Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8094 E. 2011/449 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
üçüncü kişi↗ vade↗ temerrüt faizi↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın dava konusu olayda kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 307.860 TL alacağın haksız işlem tarihi olan 27.02.2009 tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, banka mevduatının tahsili istemine ilişkindir. Davacı davalı bankanın Seyhan Şubesi'nde bulunan paranın iradesi dışında üçüncü kişiye ödendiğini ileri sürerek bu paranın davalıdan işlem tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkeme kararında ise alacağın haksız işlem tarihinden itibaren davalı banka tarafından uygulanan en yüksek ticari mevduat faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Dosya kapsamından hesap bakiyesinin vadesinin 27.02.2009 tarihinde dolduğu ve aynı gün %12,55 faiz oranından 30.03.2009 vadeli olarak yeniden vadeye bağlandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacının vade sonuna kadar mevduat faizi, bu tarihten sonra avans oranında temerrüt faizi istenebileceği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4201 E. 2011/5888 K.
Ortak:üçüncü kişi · vade · temerrüt faizi · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda davacının «vade» sonuna kadar mevduat faizi, bu tarihten sonra avans oranında «temerrüt faizi» istenebileceği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Davacı davalı bankanın Seyhan Şubesi'nde bulunan paranın iradesi dışında «üçüncü kişiye» ödendiğini ileri sürerek bu paranın davalıdan işlem tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkeme kararında ise alacağın haksız işlem tarihinden itibaren davalı banka tarafından uygulanan en yüksek ticari mevduat faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamından hesap bakiyesinin vadesinin 27.02.2009 tarihinde dolduğu ve aynı gün %12,55 faiz oranından 30.03.2009 vadeli olarak yeniden «vadeye» bağlandığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaBu durumda davacının «vade» sonuna kadar mevduat faizi, bu tarihten sonra mevduat faiz oranını geçmemek kaydıyla avans oranında «temerrüt faizi» isteyebileceği değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi ve bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmekte ise de, yapılan yanlışlığın yeniden ya …
Davacı, davalı bankanın Seyhan Şubesinde bulunan parasının iradesi dışında «üçüncü kişiye» ödendiğini ileri sürerek bu paranın davalıdan işlem tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece alacağın haksız işlem tarihinden itibaren davalı banka tarafından uygulanan en yüksek ticari mevduat faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamından hesap bakiyesinin vadesinin 27.02.2009 tarihinde dolduğu ve aynı gün % 12,55 faiz oranından 30.03.2009 vadeli olarak yeniden «vadeye» bağlandığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8094 E. , 2011/449 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.04.2010 tarih ve 2009/188 - 2010/229 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.04.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı İbrahim Avaroğlu gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Seyhan Şubesinde bulunan 307.860 TL’nın tamamının 27.02.2009 tarihinde sahte faks talimatı dayanak gösterilerek banka personelleri tarafından 3.kişi ...’in hesabına aktarıldığını, paranın halen müvekkiline ödenmediğini, faks talimatının aslının da bulunamadığını, bankanın aynı gün paranın vadesi için müvekkilini aradığı halde faks talimatı ile taamının başka hesaba aktarıldığında aramadığını, bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek, 307.860 YTL’nın haksız işlem tarihi 27.02.2009 tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında yapılan sözleşmede faks talimatının da verileceğinin kararlaştırıldığını, davacının bildirdiği fakstan talimatın geldiğini, ...’in daha sonra bankaya gelerek faks talimatının yerine getirilmesini talep ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın dava konusu olayda kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 307.860 TL alacağın haksız işlem tarihi olan 27.02.2009 tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, banka mevduatının tahsili istemine ilişkindir. Davacı davalı bankanın Seyhan Şubesi'nde bulunan paranın iradesi dışında üçüncü kişiye ödendiğini ileri sürerek bu paranın davalıdan işlem tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkeme kararında ise alacağın haksız işlem tarihinden itibaren davalı banka tarafından uygulanan en yüksek ticari mevduat faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Dosya kapsamından hesap bakiyesinin vadesinin 27.02.2009 tarihinde dolduğu ve aynı gün %12,55 faiz oranından 30.03.2009 vadeli olarak yeniden vadeye bağlandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacının vade sonuna kadar mevduat faizi, bu tarihten sonra avans oranında temerrüt faizi istenebileceği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008761600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz