6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirket ihyasında ek tasfiye kararı ve tasfiye memuru atanması gerekliliği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/2164 E. 2024/507 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ek Tasfiye ve Tasfiye Memuru Atanması mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İcra takibi devam ederken 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi gereğince resen terkin edilen bir şirketin, sadece devam eden icra takibinin sonuçlandırılması amacıyla ihyasının talep edilmesi halinde, mahkemece terkin işleminin hukuka uygunluğu araştırılıp doğrudan ihyaya (terkinin iptaline) hükmedilmemesi; bunun yerine TTK m. 547 gereğince dosya kapsamıyla sınırlı ek tasfiyeye karar verilmesi ve tasfiye işlemlerini yürütecek bir tasfiye memurunun atanması gerekir. Ayrıca terkin işleminin kanunda öngörülmeyen bir sebeple ve şirket yetkilisine tebligat yapılmaksızın gerçekleştirildiğinin anlaşılması halinde, terkinin usule aykırılığı nedeniyle yargı gideri ve vekalet ücretinin davalı (yasal hasım) tarafından karşılanması gerekir.

Ele alınan sorunlar

İhyası istenen şirkete tasfiye memuru atanması gerekliliği → kabul

İddia: Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili, TTK m. 547/2 gereğince sınırlı olarak ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilen şirketler için tasfiye memuru atanmasının kanuni zorunluluk olduğunu, atanmaması halinde MERSİS'te işlem yapılamayacağını belirterek tasfiye memuru atanmasını talep etmiştir.

Gerekçe: İcra takibi devam ederken ticaret sicilinden 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi gereğince resen terkin edilen şirketin, icra takibinin sonuçlandırılması amacıyla ihyası talep edilmiş ve talep icra takibiyle sınırlı olarak kabul edilmiştir. Davacının taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince verilecek ek tasfiye kararı ile de ulaşılabileceğinden, dava konusu şirketin 547. madde gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için bir tasfiye memuru atanması gerekirken, terkin işleminin hukuka uygun olup olmadığı araştırılıp terkin işleminin iptali niteliğinde doğrudan şirketin ihyasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Borçlu şirket hakkında sicil kaydının terkininden evvel açılan icra takibi bulunduğundan, eldeki takibin sonlandırılabilmesi için şirketin ihyasının sınırlı olarak kabul edildiği hususu kesinleştiğinden, ek tasfiyenin tamamlanması için tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Yapılan hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, şirketin icra takibi ile sınırlı olarak ihyasına ve eski şirket yetkilisinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücreti takdiri → kabul

İddia: Davacı vekili, davanın kabulüne rağmen davacı lehine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek bu hususların davacı lehine hükmedilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Dava dışı şirketin terkin sebebinin şirketin adresinde tespit edilememesi olduğu, kanunda öngörülmeyen bir sebeple terkin işlemi yapıldığı, şirket yetkilisine ayrıca tebligat çıkartılmadığı anlaşılmakla davalı tarafından yapılan terkinin usule uygun yapılmadığı, bu nedenle davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği halde davalının yasal hasım olduğundan bahisle yargı giderinin davacı üzerinde bırakılması doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İcra takibinin sonuçlandırılması amacıyla sınırlı olarak ihyası talep edilen şirketlerde, terkin işleminin hukuka uygunluğunun araştırılıp doğrudan ihyaya hükmedilmesi yerine TTK m. 547 gereğince ek tasfiyeye karar verilmesi ve tasfiye memuru atanması gerektiği yönündeki tespit, benzer ihya davalarında emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası resen terkin ek tasfiye tasfiye memuru atanması 6102 sayılı Kanun Geçici 7. madde TTK 547 yasal hasım

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — 6102 sayılı Kanun Geçici 76102 sayılı Kanun 547 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-ç

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/2164

KARAR NO 2024/507

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/06/2023

NUMARASI 2022/534 Esas - 2023/465 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirket adına düzenlenen 16.09.2011 tanzim ve 30.01.2012 vade tarihli 5.000-TL bedelli 16.09.2011 tanzim 28.02.2012 vade tarihli 5.873-TL bedelli bononun, vadesinde ödenmemesi üzerine icra takibine girişildiğini, 30.04.2013 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takip kapsamında düzenlenen ödeme emri 30.01.2014 tarihinde borçlu şirkete TK 35’e göre tebliğ edildiğini ve takibin kesinleştiğini, takip dosyası kapsamında işlemler yürütülürken borçlu şirketin ticaret sicilinden re’sen terkin edildiğini, icra takibinin henüz sonuçlandırılamadığını belirterek müvekkilinin ihyası istenen ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’den olan alacağına istinaden İstanbul ...

İcra Müdürlüğü ...-esas sayılı dosyasının neticelendirilmesi için, şirketin ihyasına ve terkin kaydının iptali ile tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili, TTKnın 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34.madde hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, müvekkil Ticaret Sicil Müdürlüğünün resen terkin işlemi, 6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını,sicilin mahkeme kararı olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargı gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacı’nın, ihyası istenilen alacağına istinaden derdest olan İstanbul ... İcra Dairesinin ... -esas sayılı dosyasının neticelendirilmesi için şirketin sicil kaydının ihyası talebi istemine ilişkin olduğunun tespit edildiği, tüzel kişiliği sona erdirilen şirket hakkında devam eden yargılamanın yürütülebilmesi içi yeniden ihyası gerektiğinden şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, davalı yasal hasım olduğundan yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili; mahkemece dava konusu şirketin ticaret sicil kaydının terkinine ilişkin işlemin iptal edilmesine karar verilmeksizin diğer bir ifadeyle, ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde olmaksızın sınırlı olarak ek tasfiyesine karar verildiğini ancak terkin sebebi gerekçe gösterilerek tasfiye memuru atanmadığını, oysa TTK m. 547/2 gereğince, sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlerin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması kanun'un bir gereği olduğu gibi zorunluluk da arz ettiğini, zira belirli bir işin görülmesi, bir dava veya icra takibi kapsamında ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilen şirketle ilgili işlemlerin yürütülebilmesi tasfiye memuru atanmasının şart olduğunu, tasfiye memuru atanmaması durumunda verilen kararla ilgili olarak MERSİS'te işlem yapılması da mümkün olmadığını belirterek ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanmasına (Yargıtay HGK nın 28.09.2021 tarihli, E.

2017/11-3184 K. 2021/1107 sayılı ilâmı) karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davacı vekili, davanın kabulüne rağmen davacı lehine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararın kaldırılarak davacı müvekkili lehine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı tarafından başlatılan icra takibi devam etmekte iken borçlu şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiği terkin edilme sebebinin "adresin tespit edilememesi" olduğu, şirkete yapılan tebligatın yapılamadan iade edildiği, şirket yetkilisine tebligat çıkartılmadığı anlaşılmaktadır.Karar davalı vekili tarafından şirkete tasfiye memuru atanmaması nedeniyle, davacı vekili tarafından da davacı lehine yargı gideri takdir edilmediğinden bu kısımlar ile sınırlı olarak istinaf edilmiştir. İhyası istenen şirket 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi gereğince resen terkin edilmiş ve davacı tarafından anılan geçici madde kapsamında şirketin ihyası talep edilmiş,ve icra takibinin sonuçlandırılması için ihya talebi icra takibi ile sınırlı olarak kabul edilmiş ise de tasfiye memuru atanmamıştır." Davacı, taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547.

maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabileceği, o hâlde bölge adliye mahkemesince dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerekirken ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi gereğince terkin işleminin hukuka uygun olup olmadığı araştırılarak terkin işleminin hukuka uygun olmadığından bahisle terkin işleminin iptali niteliğindeki şirketin ihyasına karar verilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay HGK'nın 2023/11-338 esas, 2024/3 karar sayılı 24.01.2024 tarihli ilamı, Yargıtay 11. HD'nin 22.03.2022 tarihli, 2020/8099 esas, 2022/2190 karar sayılı ilamı ) Dava dışı şirketin terkin sebebi ,şirketin adresinde tesbit edilememesi olduğu kanunda öngörülmeyen bir sebeble terkin işlemi yapıldığı, şirket yetkilisine ayrıca tebligat çıkartılmadığı anlaşılmakla davalı tarafından yapılan terkinin usule uygun yapılmadığı anlaşılmakla davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği halde davalının yasal hasım olduğundan bahisle yargı giderinin davacı üzerinde bırakılması doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; borçlu şirket hakkında sicil kaydının terkininden evvel açılan icra takibi bulunduğu anlaşılmakla eldeki takibin sonlandırılabilmesi için şirketin ihyasının sınırlı olarak kabul edildiği kararın bu yönüyle kesinleştiği, sınırlı olarak ihya yapılması hususu kesinleştiğinden ek tasfiyenin tamamlanması için tasfiye memuru atanması gerekmektedir.Davacı ve davalı vekillerinin istinaf nedenleri yerinde olduğundan, istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden şirketin icra takibi ile sınırlı olarak ihyası ile eski şirket yetkilisi ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, davacı yargı giderinin davalıdan tahsiline,davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 Tarih 2022/534 Esas 2023/465 Karar sayılı kararın gerekçesi nedeniyle HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA Davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı (eski esas 2013/10970) sayılı dosyası ve devamı işlemler için ihyasına ve terkin kaydının iptali ile sicile kayıt ve tesciline, Ek tasfiyenin tamamlanması için eski şirket yetkilisi ...in tasfiye memuru olarak atanmasına, İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; Alınması gereken 179,90-TL maktu karar harcından peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 99,20-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 133-TL yargı gideri ile Davacı lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, "Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davacı ve davalı tarafından yatırılan (davacı 269,85-TL, davalı 269,85-TL) istinaf karar harçlarının talep halinde ayrı ayrı yatıran tarafa iadesine, Davacı tarafından yapılan 307-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

04/04/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/56250 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3769 E. 2024/5908 K. · Onandı

Sınırlı ihyada ek tasfiye için tasfiye memuru atanması zorunludur

Gerekçe özeti

Ticaret sicilinden silinen şirketin belirli bir takip dosyası ve devamı işlemler için ihyası istendiğinde, karar terkin işleminin iptali niteliğinde kurulamaz; dosya kapsamıyla sınırlı ek tasfiyeye karar verilmeli ve tasfiye işlemlerinin yürütülebilmesi için bir tasfiye memuru atanmalıdır. Re'sen terkin, kanunda öngörülmeyen bir sebebe (şirketin adresinde tespit edilememesi) dayanıyor ve şirket yetkilisine ayrıca tebligat çıkarılmamışsa terkin usule uygun değildir; bu hâlde sicil müdürlüğü yasal hasım sayılarak yargılama gideri davacı üzerinde bırakılamaz, davacı yararına yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilir.

Emsal değeri

Sınırlı ihya kararının ek tasfiye çerçevesinde kurulması ve tasfiye memuru atanmasının zorunluluğu ile kanunda öngörülmeyen sebeple yapılan terkinde sicil müdürlüğünün yasal hasım sayılamayacağı bakımından emsal değer taşır.

Kavramlar: şirketin ihyası ek tasfiye tasfiye memuru re'sen terkin ticaret sicili kaydının iptali yasal hasım münfesih şirket

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/3769 E.  ,  2024/5908 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/2164 Esas, 2024/507 Karar

HÜKÜM

Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/534 E., 2023/465 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına düzenlenen bonoların vadesinde ödenmemesi üzerine icra takibine girişildiğini, ödeme emrinin borçlu şirkete tebliğ edildiğini ve takibin kesinleştiğini ancak takip dosyası kapsamında işlemler yürütülürken borçlu şirketin ticaret sicilinden re’sen terkin edildiğini, icra takibinin henüz sonuçlandırılamadığını ileri sürerek müvekkilinin alacağına istinaden İstanbul 21. İcra Müdürlüğü 2016/30901 E. sayılı dosyasının neticelendirilmesi için, ... Reklamcılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına ve terkin kaydının iptali ile tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ilgili kanun maddeleri doğrultusunda işlem yapıldığını, resen terkin işleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ” kapsamında olduğunu ve tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, sicilin mahkeme kararı olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargı gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, ihyası istenilen alacağına istinaden derdest olan icra takip dosyasının neticelendirilmesi için şirketin sicil kaydının ihyası talebi istemine ilişkin olduğunun tespit edildiği, tüzel kişiliği sona erdirilen şirket hakkında devam eden yargılamanın yürütülebilmesi için yeniden ihyası gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile ... Reklamcılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin İstanbul 21. İcra müdürlüğünün 2016/30901 E. sayılı (eski esas 2013/10970) sayılı dosyası ve devamı işlemler için ihyasına ve terkin kaydının iptali ile tesciline, şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, davalı yasal hasım olduğundan yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulüne rağmen davacı lehine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararın kaldırılarak davacı müvekkili lehine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dava konusu şirketin sınırlı olarak ek tasfiyesine karar verildiğini ancak terkin sebebi gerekçe gösterilerek tasfiye memuru atanmadığını, oysa 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlerin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması kanunun bir gereği olduğu gibi zorunluluk da arz ettiğini, zira belirli bir işin görülmesi, bir dava veya icra takibi kapsamında ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilen şirketle ilgili işlemlerin yürütülebilmesi tasfiye memuru atanmasının şart olduğunu, tasfiye memuru atanmaması durumunda verilen kararla ilgili olarak MERSİS'te işlem yapılması da mümkün olmadığını belirterek ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerekirken ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereğince terkin işleminin hukuka uygun olup olmadığı araştırılarak terkin işleminin hukuka uygun olmadığından bahisle terkin işleminin iptali niteliğindeki şirketin ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığı, ihyası talep edilen şirketin terkin sebebinin şirketin adresinde tespit edilememesi olduğu, bu şekilde kanunda öngörülmeyen bir sebeble terkin işlemi yapıldığı, şirket yetkilisine ayrıca tebligat çıkartılmadığı, bu nedenle davalı tarafından yapılan terkin işlemi usule uygun olmadığından davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği halde davalının yasal hasım olduğundan bahisle yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak sureti ile davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 341769 sicil numarası ile kayıtlı bulunan ...

Reklamcılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin İstanbul 21. İcra Müdürlüğü'nün 2016/30901 E. sayılı (eski E. 2013/10970) sayılı dosyası ve devamı işlemler için ihyasına ve terkin kaydının iptali ile sicile kayıt ve tesciline, ek tasfiyenin tamamlanması için eski şirket yetkilisi ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle: dava konusu müvekkili işleminin hukuka uygun olduğu hâlde davanın kabul edilerek müvekkil aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası ile geçici 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.