Şirket Müdürünün Azli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8035 E. 2013/21520 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasfiye memuru atanması↗ şirket zararı↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ limited şirket↗ ek tasfiye↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2013/8035 E. , 2013/21520 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/09/2012 tarih ve 2010/832-2012/626 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalının dava dışı Kılıçay Turz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ortakları olduğunu, şirketin fesih ve tasfiyesi için açılan dava sonunda feshe karar verilmekle davalının da tasfiye memuru olarak atandığını, söz konusu kararın kesinleştiğini, buna rağmen davalının tasfiye işlemlerine bu güne kadar başlamadığını ileri sürerek davalının azline, müvekkilinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; fesih ve tasfiye davasında eksik ve hatalı karar verildiğini, şirketin müvekkiline borcu olduğunu, davacının şirkete ortak olmadan evvel şirkete ait olan ve hissesi bulunmadığı bir takım mallardan haksız şekilde kazanç elde etmek istemesinden dolayı tasfiye işlemlerinin yapılmadığını, bu ihtilaflı hususlarda mahkeme kararında açıklık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tasfiye memuru olan davalının tasfiye hazırlık ve işlemlerine başladığına dair herhangi bir belge sunamadığı, tasfiye konusunda kendisine düşen sorumluluğu yerine getirmekten kaçındığı, davacının isteminde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının tasfiye memurluğundan azline, davacının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili; kararı temyiz etmiştir.
Dava, Limited Şirket’in fesih ve tasfiyesi sonucu mahkemece atanan tasfiye memurunun azli ve yeni bir tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulü ile tasfiye memuru olan davalının azline, yerine tasfiye memuru olarak davacının atanmasına karar verilmiş ise de; fesih ve tasfiyesine karar verilmiş olan dava dışı Kılıçay Turizm İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. iki ortaklı bir şirket olup, ortakları ise işbu davanın taraflarıdır. Dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere taraflar, ortakları bulundukları şirketin zarar etmesi ve neticede feshedilmesi hususunda karşılıklı olarak birbirlerini sorumlu tutmakta olup aralarında husumet olduğu çekişmesizdir. O halde mahkemece; dava dışı şirketin tasfiye sürecinin daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere davanın tarafları dışında bağımsız ve tarafsız bir tasfiye memuru belirlenerek belirlenen bu kişinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerekirken şirket ortaklarından birinin tasfiye memurluğundan azli ile diğerinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklar Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9548 E. 2011/12210 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulü ile 10.02.1998 tarihli «ortaklar kurulu» kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ve buna bağlı olarak yapılan tüm işlemlerin iptali ile davalının azline ilişkin verilen karar, Dairemizin 21.03.2011 tarihli ilamında yazılı nedenlerle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4408 E. 2020/1355 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü · zayi · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Tasfiye memurunun müdürlük dönemindeki işlemi nedeniyle güven sarsıcı davranıştan azli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1258 E. 2021/1543 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklı sebep
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «tasfiye» memurluğundan haklı sebeple azli talebine dayanak yapılan ve düzeltilmesi gerektiği bildirilen her iki faturanın da 04.04.2016 tarihli olduğu, davalının ise 2 ay sonra 03.06.2016 tarihinde tasfiye memurluğuna seçildiği, davalıdan yapması beklenen düzeltmenin de TTK 542/1-b maddesi kapsamında kalmadığı gibi, anılan, itham edildiği düzeltmeyi yapmasının da, bu nedenle azli hususunda «haklı sebep» teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ilinin istinaf başvurusunun, tasfiyeden önceki döneme ilişkin faturadaki düzeltmenin onaylanması talebinin tasfiyenin gerektirmediği yeni bir işlem olması nedeniyle «tasfiye» memurunun TTK 542/b maddesi uyarınca yapabileceği işlemlerden olmadığı, ancak faturanın düzenlendiği tarihte davalının «tasfiye memuru» sıfatına haiz değil ise de öncesinde şirketin yöneticisi olup talebe konu faturaların davalının şirketi yönettiği dönemde düzenlendiği, davacının, davalıdan şirketin yöneticisi olarak düzeltmeye onay vermesini talep ettiği, buna göre tasfiye memurunun kendi müdürlük yaptığı dönemde yaptığı işlem nedeniyle davacı ile kendi arasında ve dava dışı ortak lehine ortaklar arasında mal paylaşımı konusunu da ihtilaf oluşumuna sebep olduğu ve ihtilafın çözümü noktasında herhangi bir işlem yapmadığı, bu durumun davalı tasfiye memurunun «tasfiye işlemlerinde» tarafsız davranmayacağı yönünde davacı açısından objektif ve makul şüpheye yol açacak güven sarsıcı davranış niteliğinde olup, tasfiye memurunun azli konusunda «haklı sebep» oluşturduğu gerekçesiyle kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak Tasfiye Halinde Hitit Özel Sağlık Hizmetleri Med.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8342 E. 2018/1676 K.
Ortak:tasfiye memuru · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaŞti.’nin ortakları olduğunu, şirketin «fesih» ve tasfiyesi için açılan dava sonunda feshe karar verilmekle davalının da «tasfiye memuru» olarak atandığını, söz konusu kararın kesinleştiğini, buna rağmen davalının tasfiye işlemlerine bu güne kadar başlamadığını ileri sürerek davalının azline, müvekkilinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «tasfiye memuru» olan davalının tasfiye hazırlık ve işlemlerine başladığına dair herhangi bir belge sunamadığı, tasfiye konusunda kendisine düşen sorumluluğu yerine getirmekten kaçındığı, davacının isteminde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının tasfiye memurluğundan azline, davacının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Dava, Limited Şirket’in «fesih» ve tasfiyesi sonucu mahkemece atanan «tasfiye» memurunun azli ve yeni bir «tasfiye memuru atanması» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «tasfiye» memurunun şirket varlıklarını ortaklara borç verilmiş gibi fiktif kayıtlarla «ticari defterlere kayıt» ettiği, bu durumun tasfiye memurunun azli için haklı bir neden olacağı, ancak dava açıldığı tarihte tasfiyenin henüz sonuçlandırılıp kapatılmadığı, davacının zararının ancak tasfiye bittikten sonra değerlendirilecek olması nedeniyle dava tarihi itibariyle tazminat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile «tasfiye memuru» olan davalı ...'in bu görevden azline, tasfiye memuru olarak Reşat Göztepe'nin resen tayinine, «maddi tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
… ndeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ortağın, «tasfiye memurunun sorumluluğuna» ilişkin davada «dolaylı zararın» şirkete verilmesini isteyebileceğinden, davacı ortağın dolaylı zarar iddiasında bulunmasına rağmen bu zararın kendisine verilmesini talep ettiğinden, mahkemece bu …
Ancak, yargılama sırasında «tasfiye» işlemlerinin tamamlanıp dava dışı şirket «terkin» edildiğine göre tasfiye memurunun azli talebi konusuz kaldığından, bu nedenle tasfiye memurunun azline ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken terkin edilen şirkete yeniden tasfiye memurunun atanması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memurunun sorumluluğu · dolaylı zarar · ticari defter ve kayıtlar · ticari defter · terkin · maddi tazminat · karar verilmesine yer olmadığına · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «tasfiye» memurunun şirket varlıklarını ortaklara borç verilmiş gibi fiktif kayıtlarla «ticari defterlere kayıt» ettiği, bu durumun tasfiye memurunun azli için haklı bir neden olacağı, ancak dava açıldığı tarihte tasfiyenin henüz sonuçlandırılıp kapatılmadığı, davacının zararının ancak tasfiye bittikten sonra değerlendirilecek olması nedeniyle dava tarihi itibariyle tazminat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile «tasfiye memuru» olan davalı ...'in bu görevden azline, tasfiye memuru olarak Reşat Göztepe'nin resen tayinine, «maddi tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
… ndeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ortağın, «tasfiye memurunun sorumluluğuna» ilişkin davada «dolaylı zararın» şirkete verilmesini isteyebileceğinden, davacı ortağın dolaylı zarar iddiasında bulunmasına rağmen bu zararın kendisine verilmesini talep ettiğinden, mahkemece bu …
Ancak, yargılama sırasında «tasfiye» işlemlerinin tamamlanıp dava dışı şirket «terkin» edildiğine göre tasfiye memurunun azli talebi konusuz kaldığından, bu nedenle tasfiye memurunun azline ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken terkin edilen şirkete yeniden tasfiye memurunun atanması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10809 E. 2012/2614 K.
Ortak:limited şirket
Benzer bu kararda… aklı bir şirket olduğu, davacının on yıl süre ile müdür olarak atandığı, diğer ortağın da davalı olduğu, davacının devlet memurluğuna geçtiği, devlet memuriyeti ile «limited şirket müdürlüğünün» aynı kişide toplanmasının olanaklı olmadığı, bu nedenle davacının şirket müdürlüğünden azlini istemekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının şirket müdürlüğünden alınarak şirkete Cüneyt İşbilir'in «şirket müdürü» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürlüğü · kayyım atanması · şirket müdürlüğü · istifa · kayyım · şirket müdürü
Benzer bu karardaŞayet, TTK’nun 541.maddesi gereğince genel kurul kararıyla «şirkete müdür» atanması mümkün olmadığı takdirde, şirkete ancak «kayyım atanmasının» talep edilebileceği, bunun dışında mahkeme tarafından davacının «şirket müdürlüğünden» azli ile yerine yeni bir müdür atanmasının TTK hükümlerine göre mümkün olmayacağı göz önüne alınarak hukukî yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerek …
… aklı bir şirket olduğu, davacının on yıl süre ile müdür olarak atandığı, diğer ortağın da davalı olduğu, davacının devlet memurluğuna geçtiği, devlet memuriyeti ile «limited şirket müdürlüğünün» aynı kişide toplanmasının olanaklı olmadığı, bu nedenle davacının şirket müdürlüğünden azlini istemekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının şirket müdürlüğünden alınarak şirkete Cüneyt İşbilir'in «şirket müdürü» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı devlet memuru olması nedeniyle «şirket müdürlüğünden» azlini ve yerine bir başkasının yönetici olarak atanmasını istemiş ise de, davacı «istifa» suretiyle müdürlük görevinden ayrılabileceğinden yerine dava dışı başka bir şahsın müdür olarak atanmasını isteyemez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8035 E. , 2013/21520 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/09/2012 tarih ve 2010/832-2012/626 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalının dava dışı Kılıçay Turz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ortakları olduğunu, şirketin fesih ve tasfiyesi için açılan dava sonunda feshe karar verilmekle davalının da tasfiye memuru olarak atandığını, söz konusu kararın kesinleştiğini, buna rağmen davalının tasfiye işlemlerine bu güne kadar başlamadığını ileri sürerek davalının azline, müvekkilinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; fesih ve tasfiye davasında eksik ve hatalı karar verildiğini, şirketin müvekkiline borcu olduğunu, davacının şirkete ortak olmadan evvel şirkete ait olan ve hissesi bulunmadığı bir takım mallardan haksız şekilde kazanç elde etmek istemesinden dolayı tasfiye işlemlerinin yapılmadığını, bu ihtilaflı hususlarda mahkeme kararında açıklık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tasfiye memuru olan davalının tasfiye hazırlık ve işlemlerine başladığına dair herhangi bir belge sunamadığı, tasfiye konusunda kendisine düşen sorumluluğu yerine getirmekten kaçındığı, davacının isteminde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının tasfiye memurluğundan azline, davacının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili; kararı temyiz etmiştir.
Dava, Limited Şirket’in fesih ve tasfiyesi sonucu mahkemece atanan tasfiye memurunun azli ve yeni bir tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulü ile tasfiye memuru olan davalının azline, yerine tasfiye memuru olarak davacının atanmasına karar verilmiş ise de; fesih ve tasfiyesine karar verilmiş olan dava dışı Kılıçay Turizm İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. iki ortaklı bir şirket olup, ortakları ise işbu davanın taraflarıdır. Dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere taraflar, ortakları bulundukları şirketin zarar etmesi ve neticede feshedilmesi hususunda karşılıklı olarak birbirlerini sorumlu tutmakta olup aralarında husumet olduğu çekişmesizdir. O halde mahkemece; dava dışı şirketin tasfiye sürecinin daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere davanın tarafları dışında bağımsız ve tarafsız bir tasfiye memuru belirlenerek belirlenen bu kişinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerekirken şirket ortaklarından birinin tasfiye memurluğundan azli ile diğerinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046065400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz