Müdürün azli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3681 E. 2019/5099 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürünün azli↗ limited şirket müdürlüğü↗ müdürün azli↗ şirket müdürünün azli↗ resmi belgede sahtecilik↗ azil↗ haklı sebep↗ şirket müdürlüğü↗ imza incelemesi↗ sahtecilik↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ pasif husumet yokluğu↗ derdestlik↗ dolandırıcılık↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ feragat↗ limited şirket↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ eksik inceleme↗ temsil↗ husumet↗ e-defter↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, müdürün azli istemli davada husumetin, salt azli istenen müdüre yöneltilmesi gerektiğinden, davalı şirket hakkındaki gerek asıl davanın gerekse birleşen davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi ve birleşen davada davacı asil ... davasından feragat ettiğinden, feragat nedeniyle bu davacı yönünden davanın reddi gerektiği, asıl davadaki davacılar ile birleşen davada davacı...'nın davalı müdür aleyhine açtıkları davaları bakımından esas itibariyle inceleme yapıldığı, davacıların haklı neden olarak davalı müdürün sahte imzalarla kararlar aldığını, defter ve kayıtları usulüne uygun tutmadığını, resmi görevlerin yerine getirmediğini, tek başına şirketi yönettiğini ileri sürdüğü, müdürün limited şirketi temsil ve ilzama yetkili organ olduğu, şirket defter ve kayıtlarını usulüne uygun tutmak ve diğer yasal görevlerini yerine getirmekle yükümlü bulunduğunu,aksi halde, hukuki ve cezai sorumluluklarının söz konusu olduğu, davalı müdürün, gerek soruşturma sırasındaki açıklamalarından ve ceza mahkemesindeki savunmasından, gerekse alınan kararlardaki imzaların davacılara ait olmadığı yönündeki rapor içeriklerinden, bir takım kararların, usulüne uygun bir şekilde defter ve kayıtları tutmakla yükümlü müdürün gözetimi dışında alındığının sabit olduğunu, her ne kadar, davalı müdür bir takım davacıların imzalarının kendisi tarafından atılmadığını savunmuş ve bu nedenle ceza yargılamasında inceleme yapılmakta ise de bu husus, doğrudan mahkeme dosyasının sonucuna etkili görülmediğinden ceza davası sonucunun beklenmediği, davalının müdür sıfatıyla limited şirketin defter ve kayıtlarını muntazam olarak tutmaması ve en önemli kararlarda imzaların kendisinin yokluğunda alınması nedeniyle,davalının müdürlük görevini yerine getirmesi yönündeki ortakların güvenini sarstığı, şahısların önem arz ettiği bu durumun müdürün azli bakımından haklı sebep kabul edildiği, alınan bilirkişi raporunda da şirketin mali durumunun kötü olduğu,şirketin öz varlığını kaybettiğinin ve bu yönüyle de yönetimde yetersizlik meydana geldiğinın ortaya çıktığı, davalı müdürün ortaklar kurulunu gereği gibi toplamadığından alınan kararların sağlıklı olmadığı, belirtilen bu hususların davalı müdürün yönetimde basiretsiz olduğunu gösterdiği gerekçesiyle, şirket yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan, birleşen dosya davacısı ...'nun davasının feragat nedeniyle reddine, esas dosya davacıları ile birleşen dosya davacısı...'nın şirket müdürü olan davalı ...'nin limited şirket müdürlüğünden azli davalarının kabulü ile davalı şahsın müdürlükten azline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili ve davalı şirket kayyumu tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, limited şirket müdürünün azli istemine ilişkindir. Şirket ortağı olan davacılar, davalı şirketin ortağı ve müdürü olan davalı ... Eğrice’nin ortaklar kurulu toplantılarını usulüne uygun yapmadığını, bazı ortaklar kurulu toplantılarında ise toplantıya katılmayan ortaklar yerine imzalar atarak karar aldırdığını ileri sürerek, davalının şirket müdürlüğünden azlini istemiştir. Davacıların aynı iddialarla davalı hakkında suç duyurusunda da bulunduğu, yapılan soruşturma sonucunda, davalı hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla ceza davası açıldığı ve davanın halen derdest durumda olduğu anlaşılmaktadır. Ceza davasında yapılan imza incelemesiyle, bazı ortaklar kurulu kararların sahte imzalarla alındığı belirlenmiş, ancak imzaların davalı tarafından atılıp atılmadığının saptanamadığı mütala edilmiştir. İlk derece mahkemesince, ceza davasının sonucunun beklenilmesine gerek olmadığı zira sahte olduğu tespit edilen imzaların davalı tarafından atılıp atılmadığının sonucu etkili olmadığı, davalının, müdür sıfatıyla limited şirketin defter ve kayıtlarını muntazam olarak tutmaması ve en önemli kararlarda imzaların kendisinin yokluğunda alınması nedeniyle, müdürlük görevini yerine getirmesi yönündeki ortakların güvenini sarstığı, şahısların önem arz ettiği bu durumun müdürün azli bakımından haklı sebep olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak ortaklar kurulu toplantıların TTK’nın 617. maddesinde düzenlenen çağrı usulüne uygun olarak yapılmaması müdürlükten azil bakımından tek başına haklı ve yeterli bir sebep olarak kabul edilemez. Bu durumda mahkemece, ceza davasının sonucu beklenilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
2-) Öte yandan, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, şirketin borca batık durumda olduğu ve öz sermayesini dahi yitirdiği, bunun davalı müdürün şirket yönetimindeki basiretsizliğini gösterdiği mütala edilmiştir. Davalı vekili rapora itirazında, şirket mali durumundaki kötülüğün önceki müdürler döneminden kalma geçmiş yıl zararlarından ve ortaklara olan borçlardan kaynaklandığını, şirketten alacağı olan ortağın kendisi olduğunu savunarak, belirttiği hususların araştırılması için ek rapor alınmasını istemiştir. Mahkemece, davacı yanca ileri sürülen ciddi itirazları karşılar nitelikte ek rapor alınmaksızın sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince, davacı yanca ileri sürülen itirazlar bakımından ek rapor alınarak şirketin mali durumunun hangi sebeple kötü olduğunun tespit edilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Belirtilen gerekçelerle, bölge adliye mahkemesince, eksik incelemeye dayalı olarak verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekirken yazılı gerekçelerle başvurunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bölge adliye mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8301 E. 2014/14461 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «müdürün azli» istemli davada «husumetin», salt azli istenen müdüre yöneltilmesi gerektiğinden, davalı şirket hakkındaki gerek asıl davanın gerekse birleşen davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi ve birleşen davada davacı asil ... davasından «feragat» ettiğinden, feragat nedeniyle bu davacı yönünden davanın reddi gerektiği, asıl davadaki davacılar ile birleşen davada davacı...'nın davalı müdür aleyhine açtıkları davaları bakımından esas itibariyle inceleme yapıldığı, davacıların haklı neden olarak davalı müdürün sahte imzalarla kararlar aldığını, «defter» ve kayıtları usulüne uygun tutmadığını, resmi «görevlerin» yerine getirmediğini, tek başına şirketi yönettiğini ileri sürdüğü, müdürün «limited şirketi» «temsil» ve ilzama yetkili organ olduğu, şirket defter ve kayıtlarını usulüne uygun tutmak ve diğer yasal görevlerini yerine getirmekle yükümlü bulunduğunu,aksi halde, hukuki ve cezai sorumluluklarının söz konusu olduğu, davalı müdürün, gerek soruşturma sırasındaki açıklamalarından ve ceza mahkemesindeki savunmasından, gerekse alınan kararlardaki imzaların davacılara ait olmadığı yönündeki rapor içeriklerinden, bir takım kararların, usulüne uygun bir şekilde defter ve kayıtları tutmakla yükümlü müdürün gözetimi dışında alındığının sabit olduğunu, her ne kadar, davalı müdür bir takım davacıların imzalarının kendisi tarafından atılmadığını savunmuş ve bu nedenle ceza yargılamasında inceleme yapılmakta ise de bu husus, doğrudan mahkeme dosyasının sonucuna etkili görülmediğinden ceza davası sonucunun beklenmediği, davalının müdür sıfatıyla limited şirketin defter ve kayıtlarını muntazam olarak tutmaması ve en önemli kararlarda imzaların kendisinin yokluğunda alınması nedeniyle,davalının müdürlük görevini yerine getirmesi yönündeki ortakların güvenini sarstığı, şahısların önem arz ettiği bu durumun müdürün azli bakımından «haklı sebep» kabul edildiği, alınan bilirkişi raporunda da şirketin mali durumunun kötü olduğu,şirketin öz varlığını kaybettiğinin ve bu yönüyle de yönetimde yetersizlik meydana geldiğinın ortaya çıktığı, davalı müdürün ortaklar kurulunu gereği gibi toplamadığından alınan kararların sağlıklı olmadığı, belirtilen bu hususların davalı müdürün yönetimde basiretsiz olduğunu gösterdiği gerekçesiyle, şirket yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan, birleşen dosya davacısı ...'nun davasının feragat nedeniyle reddine, esas dosya davacıları ile birleşen dosya davacısı...'nın «şirket müdürü» olan davalı ...'nin «limited şirket müdürlüğünden» azli davalarının kabulü ile davalı şahsın müdürlükten azline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, kayyumun azli ve atanması davasında «husumetin» diğer ortaklar yanında şirkete yöneltilmesi gerekirken davanın kayyuma karşı açıldığı gerekçesi ile davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Dava, kayyumun azli ve değiştirilmesi talebine ilişkin olup, «husumet» azli istenilen kayyuma yöneltilmiştir.
Mahkemece, «husumetin» şirkete ve şirket ortaklarına yöneltilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, şirket kayyum tarafından yönetilmekte olup, bu nedenle davada husumetin kayyuma yöneltilmesi yeterli olup, davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4408 E. 2020/1355 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü · e-defter
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «müdürün azli» istemli davada «husumetin», salt azli istenen müdüre yöneltilmesi gerektiğinden, davalı şirket hakkındaki gerek asıl davanın gerekse birleşen davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi ve birleşen davada davacı asil ... davasından «feragat» ettiğinden, feragat nedeniyle bu davacı yönünden davanın reddi gerektiği, asıl davadaki davacılar ile birleşen davada davacı...'nın davalı müdür aleyhine açtıkları davaları bakımından esas itibariyle inceleme yapıldığı, davacıların haklı neden olarak davalı müdürün sahte imzalarla kararlar aldığını, «defter» ve kayıtları usulüne uygun tutmadığını, resmi «görevlerin» yerine getirmediğini, tek başına şirketi yönettiğini ileri sürdüğü, müdürün «limited şirketi» «temsil» ve ilzama yetkili organ olduğu, şirket defter ve kayıtlarını usulüne uygun tutmak ve diğer yasal görevlerini yerine getirmekle yükümlü bulunduğunu,aksi halde, hukuki ve cezai sorumluluklarının söz konusu olduğu, davalı müdürün, gerek soruşturma sırasındaki açıklamalarından ve ceza mahkemesindeki savunmasından, gerekse alınan kararlardaki imzaların davacılara ait olmadığı yönündeki rapor içeriklerinden, bir takım kararların, usulüne uygun bir şekilde defter ve kayıtları tutmakla yükümlü müdürün gözetimi dışında alındığının sabit olduğunu, her ne kadar, davalı müdür bir takım davacıların imzalarının kendisi tarafından atılmadığını savunmuş ve bu nedenle ceza yargılamasında inceleme yapılmakta ise de bu husus, doğrudan mahkeme dosyasının sonucuna etkili görülmediğinden ceza davası sonucunun beklenmediği, davalının müdür sıfatıyla limited şirketin defter ve kayıtlarını muntazam olarak tutmaması ve en önemli kararlarda imzaların kendisinin yokluğunda alınması nedeniyle,davalının müdürlük görevini yerine getirmesi yönündeki ortakların güvenini sarstığı, şahısların önem arz ettiği bu durumun müdürün azli bakımından «haklı sebep» kabul edildiği, alınan bilirkişi raporunda da şirketin mali durumunun kötü olduğu,şirketin öz varlığını kaybettiğinin ve bu yönüyle de yönetimde yetersizlik meydana geldiğinın ortaya çıktığı, davalı müdürün ortaklar kurulunu gereği gibi toplamadığından alınan kararların sağlıklı olmadığı, belirtilen bu hususların davalı müdürün yönetimde basiretsiz olduğunu gösterdiği gerekçesiyle, şirket yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan, birleşen dosya davacısı ...'nun davasının feragat nedeniyle reddine, esas dosya davacıları ile birleşen dosya davacısı...'nın «şirket müdürü» olan davalı ...'nin «limited şirket müdürlüğünden» azli davalarının kabulü ile davalı şahsın müdürlükten azline karar verilmiştir.
1-) Dava, «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Eğrice’nin «ortaklar kurulu» toplantılarını usulüne uygun yapmadığını, bazı ortaklar kurulu toplantılarında ise toplantıya katılmayan ortaklar yerine imzalar atarak karar aldırdığını ileri sürerek, davalının «şirket müdürlüğünden» azlini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1597 E. 2019/3235 K.
Ortak:limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü · limited şirket · husumet · dava şartı · Müdürün azli
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «müdürün azli» istemli davada «husumetin», salt azli istenen müdüre yöneltilmesi gerektiğinden, davalı şirket hakkındaki gerek asıl davanın gerekse birleşen davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi ve birleşen davada davacı asil ... davasından «feragat» ettiğinden, feragat nedeniyle bu davacı yönünden davanın reddi gerektiği, asıl davadaki davacılar ile birleşen davada davacı...'nın davalı müdür aleyhine açtıkları davaları bakımından esas itibariyle inceleme yapıldığı, davacıların haklı neden olarak davalı müdürün sahte imzalarla kararlar aldığını, «defter» ve kayıtları usulüne uygun tutmadığını, resmi «görevlerin» yerine getirmediğini, tek başına şirketi yönettiğini ileri sürdüğü, müdürün «limited şirketi» «temsil» ve ilzama yetkili organ olduğu, şirket defter ve kayıtlarını usulüne uygun tutmak ve diğer yasal görevlerini yerine getirmekle yükümlü bulunduğunu,aksi halde, hukuki ve cezai sorumluluklarının söz konusu olduğu, davalı müdürün, gerek soruşturma sırasındaki açıklamalarından ve ceza mahkemesindeki savunmasından, gerekse alınan kararlardaki imzaların davacılara ait olmadığı yönündeki rapor içeriklerinden, bir takım kararların, usulüne uygun bir şekilde defter ve kayıtları tutmakla yükümlü müdürün gözetimi dışında alındığının sabit olduğunu, her ne kadar, davalı müdür bir takım davacıların imzalarının kendisi tarafından atılmadığını savunmuş ve bu nedenle ceza yargılamasında inceleme yapılmakta ise de bu husus, doğrudan mahkeme dosyasının sonucuna etkili görülmediğinden ceza davası sonucunun beklenmediği, davalının müdür sıfatıyla limited şirketin defter ve kayıtlarını muntazam olarak tutmaması ve en önemli kararlarda imzaların kendisinin yokluğunda alınması nedeniyle,davalının müdürlük görevini yerine getirmesi yönündeki ortakların güvenini sarstığı, şahısların önem arz ettiği bu durumun müdürün azli bakımından «haklı sebep» kabul edildiği, alınan bilirkişi raporunda da şirketin mali durumunun kötü olduğu,şirketin öz varlığını kaybettiğinin ve bu yönüyle de yönetimde yetersizlik meydana geldiğinın ortaya çıktığı, davalı müdürün ortaklar kurulunu gereği gibi toplamadığından alınan kararların sağlıklı olmadığı, belirtilen bu hususların davalı müdürün yönetimde basiretsiz olduğunu gösterdiği gerekçesiyle, şirket yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan, birleşen dosya davacısı ...'nun davasının feragat nedeniyle reddine, esas dosya davacıları ile birleşen dosya davacısı...'nın «şirket müdürü» olan davalı ...'nin «limited şirket müdürlüğünden» azli davalarının kabulü ile davalı şahsın müdürlükten azline karar verilmiştir.
1-) Dava, «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Eğrice’nin «ortaklar kurulu» toplantılarını usulüne uygun yapmadığını, bazı ortaklar kurulu toplantılarında ise toplantıya katılmayan ortaklar yerine imzalar atarak karar aldırdığını ileri sürerek, davalının «şirket müdürlüğünden» azlini istemiştir.
Benzer bu karardaDava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının müdürlüğünden azli istenen şirkete «husumet» yöneltilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Oysa, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru · usulden reddi · ek tasfiye
Benzer bu kararda… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının müdürlüğünden azli istenen şirkete «husumet» yöneltilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu nedenle mahkemece, işin esasına girilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5025 E. 2015/12020 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · kambiyo senedi · keşideci · uyuşmazlık konusu · hukuki yarar · çek · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava konusu çeklerin «kambiyo senedi» niteliğinde sayılabilmesi için el yazısı ile imzalanmasının gerektiği, dava konusu çeklerde mevcut «keşideci» imzasının el yazısı ile atılmamış olduğuna dair kuşku duyulduğundan banka tarafından işlem yapılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın HMK 114/1-h bendi uyarınca «hukuki yarar» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Dava; davacı tarafından davalı banka şubesine «ibraz» edilen çeklerin karşılıksız kalması nedeniyle her bir «çek» için ödenmesi gerekli zorunlu karşılık bedelinin tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin görevi «uyuşmazlık konusu» olan hususları aydınlatmak olup dava konusu çeklerde yer alan imzaların el yazısı ile atılıp atılmadığı yönünde bilirkişi raporu alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken «eksik araştırmayla» yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Çekte «keşidecinin» el yazısıyla atılmış imzasının bulunması çekin zorunlu unsurlarındandır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3478 E. 2021/1072 K.
Ortak:şirket müdürlüğü
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «müdürün azli» istemli davada «husumetin», salt azli istenen müdüre yöneltilmesi gerektiğinden, davalı şirket hakkındaki gerek asıl davanın gerekse birleşen davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi ve birleşen davada davacı asil ... davasından «feragat» ettiğinden, feragat nedeniyle bu davacı yönünden davanın reddi gerektiği, asıl davadaki davacılar ile birleşen davada davacı...'nın davalı müdür aleyhine açtıkları davaları bakımından esas itibariyle inceleme yapıldığı, davacıların haklı neden olarak davalı müdürün sahte imzalarla kararlar aldığını, «defter» ve kayıtları usulüne uygun tutmadığını, resmi «görevlerin» yerine getirmediğini, tek başına şirketi yönettiğini ileri sürdüğü, müdürün «limited şirketi» «temsil» ve ilzama yetkili organ olduğu, şirket defter ve kayıtlarını usulüne uygun tutmak ve diğer yasal görevlerini yerine getirmekle yükümlü bulunduğunu,aksi halde, hukuki ve cezai sorumluluklarının söz konusu olduğu, davalı müdürün, gerek soruşturma sırasındaki açıklamalarından ve ceza mahkemesindeki savunmasından, gerekse alınan kararlardaki imzaların davacılara ait olmadığı yönündeki rapor içeriklerinden, bir takım kararların, usulüne uygun bir şekilde defter ve kayıtları tutmakla yükümlü müdürün gözetimi dışında alındığının sabit olduğunu, her ne kadar, davalı müdür bir takım davacıların imzalarının kendisi tarafından atılmadığını savunmuş ve bu nedenle ceza yargılamasında inceleme yapılmakta ise de bu husus, doğrudan mahkeme dosyasının sonucuna etkili görülmediğinden ceza davası sonucunun beklenmediği, davalının müdür sıfatıyla limited şirketin defter ve kayıtlarını muntazam olarak tutmaması ve en önemli kararlarda imzaların kendisinin yokluğunda alınması nedeniyle,davalının müdürlük görevini yerine getirmesi yönündeki ortakların güvenini sarstığı, şahısların önem arz ettiği bu durumun müdürün azli bakımından «haklı sebep» kabul edildiği, alınan bilirkişi raporunda da şirketin mali durumunun kötü olduğu,şirketin öz varlığını kaybettiğinin ve bu yönüyle de yönetimde yetersizlik meydana geldiğinın ortaya çıktığı, davalı müdürün ortaklar kurulunu gereği gibi toplamadığından alınan kararların sağlıklı olmadığı, belirtilen bu hususların davalı müdürün yönetimde basiretsiz olduğunu gösterdiği gerekçesiyle, şirket yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan, birleşen dosya davacısı ...'nun davasının feragat nedeniyle reddine, esas dosya davacıları ile birleşen dosya davacısı...'nın «şirket müdürü» olan davalı ...'nin «limited şirket müdürlüğünden» azli davalarının kabulü ile davalı şahsın müdürlükten azline karar verilmiştir.
Eğrice’nin «ortaklar kurulu» toplantılarını usulüne uygun yapmadığını, bazı ortaklar kurulu toplantılarında ise toplantıya katılmayan ortaklar yerine imzalar atarak karar aldırdığını ileri sürerek, davalının «şirket müdürlüğünden» azlini istemiştir.
Benzer bu kararda… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzer …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru · usulden reddi · ek tasfiye
Benzer bu kararda… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzer …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8035 E. 2013/21520 K.
Ortak:limited şirket · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «müdürün azli» istemli davada «husumetin», salt azli istenen müdüre yöneltilmesi gerektiğinden, davalı şirket hakkındaki gerek asıl davanın gerekse birleşen davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi ve birleşen davada davacı asil ... davasından «feragat» ettiğinden, feragat nedeniyle bu davacı yönünden davanın reddi gerektiği, asıl davadaki davacılar ile birleşen davada davacı...'nın davalı müdür aleyhine açtıkları davaları bakımından esas itibariyle inceleme yapıldığı, davacıların haklı neden olarak davalı müdürün sahte imzalarla kararlar aldığını, «defter» ve kayıtları usulüne uygun tutmadığını, resmi «görevlerin» yerine getirmediğini, tek başına şirketi yönettiğini ileri sürdüğü, müdürün «limited şirketi» «temsil» ve ilzama yetkili organ olduğu, şirket defter ve kayıtlarını usulüne uygun tutmak ve diğer yasal görevlerini yerine getirmekle yükümlü bulunduğunu,aksi halde, hukuki ve cezai sorumluluklarının söz konusu olduğu, davalı müdürün, gerek soruşturma sırasındaki açıklamalarından ve ceza mahkemesindeki savunmasından, gerekse alınan kararlardaki imzaların davacılara ait olmadığı yönündeki rapor içeriklerinden, bir takım kararların, usulüne uygun bir şekilde defter ve kayıtları tutmakla yükümlü müdürün gözetimi dışında alındığının sabit olduğunu, her ne kadar, davalı müdür bir takım davacıların imzalarının kendisi tarafından atılmadığını savunmuş ve bu nedenle ceza yargılamasında inceleme yapılmakta ise de bu husus, doğrudan mahkeme dosyasının sonucuna etkili görülmediğinden ceza davası sonucunun beklenmediği, davalının müdür sıfatıyla limited şirketin defter ve kayıtlarını muntazam olarak tutmaması ve en önemli kararlarda imzaların kendisinin yokluğunda alınması nedeniyle,davalının müdürlük görevini yerine getirmesi yönündeki ortakların güvenini sarstığı, şahısların önem arz ettiği bu durumun müdürün azli bakımından «haklı sebep» kabul edildiği, alınan bilirkişi raporunda da şirketin mali durumunun kötü olduğu,şirketin öz varlığını kaybettiğinin ve bu yönüyle de yönetimde yetersizlik meydana geldiğinın ortaya çıktığı, davalı müdürün ortaklar kurulunu gereği gibi toplamadığından alınan kararların sağlıklı olmadığı, belirtilen bu hususların davalı müdürün yönetimde basiretsiz olduğunu gösterdiği gerekçesiyle, şirket yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan, birleşen dosya davacısı ...'nun davasının feragat nedeniyle reddine, esas dosya davacıları ile birleşen dosya davacısı...'nın «şirket müdürü» olan davalı ...'nin «limited şirket müdürlüğünden» azli davalarının kabulü ile davalı şahsın müdürlükten azline karar verilmiştir.
1-) Dava, «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
… un beklenilmesine gerek olmadığı zira sahte olduğu tespit edilen imzaların davalı tarafından atılıp atılmadığının sonucu etkili olmadığı, davalının, müdür sıfatıyla «limited şirketin» «defter» ve kayıtlarını muntazam olarak tutmaması ve en önemli kararlarda imzaların kendisinin yokluğunda alınması nedeniyle, müdürlük görevini yerine getirmesi yönündeki ortakların güvenini sarstığı, şahısların önem arz ettiği bu durumun «müdürün azli» bakımından «haklı sebep» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDosya içeriğinden anlaşıldığı üzere taraflar, ortakları bulundukları «şirketin zarar» etmesi ve neticede feshedilmesi hususunda karşılıklı olarak birbirlerini sorumlu tutmakta olup aralarında «husumet» olduğu çekişmesizdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru atanması · şirket zararı · tasfiye memuru · fesih · ek tasfiye
Benzer bu karardaDava, Limited Şirket’in «fesih» ve tasfiyesi sonucu mahkemece atanan «tasfiye» memurunun azli ve yeni bir «tasfiye memuru atanması» istemine ilişkindir.
Şti.’nin ortakları olduğunu, şirketin «fesih» ve tasfiyesi için açılan dava sonunda feshe karar verilmekle davalının da «tasfiye memuru» olarak atandığını, söz konusu kararın kesinleştiğini, buna rağmen davalının tasfiye işlemlerine bu güne kadar başlamadığını ileri sürerek davalının azline, müvekkilinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile «tasfiye memuru» olan davalının azline, yerine tasfiye memuru olarak davacının atanmasına karar verilmiş ise de; «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiş olan dava dışı Kılıçay Turizm İnş.
Davalı vekili; «fesih» ve «tasfiye» davasında eksik ve hatalı karar verildiğini, şirketin müvekkiline borcu olduğunu, davacının şirkete ortak olmadan evvel şirkete ait olan ve hissesi bulunmadığı bir takım mallardan haksız şekilde kazanç elde etmek istemesinden dolayı tasfiye işlemlerinin yapılmadığını, bu ihtilaflı hususlarda mahkeme kararında açıklık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6365 E. 2018/236 K.
Ortak:limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · haklı sebep · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · husumet yokluğu · limited şirket · eksik inceleme · dava şartı · Müdürün azli
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «müdürün azli» istemli davada «husumetin», salt azli istenen müdüre yöneltilmesi gerektiğinden, davalı şirket hakkındaki gerek asıl davanın gerekse birleşen davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi ve birleşen davada davacı asil ... davasından «feragat» ettiğinden, feragat nedeniyle bu davacı yönünden davanın reddi gerektiği, asıl davadaki davacılar ile birleşen davada davacı...'nın davalı müdür aleyhine açtıkları davaları bakımından esas itibariyle inceleme yapıldığı, davacıların haklı neden olarak davalı müdürün sahte imzalarla kararlar aldığını, «defter» ve kayıtları usulüne uygun tutmadığını, resmi «görevlerin» yerine getirmediğini, tek başına şirketi yönettiğini ileri sürdüğü, müdürün «limited şirketi» «temsil» ve ilzama yetkili organ olduğu, şirket defter ve kayıtlarını usulüne uygun tutmak ve diğer yasal görevlerini yerine getirmekle yükümlü bulunduğunu,aksi halde, hukuki ve cezai sorumluluklarının söz konusu olduğu, davalı müdürün, gerek soruşturma sırasındaki açıklamalarından ve ceza mahkemesindeki savunmasından, gerekse alınan kararlardaki imzaların davacılara ait olmadığı yönündeki rapor içeriklerinden, bir takım kararların, usulüne uygun bir şekilde defter ve kayıtları tutmakla yükümlü müdürün gözetimi dışında alındığının sabit olduğunu, her ne kadar, davalı müdür bir takım davacıların imzalarının kendisi tarafından atılmadığını savunmuş ve bu nedenle ceza yargılamasında inceleme yapılmakta ise de bu husus, doğrudan mahkeme dosyasının sonucuna etkili görülmediğinden ceza davası sonucunun beklenmediği, davalının müdür sıfatıyla limited şirketin defter ve kayıtlarını muntazam olarak tutmaması ve en önemli kararlarda imzaların kendisinin yokluğunda alınması nedeniyle,davalının müdürlük görevini yerine getirmesi yönündeki ortakların güvenini sarstığı, şahısların önem arz ettiği bu durumun müdürün azli bakımından «haklı sebep» kabul edildiği, alınan bilirkişi raporunda da şirketin mali durumunun kötü olduğu,şirketin öz varlığını kaybettiğinin ve bu yönüyle de yönetimde yetersizlik meydana geldiğinın ortaya çıktığı, davalı müdürün ortaklar kurulunu gereği gibi toplamadığından alınan kararların sağlıklı olmadığı, belirtilen bu hususların davalı müdürün yönetimde basiretsiz olduğunu gösterdiği gerekçesiyle, şirket yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan, birleşen dosya davacısı ...'nun davasının feragat nedeniyle reddine, esas dosya davacıları ile birleşen dosya davacısı...'nın «şirket müdürü» olan davalı ...'nin «limited şirket müdürlüğünden» azli davalarının kabulü ile davalı şahsın müdürlükten azline karar verilmiştir.
1-) Dava, «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
… un beklenilmesine gerek olmadığı zira sahte olduğu tespit edilen imzaların davalı tarafından atılıp atılmadığının sonucu etkili olmadığı, davalının, müdür sıfatıyla «limited şirketin» «defter» ve kayıtlarını muntazam olarak tutmaması ve en önemli kararlarda imzaların kendisinin yokluğunda alınması nedeniyle, müdürlük görevini yerine getirmesi yönündeki ortakların güvenini sarstığı, şahısların önem arz ettiği bu durumun «müdürün azli» bakımından «haklı sebep» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
Oysa mahkemece, yazılı şekilde, anılan hususlar gözetilmeden ve davacılar tarafından ileri sürülen hangi fiillerin «haklı sebep» olduğu belirtilmeden sadece davalı ...’in müdür olmadığı döneme ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı gerekçesiyle davalının «şirket müdürlüğünden» azline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · temsil yetkisi · sözleşmeden doğan dava · zayi · ispat yükü · uyuşmazlık konusu · usulden reddi · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaAnılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların «ispat yükünün» davacılar üzerinde olduğu gözetilerek, belirtilen iddialar üzerinde durulmak, şirket kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak ve sonuçta davalının görevini yerine getirmesinde haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde davalının «şirket müdürü» olmadığı ve sorumlu bulunmadığı döneme ilişkin «defterleri» sunmadığı gerekçesiyle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davalı şirket hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı şirket aleyhine hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3681 E. , 2019/5099 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/01/2017 tarih ve 2011/9 E- 2017/72 K. sayılı kararın Davalı ... vekili ve davalı şirket kayyımı tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 18/05/2018 tarih ve 2017/1464 E- 2018/640 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi Davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şahsında da müdür ve ortak sıfatının bulunduğunu, davalı müdürün sahte imzalarla alınan kararlarla hem yönetimi hem de şirketin %75 hissesini ele geçirdiğini, anasözleşmenin 10. ve 15. maddelerine aykırı davrandığını, bu kapsamda 02.05.2007 tarihli kararla müdür atandığını, anılan kararda ortaklar ..., ..., ...'nın imzalarının sahte olduğunu, 2007/4 sayılı ve 02.05.2007 tarihli kararda yine anılan kişilerin sahte imzasıyla ... ve ... hisselerini oy çokluğu ile devraldığını, 2007/6 sayılı ve 09.11.2007 tarihli, ...'ın hissesinin...'a devri konusunda alınan kararda ...,..., ... ve...'nın imzalarının sahte olduğunu, 2007/6 sayılı ve 26.11.2007 tarihli kararda ...
hissesinin davalı şirket müdürü olan ...'ye devri kararındaki ... imzasının sahte olup kararın ana sözleşmeye aykırı olarak oy çokluğu ile alındığını, kar payı dağıtılmadığını, ortakların bilgilendirilmediğini, gerekli resmi yerlere, bildirimler ve ödemeler yapılmadığını, gelirlerin kayıtlarda yer almadığını ileri sürerek, tedbiren şirkete kayyım atanması,şirket müdürünün azli ile yeni müdür seçilinceye kadar kayyım idaresinin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin sahte imzalarla ortaklar kurulu kararı aldırmasının söz konusu olmadığını şirketin SSK borcunun yapılandırıldığını, vergi borcunun bulunduğunu, ancak müvekkilinin vergi affını beklediğini, davacıların kötüniyetli olduklarını, hisselerini fahiş fiyatla müvekkiline satmak istediklerini bu nedenle davaların ikame edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirketçe cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, müdürün azli istemli davada husumetin, salt azli istenen müdüre yöneltilmesi gerektiğinden, davalı şirket hakkındaki gerek asıl davanın gerekse birleşen davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi ve birleşen davada davacı asil ... davasından feragat ettiğinden, feragat nedeniyle bu davacı yönünden davanın reddi gerektiği, asıl davadaki davacılar ile birleşen davada davacı...'nın davalı müdür aleyhine açtıkları davaları bakımından esas itibariyle inceleme yapıldığı, davacıların haklı neden olarak davalı müdürün sahte imzalarla kararlar aldığını, defter ve kayıtları usulüne uygun tutmadığını, resmi görevlerin yerine getirmediğini, tek başına şirketi yönettiğini ileri sürdüğü, müdürün limited şirketi temsil ve ilzama yetkili organ olduğu, şirket defter ve kayıtlarını usulüne uygun tutmak ve diğer yasal görevlerini yerine getirmekle yükümlü bulunduğunu,aksi halde, hukuki ve cezai sorumluluklarının söz konusu olduğu, davalı müdürün, gerek soruşturma sırasındaki açıklamalarından ve ceza mahkemesindeki savunmasından, gerekse alınan kararlardaki imzaların davacılara ait olmadığı yönündeki rapor içeriklerinden, bir takım kararların, usulüne uygun bir şekilde defter ve kayıtları tutmakla yükümlü müdürün gözetimi dışında alındığının sabit olduğunu, her ne kadar, davalı müdür bir takım davacıların imzalarının kendisi tarafından atılmadığını savunmuş ve bu nedenle ceza yargılamasında inceleme yapılmakta ise de bu husus, doğrudan mahkeme dosyasının sonucuna etkili görülmediğinden ceza davası sonucunun beklenmediği, davalının müdür sıfatıyla limited şirketin defter ve kayıtlarını muntazam olarak tutmaması ve en önemli kararlarda imzaların kendisinin yokluğunda alınması nedeniyle,davalının müdürlük görevini yerine getirmesi yönündeki ortakların güvenini sarstığı, şahısların önem arz ettiği bu durumun müdürün azli bakımından haklı sebep kabul edildiği, alınan bilirkişi raporunda da şirketin mali durumunun kötü olduğu,şirketin öz varlığını kaybettiğinin ve bu yönüyle de yönetimde yetersizlik meydana geldiğinın ortaya çıktığı, davalı müdürün ortaklar kurulunu gereği gibi toplamadığından alınan kararların sağlıklı olmadığı, belirtilen bu hususların davalı müdürün yönetimde basiretsiz olduğunu gösterdiği gerekçesiyle, şirket yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan, birleşen dosya davacısı ...'nun davasının feragat nedeniyle reddine, esas dosya davacıları ile birleşen dosya davacısı...'nın şirket müdürü olan davalı ...'nin limited şirket müdürlüğünden azli davalarının kabulü ile davalı şahsın müdürlükten azline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili ve davalı şirket kayyumu tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, limited şirket müdürünün azli istemine ilişkindir. Şirket ortağı olan davacılar, davalı şirketin ortağı ve müdürü olan davalı ... Eğrice’nin ortaklar kurulu toplantılarını usulüne uygun yapmadığını, bazı ortaklar kurulu toplantılarında ise toplantıya katılmayan ortaklar yerine imzalar atarak karar aldırdığını ileri sürerek, davalının şirket müdürlüğünden azlini istemiştir. Davacıların aynı iddialarla davalı hakkında suç duyurusunda da bulunduğu, yapılan soruşturma sonucunda, davalı hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla ceza davası açıldığı ve davanın halen derdest durumda olduğu anlaşılmaktadır. Ceza davasında yapılan imza incelemesiyle, bazı ortaklar kurulu kararların sahte imzalarla alındığı belirlenmiş, ancak imzaların davalı tarafından atılıp atılmadığının saptanamadığı mütala edilmiştir.
İlk derece mahkemesince, ceza davasının sonucunun beklenilmesine gerek olmadığı zira sahte olduğu tespit edilen imzaların davalı tarafından atılıp atılmadığının sonucu etkili olmadığı, davalının, müdür sıfatıyla limited şirketin defter ve kayıtlarını muntazam olarak tutmaması ve en önemli kararlarda imzaların kendisinin yokluğunda alınması nedeniyle, müdürlük görevini yerine getirmesi yönündeki ortakların güvenini sarstığı, şahısların önem arz ettiği bu durumun müdürün azli bakımından haklı sebep olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak ortaklar kurulu toplantıların TTK’nın 617. maddesinde düzenlenen çağrı usulüne uygun olarak yapılmaması müdürlükten azil bakımından tek başına haklı ve yeterli bir sebep olarak kabul edilemez.
Bu durumda mahkemece, ceza davasının sonucu beklenilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
2-) Öte yandan, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, şirketin borca batık durumda olduğu ve öz sermayesini dahi yitirdiği, bunun davalı müdürün şirket yönetimindeki basiretsizliğini gösterdiği mütala edilmiştir. Davalı vekili rapora itirazında, şirket mali durumundaki kötülüğün önceki müdürler döneminden kalma geçmiş yıl zararlarından ve ortaklara olan borçlardan kaynaklandığını, şirketten alacağı olan ortağın kendisi olduğunu savunarak, belirttiği hususların araştırılması için ek rapor alınmasını istemiştir. Mahkemece, davacı yanca ileri sürülen ciddi itirazları karşılar nitelikte ek rapor alınmaksızın sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince, davacı yanca ileri sürülen itirazlar bakımından ek rapor alınarak şirketin mali durumunun hangi sebeple kötü olduğunun tespit edilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Belirtilen gerekçelerle, bölge adliye mahkemesince, eksik incelemeye dayalı olarak verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekirken yazılı gerekçelerle başvurunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bölge adliye mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı ... Eğrice vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 09/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542606700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz