Pay Devrinin Tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/3461 E. 2013/19744 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay sahipliğinin tespiti↗ pay sahipliği↗ mirasçılık↗ pay defteri↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ yönetim kurulu kararı↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ ibraz↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; davacının murisinden intikal eden 21,5 payın, davalı şirket pay defterine 01.03.2010 tarihinde kaydedildiği, böylece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirkete ortak olan davacının murisinin, ölümü nedeniyle, davacı mirasçının murisinden intikal eden, pay sahipliğinin tespiti istemine ilişkin olup, mümeyyiz davalı ...'e, mirasçı sıfatıyla değil davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğundan bahisle husumet yöneltilmiştir. Zira, dosyaya ibraz edilen muris ...'nın veraset ilamından, başka mirasçılarının bulunduğu anlaşılmakla, bunlara husumet yöneltilmemesi, mümeyyiz davalıya yönetim kurulu üyesi sıfatıyla husumet yöneltildiğini gösterir. Pay sahipliğinin tespiti hususunda açılan davada, yönetim kurulu hasım olmayacağından, mahkemece mümeyyiz davalı aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle mümeyyiz davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1585 E. 2010/12939 K.
Ortak:mirasçılık · pay defteri · karar verilmesine yer olmadığına · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; davacının murisinden intikal eden 21,5 payın, davalı şirket «pay defterine» 01.03.2010 tarihinde kaydedildiği, böylece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Dava, davalı şirkete ortak olan davacının murisinin, ölümü nedeniyle, davacı «mirasçının» murisinden intikal eden, «pay sahipliğinin tespiti» istemine ilişkin olup, mümeyyiz davalı ...'e, mirasçı sıfatıyla değil davalı şirketin «yönetim kurulu» üyesi olduğundan bahisle «husumet» yöneltilmiştir.
Zira, dosyaya «ibraz» edilen muris ...'nın veraset ilamından, başka «mirasçılarının» bulunduğu anlaşılmakla, bunlara «husumet» yöneltilmemesi, mümeyyiz davalıya «yönetim kurulu» üyesi sıfatıyla husumet yöneltildiğini gösterir.
Benzer bu karardaDavacıların ortak olduklarının «pay defterine tescili» ve «ilanı» taleplerinin konusuz kalması nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… kanıtlara göre, davalı şirket ortaklarının 02/05/2007 tarihinde yaptıkları toplantı sonucunda davacıların murisinin ölümü nedeniyle murise ait ortaklık hisselerinin «mirasçıları» olan davacılara intikal ettiğine ilişkin karar alındığı ve davacıların ortak olarak kabul edildiği, bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» edildiği, buna göre davacıların bu taleplerine ilişkin davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», ancak şirket ortaklarının dava açıldıktan sonra bu kararı aldıklarından davanın bu bölümüne ilişkin davacı tarafın «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» talep edeceği kabul edilerek davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davacı tarafça kâr «payı» verilmesi talep edilmiş ise de alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere şirketin 2005 - 2006 ve 2007/1. dönemlerinde zarar ettiği, bu nedenle şirket ortaklarına «dağıtılacak» bir kâr payının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava davacılar murisinden veraseten intikal eden paylardan dolayı şirket ortağı olduklarının tespiti ile şirket «pay defterine kayıt» edilmeleri ve ödenmeyen kâr «payının» tespiti istemlerine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:pay defterine tescil · pay defterine kayıt · kâr payı alacağı · bilirkişi ücreti · kâr dağıtımı · bilirkişi incelemesi · kâr payı · yargılama gideri
Benzer bu kararda… kanıtlara göre, davalı şirket ortaklarının 02/05/2007 tarihinde yaptıkları toplantı sonucunda davacıların murisinin ölümü nedeniyle murise ait ortaklık hisselerinin «mirasçıları» olan davacılara intikal ettiğine ilişkin karar alındığı ve davacıların ortak olarak kabul edildiği, bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» edildiği, buna göre davacıların bu taleplerine ilişkin davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», ancak şirket ortaklarının dava açıldıktan sonra bu kararı aldıklarından davanın bu bölümüne ilişkin davacı tarafın «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» talep edeceği kabul edilerek davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davacı tarafça kâr «payı» verilmesi talep edilmiş ise de alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere şirketin 2005 - 2006 ve 2007/1. dönemlerinde zarar ettiği, bu nedenle şirket ortaklarına «dağıtılacak» bir kâr payının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kâr «payı alacağına» ilişkin istemin ise şirket kâr elde etmediğinden reddine karar verilmiş olup, dosyada mevcut «bilirkişi incelemesi» sadece şirketin kâr edip etmediği, etmişse davacılara düşen bir pay bulunup bulunmadığına yönelik yapılmıştır.
2-Dava davacılar murisinden veraseten intikal eden paylardan dolayı şirket ortağı olduklarının tespiti ile şirket «pay defterine kayıt» edilmeleri ve ödenmeyen kâr «payının» tespiti istemlerine ilişkindir.
Davacıların ortak olduklarının «pay defterine tescili» ve «ilanı» taleplerinin konusuz kalması nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8226 E. 2016/2581 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · feri müdahil · istirdat · usulden reddi · avans faizi · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı kanunun 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 115/2 maddesi gereğince dava dilekçesinin «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile, hesaba davacılar murisince yatırılan 14.291,15 TL'nin 18.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmek suretiyle davalı bankadan tahsili ile veraset ilamındaki paylar oranında davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, «feri müdahil» ...ve... vekilleri temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5080 E. 2012/11896 K.
Ortak:mirasçılık
İncelediğiniz karardaDava, davalı şirkete ortak olan davacının murisinin, ölümü nedeniyle, davacı «mirasçının» murisinden intikal eden, «pay sahipliğinin tespiti» istemine ilişkin olup, mümeyyiz davalı ...'e, mirasçı sıfatıyla değil davalı şirketin «yönetim kurulu» üyesi olduğundan bahisle «husumet» yöneltilmiştir.
Zira, dosyaya «ibraz» edilen muris ...'nın veraset ilamından, başka «mirasçılarının» bulunduğu anlaşılmakla, bunlara «husumet» yöneltilmemesi, mümeyyiz davalıya «yönetim kurulu» üyesi sıfatıyla husumet yöneltildiğini gösterir.
Benzer bu karardaKararı davalı ... ... «mirasçıları» ...vekilleri temyiz etmiştir.
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur (Türk Medeni Kanunu'nun 28'nci maddesi), ölüm anından itibaren davanın tarafı artık «mirasçılar» olmaktadır.
Bu itibarla, somut olayda, vefat eden davalı ... ...'nın veraset belgesiyle saptanacak «mirasçılarının» davada davalı sıfatıyla yer almalarının sağlanması, davanın görülebilirlik koşulunun yerine getirilmesi böylelikle taraf teşkilinin oluşturulması, kendilerine «savunma hakkının» tanınması, daha sonra yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus nazara alınmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:destekten yoksun kalma tazminatı · savunma hakkı · taraf ehliyeti · maddi tazminat · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur (Türk Medeni Kanunu'nun 28'nci maddesi), ölüm anından itibaren davanın tarafı artık «mirasçılar» olmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; her bir davacı için 125.000.000’er TL manevi, 25.000.000’er TL «maddi tazminatın» kaza tarihi olan 23/10/1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
1) Dava, taşıma sırasında meydana gelen kazada vefat eden davacıların murisinden ötürü manevi tazminat ile «destekten yoksun kalma tazminatının» taşımayı yapan aracın şoför ve işleteninden tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, somut olayda, vefat eden davalı ... ...'nın veraset belgesiyle saptanacak «mirasçılarının» davada davalı sıfatıyla yer almalarının sağlanması, davanın görülebilirlik koşulunun yerine getirilmesi böylelikle taraf teşkilinin oluşturulması, kendilerine «savunma hakkının» tanınması, daha sonra yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus nazara alınmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/3461 E. , 2013/19744 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.11.2012 tarih ve 2010/203-2012/518 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin murisi ...'nın davalı şirketten 86 paya sahip ortağı iken, 17/08/2008'de vefat ettiğini, veraset ilamına göre murisinden müvekkiline intikal eden payın pay defterine işlenmesi için davalı şirket ve davalı yönetim kurulu üyelerine ihtar gönderdiklerini, ancak davalıların tescilden imtina ettiklerini ileri sürerek veraset ilamına göre müvekkiline intikal eden 21,5 payın pay defterine tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı, mirasçının terekeye ait bir mal, hak veya alacaktan yalnız kendi payına düşen kısım için dava açamayacağını, mirasçının iştirak halindeki pay üzerinde tasarrufta bulunma yetkisinin bulunmadığını, bu sebeple davanın aktif husumetten reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; davacının murisinden intikal eden 21,5 payın, davalı şirket pay defterine 01.03.2010 tarihinde kaydedildiği, böylece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirkete ortak olan davacının murisinin, ölümü nedeniyle, davacı mirasçının murisinden intikal eden, pay sahipliğinin tespiti istemine ilişkin olup, mümeyyiz davalı ...'e, mirasçı sıfatıyla değil davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğundan bahisle husumet yöneltilmiştir. Zira, dosyaya ibraz edilen muris ...'nın veraset ilamından, başka mirasçılarının bulunduğu anlaşılmakla, bunlara husumet yöneltilmemesi, mümeyyiz davalıya yönetim kurulu üyesi sıfatıyla husumet yöneltildiğini gösterir. Pay sahipliğinin tespiti hususunda açılan davada, yönetim kurulu hasım olmayacağından, mahkemece mümeyyiz davalı aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle mümeyyiz davalı ...
yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/633932400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz