İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7166 E. 2013/9037 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen tazmin↗ peşin karar harcı↗ icra inkâr tazminatı↗ gerçek zarar↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ sigorta poliçesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, iş yeri sigorta poliçesine dayalı alacağın rücuen tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, takibe konu alacağın likid olduğundan bahisle davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.Bir alacağın likid olabilmesi için miktarının belirli veya bilinebilecek durumda bulunması gerekir. Somut olayda, dava ve takip konusu alacak, tazminat niteliğinde bir alacak olup, önceden bilinmesi, davalı tarafça hesaplanması mümkün olmaması nedeniyle alacağın likid olarak kabulü mümkün değildir. Mahkemece, davacı tarafın gerçek zararının hesaplanarak icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı bir değerlendirmeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17935 E. 2013/5639 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaDava, iş yeri «sigorta poliçesine» dayalı alacağın «rücuen tazmini» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, takibe konu alacağın likid olduğundan bahisle davacı tarafın «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne karar verilmiştir.Bir alacağın likid olabilmesi için miktarının belirli veya bilinebilecek durumda bulunması gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafın «icra inkar tazminatına» ilişkin talebinin, alacağın likid olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
K. sayılı kararına göre, dava dışı Ak Sigorta A.Ş. nezdinde «kasko sigorta poliçesi» ile sigortalı olan aracın, davacıya ait işyerinde tamir için bulunduğu sırada çalındığı ve sonrasında hasarlı olarak bulunduğu, işyerinin davalı şirket nezdinde üçüncü şahıs «mali sorumluluk sigorta» poliçesi ile sigortalı olduğu, her ne kadar davacı tarafından aleyhine girişilen icra takibi nedeniyle 64.673,00 TL ödeme yapılmış ise de, ödenmesi gereken miktarı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · mali sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · kasko sigortası · yargılama giderleri · yasal faiz
Benzer bu karardaK. sayılı kararına göre, dava dışı Ak Sigorta A.Ş. nezdinde «kasko sigorta poliçesi» ile sigortalı olan aracın, davacıya ait işyerinde tamir için bulunduğu sırada çalındığı ve sonrasında hasarlı olarak bulunduğu, işyerinin davalı şirket nezdinde üçüncü şahıs «mali sorumluluk sigorta» poliçesi ile sigortalı olduğu, her ne kadar davacı tarafından aleyhine girişilen icra takibi nedeniyle 64.673,00 TL ödeme yapılmış ise de, ödenmesi gereken miktarı …
TL olduğu, davalının sorumlu bulunduğu alacak yargılama ile belirlendiğinden alacağın likit olmadığı, davalının «poliçe limiti» 20.000,00 TL ile ve davacının ödeme yaptığı tarihe kadar işleyen faizi, «yargılama giderleri» ve dava konusu icra takibindeki faiz alacağından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalının ...
İcra Müdürlüğü'nün 2009/33251 Esas sayılı takibine vaki itirazının kısmen iptali ile 45.677,46 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağa takip tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15880 E. 2012/6088 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaDava, iş yeri «sigorta poliçesine» dayalı alacağın «rücuen tazmini» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, takibe konu alacağın likid olduğundan bahisle davacı tarafın «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne karar verilmiştir.Bir alacağın likid olabilmesi için miktarının belirli veya bilinebilecek durumda bulunması gerekir.
Benzer bu kararda… delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı tarafından davalı hakkında 4.141,80 TL bedelli faturaya istinaden icra takibi başlatıldığı, davalının «borca itiraz» ettiği, taraf «defterlerinde» 4.141,80 TL bedelli faturanın kayıtlara alındığını, davalı şirketin davacı şirkete «fatura» bedelinden dolayı borçlu olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiği hususunda kanaat oluşmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sözleşmeden kaynaklanan «hizmet bedeli» alacağı davalı «defterlerinde» kayıtlı likid bir alacak mahiyetinde bulunduğundan ve İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca «icra inkar tazminatına» hükmedilebilmesi için itirazın haksız olması yeterli olup, ayrıca «kötüniyetli» olduğunun kanıtlanması gerekmediğinden mahkemece davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle bu istemin reddinde isabet görül …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet alım sözleşmesi · borca itiraz · hizmet bedeli · fatura · kötüniyet · e-defter
Benzer bu kararda… delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı tarafından davalı hakkında 4.141,80 TL bedelli faturaya istinaden icra takibi başlatıldığı, davalının «borca itiraz» ettiği, taraf «defterlerinde» 4.141,80 TL bedelli faturanın kayıtlara alındığını, davalı şirketin davacı şirkete «fatura» bedelinden dolayı borçlu olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiği hususunda kanaat oluşmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sözleşmeden kaynaklanan «hizmet bedeli» alacağı davalı «defterlerinde» kayıtlı likid bir alacak mahiyetinde bulunduğundan ve İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca «icra inkar tazminatına» hükmedilebilmesi için itirazın haksız olması yeterli olup, ayrıca «kötüniyetli» olduğunun kanıtlanması gerekmediğinden mahkemece davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle bu istemin reddinde isabet görül …
Dava, taraflar arasında imzalanan «hizmet alım sözleşmesinden» kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsiline ilişkindir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4879 E. 2020/3476 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10586 E. 2010/10859 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama neticesinde kâr payına yönelik davanın reddine, diğer istemler hakkında «davanın konusu» kalmadığı gerekçesiyle kâr «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacılar vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizin 04.05.2010 günlü ilamının 2. bendinde yazılı gerekçelerle davacılar yararına bozulmuş, 1. bentte açıklanan gerekçelerle sair temyiz itirazları reddedilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7166 E. , 2013/9037 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/03/2012 tarih ve 2012/14-2012/70 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirket nezdinde iş yeri sigorta poliçesiyle sigortalı börekçi dükkanında tüp gaz patlaması sonucu oluşan hasar bedelinin dava dışı sigortalıya ödendiğini, hasara bağlantı contalarından sızan gazın neden olduğunu, tüp satıcısı davalının hasardan sorumluluğu bulunduğunu, yapılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, hasarın tüpün ayıplı olmasından kaynaklanmadığını, bağlantı tesisatından sızan gazın yangına neden olduğunu, sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 04.07.2011 tarih ve 2009/15083- 8116 Esas ve Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, davanın kabulü ile ...5.
İcra Müdürlüğü’nün 2008/8153 Esas sayılı dosyasına vaki davalının itirazının iptali ile 25.704,09 TL’nin takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, %40 icra inkar tazminatı olan 10.281,63 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, iş yeri sigorta poliçesine dayalı alacağın rücuen tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, takibe konu alacağın likid olduğundan bahisle davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.Bir alacağın likid olabilmesi için miktarının belirli veya bilinebilecek durumda bulunması gerekir. Somut olayda, dava ve takip konusu alacak, tazminat niteliğinde bir alacak olup, önceden bilinmesi, davalı tarafça hesaplanması mümkün olmaması nedeniyle alacağın likid olarak kabulü mümkün değildir. Mahkemece, davacı tarafın gerçek zararının hesaplanarak icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı bir değerlendirmeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451107900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz