Eksik araştırma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/5025 E. 2015/12020 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik araştırma↗ kambiyo senedi↗ keşideci↗ uyuşmazlık konusu↗ hukuki yarar↗ çek↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava konusu çeklerin kambiyo senedi niteliğinde sayılabilmesi için el yazısı ile imzalanmasının gerektiği, dava konusu çeklerde mevcut keşideci imzasının el yazısı ile atılmamış olduğuna dair kuşku duyulduğundan banka tarafından işlem yapılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın HMK 114/1-h bendi uyarınca hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; davacı tarafından davalı banka şubesine ibraz edilen çeklerin karşılıksız kalması nedeniyle her bir çek için ödenmesi gerekli zorunlu karşılık bedelinin tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Çekte keşidecinin el yazısıyla atılmış imzasının bulunması çekin zorunlu unsurlarındandır. Ancak somut olayda mahkemece dava konusu çeklerde bulunan keşideci imzalarının el yazısı ile atılıp atılmadığına ilişkin bir gözlem yapılmadığı gibi bu konuda bilirkişi raporu da alınmamış, davalı banka tarafından, dava konusu çekler üzerinde şerhedilen; çeklerde yer alan keşideci imzasının el yazısı ile atılmadığına dair kuşku duyulduğu şeklindeki beyandan hareketle davanın reddi cihetine gidilmiştir. Mahkemenin görevi uyuşmazlık konusu olan hususları aydınlatmak olup dava konusu çeklerde yer alan imzaların el yazısı ile atılıp atılmadığı yönünde bilirkişi raporu alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3350 E. 2022/6164 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borçlu olunmadığının tespiti · müşterek borçlu müteselsil kefil · kötüniyet tazminatı · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · kötü niyet tazminatı · kefil
Benzer bu kararda2- Dava, «kefalet» nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» ve «kötüniyet tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacıların bu imzasının «müşterek borçlu- müteselsil kefil» sıfatıyla atılıp atılmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, uyulan bozma kararı çerçevesinde imzaların «kefil» sıfatı ile atılmadığı sübuta erdiğinden davalı alacaklının takibi başlatmada haksız olduğunu gösterir ise de takip tarihi itibariyle davacıların kefil sıfatını taşımadıklarını bile bile, başka bir deyişle «kötüniyetle» takip başlattığı ispatlanamadığından davacıların «kötüniyet tazminatına» dair talebinin reddi yerine kabulüne dair hüküm kurulması doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, tek başına bu yanlışlığın düzeltilmesi yen …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda, davanın kabulüne, davacıların takip dosyası nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, asıl alacağın %20'si olan 187.322,68 TL «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3681 E. 2019/5099 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün azli · limited şirket müdürlüğü · müdürün azli · şirket müdürünün azli · resmi belgede sahtecilik · azil · haklı sebep · şirket müdürlüğü
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «müdürün azli» istemli davada «husumetin», salt azli istenen müdüre yöneltilmesi gerektiğinden, davalı şirket hakkındaki gerek asıl davanın gerekse birleşen davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi ve birleşen davada davacı asil ... davasından «feragat» ettiğinden, feragat nedeniyle bu davacı yönünden davanın reddi gerektiği, asıl davadaki davacılar ile birleşen davada davacı...'nın davalı müdür aleyhine açtıkları davaları bakımından esas itibariyle inceleme yapıldığı, davacıların haklı neden olarak davalı müdürün sahte imzalarla kararlar aldığını, «defter» ve kayıtları usulüne uygun tutmadığını, resmi «görevlerin» yerine getirmediğini, tek başına şirketi yönettiğini ileri sürdüğü, müdürün «limited şirketi» «temsil» ve ilzama yetkili organ olduğu, şirket defter ve kayıtlarını usulüne uygun tutmak ve diğer yasal görevlerini yerine getirmekle yükümlü bulunduğunu,aksi halde, hukuki ve cezai sorumluluklarının söz konusu olduğu, davalı müdürün, gerek soruşturma sırasındaki açıklamalarından ve ceza mahkemesindeki savunmasından, gerekse alınan kararlardaki imzaların davacılara ait olmadığı yönündeki rapor içeriklerinden, bir takım kararların, usulüne uygun bir şekilde defter ve kayıtları tutmakla yükümlü müdürün gözetimi dışında alındığının sabit olduğunu, her ne kadar, davalı müdür bir takım davacıların imzalarının kendisi tarafından atılmadığını savunmuş ve bu nedenle ceza yargılamasında inceleme yapılmakta ise de bu husus, doğrudan mahkeme dosyasının sonucuna etkili görülmediğinden ceza davası sonucunun beklenmediği, davalının müdür sıfatıyla limited şirketin defter ve kayıtlarını muntazam olarak tutmaması ve en önemli kararlarda imzaların kendisinin yokluğunda alınması nedeniyle,davalının müdürlük görevini yerine getirmesi yönündeki ortakların güvenini sarstığı, şahısların önem arz ettiği bu durumun müdürün azli bakımından «haklı sebep» kabul edildiği, alınan bilirkişi raporunda da şirketin mali durumunun kötü olduğu,şirketin öz varlığını kaybettiğinin ve bu yönüyle de yönetimde yetersizlik meydana geldiğinın ortaya çıktığı, davalı müdürün ortaklar kurulunu gereği gibi toplamadığından alınan kararların sağlıklı olmadığı, belirtilen bu hususların davalı müdürün yönetimde basiretsiz olduğunu gösterdiği gerekçesiyle, şirket yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan, birleşen dosya davacısı ...'nun davasının feragat nedeniyle reddine, esas dosya davacıları ile birleşen dosya davacısı...'nın «şirket müdürü» olan davalı ...'nin «limited şirket müdürlüğünden» azli davalarının kabulü ile davalı şahsın müdürlükten azline karar verilmiştir.
1-) Dava, «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
… un beklenilmesine gerek olmadığı zira sahte olduğu tespit edilen imzaların davalı tarafından atılıp atılmadığının sonucu etkili olmadığı, davalının, müdür sıfatıyla «limited şirketin» «defter» ve kayıtlarını muntazam olarak tutmaması ve en önemli kararlarda imzaların kendisinin yokluğunda alınması nedeniyle, müdürlük görevini yerine getirmesi yönündeki ortakların güvenini sarstığı, şahısların önem arz ettiği bu durumun «müdürün azli» bakımından «haklı sebep» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Eğrice’nin «ortaklar kurulu» toplantılarını usulüne uygun yapmadığını, bazı ortaklar kurulu toplantılarında ise toplantıya katılmayan ortaklar yerine imzalar atarak karar aldırdığını ileri sürerek, davalının «şirket müdürlüğünden» azlini istemiştir.
-
Ortaklar kurulu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/443 E. 2012/7662 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının iptali · sahtelik · ortaklar kurulu kararı · hisse devri · pay defteri · muvafakat · ortaklık ilişkisi · e-defter
Benzer bu karardaDevrin «pay defterine» kaydedilebilmesi için ise ortaklardan en az 3/4’ünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin 3/4’üne sahip olması şarttır.” hükmünü haiz olup, davacının ortaklar kurulundaki imzasının «sahteliği» yönündeki iddiasının kanıtlanması halinde, davacının pay durumu da nazara alındığında, ortaklar kurulunda alınan kararın sonucunu etkileyeceği şüphesizdir.
Dava, «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece davacının verdiği geçerli vekaletname uyarınca hisselerinin devredildiği, bu «hisse devrine» istinaden ortaklar kurulunun karar aldığı, davacının ortaklar kurulu kararında imzasının olmamasının veya yerine başkası tarafından imza atılmasının davanın esasına etkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının verdiği geçerli vekaletname uyarınca hisselerinin devredildiği, bu «hisse devrine» istinaden ortaklar kurulunun karar aldığı, davacının «ortaklar kurulu» kararında imzasının olmamasının veya yerine başkası tarafından imza atılmasının davanın esasına etkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TTK’nun 520. maddesi “Bir payın devri şirket hakkında şirkete bildirilmek ve «pay defterine» kaydedilmek suretiyle hüküm ifade eder.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/5025 E. , 2015/12020 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MERZİFON ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 02/05/2014
NUMARASI 2014/24-2014/283
Taraflar arasında görülen davada Merzifon Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/05/2014 tarih ve 2014/24-2014/283 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı bankanın D. -K.Şubesinde çek hesabı bulunan dava dışı A. Yedek Parça Otomotiv Nak. İnş. Tur. Ltd. Şti. tarafından keşide edilip müvekkiline borca karşılık verilen 4 adet çekin davalı bankaya süresinde ibraz edildiğini, çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle müvekkilince 5941 Sayılı Yasa'nın 3. maddesi uyarınca çekler nedeniyle bankanın ödemekle yükümlü olduğu zorunlu karşılık tutarının davalıdan talep edildiğini, davalı banka tarafından çeklerde bulunan keşideci imzasının el yazısıyla yazılmadığına ilişkin kuşku duyulduğu belirtilerek talebin reddedildiğini ileri sürerek karşılıksız çıkan 4 adet çek nedeniyle bankanın sorumlu olduğu 4.000,00 TL'nin her gün için binde üç gecikme cezasıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekler üzerindeki keşideci imzasının elle atılmamış olması nedeniyle çeklerin yasal unsurunun eksik olduğu bu nedenle çek vasfını taşımadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava konusu çeklerin kambiyo senedi niteliğinde sayılabilmesi için el yazısı ile imzalanmasının gerektiği, dava konusu çeklerde mevcut keşideci imzasının el yazısı ile atılmamış olduğuna dair kuşku duyulduğundan banka tarafından işlem yapılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın HMK 114/1-h bendi uyarınca hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; davacı tarafından davalı banka şubesine ibraz edilen çeklerin karşılıksız kalması nedeniyle her bir çek için ödenmesi gerekli zorunlu karşılık bedelinin tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Çekte keşidecinin el yazısıyla atılmış imzasının bulunması çekin zorunlu unsurlarındandır. Ancak somut olayda mahkemece dava konusu çeklerde bulunan keşideci imzalarının el yazısı ile atılıp atılmadığına ilişkin bir gözlem yapılmadığı gibi bu konuda bilirkişi raporu da alınmamış, davalı banka tarafından, dava konusu çekler üzerinde şerhedilen; çeklerde yer alan keşideci imzasının el yazısı ile atılmadığına dair kuşku duyulduğu şeklindeki beyandan hareketle davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Mahkemenin görevi uyuşmazlık konusu olan hususları aydınlatmak olup dava konusu çeklerde yer alan imzaların el yazısı ile atılıp atılmadığı yönünde bilirkişi raporu alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/124491700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz