Nakliyat emtia poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9874 E. 2016/469 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cmr madde 30↗ rücu davası↗ çekince (ihtirazi kayıt)↗ ihtirazi kayıt↗ rücuan tazminat↗ ibraname↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ cmr↗ rücu↗ ispat yükü↗ kâr kaybı↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ hasar↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hamule senedinde malın hasarlı olduğuna dair ihtirazi kayıt bulunmadığı, CMR 30. madde uyarınca ihbar yapılmaması nedeniyle taşıyıcının sorumluluğu olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesi gereğince rücu davası açılabilmesi için sigortalıya ödeme yapılması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerektiği, davacı yönünden rücu koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece hamule senedinde malın hasarlı olduğuna dair ihtirazi kayıt bulunmadığı, CMR 30. maddesi uyarınca ihbar yapılmaması nedeniyle taşıyıcının sorumluluğu olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesi gereğnice rücu davası açılabilmesi için sigortalıya ödeme yapılması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerektiği, davacı yönünden rücu koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf dava dilekçesinde sigortalıya 31.05.2006 tarihinde ödeme yapıldığını belirttiği ve delil listesinde ibraname ve tazminat makbuzuna dayandığı halde anılan belgeler davacıdan talep edilmeden 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesi uyarınca rücu koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Ayrıca, taşımaya ilişkin hamule senedinde alıcının emtiayı hasarlı teslim aldığına dair ihtirazi kayıt olmadığı belirtilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hamule senedinde alıcının imzasının bulunduğu yerde... ibareler olduğu, belgenin tercüme edilmiş halinin dosyaya sunulması gerektiği belirttiği halde, davacıdan istenen okunaksız ve tercümesiz hamule senedine dayanılarak, malın hasarlı teslim alındığına dair ihtirazi kayıt olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece hamule senedinin okunaklı ve tercüme edilmiş olarak ibrazı istenerek, davalı taşıyıcıda hamule senedinin bir suretini sunduğuna göre, gerektiğinde anılan belge davalıdan da talep edilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, CMR 30. maddesine göre taşıyıcıya kayıp veya hasar nedeniyle ihbarın hiç veya zamanında ileri sürülmemiş olması, taşıyıcıya karşı dava açılmasını engellemez. Taşıyıcıya çekince bildirilmemesinin somut etkisi, gönderilenin eşyayı taşıma senedinde yazılı olduğu biçimde teslim aldığı yolunda taşıyıcı lehine karinenin doğmasına neden olup, bu karinenin ortadan kaldırılması ve taşıyıcının sorumlu olduğunun ileri sürülerek taşıyıcıya karşı dava açılması mümkündür. Böyle bir davada ispat yükü davacıda olup, çekince gösterilmiş olsun veya olmasın, malların kısmen veya tamamen kaybının yada hasarının, taşıyıcının malları teslim aldığı an ile malları teslim ettiği an arasında meydana geldiğini, bir başka deyişle taşıyıcı lehine oluşan karinenin aksini ispat etmekle yükümlüdür. Nitekim, davacı taraf ... yetkilileri tarafından düzenlenen kaza tutanağı ve alıcı firmanın malların hasarlı olarak teslim edildiğine dair yazısını dosyaya ibraz etmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacının malın hasarlı olarak taşındığına dair dellilleri incelenip değerlendirilmeden CMR 30. madde gereğince taşıyıcıya ihbar yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6909 E. 2023/6604 K.
Ortak:rücu davası · ihtirazi kayıt · rücuan tazminat · ibraname · taşıyıcının sorumluluğu · rücu · ispat yükü · kâr kaybı
İncelediğiniz kararda1- Dava, nakliyat emtia poliçesinden kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece hamule senedinde malın hasarlı olduğuna dair «ihtirazi kayıt» bulunmadığı, CMR 30. maddesi uyarınca «ihbar» yapılmaması nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğu» olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesi gereğnice «rücu davası» açılabilmesi için sigortalıya ödeme yapılması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerektiği, davacı yönünden rücu koşullarının oluşmadı …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hamule senedinde malın hasarlı olduğuna dair «ihtirazi kayıt» bulunmadığı, CMR 30. madde uyarınca «ihbar» yapılmaması nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğu» olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesi gereğince «rücu davası» açılabilmesi için sigortalıya ödeme yapılması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerektiği, davacı yönünden rücu koşullarının gerçekle …
Oysa, davacı taraf dava dilekçesinde sigortalıya 31.05.2006 tarihinde ödeme yapıldığını belirttiği ve delil listesinde «ibraname» ve tazminat makbuzuna dayandığı halde anılan belgeler davacıdan talep edilmeden 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesi uyarınca «rücu» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece Verilen (İlk) Karar Mahkemece 05.06.2014 tarih, 2013/319E. ve 2014/250 K. sayılı kararı ile hamule senedinde malın hasarlı olduğuna dair «ihtirazi kayıt» bulunmadığı, Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesinin (CMR) 30 uncu maddesi uyarınca «ihbar» yapılmaması nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğu» olmadığı, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 1301 inci maddesi gereğince «rücu davası» açılabilmesi için sigortalıya ödeme yapılması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerektiği, davacı yönünden rücu koşullarının gerçekle …
Bozma Kararı Dairemizin 19.01.2016 tarih, 2015/9874 E. ve 2016/469 K. sayılı kararı ile“.., davacı taraf dava dilekçesinde sigortalıya 31.05.2006 tarihinde ödeme yapıldığını belirttiği ve delil listesinde «ibraname» ve tazminat makbuzuna dayandığı halde anılan belgeler davacıdan talep edilmeden 6762 Sayılı TTK'nın 1301 inci maddesi uyarınca «rücu» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Böyle bir davada «ispat yükü» davacıda olup, çekince gösterilmiş olsun veya olmasın, malların kısmen veya tamamen «kaybının» yada «hasarının», «taşıyıcının» malları «teslim» aldığı an ile malları teslim ettiği an arasında meydana geldiğini, bir başka deyişle taşıyıcı lehine oluşan karinenin aksini ispat etmekle yükümlüdür.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gümrük vergisi · teslim şekli · tenzili muafiyet · birim fiyat · nakliyat emtia sigortası · eksper raporu · muafiyet · ziya
Benzer bu kararda… ığ, toprak ve dağ heyelanı, köprü yıkılması, yolların çökmesi, kamyon ve treylerin devrilmesi, yanması, çarpması ve çarpışması sonucunda taşınan emtianın uğrayacağı «ziya» ve hasarları «muafiyetsiz» olarak temin edileceği, beher «hasar» vukuunda sigorta bedelinin %5' i oranında «tenzili muafiyet» uygulanacağı, kamyon plakası ...-0651, mal bedelinin 28.000 TL olduğu, 07.02.2006 tarihli Gümrük Beyannamesine göre; göndericinin dava dışı ...
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu malların zamanında ve sağlam bir şekilde alıcı firmaya «teslim» edildiğini, hamule senedi incelendiğinde malların hasarsız bir şekilde teslim edildiğinin anlaşıldığını, taşımaya konu malların değerinin 9.297,60 TL olduğunu ve bu ödemelerin «gümrük vergilerinin» düşük ödenebilmesi için mal faturalarının düşük «birim fiyat» üzerinden düzenlendiğinin söylendiğini, böyle bir ödemenin yapılmasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Company firması olduğu, «teslim şeklinin» FOB olduğu, Hamule senedine göre gönderici ve alıcının Gümrük Beyannamesindeki gibi olduğu, malların teslim yeri ve tarihinin Antalya-07.02.2006, brüt ağırlığının 5.520 kg hıyar+16.050 kg domates=21.570 kg olduğu, emtianın 24 nolu kutucuktan anlaşıldığı üzere 11.02.2006 tarihinde teslim alındığı, davacı ... şirketinin sigortaladığı sigortalı ürünleri «taşıyan» ... plakalı aracın Rusya da kaza yaptığı, ... plakalı davalı şirket aracının “Römorkun sağ tarafa deforme olmuştur” şeklinde tespitin yapıldığı, «rizikonun» gerçekleşmesi üzerine davacı Finans Sigorta AŞ’nin sigortalısı dava dışı ...
AŞ’ye ait «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında sigortalanmış sigortalı ürünler «hasar» gördüğü için davacı şirket tarafından dava dışı sigortalıya 31.05.2006 tarihinde 21.600,00 TL ödeme yapıldığı, dava dışı ...
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3380 E. 2010/9635 K.
Ortak:taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz kararda3- Öte yandan, CMR 30. maddesine göre «taşıyıcıya» kayıp veya «hasar» nedeniyle «ihbarın» hiç veya zamanında ileri sürülmemiş olması, taşıyıcıya karşı dava açılmasını engellemez.
Böyle bir davada «ispat yükü» davacıda olup, çekince gösterilmiş olsun veya olmasın, malların kısmen veya tamamen «kaybının» yada «hasarının», «taşıyıcının» malları «teslim» aldığı an ile malları teslim ettiği an arasında meydana geldiğini, bir başka deyişle taşıyıcı lehine oluşan karinenin aksini ispat etmekle yükümlüdür.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hamule senedinde malın hasarlı olduğuna dair «ihtirazi kayıt» bulunmadığı, CMR 30. madde uyarınca «ihbar» yapılmaması nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğu» olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesi gereğince «rücu davası» açılabilmesi için sigortalıya ödeme yapılması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerektiği, davacı yönünden rücu koşullarının gerçekle …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının «taşıyan» olmayıp «asıl taşıyıcının» «acentesi» olduğu ve «hasarının» taşıma esnasında oluştuğunun ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa davaya konu taşımanın alt ve «üst taşıyıcılar» aracılığıyla yapıldığı yönündeki iddiaların doğruluğunun belirlenebilmesi için anılan belgelerin tamamının tercümesinin yaptırılması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:asıl taşıyıcı · üst taşıyıcı · konşimento · rücuen tahsil · acentelik · icra takibine itiraz · taşıyan · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının «taşıyan» olmayıp «asıl taşıyıcının» «acentesi» olduğu ve «hasarının» taşıma esnasında oluştuğunun ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinde ise dava konusu «konşimentoların» tercümesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Oysa davaya konu taşımanın alt ve «üst taşıyıcılar» aracılığıyla yapıldığı yönündeki iddiaların doğruluğunun belirlenebilmesi için anılan belgelerin tamamının tercümesinin yaptırılması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8517 E. 2013/22793 K.
Ortak:rücuan tazminat · ibraname · hasar · ibraz
İncelediğiniz kararda1- Dava, nakliyat emtia poliçesinden kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece hamule senedinde malın hasarlı olduğuna dair «ihtirazi kayıt» bulunmadığı, CMR 30. maddesi uyarınca «ihbar» yapılmaması nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğu» olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesi gereğnice «rücu davası» açılabilmesi için sigortalıya ödeme yapılması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerektiği, davacı yönünden rücu koşullarının oluşmadı …
Oysa, davacı taraf dava dilekçesinde sigortalıya 31.05.2006 tarihinde ödeme yapıldığını belirttiği ve delil listesinde «ibraname» ve tazminat makbuzuna dayandığı halde anılan belgeler davacıdan talep edilmeden 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesi uyarınca «rücu» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece hamule senedinin okunaklı ve tercüme edilmiş olarak «ibrazı» istenerek, davalı «taşıyıcıda» hamule senedinin bir suretini sunduğuna göre, gerektiğinde anılan belge davalıdan da talep edilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda31.10.2012 tarihli ek raporda da tarafların «ibraz» ettiği 2 adet fotokopi hamule senedinin incelendiği, mahkemece davalının savunmasında geçen hamule senedi aslının incelenmesi neticesi «hasar şerhi» içermediğinin tespiti halinde davalının sorumlu tutulamayacağı belirtilmiş olup, bu kapsamda mahkemece, taraflarda bulunan CMR Hamule Senedi aslı ibraz ettirilip, yine dava konusu poliçe ve ekleri ile tazminat makbuzu-«ibraname» asılları dosya arasına celp edilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Dava, nakliyat emtia «abonman sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
… sürerek, 7.331,32 TL’nin rücuan tahsilini talep etmiş, davalı vekili ise müvekkilinde bulunan taşımaya konu hamule senedinin temiz olduğunu, rutubetten kaynaklanan «hasarlar» «teminat» dışı olduğu için davacının ödemesinin hatır ödemesi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar şerhi · abonman sigorta poliçesi · cy/cy şerhi · sigorta poliçesi · cy/cy kaydı · eksik inceleme · teminat
Benzer bu kararda31.10.2012 tarihli ek raporda da tarafların «ibraz» ettiği 2 adet fotokopi hamule senedinin incelendiği, mahkemece davalının savunmasında geçen hamule senedi aslının incelenmesi neticesi «hasar şerhi» içermediğinin tespiti halinde davalının sorumlu tutulamayacağı belirtilmiş olup, bu kapsamda mahkemece, taraflarda bulunan CMR Hamule Senedi aslı ibraz ettirilip, yine dava konusu poliçe ve ekleri ile tazminat makbuzu-«ibraname» asılları dosya arasına celp edilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Dava, nakliyat emtia «abonman sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazında, müvekkilinde bulunan hamule senedinin temiz olduğunu, «hasar» «kaydı» içermediğini, davacının elindeki fotokopi hamule senedine göre düzenlenen rapora itibar edilemeyeceğini ve hasarın «teminat» dışı olduğunu bildirmiştir.
… sürerek, 7.331,32 TL’nin rücuan tahsilini talep etmiş, davalı vekili ise müvekkilinde bulunan taşımaya konu hamule senedinin temiz olduğunu, rutubetten kaynaklanan «hasarlar» «teminat» dışı olduğu için davacının ödemesinin hatır ödemesi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1674 E. 2012/10916 K.
Ortak:taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaBöyle bir davada «ispat yükü» davacıda olup, çekince gösterilmiş olsun veya olmasın, malların kısmen veya tamamen «kaybının» yada «hasarının», «taşıyıcının» malları «teslim» aldığı an ile malları teslim ettiği an arasında meydana geldiğini, bir başka deyişle taşıyıcı lehine oluşan karinenin aksini ispat etmekle yükümlüdür.
3- Öte yandan, CMR 30. maddesine göre «taşıyıcıya» kayıp veya «hasar» nedeniyle «ihbarın» hiç veya zamanında ileri sürülmemiş olması, taşıyıcıya karşı dava açılmasını engellemez.
Taşıyıcıya çekince bildirilmemesinin somut etkisi, gönderilenin eşyayı taşıma senedinde yazılı olduğu biçimde «teslim» aldığı yolunda «taşıyıcı» lehine karinenin doğmasına neden olup, bu karinenin ortadan kaldırılması ve «taşıyıcının sorumlu» olduğunun ileri sürülerek taşıyıcıya karşı dava açılması mümkündür.
Benzer bu karardaO halde, mahkemece özellikle davacı tarafından sunulan «hasar» denetim raporu da dikkate alınmak suretiyle davalı «taşıyıcı» lehine CMR Konvansiyonu'nun 30. maddesi kapsamında oluşan karinenin aksinin davacı yanca kanıtlanıp kanıtlanmadığının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, araç sürücüsü olan davalı ...'nın, meydana gelen zarardan sorumlu olmasını gerektirir bir «haksız fiilinin» bulunmadığı, dava konusu emtianın davalı tarafça gönderilene hasarlı «teslim» edildiğine ilişkin CMR Konvansiyonu hükümlerine uygun bir bildirim yapılmadığı, dolayısıyla emtianın gönderilene sağlam olarak teslim edildiğinin kabulünün gerektiği, davacının tazminat isteminin yerinde olmadığı, karşı dava yönünden ise taşıma süresinde gecikme olmadığından «bekleme ücret» talebinin yersiz bulunduğu, CMR hamule senedinde «navlun» ücretinin peşin ödendiğinin yazıldığı, bunun aksinin karşı davacı tarafından kanıtlanmadığı gerekçesiyle asıl ve karşılık davanın ayrı ayrı reddine karar verilmişt …
… 02 sayılı bozma ilamında, mahkemece CMR Konvansiyonu'nun 30. maddesi üzerinde durulması, bu maddede yazılı süre ve usul bakımından somut olayın tartışılması, davalı «taşıyıcı» lehine «karine» oluşması halinde karinenin aksini davacının kanıtlayabilme olanağının var olduğunun kabul edilerek davacı delillerinin bu yönden ele alınması gerektiği belirtildiğ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bekleme ücreti · karine · navlun · taşıma sözleşmesi · haksız fiil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, araç sürücüsü olan davalı ...'nın, meydana gelen zarardan sorumlu olmasını gerektirir bir «haksız fiilinin» bulunmadığı, dava konusu emtianın davalı tarafça gönderilene hasarlı «teslim» edildiğine ilişkin CMR Konvansiyonu hükümlerine uygun bir bildirim yapılmadığı, dolayısıyla emtianın gönderilene sağlam olarak teslim edildiğinin kabulünün gerektiği, davacının tazminat isteminin yerinde olmadığı, karşı dava yönünden ise taşıma süresinde gecikme olmadığından «bekleme ücret» talebinin yersiz bulunduğu, CMR hamule senedinde «navlun» ücretinin peşin ödendiğinin yazıldığı, bunun aksinin karşı davacı tarafından kanıtlanmadığı gerekçesiyle asıl ve karşılık davanın ayrı ayrı reddine karar verilmişt …
Asıl dava, CMR Konvansiyonu'na tabi «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine, karşı davadaki talep ise «navlun» ücretinin tahsiline ilişkindir.
… 02 sayılı bozma ilamında, mahkemece CMR Konvansiyonu'nun 30. maddesi üzerinde durulması, bu maddede yazılı süre ve usul bakımından somut olayın tartışılması, davalı «taşıyıcı» lehine «karine» oluşması halinde karinenin aksini davacının kanıtlayabilme olanağının var olduğunun kabul edilerek davacı delillerinin bu yönden ele alınması gerektiği belirtildiğ …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9874 E. , 2016/469 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
.
Taraflar arasında görülen davada.. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.06.2014 tarih ve 2013/319-2014/250 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19.01.2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 11.02.2006 tarihinde davalı tarafından ... plaka sayılı araç ile dava konusu malların ...’ya nakliyesi sırasında araç şoförünün kusuru sonucu neden olduğu tek taraflı kazada taşınan malların hasarlandığını, yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda 21.600,00 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, ileri sürerek sigortalıya ödenen 21.600,00 TL’nin ödeme tarihi 31.05.2006 tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu malların zamanında ve sağlam bir şekilde alıcı firmaya teslim edildiğini, hamule senedi incelendiğinde malların hasarsız bir şekilde teslim edildiğinin anlaşıldığını, taşımaya konu malların değerinin 9.297,60 TL olduğunu ve bu ödemelerin gümrük vergilerinin düşük ödenebilmesi için mal faturalarının düşük birim fiyat üzerinden düzenlendiğinin söylendiğini, böyle bir ödemenin yapılmasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hamule senedinde malın hasarlı olduğuna dair ihtirazi kayıt bulunmadığı, CMR 30. madde uyarınca ihbar yapılmaması nedeniyle taşıyıcının sorumluluğu olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesi gereğince rücu davası açılabilmesi için sigortalıya ödeme yapılması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerektiği, davacı yönünden rücu koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece hamule senedinde malın hasarlı olduğuna dair ihtirazi kayıt bulunmadığı, CMR 30. maddesi uyarınca ihbar yapılmaması nedeniyle taşıyıcının sorumluluğu olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesi gereğnice rücu davası açılabilmesi için sigortalıya ödeme yapılması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerektiği, davacı yönünden rücu koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf dava dilekçesinde sigortalıya 31.05.2006 tarihinde ödeme yapıldığını belirttiği ve delil listesinde ibraname ve tazminat makbuzuna dayandığı halde anılan belgeler davacıdan talep edilmeden 6762 Sayılı TTK'nın 1301.
maddesi uyarınca rücu koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Ayrıca, taşımaya ilişkin hamule senedinde alıcının emtiayı hasarlı teslim aldığına dair ihtirazi kayıt olmadığı belirtilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hamule senedinde alıcının imzasının bulunduğu yerde... ibareler olduğu, belgenin tercüme edilmiş halinin dosyaya sunulması gerektiği belirttiği halde, davacıdan istenen okunaksız ve tercümesiz hamule senedine dayanılarak, malın hasarlı teslim alındığına dair ihtirazi kayıt olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece hamule senedinin okunaklı ve tercüme edilmiş olarak ibrazı istenerek, davalı taşıyıcıda hamule senedinin bir suretini sunduğuna göre, gerektiğinde anılan belge davalıdan da talep edilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, CMR 30. maddesine göre taşıyıcıya kayıp veya hasar nedeniyle ihbarın hiç veya zamanında ileri sürülmemiş olması, taşıyıcıya karşı dava açılmasını engellemez. Taşıyıcıya çekince bildirilmemesinin somut etkisi, gönderilenin eşyayı taşıma senedinde yazılı olduğu biçimde teslim aldığı yolunda taşıyıcı lehine karinenin doğmasına neden olup, bu karinenin ortadan kaldırılması ve taşıyıcının sorumlu olduğunun ileri sürülerek taşıyıcıya karşı dava açılması mümkündür. Böyle bir davada ispat yükü davacıda olup, çekince gösterilmiş olsun veya olmasın, malların kısmen veya tamamen kaybının yada hasarının, taşıyıcının malları teslim aldığı an ile malları teslim ettiği an arasında meydana geldiğini, bir başka deyişle taşıyıcı lehine oluşan karinenin aksini ispat etmekle yükümlüdür.
Nitekim, davacı taraf ... yetkilileri tarafından düzenlenen kaza tutanağı ve alıcı firmanın malların hasarlı olarak teslim edildiğine dair yazısını dosyaya ibraz etmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacının malın hasarlı olarak taşındığına dair dellilleri incelenip değerlendirilmeden CMR 30. madde gereğince taşıyıcıya ihbar yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1), (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/224009000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz