Ambalajlama hatası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4573 E. 2019/5993 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ambalajlama hatası↗ hasar şerhi↗ sdr kuru↗ halefiyet ilkesi↗ taşıma senedi↗ hasar ihbarı↗ sdr↗ hmk 297↗ eksper raporu↗ nakliyat sigortası↗ cmr konvansiyonu↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ halefiyet↗ rücuen tahsil↗ tahsilde tekerrür↗ aktif dava ehliyeti↗ cmr↗ rücuen tazminat↗ cy/cy şerhi↗ olumsuz oy↗ taraf ehliyeti↗ ihbar↗ yetki↗ fatura↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2018/4573 E. , 2019/5993 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 19/02/2018 tarih ve 2016/908-2018/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı olan Vestel Elektronik San. ve Tic. A.Ş'ye ait 21.08.2003 tarih ve 14256 sayılı fatura muhteviyatı TV tüpü emtiasının, davalılar tarafından Litvanya'dan Türkiye'ye taşındığını, Manisa Gümrük Müdürlüğü'nde tutulan 03.09.2003 tarihli tutanak ile bir kısım emtianın nakliye esnasında hasarlandığının tespit edildiğini, eksper raporu ile 7.650,00 Euro karşılığı 11.640,00 TL olarak tespit edilen hasarın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, TTK 1301 maddesi gereğince ödenen hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili; hamule senedinde hasar şerhi bulunmadığını, hasara ilişkin tutanaktaki imzanın müvekkilinin yetki verdiği kişilere ait olmadığını ve tutanakta araç şoförünün imzasının bulunmadığını, süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, CMR Konvansiyonu’nun 17 nci maddesi hükmü uyarınca müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, hasarın istiften veya emtianın özelliğinden kaynaklandığını, davaya konu taşımaya ait hamule senedinin 18 nolu bölümünde, yanlış ve hatalı yüklemeden nakliyeci firmanın sorumlu olmadığına ilişkin kaydın yer aldığını, müvekkili şirketin hasardan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... şirketi vekili; taşıma senedi üzerinde malların hasarlı alındığına ilşkin bir kayıt bulunmadığını, hasarın ambalaj hatası, yükleme veya boşaltmadan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının halefiyet ilkesi gereği sigortalının haklarına halef olduğu, yapılan kusur incelemesinde taraflara eşit oranda %50 kusur verilmiş verildiği, bozma ilamı doğrultusunda karar tarihindeki SDR kuru üzerinden re’sen hesaplama yapıldığı, buna göre re’sen dava tarihindeki SDR kuru üzerinden yapılan hesaplama sonucunda elde edilen miktarın 27.297,41 TL olduğu, davacı tarafından sigortalıya ödenen ve işbu davada talep edilen 11.640,00 TL üzerinden %50 kusur oranında davalı şirketin yarı oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5.820,00 TL'nin sigortalıya ödeme tarihi olan 24.10.2003 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yıllık ticari avans faiziyle davalı ... A.Ş.'den, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, taşıma konusu emtianın taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına hasar bedelini ödeyen davacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilerek belirlenen bedelin davalı ... A.Ş.’den tahsiline karar verilmiş olup davalı ... şirketi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm tesis edilmemiştir. 6100 sayılı HMK’nın 297/2 maddesi uyarınca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Dava dilekçesinde, davalı olarak sigorta şirketine de husumet yöneltilmesi, anılan davalının gerekçeli kararda davalı olarak belirtilmiş olması karşısında mahkemece, davalı ... şirketi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması doğru olmamış, kararın belirtilen nedenle re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-)Bozma sebep ve şekline göre davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8517 E. 2013/22793 K.
Ortak:hasar şerhi · cy/cy şerhi · sigorta poliçesi · cy/cy kaydı · hasar
İncelediğiniz karardaA.Ş. vekili; hamule senedinde «hasar şerhi» bulunmadığını, hasara ilişkin tutanaktaki imzanın müvekkilinin «yetki» verdiği kişilere ait olmadığını ve tutanakta araç şoförünün imzasının bulunmadığını, süresinde «hasar ihbarı» yapılmadığını, davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığını, CMR Konvansiyonu’nun 17 nci maddesi hükmü uyarınca müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, hasarın istiften veya emtianın özelliğinden kaynaklandığını, davaya konu taşımaya ait hamule senedinin 18 nolu bölümünde, yanlış ve hatalı yüklemeden nakliyeci firmanın sorumlu olmadığına ilişkin «kaydın» yer aldığını, müvekkili şirketin hasardan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
A.Ş. vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkili nezdinde «nakliyat sigorta poliçesi» ile sigortalı olan Vestel Elektronik San. ve Tic.
A.Ş'ye ait 21.08.2003 tarih ve 14256 sayılı «fatura» muhteviyatı TV tüpü emtiasının, davalılar tarafından Litvanya'dan Türkiye'ye taşındığını, Manisa Gümrük Müdürlüğü'nde tutulan 03.09.2003 tarihli tutanak ile bir kısım emtianın nakliye esnasında hasarlandığının tespit edildiğini, «eksper raporu» ile 7.650,00 Euro karşılığı 11.640,00 TL olarak tespit edilen «hasarın» sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, TTK 1301 maddesi gereğince ödenen hasar bedelinin davalılardan «rücuen tahsilini» talep ve dava etmiştir.
Benzer bu kararda31.10.2012 tarihli ek raporda da tarafların «ibraz» ettiği 2 adet fotokopi hamule senedinin incelendiği, mahkemece davalının savunmasında geçen hamule senedi aslının incelenmesi neticesi «hasar şerhi» içermediğinin tespiti halinde davalının sorumlu tutulamayacağı belirtilmiş olup, bu kapsamda mahkemece, taraflarda bulunan CMR Hamule Senedi aslı ibraz ettirilip, yine dava konusu poliçe ve ekleri ile tazminat makbuzu-«ibraname» asılları dosya arasına celp edilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazında, müvekkilinde bulunan hamule senedinin temiz olduğunu, «hasar» «kaydı» içermediğini, davacının elindeki fotokopi hamule senedine göre düzenlenen rapora itibar edilemeyeceğini ve hasarın «teminat» dışı olduğunu bildirmiştir.
Dava, nakliyat emtia «abonman sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:abonman sigorta poliçesi · rücuan tazminat · ibraname · eksik inceleme · ibraz · teminat
Benzer bu kararda31.10.2012 tarihli ek raporda da tarafların «ibraz» ettiği 2 adet fotokopi hamule senedinin incelendiği, mahkemece davalının savunmasında geçen hamule senedi aslının incelenmesi neticesi «hasar şerhi» içermediğinin tespiti halinde davalının sorumlu tutulamayacağı belirtilmiş olup, bu kapsamda mahkemece, taraflarda bulunan CMR Hamule Senedi aslı ibraz ettirilip, yine dava konusu poliçe ve ekleri ile tazminat makbuzu-«ibraname» asılları dosya arasına celp edilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Dava, nakliyat emtia «abonman sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
… sürerek, 7.331,32 TL’nin rücuan tahsilini talep etmiş, davalı vekili ise müvekkilinde bulunan taşımaya konu hamule senedinin temiz olduğunu, rutubetten kaynaklanan «hasarlar» «teminat» dışı olduğu için davacının ödemesinin hatır ödemesi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece alınan 13.07.2012 tarihli raporda davacının «ibraz» ettiği CMR fotokopisi üzerinde inceleme yapılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3658 E. 2015/11650 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Nakliyat emtia poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9874 E. 2016/469 K.
Ortak:ihbar · hasar
İncelediğiniz karardaA.Ş. vekili; hamule senedinde «hasar şerhi» bulunmadığını, hasara ilişkin tutanaktaki imzanın müvekkilinin «yetki» verdiği kişilere ait olmadığını ve tutanakta araç şoförünün imzasının bulunmadığını, süresinde «hasar ihbarı» yapılmadığını, davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığını, CMR Konvansiyonu’nun 17 nci maddesi hükmü uyarınca müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, hasarın istiften veya emtianın özelliğinden kaynaklandığını, davaya konu taşımaya ait hamule senedinin 18 nolu bölümünde, yanlış ve hatalı yüklemeden nakliyeci firmanın sorumlu olmadığına ilişkin «kaydın» yer aldığını, müvekkili şirketin hasardan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
A.Ş'ye ait 21.08.2003 tarih ve 14256 sayılı «fatura» muhteviyatı TV tüpü emtiasının, davalılar tarafından Litvanya'dan Türkiye'ye taşındığını, Manisa Gümrük Müdürlüğü'nde tutulan 03.09.2003 tarihli tutanak ile bir kısım emtianın nakliye esnasında hasarlandığının tespit edildiğini, «eksper raporu» ile 7.650,00 Euro karşılığı 11.640,00 TL olarak tespit edilen «hasarın» sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, TTK 1301 maddesi gereğince ödenen hasar bedelinin davalılardan «rücuen tahsilini» talep ve dava etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili; «taşıma senedi» üzerinde malların hasarlı alındığına ilşkin bir kayıt bulunmadığını, «hasarın» «ambalaj hatası», yükleme veya boşaltmadan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının «halefiyet ilkesi» gereği sigortalının haklarına halef olduğu, yapılan «kusur» incelemesinde taraflara eşit oranda %50 kusur verilmiş verildiği, bozma ilamı doğrultusunda karar tarihindeki SDR kuru üzerinden re’sen hesaplama yapıldığı, buna g …
Benzer bu kararda3- Öte yandan, CMR 30. maddesine göre «taşıyıcıya» kayıp veya «hasar» nedeniyle «ihbarın» hiç veya zamanında ileri sürülmemiş olması, taşıyıcıya karşı dava açılmasını engellemez.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hamule senedinde malın hasarlı olduğuna dair «ihtirazi kayıt» bulunmadığı, CMR 30. madde uyarınca «ihbar» yapılmaması nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğu» olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesi gereğince «rücu davası» açılabilmesi için sigortalıya ödeme yapılması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerektiği, davacı yönünden rücu koşullarının gerçekle …
1- Dava, nakliyat emtia poliçesinden kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece hamule senedinde malın hasarlı olduğuna dair «ihtirazi kayıt» bulunmadığı, CMR 30. maddesi uyarınca «ihbar» yapılmaması nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğu» olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesi gereğnice «rücu davası» açılabilmesi için sigortalıya ödeme yapılması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerektiği, davacı yönünden rücu koşullarının oluşmadı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu davası · ihtirazi kayıt · rücuan tazminat · ibraname · taşıyıcının sorumluluğu · rücu · ispat yükü · kâr kaybı
Benzer bu kararda1- Dava, nakliyat emtia poliçesinden kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece hamule senedinde malın hasarlı olduğuna dair «ihtirazi kayıt» bulunmadığı, CMR 30. maddesi uyarınca «ihbar» yapılmaması nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğu» olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesi gereğnice «rücu davası» açılabilmesi için sigortalıya ödeme yapılması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerektiği, davacı yönünden rücu koşullarının oluşmadı …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hamule senedinde malın hasarlı olduğuna dair «ihtirazi kayıt» bulunmadığı, CMR 30. madde uyarınca «ihbar» yapılmaması nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğu» olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesi gereğince «rücu davası» açılabilmesi için sigortalıya ödeme yapılması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerektiği, davacı yönünden rücu koşullarının gerçekle …
Oysa, davacı taraf dava dilekçesinde sigortalıya 31.05.2006 tarihinde ödeme yapıldığını belirttiği ve delil listesinde «ibraname» ve tazminat makbuzuna dayandığı halde anılan belgeler davacıdan talep edilmeden 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesi uyarınca «rücu» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Böyle bir davada «ispat yükü» davacıda olup, çekince gösterilmiş olsun veya olmasın, malların kısmen veya tamamen «kaybının» yada «hasarının», «taşıyıcının» malları «teslim» aldığı an ile malları teslim ettiği an arasında meydana geldiğini, bir başka deyişle taşıyıcı lehine oluşan karinenin aksini ispat etmekle yükümlüdür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4573 E. , 2019/5993 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 19/02/2018 tarih ve 2016/908-2018/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı olan Vestel Elektronik San. ve Tic. A.Ş'ye ait 21.08.2003 tarih ve 14256 sayılı fatura muhteviyatı TV tüpü emtiasının, davalılar tarafından Litvanya'dan Türkiye'ye taşındığını, Manisa Gümrük Müdürlüğü'nde tutulan 03.09.2003 tarihli tutanak ile bir kısım emtianın nakliye esnasında hasarlandığının tespit edildiğini, eksper raporu ile 7.650,00 Euro karşılığı 11.640,00 TL olarak tespit edilen hasarın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, TTK 1301 maddesi gereğince ödenen hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili; hamule senedinde hasar şerhi bulunmadığını, hasara ilişkin tutanaktaki imzanın müvekkilinin yetki verdiği kişilere ait olmadığını ve tutanakta araç şoförünün imzasının bulunmadığını, süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, CMR Konvansiyonu’nun 17 nci maddesi hükmü uyarınca müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, hasarın istiften veya emtianın özelliğinden kaynaklandığını, davaya konu taşımaya ait hamule senedinin 18 nolu bölümünde, yanlış ve hatalı yüklemeden nakliyeci firmanın sorumlu olmadığına ilişkin kaydın yer aldığını, müvekkili şirketin hasardan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... şirketi vekili; taşıma senedi üzerinde malların hasarlı alındığına ilşkin bir kayıt bulunmadığını, hasarın ambalaj hatası, yükleme veya boşaltmadan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının halefiyet ilkesi gereği sigortalının haklarına halef olduğu, yapılan kusur incelemesinde taraflara eşit oranda %50 kusur verilmiş verildiği, bozma ilamı doğrultusunda karar tarihindeki SDR kuru üzerinden re’sen hesaplama yapıldığı, buna göre re’sen dava tarihindeki SDR kuru üzerinden yapılan hesaplama sonucunda elde edilen miktarın 27.297,41 TL olduğu, davacı tarafından sigortalıya ödenen ve işbu davada talep edilen 11.640,00 TL üzerinden %50 kusur oranında davalı şirketin yarı oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5.820,00 TL'nin sigortalıya ödeme tarihi olan 24.10.2003 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yıllık ticari avans faiziyle davalı ...
A.Ş.'den, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, taşıma konusu emtianın taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına hasar bedelini ödeyen davacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilerek belirlenen bedelin davalı ... A.Ş.’den tahsiline karar verilmiş olup davalı ... şirketi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm tesis edilmemiştir. 6100 sayılı HMK’nın 297/2 maddesi uyarınca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Dava dilekçesinde, davalı olarak sigorta şirketine de husumet yöneltilmesi, anılan davalının gerekçeli kararda davalı olarak belirtilmiş olması karşısında mahkemece, davalı ... şirketi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması doğru olmamış, kararın belirtilen nedenle re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-)Bozma sebep ve şekline göre davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 30/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/550208700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz