Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3494 E. 2019/5302 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
lehtar↗ satım sözleşmesi↗ ispat yükü↗ keşideci↗ bono↗ vade↗ yasal faiz↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının cevap dilekçesinde alacağın zamanaşımına uğradığına ilişkin beyanı dışında alacağın varlığına ve sözleşmeye ilişkin bir itirazının olmadığından taraflar arasında yapılmış bir sözleşmenin varolduğu, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davacı-alacaklının yaptığı icra takibi ile zamanaşımının kesildiği, icra takibi ile zamanaşımı kesildikten sonra takibe ilişkin her işlemin zamanaşımını yeniden kestiği, takip sırasında yapılan işlemler nedeniyle alacağın 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 12.03.2001 keşide tarihli ve 01/03/2002 vade tarihli senetten kaynaklı 9.000 TL'nin 01/03/2002 vade tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, satım sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının alacağın varlığına ve satım sözleşmesine ilişkin bir itirazı bulunmadığından taraflar arasında yapılmış bir sözleşmenin varolduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacı taraf, davalının keşideci, kendisinin lehtar olduğu bononun satım sözleşmesi nedeniyle düzenlendiğini, aralarındaki bu sözleşme gereğince alacaklı olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Bu durumda TMK'nın 6. maddesi uyarınca ispat yükü davacı üzerinde olup, davacının öncelikle, taraflar arasındaki temel ilişkiyi yani düzenlendiği iddia edilen satım sözleşmesinin varlığını ispatlaması gerekirken beyyine külfeti ters çevrilmek suretiyle anılan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14448 E. 2012/21004 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan · iltibas
Benzer bu kararda… kasını kapsayan 31. sınıftaki mallar ile benzer mal ve hizmetler sınıfında bulunduğu, davacının markayı kullanmada öncelik hakkı nın varolduğu, davalının markasının «iltibasa» yol açtığı gerekçesiyle, davalıya ait ''Alidya'' markasının iptaline, kararın Türk Patent Enstitüsü Sicili'ne bildirilmesine, iptal kararının kesinleşmesi halinde bu kararın Türkiye genelinde yayın yapan üç büyük gazetede «ilanına» karar verilmiştir.
Mahkemece, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nin 8/1-b bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunduğu, taraf markalarının 31.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4303 E. 2011/15963 K.
Ortak:keşideci
İncelediğiniz karardaAncak davacı taraf, davalının «keşideci», kendisinin «lehtar» olduğu «bononun» «satım sözleşmesi» nedeniyle düzenlendiğini, aralarındaki bu sözleşme gereğince alacaklı olduğunu ileri sürerek dava açmıştır.
Benzer bu karardaDava, TTK' nun 72 nci maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» açmış olduğu «istirdat davası» olup, davacı, «çek hamili» olan davalının İcra Hukuk Mahkemesi' ne verdiği dilekçede çeki «ticari satım» nedeniyle aldığını savunduğunu ve bu savunmasını ispat etmesi gerektiğini iddia etmiş, mahkemece de «ispat külfeti» davalıya yüklenerek satım ilişkisini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek hamili · istirdat davası · ispat külfeti · ticari satım · kambiyo senedi · reeskont faizi · hamil · istirdat
Benzer bu karardaDava, TTK' nun 72 nci maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» açmış olduğu «istirdat davası» olup, davacı, «çek hamili» olan davalının İcra Hukuk Mahkemesi' ne verdiği dilekçede çeki «ticari satım» nedeniyle aldığını savunduğunu ve bu savunmasını ispat etmesi gerektiğini iddia etmiş, mahkemece de «ispat külfeti» davalıya yüklenerek satım ilişkisini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «çek» bir ödeme aracı olduğundan işbu davada «ispat külfeti» keşide ettiği çek nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacıda olup, davalının çekin ne suretle «hamili» olduğunu İcra Hukuk Mahkemesinde açıklamış olması nedeniyle ispat külfeti yer değiştirmez.
… şi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının kabul edildiği ancak bu konuda her hangi bir delilin «ibraz» edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 98.000 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve % 40 «icra inkar tazminatı» alacağı miktarı olan 39.200 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kural olarak, «kambiyo senedine» dayalı olarak hak iddia eden kişinin ayrıca, kambiyo senedinden kaynaklanan alacağının varlığını kanıtlaması gerekmez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11469 E. 2014/1490 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak vasfı · keşide tarihi · kıymetli evrak · zayi · hamil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «keşide tarihi», talep ve davaya konu belgenin «kıymetli evrak vasfını» taşıması ile, yasal düzenlemede ki hüküm ve kıymeti nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi» nedeni ile iptal kararı verilmesi talebine ilişkin olup, davacı «hamili» olduğunu iddia ettiği çeki zayi ettiğini bildirerek dava açmıştır.
Mahkemece karar gerekçesinde dava konusu çekin «kıymetli evrak» niteliği taşıdığının kabul edilmiş olmasına rağmen istemin içeriği anlaşılamayan gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazı yerinde görülerek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3494 E. , 2019/5302 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Burdur 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 24/04/2018 tarih ve 2017/209-2018/154
sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle davalı tarafından 01.03.2002 vade tarihli kambiyo senedinin düzenlenerek davacıya verildiğini, senedin vadesinin üzerinden uzun bir müddet geçmesine rağmen ödenmediğini, kambiyo senetlerine özgü takip yapıldığını, bu dosya üzerinden davalının taşınmazının haczedildiğini ve satış aşamasına geçildiğini ancak davalının her türlü itiraz yolu ile takibi uzattığını, Burdur İcra Hukuk Mahkemesinde davalının zamanaşımı iddiasıyla takibin iptali davası açtığını, takibin iptaline karar verildiğini, anılan kararın henüz kesinleşmediğini, kambiyo senetlerine özgü 3 senelik zamanaşımı süresi dolduğundan sözleşmeden doğan sorumluluk nedeniyle 10 yıllık zamanaşımı içerisinde alacaklarının tahsili için bu davayı açtıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak senetten kaynaklanan 9.000.00 TL alacaklarının vade tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını, takip dosyasının birkaç kez yenilendiğini, davacı tarafın bu dosya üzerinden müvekkiline ait taşınmazın satışını istediğini, zamanaşımı nedeniyle takibin iptali davası açtıklarını, davalarının kabul edildiğini, takibin zamanaşımı nedeniyle iptal edildiğini, bu kez davacının alacak davası açtığını, bu yaptığının kanuna karşı hile olduğunu, ortada derdest bir takip bulunmadığını, Borçlar Kanununda belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının cevap dilekçesinde alacağın zamanaşımına uğradığına ilişkin beyanı dışında alacağın varlığına ve sözleşmeye ilişkin bir itirazının olmadığından taraflar arasında yapılmış bir sözleşmenin varolduğu, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davacı-alacaklının yaptığı icra takibi ile zamanaşımının kesildiği, icra takibi ile zamanaşımı kesildikten sonra takibe ilişkin her işlemin zamanaşımını yeniden kestiği, takip sırasında yapılan işlemler nedeniyle alacağın 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 12.03.2001 keşide tarihli ve 01/03/2002 vade tarihli senetten kaynaklı 9.000 TL'nin 01/03/2002 vade tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, satım sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının alacağın varlığına ve satım sözleşmesine ilişkin bir itirazı bulunmadığından taraflar arasında yapılmış bir sözleşmenin varolduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacı taraf, davalının keşideci, kendisinin lehtar olduğu bononun satım sözleşmesi nedeniyle düzenlendiğini, aralarındaki bu sözleşme gereğince alacaklı olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Bu durumda TMK'nın 6. maddesi uyarınca ispat yükü davacı üzerinde olup, davacının öncelikle, taraflar arasındaki temel ilişkiyi yani düzenlendiği iddia edilen satım sözleşmesinin varlığını ispatlaması gerekirken beyyine külfeti ters çevrilmek suretiyle anılan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/547600300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz