YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1135 E. 2019/5777 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, TPMK YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece 556 Sayılı KHK m. 8/1-b anlamında taraf markalarının benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu marka başvurusu ‘‘AYHAN SEYHAN ZORLULAR’’ ibaresinden oluşmakta olup, davacı tarafa ait itiraza mesnet markalarda ise esas unsur ‘‘ZORLU’’ ibaresinden oluşmaktadır. Her ne kadar davalı başvurusunda yer alan ‘‘ZORLU’’ ibaresi çoğul eki almış ve öncesinde ‘‘AYHAN SEYHAN’’ ismini ihtiva etmekteyse de, anılan isim ve ek taraf markaları bütünsel olarak karşılaştırıldığında aralarındaki görsel, sescil ve işitsel benzerliği ortadan kaldıracak düzeyde bulunmamaktadır.
Bu durumda, davalının dava konusu 2013/23589 numaralı marka başvurusu ile davacının itiraza mesnet markalarının benzer olduğu göz önünde bulundurulup, dava konusu marka başvurusu kapsamındaki aynı/benzer mal ve hizmetler açısından 556 sayılı KHK. m. 8/1-b anlamında iltibas tehlikesi doğacağı kabul edilerek bir karar vermek gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3434 E. 2021/1335 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda8/1-b anlamında «iltibas» tehlikesi doğacağı kabul edilerek bir karar vermek gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda8/1-b anlamında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davalının kazanılmış bir hakkının tespit edilemediği gerekçesi ile YİDK kararının iptaline, davalının markasının tescilli olduğu 31, 35 sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair verilen karar davalılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemden kaldırma · direnme kararı · sicilden terkin · terkin
Benzer bu karardaDava, TPMK YİDK kararının iptali ile 2013/23589 başvuru numaralı “AYHAN SEYHAN ZORLULAR” ibareli marka başvurusunun «işlemden kaldırılması», tescil edilmesi halinde ise hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
Fikri Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin «direnme» kararı üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca verilecek karar bu dosyada verilecek kararı da etkileyebilecek mahiyette olmasına rağmen karar sonucu beklenilmeden, …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/47 E. 2010/1931 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:destekten yoksun kalma tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, davacı ... tarafından açılan davanın reddine, davacı ... yönünden, davalı Eresinler Otomotiv Tic. ve San.A.Ş. ile davalı ....'ne yönelik davanın reddine, davalı ...'ye yönelik davanın ise «destekten yoksun kalma tazminatı» istemi yönünden reddine, (5.000,00) TL manevi tazminatın ise olay tarihinden başlayacak faiziyle birlikte davalı Ayhan'dan alınarak davacı ...'e verilmesine, aşan istemin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8094 E. 2011/449 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · vade · temerrüt faizi · eksik inceleme · temerrüt
Benzer bu karardaBu durumda davacının «vade» sonuna kadar mevduat faizi, bu tarihten sonra avans oranında «temerrüt faizi» istenebileceği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Davacı davalı bankanın Seyhan Şubesi'nde bulunan paranın iradesi dışında «üçüncü kişiye» ödendiğini ileri sürerek bu paranın davalıdan işlem tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkeme kararında ise alacağın haksız işlem tarihinden itibaren davalı banka tarafından uygulanan en yüksek ticari mevduat faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamından hesap bakiyesinin vadesinin 27.02.2009 tarihinde dolduğu ve aynı gün %12,55 faiz oranından 30.03.2009 vadeli olarak yeniden «vadeye» bağlandığı anlaşılmaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4201 E. 2011/5888 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · vade · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaBu durumda davacının «vade» sonuna kadar mevduat faizi, bu tarihten sonra mevduat faiz oranını geçmemek kaydıyla avans oranında «temerrüt faizi» isteyebileceği değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi ve bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmekte ise de, yapılan yanlışlığın yeniden ya …
Davacı, davalı bankanın Seyhan Şubesinde bulunan parasının iradesi dışında «üçüncü kişiye» ödendiğini ileri sürerek bu paranın davalıdan işlem tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece alacağın haksız işlem tarihinden itibaren davalı banka tarafından uygulanan en yüksek ticari mevduat faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamından hesap bakiyesinin vadesinin 27.02.2009 tarihinde dolduğu ve aynı gün % 12,55 faiz oranından 30.03.2009 vadeli olarak yeniden «vadeye» bağlandığı anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/1135 E. , 2019/5777 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17/02/2016 gün ve 2014/535 - 2016/46 sayılı kararı onayan Daire'nin 12/12/2017 gün ve 2016/5670 - 2017/7169 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin ‘‘ZORLU” esas unsurlu “ZORLU CENTER” ”Zorlu Centre” “ZORLU CENTER İSTANBUL+şekil” “ZORLU CENTER AVM” “ZORLU GAYRIMENKUL” “ZORLU LINENS+şekil” markalarının bulunduğunu, “ZORLU” markasının tanımış marka olduğunu, davalı ...'nun müvekkili şirketin “ZORLU” esas unsurlu markaları ile iltibas yaratacak şekilde 31 ve 35. sınıfları kapsayan “AYHAN SEYHAN ZORLULAR” unsurlu ibarenin tescili için diğer davalı nezdinde başvurduğunu, marka tescil başvurusunun müvekkili şirketin markaları ile 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca benzer olduğunu, iltibas yaratacağını, davalı başvurusunun müvekkili markasının serisi niteliğinde algılanmasına yol açmasının muhtemel olduğunu, müvekkili şirketin “ZORLU” markalarının yurt içi ve yurt dışındaki satışları ile dünya markası halini aldığını, 556 sayılı KHK'nın 7/1-i maddesi tanınmış marka konumunda olduğunu, davalının markasının müvekkilleri şirketin ticaret unvanı ile de iltibas yarattığını, bu durumun 556 sayılı KHK'nın 8/5 maddesi uyarınca da başvurunun reddi gerektiğini, ileri sürerek YİDK kararının iptali ile marka başvurusu tescil edilmiş ise hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, TPMK YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece 556 Sayılı KHK m. 8/1-b anlamında taraf markalarının benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu marka başvurusu ‘‘AYHAN SEYHAN ZORLULAR’’ ibaresinden oluşmakta olup, davacı tarafa ait itiraza mesnet markalarda ise esas unsur ‘‘ZORLU’’ ibaresinden oluşmaktadır. Her ne kadar davalı başvurusunda yer alan ‘‘ZORLU’’ ibaresi çoğul eki almış ve öncesinde ‘‘AYHAN SEYHAN’’ ismini ihtiva etmekteyse de, anılan isim ve ek taraf markaları bütünsel olarak karşılaştırıldığında aralarındaki görsel, sescil ve işitsel benzerliği ortadan kaldıracak düzeyde bulunmamaktadır.
Bu durumda, davalının dava konusu 2013/23589 numaralı marka başvurusu ile davacının itiraza mesnet markalarının benzer olduğu göz önünde bulundurulup, dava konusu marka başvurusu kapsamındaki aynı/benzer mal ve hizmetler açısından 556 sayılı KHK. m. 8/1-b anlamında iltibas tehlikesi doğacağı kabul edilerek bir karar vermek gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 12.12.2017 tarih, 2016/5670 Esas 2017/7169 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 25/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/547994300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz