Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3977 E. 2019/6271 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yüze karşı verilen karar↗ tebliğ tarihi↗ husumet ehliyeti↗ içtihadı birleştirme kararı↗ taraf ehliyeti↗ kötüniyet↗ zamanaşımı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı TPMK’nın kötüniyete dayalı hükümsüzlük talebiyle açılan davalarda husumet ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece, 31/01/2008 tarihinde, taraf vekillerinin yüzlerine karşı tefhim edilen kararla, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kural olarak; hükümlerin icrası kararın kesinleşmesine bağlı olmayıp, yüze karşı verilen bu hükmün kurulmasının üzerinden 10 yıl geçtikten sonra, karar davacı vekiline 12/07/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Karar tarihi ile tebliğ tarihi arasında zamanaşımını kesen yahut durduran harhangi bir nedene tesadüf edilmemiş olup 818 sayılı Türk BorçlarKanunu'nun 135/2. maddesi uyarınca, hükmün verildiği tarihten itibaren on yıl geçmekle ilamın zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline ve 23.2.1944 tarih ve 1941/10 E., 1944/5 K. sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1482 E. 2021/887 K.
Ortak:yüze karşı verilen karar · tebliğ tarihi · zamanaşımı · zamanaşımı var · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaKarar tarihi ile «tebliğ tarihi» arasında «zamanaşımını» kesen yahut durduran harhangi bir nedene tesadüf edilmemiş olup 818 sayılı Türk BorçlarKanunu'nun 135/2. maddesi uyarınca, hükmün verildiği tarihten itibaren on yıl geçmekle ilamın zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından kararın bozulması gerekmiştir.
Kural olarak; hükümlerin icrası kararın kesinleşmesine bağlı olmayıp, «yüze karşı verilen» bu hükmün kurulmasının üzerinden 10 yıl geçtikten sonra, karar davacı vekiline 12/07/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, hükmün icrasının kararın kesinleşmesine bağlı olmadığı, «yüze karşı verilen» hüküm kurulmasının üzerinden 10 yıl geçtikten sonra kararın, davacı vekiline 12.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, karar tarihi ile «tebliğ tarihi» arasında «zamanaşımını» kesen yahut durduran harhangi bir nedene tesadüf edilmediği, 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 135/2. maddesi uyarınca, hükmün verildiği tarihten itibaren on yıl …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4802 E. 2014/10897 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat emtia sigortası · halefiyet · rücuen tahsil · usulden reddi · haksız fiil · görevsizlik kararı · taşıyan · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı dava dışı sigortalının uğradığı zararın «taşıyan» davalıdan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
03.07.1944 sayılı kararına göre sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, «sigorta poliçesinden» doğan bir dava olmadığından, «halefiyet» davasının ticari bir dava sayılamayacağı, davacının sigorta şirketi olup, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, dava konusu uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece işin esasına girilerek hüküm tesisi gerekirken, sigortalı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin «haksız fiile» dayandığından bahisle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10790 E. 2016/8148 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta halefiyeti · nakliyat emtia sigortası · halefiyet · rücuen tahsil · rücuen tazminat · usulden reddi · görevsizlik kararı · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davanın TTK'nın 1472. maddesine dayalı olarak sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın «rücuen tahsiline» yönelik olduğu, bu davanın «sigorta poliçesinden» doğmadığı, «sigortacının halefiyet» hakkına dayalı bir dava olduğu ve ticari dava sayılmadığı gerekçesiyle davanın «görevsizlik» nedeniyle reddine, talep halinde dosyanın «görevli» ...
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, rücuen tazminat davaları, sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi değerlendirilerek «görevli» mahkemenin belirlenmesi gerekir ( İBK 22/03/1944 tarih ve 1939/37 Esas, 1944/9 Karar).Davacı ... şirketi «halefiyet» hakkına dayalı olarak bu davayı açtığına göre, halefi olduğu sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin mahiyetine bakılarak görevli mahkeme tespit edilecektir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece işin esasına girilerek hüküm tesisi gerekirken, davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3977 E. , 2019/6271 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31/01/2008 tarih ve 2007/85-2008/77 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra
dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait ‘’Çamlı Biotav’’, ‘’Çamlı Biofarm’’ markalarının tescilli olduğunu, Biofarma İlaç Sanayi ve Tic. A.Ş. adına tescilli ‘’Biofarma bi şekil’’ ibareli markanın kötü niyetli tescil olduğu gerekçesiyle hükümsüzlüğne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davada husumet ehliyeti bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı TPMK’nın kötüniyete dayalı hükümsüzlük talebiyle açılan davalarda husumet ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece, 31/01/2008 tarihinde, taraf vekillerinin yüzlerine karşı tefhim edilen kararla, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kural olarak; hükümlerin icrası kararın kesinleşmesine bağlı olmayıp, yüze karşı verilen bu hükmün kurulmasının üzerinden 10 yıl geçtikten sonra, karar davacı vekiline 12/07/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Karar tarihi ile tebliğ tarihi arasında zamanaşımını kesen yahut durduran harhangi bir nedene tesadüf edilmemiş olup 818 sayılı Türk BorçlarKanunu'nun 135/2. maddesi uyarınca, hükmün verildiği tarihten itibaren on yıl geçmekle ilamın zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline ve 23.2.1944 tarih ve 1941/10 E., 1944/5 K. sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair teymiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542689600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz