası» olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
… ve bundan dolayı davacı şirketin davalılarca zarara uğratıldığına dair iddiasının ve buna bağlı olarak davacı şirketin davalılardan bu sebeplerle alacaklı olduğunun «kesin» ve yeterli delil ve belgelerle ispatlanamadığı, davacı şirketin tek taraflı ve özel amaçlı olarak yaptırdığını beyan ettiği denetim firmasının raporunun ve «tanık beyanlarının» davacının bu iddialarını ve alacağının varlığını kesin olarak ispata yeterli olmadığı, nitekim söz konusu raporda dahi bu konuda davacı şirketin davalılardan bir a …
Benzer bu karardaBu nedenle, dava konusu olayda «sorumluluk davası» açılması için alınmış bir genel kurulu kararı bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması, bulunmaması halinde bu hususun yargılama sırasında tamamlanabileceği gözetilerek, genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizin 17.11.2015 …
1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir Davacı şirket vekili, davalının müdür olarak görev yaptığı dönemde açılan işçi alacaklarına dair davalar sonucu hükmedilen miktarların, davalın …
Bu maddeye göre, sorumluluk davasının açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir «ortaklar kurulu» kararı bulunması gerekmekte ve bu husus dava şartıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · rücuen tazminat · anonim şirket · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaLimited «şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkin işbu davada, Mülga 6762 sayılı TTK'nin 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır.
1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir Davacı şirket vekili, davalının müdür olarak görev yaptığı dönemde açılan işçi alacaklarına dair davalar sonucu hükmedilen miktarların, davalın …
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 618/«son» madde hükmü de aynı yöndedir.
2 benzer karar daha
-
Limited şirket müdürünün sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5757 E. 2015/12454 K.
Ortak:kesin mehil · ek mehil · sorumluluk davası · ortaklar kurulu kararı · limited şirket · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece öncelikle «ortaklar kurulu» tarafından bu yönde alınmış bir karar «ibrazı» için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında verilen karara ilişkin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
1- Dava, «limited şirket müdürü» olarak görev yapan davalıların şirket kasasında görülen parayı iade etmemek suretiyle «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı «sorumluluk davası» olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
… ve bundan dolayı davacı şirketin davalılarca zarara uğratıldığına dair iddiasının ve buna bağlı olarak davacı şirketin davalılardan bu sebeplerle alacaklı olduğunun «kesin» ve yeterli delil ve belgelerle ispatlanamadığı, davacı şirketin tek taraflı ve özel amaçlı olarak yaptırdığını beyan ettiği denetim firmasının raporunun ve «tanık beyanlarının» davacının bu iddialarını ve alacağının varlığını kesin olarak ispata yeterli olmadığı, nitekim söz konusu raporda dahi bu konuda davacı şirketin davalılardan bir a …
Benzer bu karardaBu durumda, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında res'en gözetilmesi gerektiği hususu da gözönünde bulundurularak mahkemece «ortaklar kurulu» tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verilmesi, dava şartının oluşması halinde 818 sayılı BK'nın 53. ve 6098 sayılı BK'nın 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesince tespit edilecek maddi olgularla hukuk …
Dava konusu olayda «sorumluluk davası» açılması için alınmış bir «ortaklar kurulu» kararı bulunmadığından dava açma koşulu oluşmamış ise de, bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir.
Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · anonim şirket
Benzer bu karardaDava konusu eylemlerin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörüldüğünden uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır.
Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13974 E. 2018/5713 K.
Ortak:limited şirket müdürü · kesin mehil · ek mehil · sorumluluk davası · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · şirket zararı · limited şirket · dava şartı
İncelediğiniz kararda1- Dava, «limited şirket müdürü» olarak görev yapan davalıların şirket kasasında görülen parayı iade etmemek suretiyle «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı «sorumluluk davası» olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece öncelikle «ortaklar kurulu» tarafından bu yönde alınmış bir karar «ibrazı» için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında verilen karara ilişkin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
Davalı «şirket müdürleri» yönünden «sorumluluk davası» açılabilmesi için 6102 sayılı TTK'nın 618/3.c maddesi uyarınca yasada öngörülen nisapla alınmış bir genel kurul kararının bulunması gerekmekte olup bu husus dava şartıdır.
Benzer bu karardaDava, «limited şirket müdürü» olarak görev yapan davalının görev yaptığı süreçte «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı olarak açılmış bulunan «sorumluluk davası» niteliğinde olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
… 2009 yılında kayıt ve beyanlara intikal ettirilen sahte faturalar ile haksız olarak indirim konusu yapılan vergi ve cezalar nedeniyle 45.000,00 TL KDV, 30.442,50 TL «gecikme faizi», 6.000,00 TL özel usulsüzlük cezası olmak üzere toplam 81.442,50 TL'nin şirket tarafından ödendiği, «şirket müdürlerinin» kanunen tutulması gereken «defterlerin» intizamsız bir surette tutulması nedeniyle kanunun ve «esas sözleşmenin» ./.. kendilerine yüklediği «görevlerin» kasten veya ihmal sonucu olarak yapılmaması nedeniyle «şirketi zarara» uğrattıkları, oluşan zarardan «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle davanın kabulü ile 40.721,...
Dava konusu olayda «sorumluluk davası» açılması için alınmış bir «ortaklar kurulu» kararı bulunmadığından dava açma koşulu oluşmamış ise de bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket yöneticisinin sorumluluğu · gecikme faizi · yönetici sorumluluğu · esas sözleşme · müteselsil sorumluluk · anonim şirket · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… 2009 yılında kayıt ve beyanlara intikal ettirilen sahte faturalar ile haksız olarak indirim konusu yapılan vergi ve cezalar nedeniyle 45.000,00 TL KDV, 30.442,50 TL «gecikme faizi», 6.000,00 TL özel usulsüzlük cezası olmak üzere toplam 81.442,50 TL'nin şirket tarafından ödendiği, «şirket müdürlerinin» kanunen tutulması gereken «defterlerin» intizamsız bir surette tutulması nedeniyle kanunun ve «esas sözleşmenin» ./.. kendilerine yüklediği «görevlerin» kasten veya ihmal sonucu olarak yapılmaması nedeniyle «şirketi zarara» uğrattıkları, oluşan zarardan «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle davanın kabulü ile 40.721,...
Ancak, mülga 6762 sayılı ...'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulama alanı bulmaktadır.
618/«son» ) Bu maddeye göre sorumluluk davasının açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir «ortaklar kurulu» kararı bulunması gerekmekte olup bu husus dava şartıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2242 E. , 2019/7531 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/06/2017 tarih ve 2016/1068 E.- 2017/546 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 23/02/2018 tarih ve 2017/775 E.- 2018/182 K. sayılı kararın Yargıtay'ca Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 26.11.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ortaklarından ve diğer davalı ile birlikte müdürü olan davalı ...'nin hissesini dava dışı ...'e devrederek ortaklıktan ayrıldığını, aldırılan denetim raporuna göre devir tarihinde kasa mevcudunun 306.000.- TL olarak kayıtlarda görünmesine rağmen fiilen bulunmadığını, müdürlük görevlerini gereği gibi yerine getirmeyen davalıların bu kasa açığından sorumlu olduklarını ileri sürerek 306.000.- TL'nin ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., dava dilekçesinde tarafına atfedilen hiçbir somut vakanın bulunmadığını, kendisinin tasarrufunda dava konusu tutarın bulunduğuna dair bir bulguya rastlanmadığı yönündeki bilirkişi raporu doğrultusunda savcılık tarafından hakkında takipsizlik kararı verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., işlerin fiiliyatta diğer davalı tarafından yürütüldüğünü, kendisinin bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 30.07.2015 tarihi itibariyle kasa mevcudu olarak 306.000.- TL'nin davalıların uhdesinde kaldığına ve bundan dolayı davacı şirketin davalılarca zarara uğratıldığına dair iddiasının ve buna bağlı olarak davacı şirketin davalılardan bu sebeplerle alacaklı olduğunun kesin ve yeterli delil ve belgelerle ispatlanamadığı, davacı şirketin tek taraflı ve özel amaçlı olarak yaptırdığını beyan ettiği denetim firmasının raporunun ve tanık beyanlarının davacının bu iddialarını ve alacağının varlığını kesin olarak ispata yeterli olmadığı, nitekim söz konusu raporda dahi bu konuda davacı şirketin davalılardan bir alacağının olduğunun kesin olarak tespit edilip bildirilmediği, anılan raporda ilgili dönemin raporların net ve kati durum olmadığının sadece sunulan tespit ve kayıtlar neticesinde durum tespitinin yapıldığının açıkça belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, limited şirket müdürü olarak görev yapan davalıların şirket kasasında görülen parayı iade etmemek suretiyle şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı sorumluluk davası olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı şirket müdürleri yönünden sorumluluk davası açılabilmesi için 6102 sayılı TTK'nın 618/3.c maddesi uyarınca yasada öngörülen nisapla alınmış bir genel kurul kararının bulunması gerekmekte olup bu husus dava şartıdır. Davacı şirket tarafından ortaklar kurulunca bu yönde alınmış bir karar sunulmadığından dava açma koşulu oluşmamış ise de bu husus yargılama aşamasında da tamamlanabilir. Bu durumda mahkemece öncelikle ortaklar kurulu tarafından bu yönde alınmış bir karar ibrazı için davacı tarafa mehil ve gerektiğinde kesin mehil verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında verilen karara ilişkin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının resen BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/563240900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz