Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1482 E. 2021/887 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yüze karşı verilen karar↗ tebliğ tarihi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın reddine dair verilen 31.01.2008 tarih 2007/85-2008/77 sayılı karar, Dairemiz’in 07.10.2019 tarih 2018/3977-2019/6271 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, hükmün icrasının kararın kesinleşmesine bağlı olmadığı, yüze karşı verilen hüküm kurulmasının üzerinden 10 yıl geçtikten sonra kararın, davacı vekiline 12.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, karar tarihi ile tebliğ tarihi arasında zamanaşımını kesen yahut durduran harhangi bir nedene tesadüf edilmediği, 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 135/2. maddesi uyarınca, hükmün verildiği tarihten itibaren on yıl geçmekle ilamın zamanaşımına uğradığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3977 E. 2019/6271 K.
Ortak:yüze karşı verilen karar · tebliğ tarihi · zamanaşımı · zamanaşımı var · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, hükmün icrasının kararın kesinleşmesine bağlı olmadığı, «yüze karşı verilen» hüküm kurulmasının üzerinden 10 yıl geçtikten sonra kararın, davacı vekiline 12.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, karar tarihi ile «tebliğ tarihi» arasında «zamanaşımını» kesen yahut durduran harhangi bir nedene tesadüf edilmediği, 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 135/2. maddesi uyarınca, hükmün verildiği tarihten itibaren on yıl …
Benzer bu karardaKarar tarihi ile «tebliğ tarihi» arasında «zamanaşımını» kesen yahut durduran harhangi bir nedene tesadüf edilmemiş olup 818 sayılı Türk BorçlarKanunu'nun 135/2. maddesi uyarınca, hükmün verildiği tarihten itibaren on yıl geçmekle ilamın zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından kararın bozulması gerekmiştir.
Kural olarak; hükümlerin icrası kararın kesinleşmesine bağlı olmayıp, «yüze karşı verilen» bu hükmün kurulmasının üzerinden 10 yıl geçtikten sonra, karar davacı vekiline 12/07/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · kötüniyet · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı TPMK’nın «kötüniyete» dayalı hükümsüzlük talebiyle açılan davalarda «husumet ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 31/01/2008 tarihinde, taraf vekillerinin yüzlerine karşı tefhim edilen kararla, davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/997 E. 2020/2958 K.
Ortak:tebliğ tarihi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, hükmün icrasının kararın kesinleşmesine bağlı olmadığı, «yüze karşı verilen» hüküm kurulmasının üzerinden 10 yıl geçtikten sonra kararın, davacı vekiline 12.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, karar tarihi ile «tebliğ tarihi» arasında «zamanaşımını» kesen yahut durduran harhangi bir nedene tesadüf edilmediği, 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 135/2. maddesi uyarınca, hükmün verildiği tarihten itibaren on yıl …
Benzer bu karardaSomut olayda karar tarihi ile «tebliğ tarihi» arasında «zamanaşımını» kesen yahut durduran herhangi bir nedene tesadüf edilmemiş olup 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 135/2. maddesi ve 11/04/1940 tarih, 15/70 sayılı Yargıtay İçtiha …
Karar, verilmesinin üzerinden 10 yıl geçtikten sonra mümeyyiz asıl ve birleşen davalı vekiline 09/02/2017 tarihinde tebliğ edilmiş, mümeyyiz asıl ve birleşen davalı vekilince 17/02/2017 tarihinde, süresinde temyiz edilerek ilamın «zamanaşımına» uğradığı «def»'i ileri sürülmüştür.
2014/103K. sayılı ilamı ile anılan Kanun’un geçici 16. maddesinin «zamanaşımı» bakımından iptal edilmesi karşısında 5411 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce doğmuş olan alacaklar yönünden 20 yıllık zamanaşımının uygulanmayacak olmasına göre ilamın zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:def'i · temlik
Benzer bu kararda1-Asıl ve birleşen davalar, «temlik» eden ...
Karar, verilmesinin üzerinden 10 yıl geçtikten sonra mümeyyiz asıl ve birleşen davalı vekiline 09/02/2017 tarihinde tebliğ edilmiş, mümeyyiz asıl ve birleşen davalı vekilince 17/02/2017 tarihinde, süresinde temyiz edilerek ilamın «zamanaşımına» uğradığı «def»'i ileri sürülmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1482 E. , 2021/887 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.02.2020 tarih ve 2019/436 E. - 2020/96 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin uzun yıllardır yem ve besicilik sektöründe faaliyet gösterdiğini, TÜRKPATENT nezdinde 99/010297, 99/010296, 2000/12389 sayılı ve "Çamlı Bio Tav", "Çamlı Bio Farm", "Çamlı bio Farm" ibareli markaların sahibi olduğunu, tefrik edilen Biofarma İlaç San.ve A.Ş.adına 2003/36663 sayılı ve "Bio Farma+Bi+Şekil" ibareli markanın davalı TÜRKPATENT tarafından 30.12.2003 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tescil edildiğini, ancak bu tescilin 556 sayılı KHK'nin 7/1-b ve 8/1-b maddelerine aykırı olduğunu, bu nedenle anılan KHK.'nın 42. maddesinin 1 ve 2. Bentleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının bulunduğunu belirterek, 2003/36663 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, yapılan işlemlerin safahatını sıralamış, 2003/36663 kod nolu marka başvurusunun 27.07.2004 tarihli resmi marka bülteninde ilan edildiğini, herhangi bir itirazla karşılaşmaması nedeniyle 30.12.2003 tarihinden geçerli olmak üzere 10 yıl süre için 17.01.2005 tarihinde tescil belgesinin düzenlenerek marka sahibine gönderildiğini, yapılan işlemleri usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen 31.01.2008 tarih 2007/85-2008/77 sayılı karar, Dairemiz’in 07.10.2019 tarih 2018/3977-2019/6271 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, hükmün icrasının kararın kesinleşmesine bağlı olmadığı, yüze karşı verilen hüküm kurulmasının üzerinden 10 yıl geçtikten sonra kararın, davacı vekiline 12.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, karar tarihi ile tebliğ tarihi arasında zamanaşımını kesen yahut durduran harhangi bir nedene tesadüf edilmediği, 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 135/2. maddesi uyarınca, hükmün verildiği tarihten itibaren on yıl geçmekle ilamın zamanaşımına uğradığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/638792100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz