Ciro
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/767 E. 2019/6447 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ciro↗ çek↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, ceza mahkemesi dosyası içeriğine göre ...'in bu çekleri davacıların murisinden suç işleyerek gasp yoluyla elde ettiği, Düzce'den kargo ile göndererek diğer davalılar aracılığıyla davalı ...'e devrettiği ve bedellerini bu şekilde tahsil ettiği, ...'in imzasını içeren bir sözleşme olmadığı, davalı ...'ın çekleri kırdıran ...hakkında yeterli inceleme ve araştırma yapmadan işleme aracılık etmekte, diğer davalı ...'in ise aracılar eli ile getirilen çekleri kırdıran kişinin ciro ve kimliği hakkında yeterli inceleme ve araştırma yapmadan çekleri iktisap etmesi sebebiyle TTK'nın 704. maddesi hükmü uyarınca ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile tahsil edildiği çekişmesiz bulunan dava konusu çek bedellerinin davalılar ... (...) ve ... tarafından keşide tarihlerinden itibaren davacılara iadesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar ... (...) ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
(1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar ... (...) ve ... vekilinin (2) no'lu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Davacı dava dilekçesinde çeklerin bedelinin tahsil tarihlerinden itibaren tahsilini talep etmiş olmasına rağmen, hükümde ''..keşide tarihlerinden itibaren tahsiline'' denilmek sureti ile talepten başka bir şeye karar verilmesi doğru olmamış, davalılar ... (...) ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3155 E. 2021/4855 K.
Ortak:ciro · çek
İncelediğiniz kararda… eri kırdıran ...hakkında yeterli inceleme ve araştırma yapmadan işleme aracılık etmekte, diğer davalı ...'in ise aracılar eli ile getirilen çekleri kırdıran kişinin «ciro» ve kimliği hakkında yeterli inceleme ve araştırma yapmadan çekleri iktisap etmesi sebebiyle TTK'nın 704. maddesi hükmü uyarınca ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile tahsil edildiği çekişmesiz bulunan dava konusu «çek» bedellerinin davalılar ... (...) ve ... tarafından keşide tarihlerinden itibaren davacılara iadesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı tarafından davalıya 100.000.- TL bedelli çekin «ciro» edilerek verildiği, davacının «çek» bedelinin tahsil edilerek kendisine verilmesi amacıyla çekin davalıya ciro edildiğini iddia ettiği, davalının ise çekin araç ve malzeme satış bedeline ilişkin olarak verildiğini belirterek, araç «satış sözleşmesini» ve satış faturalarını sunduğu, araç satış sözleşmesinin noterden düzenlendiği, davalının düzenlediği faturaların usulüne uygun tutulmuş «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu, davalı şirket yetkilisi hakkında tefecilik suçundan dolayı başlatılan ceza soruşturmasında «takipsizlik» kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, davacının iddia ettiği şekilde çekin piyasadaki adıyla kırdırılmak üzere davalıya verildiğini ve bedelinin kendisine öden …
Bölge Adliye Mahkemesince, «çek» bir ödeme vasıtası olduğundan kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, davacı çeki kırdırarak nakit ihtiyacı için davalıya verdiğini iddia etmiş ise de, bu hususta «yazılı delil» sunamadığı, davalının da, dava konusu çekin satın alınan mal bedeline karşılık verildiğini ve malın «teslim» edildiğini ileri sürdüğü, ancak mal teslimini kanıtlayamadığı, dava ve takip konusu, 100.000.- TL bedelli çekin 07.02.2015 tarihinde davalı tarafından tahsil edildiği, davacı tarafın dava dilekçesinde, delil listesinde «yemin deliline» dayandığı, ilk derece yargılamasında yemin delilinin hatırlatılmamış olması sebebiyle davacı tarafa «tebligat» çıkartılarak yemin deliline başvurup başvurmayacağının sorulduğu, davacı vekilinin «usulüne uygun tebliğe» rağmen cevap vermediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın usul yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esast …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takipsizlik kararı · istinaf başvurusunun reddi · usulüne uygun tebliğ · yemin delili · yazılı delil · ticari defter kayıtları · satış sözleşmesi · yemin
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, «çek» bir ödeme vasıtası olduğundan kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, davacı çeki kırdırarak nakit ihtiyacı için davalıya verdiğini iddia etmiş ise de, bu hususta «yazılı delil» sunamadığı, davalının da, dava konusu çekin satın alınan mal bedeline karşılık verildiğini ve malın «teslim» edildiğini ileri sürdüğü, ancak mal teslimini kanıtlayamadığı, dava ve takip konusu, 100.000.- TL bedelli çekin 07.02.2015 tarihinde davalı tarafından tahsil edildiği, davacı tarafın dava dilekçesinde, delil listesinde «yemin deliline» dayandığı, ilk derece yargılamasında yemin delilinin hatırlatılmamış olması sebebiyle davacı tarafa «tebligat» çıkartılarak yemin deliline başvurup başvurmayacağının sorulduğu, davacı vekilinin «usulüne uygun tebliğe» rağmen cevap vermediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın usul yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esast …
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı tarafından davalıya 100.000.- TL bedelli çekin «ciro» edilerek verildiği, davacının «çek» bedelinin tahsil edilerek kendisine verilmesi amacıyla çekin davalıya ciro edildiğini iddia ettiği, davalının ise çekin araç ve malzeme satış bedeline ilişkin olarak verildiğini belirterek, araç «satış sözleşmesini» ve satış faturalarını sunduğu, araç satış sözleşmesinin noterden düzenlendiği, davalının düzenlediği faturaların usulüne uygun tutulmuş «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu, davalı şirket yetkilisi hakkında tefecilik suçundan dolayı başlatılan ceza soruşturmasında «takipsizlik» kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, davacının iddia ettiği şekilde çekin piyasadaki adıyla kırdırılmak üzere davalıya verildiğini ve bedelinin kendisine öden …
Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece yargılamasında eksiklik görülerek davacıya «yemin» hakkının hatırlatılması için davetiye gönderilmiş, yeni delil toplanmış, gerekçesinde bu delile dayanarak, ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
353/1-b-1 kapsamında «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle ve HMK’nın 369/1. ve 371. maddeleri uyarınca bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3461 E. 2013/19744 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay sahipliğinin tespiti · pay sahipliği · mirasçılık · pay defteri · yönetim kurulu kararı · karar verilmesine yer olmadığına · ibraz · husumet
Benzer bu karardaDava, davalı şirkete ortak olan davacının murisinin, ölümü nedeniyle, davacı «mirasçının» murisinden intikal eden, «pay sahipliğinin tespiti» istemine ilişkin olup, mümeyyiz davalı ...'e, mirasçı sıfatıyla değil davalı şirketin «yönetim kurulu» üyesi olduğundan bahisle «husumet» yöneltilmiştir.
Zira, dosyaya «ibraz» edilen muris ...'nın veraset ilamından, başka «mirasçılarının» bulunduğu anlaşılmakla, bunlara «husumet» yöneltilmemesi, mümeyyiz davalıya «yönetim kurulu» üyesi sıfatıyla husumet yöneltildiğini gösterir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; davacının murisinden intikal eden 21,5 payın, davalı şirket «pay defterine» 01.03.2010 tarihinde kaydedildiği, böylece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Pay sahipliğinin tespiti hususunda açılan davada, «yönetim kurulu» hasım olmayacağından, mahkemece mümeyyiz davalı aleyhine açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle mümeyyiz davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6093 E. 2016/6880 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni · tenfiz
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/704 E - 2012/551 K sayılı dosyası ile eldeki davanın tarafları ve konusunun aynı olduğu ve davanın reddine ilişkin kararın kesinleştiği, bu durumda yabancı mahkeme kararının tanınması ve «tenfizi» Türk «kamu düzenine» aykırı olduğundan davanın reddi gerektiğine işaretle karar bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/767 E. , 2019/6447 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 14/09/2017 tarih ve 2014/1384-2017/599 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile davalılar ... (...) ve ... vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 08.10.2019 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... ..., davalı ... ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi ...'ın ailesi ile birlikte 02.01.2005 tarihinde öldürüldüğünü, katil ...'in sonrasında intihar ettiğini, ...ve dava dışı ...'ın, öldürme eylemi sonrasında muris ...'a ait, içerisinde kendi borçlarına ilişkin çek ve senetlerle birlikte, ...'ın işletmesi ile ilgili müşteri çeklerini de bulunan kasayı aldıklarını, ...'in çaldığı bu çekleri Düzce'den kargo ile göndererek davalılar ... ve ... aracılığı ile diğer davalı ...'e kırdırdığını, davalılardan ...'in ...'ın katledildiğini ve ...'nın bu miktardaki çeki şimdiye kadar kırdırmadığını bildiği halde çekleri aldığını, davalı ...'ın çekleri kırdıran ...'yı hiç görmeden, imza ve kimlik bilgilerini tetkik etmeden çeklerin kırımına aracı olduğunu, diğer davalı ...'in ise aracılar eli ile getirilen çekleri, çekleri kırdıran şahsın ciro ve kimliğini kontrol etmeden satın aldığını, davalıların kendilerinden beklenen özen ve basireti göstermeyerek muris ...'a ait çekleri iktisap ettiklerini ileri sürerek, 152.658,00 TL toplam değerindeki çeklerden tahsil olunanların tahsil tarihlerinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline, ibrazına rağmen tahsil olunamayanlar ile henüz ibraz edilmeyenlerin bizzat asıllarının iadesi ile taraflarına tahsil yetkisi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...'in dava tarihinden önce vefat ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... yargılamaya katılmamıştır.
Davalı ... vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, ceza mahkemesi dosyası içeriğine göre ...'in bu çekleri davacıların murisinden suç işleyerek gasp yoluyla elde ettiği, Düzce'den kargo ile göndererek diğer davalılar aracılığıyla davalı ...'e devrettiği ve bedellerini bu şekilde tahsil ettiği, ...'in imzasını içeren bir sözleşme olmadığı, davalı ...'ın çekleri kırdıran ...hakkında yeterli inceleme ve araştırma yapmadan işleme aracılık etmekte, diğer davalı ...'in ise aracılar eli ile getirilen çekleri kırdıran kişinin ciro ve kimliği hakkında yeterli inceleme ve araştırma yapmadan çekleri iktisap etmesi sebebiyle TTK'nın 704. maddesi hükmü uyarınca ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile tahsil edildiği çekişmesiz bulunan dava konusu çek bedellerinin davalılar ...
(...) ve ... tarafından keşide tarihlerinden itibaren davacılara iadesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar ... (...) ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
(1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar ... (...) ve ... vekilinin (2) no'lu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Davacı dava dilekçesinde çeklerin bedelinin tahsil tarihlerinden itibaren tahsilini talep etmiş olmasına rağmen, hükümde ''..keşide tarihlerinden itibaren tahsiline'' denilmek sureti ile talepten başka bir şeye karar verilmesi doğru olmamış, davalılar ... (...) ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalılar ... (...) ve ... vekilinin (2) no'lu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... (...) ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılar ... (...) ve ...'e iadesine, 10/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/546680100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz