Sim kart kopyalanmasıyla yapılan dolandırıcılıkta GSM şirketinin sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4400 E. 2019/5372 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Sim kart kopyalanması ya da yedeklenmesi suretiyle gerçekleştirilen dolandırıcılıklardan doğan zararlardan, bankalar yanında kimlik doğrulama hususunda gerekli özeni göstermeyen GSM şirketleri de sorumludur. Bu nedenle bankanın GSM şirketine rücu istemiyle açtığı davada, GSM şirketine müzekkere yazılarak sim kartın işlem tarihlerinde yedeklenip yedeklenmediği, kopyalanıp kopyalanmadığı ve bu işlemin nerede/nasıl yapıldığı tespit edilmeden, bilirkişinin işaret ettiği hususlar araştırılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulamaz.
Ele alınan sorunlar
Sim kart kopyalama/yedekleme suretiyle yapılan dolandırıcılıkta GSM şirketinin sorumluluğu ve araştırma yükümlülüğü → kabul
İddia: Davacı banka, mudinin hesabından rızası ve bilgisi dışında yapılan havaleyle oluşan zarardan davalı GSM şirketinin sorumlu olduğunu, zira mudiye verilmiş olan sim kartın üçüncü kişilerce kopyalanması suretiyle dolandırıcılığın gerçekleştiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, sim kartın gerçekten kopyalanıp kopyalanmadığının tespiti için mudinin işlem tarihinde hangi marka cep telefonu kullandığının, kişisel bilgilerini kimseyle paylaşıp paylaşmadığının, havale işleminden önce sim kartının bloke hale gelip gelmediğinin ve bankanın işlemden sonra mudiye hangi telefon numarasından ulaştığının belirlenmesi gerektiği mütalaa edilmiştir. Bu husus somut uyuşmazlık bakımından önem taşır; zira Dairenin yerleşik içtihatlarında, sim kart kopyalama ya da yedekleme suretiyle yapılan dolandırıcılıklar nedeniyle oluşan zararlardan bankalar yanında kimlik doğrulama hususunda gerekli özeni göstermeyen GSM şirketlerinin de sorumlu olduğu belirtilmektedir. İlk derece mahkemesince anılan hususlarda araştırma yapılıp dolandırıcılığın sim kart kopyalama suretiyle yapılıp yapılmadığı aydınlığa kavuşturulmadan eksik incelemeyle hüküm kurulmuştur. Öncelikle davalı GSM şirketine müzekkere yazılarak mudiye ait sim kartın havale işleminin gerçekleştiği tarihlerde herhangi bir yedekleme ya da kopyalamaya maruz kalıp kalmadığının, kaldıysa bu işlemin nerede ve nasıl yapıldığının tespit edilmesi, akabinde bilirkişi raporunda belirtilen hususlar da araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı karar verilmesi doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sim kart kopyalama/yedekleme yoluyla yapılan dolandırıcılıklarda kimlik doğrulamada özen göstermeyen GSM şirketlerinin bankalar yanında sorumlu olduğuna dair yerleşik içtihada dayanan bozma kararıdır; Yargıtay içtihadı olarak bağlayıcıdır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen alacak↗ sim kart kopyalama/yedekleme↗ kimlik doğrulama yükümlülüğü↗ GSM operatörünün sorumluluğu↗ internet bankacılığı↗ mobil onay kodu↗ eksik inceleme↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6770 E. 2018/2284 K.
Ortak:rücuen alacak · internet bankacılığı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDava, «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
Belirtilen husus somut uyuşmazlık bakımından önem arz etmektedir. zira, Dairemizin yerleşik içtihatlarında, sim kart kopyalama ya da yedekleme suretiyle yapılan «dolandırıcılıklar» nedeniyle oluşan zararlardan bankalar yanında kimlik doğrulama hususunda gerekli özeni göstermeyen GSM şirketlerinin de sorumlu olduğu belirtilmektedir. (Dairemizin, 2017/5251 Esas-2019/4658 Karar ve 2017/4652 Esas-2019/1536 Karar sayılı ilamları) İlk derece mahkemesince anılan hususlarda araştırma yapılıp, dolandırıcılığın sim kart kopyalama suretiyle yapılıp yapılmadığı aydınlığa kavuşturulmadan «eksik incelemeyle» hüküm tesisi yoluna gidildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, öncelikle davalı GSM şirketine müzekkere yazılarak, mudiye ait sim kartın «havale» işleminin gerçekleşti tarihlerde herhangi bir yedekleme ya da kopyalamaya maruz kalıp kalmadığının, kaldıysa bu işlemin nerede ve nasıl yapıldığının tespit edilmesi, akabinde bilirkişi raporunda belirtilen hususlar da araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bölge adliye mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasını gerektirmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «internet bankacılığı» nedeniyle «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
… ı, aksine zamanın ve teknolojinin imkan tanıdığı alınabilecek bazı güvenlik önlemlerinin alınmamış olduğu, müşteriye ait bilgilerin üçüncü kişilerce ele geçirilerek «internet bankacılığı» üzerinden işlem yapılarak hesaptaki paraların çekilmesi dolayısıyla davacı bankanın asli kusurlu olarak %70 oranında kusurlu olduğu, davalı GSM şirketinin ise «sim kartı değişikliği» işlemlerinin kontrol ve onaylarını gereği gibi yapmayarak müşteriye ait telefonun sim kartının üçüncü kişilere geçmesine sebebiyet vererek internet bankacılığı sistemine üçüncü kişilerin girmesine bu suretle davacı bankanın zararına sebebiyet verilmekle davalı GSM şirketinin %30 oranında ikinci derecede tali kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının % 30 kusuruna tekabül eden 16.508,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, tarafların anılan iddia ve savunmaları üzerinde durulmadan yazılı şekilde, davacının müşterisine ait bilgilerin üçüncü kişilerce ele geçirilerek «internet bankacılığı» üzerinden işlem yapılması ve davacının müşterisinin hesabındaki paraların çekilmesi olayında davacı bankanın %70 oranında, davalı GSM şirketinin ise %30 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sim kart değişikliği · ifa yardımcısı · sahte kimlik · bankacılık işlemi · haksız eylem · bayilik sözleşmesi · üçüncü kişi · dolandırıcılık
Benzer bu karardaŞti.” unvanlı bayisinde 01.04.2009 tarihinde «üçüncü kişiler» tarafından «sahte kimlik» kullanılarak değiştirildiği, bunun üzerine davacının müşterisine ait kullanıcı kodu ve şifre gibi bilgileri girilerek ve değiştirilen sim karta gelen tek kullanımlık şifre kullanılarak «dolandırıcılık» işleminin yapıldığı, değiştirilen sim kartının hemen kullanıma açıldığı ve bu nedenle dolandırıcılık işleminin gerçekleştiği, sim kartın değiştirildiği bayiinin davalının «ifa yardımcısı» olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/144 esas sayılı dosyasında dava dışı «üçüncü kişiye» 55.026,71 TL ödemek zorunda kaldığını, oluşan zarardan davalı GSM şirketinin sorumlu olduğunu ileri sürmüş, davalı vekili ise «sim kartı değişikliğinin» müvekkilinin bayisi tarafından yapıldığını, bayii tarafından gerçekleştirilen haksız eylemden müvekkilinin sorumlu olmadığını, ayrıca müvekkili ile bayisi arasındaki «bayilik sözleşmesi» gereğince bağımlılık ilişkisi bulunmadığını savunmuştur.
… ı, aksine zamanın ve teknolojinin imkan tanıdığı alınabilecek bazı güvenlik önlemlerinin alınmamış olduğu, müşteriye ait bilgilerin üçüncü kişilerce ele geçirilerek «internet bankacılığı» üzerinden işlem yapılarak hesaptaki paraların çekilmesi dolayısıyla davacı bankanın asli kusurlu olarak %70 oranında kusurlu olduğu, davalı GSM şirketinin ise «sim kartı değişikliği» işlemlerinin kontrol ve onaylarını gereği gibi yapmayarak müşteriye ait telefonun sim kartının üçüncü kişilere geçmesine sebebiyet vererek internet bankacılığı sistemine üçüncü kişilerin girmesine bu suretle davacı bankanın zararına sebebiyet verilmekle davalı GSM şirketinin %30 oranında ikinci derecede tali kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının % 30 kusuruna tekabül eden 16.508,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/144 esas sayılı dosyasındaki «haksız eylemin» davacı bankaya yönelik olmasına ve önceki davada davalı GSM şirketine «husumet» düşmeyecek bulunmasına, ayrıca önceki davadaki «kusura» yönelik tespitin işbu «rücu» davasına etkisininde bulunmayacak olmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12000 E. 2018/4150 K.
Ortak:internet bankacılığı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBelirtilen husus somut uyuşmazlık bakımından önem arz etmektedir. zira, Dairemizin yerleşik içtihatlarında, sim kart kopyalama ya da yedekleme suretiyle yapılan «dolandırıcılıklar» nedeniyle oluşan zararlardan bankalar yanında kimlik doğrulama hususunda gerekli özeni göstermeyen GSM şirketlerinin de sorumlu olduğu belirtilmektedir. (Dairemizin, 2017/5251 Esas-2019/4658 Karar ve 2017/4652 Esas-2019/1536 Karar sayılı ilamları) İlk derece mahkemesince anılan hususlarda araştırma yapılıp, dolandırıcılığın sim kart kopyalama suretiyle yapılıp yapılmadığı aydınlığa kavuşturulmadan «eksik incelemeyle» hüküm tesisi yoluna gidildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, öncelikle davalı GSM şirketine müzekkere yazılarak, mudiye ait sim kartın «havale» işleminin gerçekleşti tarihlerde herhangi bir yedekleme ya da kopyalamaya maruz kalıp kalmadığının, kaldıysa bu işlemin nerede ve nasıl yapıldığının tespit edilmesi, akabinde bilirkişi raporunda belirtilen hususlar da araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bölge adliye mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDava, «internet bankacılığı» kullanımı nedeniyle meydana gelen zararın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Davacı banka, müşterisi Egemen Alpaslan’ın «internet bankacılığına» tanımlı hesabından sms doğrulama şifresinin doğru girilmesi sonucu bilgisi dışında EFT işleminin gerçekleştirildiğini, bu nedenle işbu davanın davalılarıyla birlikte davalı olarak yer aldığı...
Ancak...Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/616 Esas sayılı dosyasında davacının müşterisi olan dava dışı Egemen Alpaslan, abisi adına kayıtlı olan ve «internet bankacılığı işlemleri» için kullanılan Turkcell hattının «sahte kimlik» «ibraz» edilerek sim kartın değiştirildiği ve bu şekilde internet bankacılığı şifresinin ele geçirildiği iddiasına dayanmış olup, buna yönelik olarak davalı bayi ile davalı GSM şirketi arasındaki sözleşme, sim kartın değiştirilmesine ilişkin işlem dosyası, «sim kart değişikliğine» dair sözleşme ve bu sırada ibraz edilen kimlik fotokopisi işbu dava dosyasına sunulmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sim kart değişikliği · sahte kimlik · bankacılık işlemleri · bankacılık işlemi · kusursuz sorumluluk · rücuen tahsil · müteselsil sorumluluk · tacir
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece «sim kart değişikliğine» ilişkin işlem dosyası ve davalı ile bayii arasındaki sözleşme getirtilerek bayiinin söz konusu olayda davalının «tacir» yardımcısı olarak hareket edip etmediği, ayrıca davacı banka ile davalı GSM şirketi arasında söz konusu «bankacılık işlemlerini» kapsayacak şekilde bir sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı araştırılarak öncelikle davalıların kusurlu olup olmadığı, kusurlu olmamaları halinde «kusursuz sorumluluk» halleri olan 818 sayılı BK’nın 55. ve 100. maddeleri gereğince sorumlu olup olmadığı tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, sadece davacı bankanın güvenlik kusurunun bulunup bulunmadığı incelenerek «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Ancak...Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/616 Esas sayılı dosyasında davacının müşterisi olan dava dışı Egemen Alpaslan, abisi adına kayıtlı olan ve «internet bankacılığı işlemleri» için kullanılan Turkcell hattının «sahte kimlik» «ibraz» edilerek sim kartın değiştirildiği ve bu şekilde internet bankacılığı şifresinin ele geçirildiği iddiasına dayanmış olup, buna yönelik olarak davalı bayi ile davalı GSM şirketi arasındaki sözleşme, sim kartın değiştirilmesine ilişkin işlem dosyası, «sim kart değişikliğine» dair sözleşme ve bu sırada ibraz edilen kimlik fotokopisi işbu dava dosyasına sunulmamıştır.
Dava, «internet bankacılığı» kullanımı nedeniyle meydana gelen zararın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı bankanın güvenlik kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı GSM şirketi ve davalı bayinin «müteselsilen sorumluluğuna» hükmedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14734 E. 2012/9735 K.
Ortak:internet bankacılığı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBelirtilen husus somut uyuşmazlık bakımından önem arz etmektedir. zira, Dairemizin yerleşik içtihatlarında, sim kart kopyalama ya da yedekleme suretiyle yapılan «dolandırıcılıklar» nedeniyle oluşan zararlardan bankalar yanında kimlik doğrulama hususunda gerekli özeni göstermeyen GSM şirketlerinin de sorumlu olduğu belirtilmektedir. (Dairemizin, 2017/5251 Esas-2019/4658 Karar ve 2017/4652 Esas-2019/1536 Karar sayılı ilamları) İlk derece mahkemesince anılan hususlarda araştırma yapılıp, dolandırıcılığın sim kart kopyalama suretiyle yapılıp yapılmadığı aydınlığa kavuşturulmadan «eksik incelemeyle» hüküm tesisi yoluna gidildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, öncelikle davalı GSM şirketine müzekkere yazılarak, mudiye ait sim kartın «havale» işleminin gerçekleşti tarihlerde herhangi bir yedekleme ya da kopyalamaya maruz kalıp kalmadığının, kaldıysa bu işlemin nerede ve nasıl yapıldığının tespit edilmesi, akabinde bilirkişi raporunda belirtilen hususlar da araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bölge adliye mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDavacının «internet bankacılığı işlemlerinde» kullandığı telefon hattı 20.02.2001 tarihinden beri dava dışı kişi adına kayıtlı olup davacının hesabında davaya konu hesaptan daha önce bu hattan işlem yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bu işlemlerde herhangi bir usulsüzlük bulunup bulunmadığı espit edilmemiştir.
Bu itibarla mahkemece, söz konusu hattın «yenilenip» yenilenmediğinin ilgili GSM şirketinden «kesin» olarak saptanması, bankacı, hukukçu ve bilişim sistemleri konusunda uzman bir bilirkişiden oluşturulacak heyetten, gerekirse davalı banka kayıtları üzerinde de inceleme yapılmak suretiyle rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · bankacılık işlemleri · üçüncü kişi · mahsup · yenileme · vade · haksız fiil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının GSM Sim kartının kayıt bilgilerini «üçüncü kişi» Zafer Polat ile paylaştığı, bu nedenle davalı bankanın meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağını, davalı ...'in ise söz konusu parayı almasından dolayı «haksız fiil» hükümleri uyarınca zarardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davalı banka aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 22.000 TL'nın 14.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 Sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi).
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur» nedeniyle hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5498 E. 2012/8775 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sim kart değişikliği · pasif husumet · husumet
Benzer bu kararda… emece, davacıya ait banka hesabından internet vasıtasıyla başka hesaplara EFT yapıldığı, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almaması, diğer davalının ise «sim kart değişiklik» başvurusu sırasında kimlik bilgilerini kontrol etmemesi nedeniyle % 50’şer oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle davalı banka şubesi yönünden «pasif husumetten» davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile 13.000 USD ve 15.615 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen kararın davalılar ve …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4400 E. , 2019/5372 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/10/2017 tarih ve 2014/1388 E- 2017/712 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince verilen 13/06/2018 tarih ve 2018/132 E- 2018/739 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın mudisi olan dava dışı Beyza Nur Evli'nin hesabında bulunan paranın internet bankacılığı aracılığıyla usulsüz olarak başka hesaplara aktarıldığı iddiasıyla müvekkili aleyhine açtığı davanın kabul edildiğini ve kararın kesinleşmesini müteakip müvekkilince mudiye 61.637,00 TL ödeme yapıldığını, söz konusu EFT işlemi sırasında, müvekkilince, mudinin davalı GSM şirketine kayıtlı telefon numarasına doğrulama şifresi gönderildiğini ve gönderilen doğrulama kodunun onaylaması üzerine de EFT işlemini gerçekleştirdiklerini, doğrulama kodunun 3. kişilerce öğrenilebilmesinin ancak mevcut sim kartın kopyalanması yoluyla yapılabileceğini, bu işlem sırasında gerekli önlemleri almayan davalının gerçekleşen zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 61.637,60 TL’nin 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarınca Merkez Bankası avans işlemlerine uygulanan faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, rücu istemine dayanak teşkil eden davada, davacı bankanın sorumlu tutulma sebebinin, ek güvenlik tedbirlerinde tespit edilen eksiklerden dolayı bankanın gereken bütün güvenlik önlemlerini aldığını ispat edememesi olduğu, zararın, davacı bankanın davalı GSM şirketi ile karşılıklı bir anlaşma yapmadan GSM operatörüne ait hizmeti kendisinin vermeye çalışması nedeniyle meydana gelen güvenlik tedbiri eksikliğinden kaynaklandığı, sunulan delillerle, meydana gelen zarar nedeniyle davalı şirketin kusurlu olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, somut olayda, sim kart değişikliği yapılması ve değiştirilen sim karta nihai parola gönderilmesi suretiyle dolandırıcılığın tamamlandığının sabit olduğu, ancak bunun nerede ve ne zaman yapıldığı konusunda bir ispat vasıtası sunulmadığı, davacı banka tarafından müşterilerine gönderilen doğrulama SMS’lerin güvenliğini sağlama hususunda taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığı, bu bağlamda davalının sözleşmesel sorumluluğuna gidilemeyeceği, olayın özünde 3. kişilerce gerçekleştirilen bir haksız fiil bulunduğu, haksız fiili gerçekleştiren şahısların bankanın gönderdiği şifreyi ele geçirmesinden davalıyı sorumlu tutmaya sebep olabilecek bir ispat vasıtasının sunulmadığı, keza, mudi ile davalı arasındaki sözleşmeye de sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince davacı bankanın dayanamayacağı, davalının kamu tarafından verilen imtiyazla faaliyette bulunmasından yola çıkılarak davalının sorumluluğuna gidilmesinin de mümkün olmadığı, zira ruhsat yahut imtiyaz gibi kamusal nitelikli standartlar ve prosedürler dahilinde faaliyette bulunmanın bulunanı üçüncü şahıslara karşı koşulsuz sorumlu kılmayacağı, bu anlamda, davacı tarafın dayandığı BDDK’nın 'Bankalarda Bilgi Sistemleri Yönetiminde Esas Alınacak İlkelere İlişkin Tebliğin davacının yükümlülüklerini yerine getirdiği tersine davalının getirmediği şeklinde bir yoruma imkan vermeyeceği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir. Davacı banka vekili, müşterisinin hesabından rızası ve bilgisi dışında başka hesaplara havale yapılmasıyla oluşan zarardan davalı GSM şirketinin sorumlu olduğunu zira, davalı GSM şirketi tarafından dava dışı mudiye verilmiş olan sim kartın 3. kişilerce kopyalanması suretiyle söz konusu dolandırıcılığın gerçekleştiğini ileri sürmüştür. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, anılan iddianın aydınlığa kavuşturulabilmesi için dosyada bulunan bilgi ve belgelerin yetersiz olduğu zira, sim kartın gerçekten kopyalanıp kopyalanmadığının tespit edilebilmesi için; mudinin, işlemin gerçekleştiği tarihte hangi marka cep telefonu kullandığının, işlemin yapıldığı tarihte kişisel bilgilerini kimseyle paylaşıp paylaşmadığının, havale işleminden önce sim kartının bloke hale gelip gelmediğinin, bankanın işlemden sonra hangi telefon numarasından mudiye ulaştığı hususların tespit edilmesi gerektiği mütala edilmiştir.
Belirtilen husus somut uyuşmazlık bakımından önem arz etmektedir. zira, Dairemizin yerleşik içtihatlarında, sim kart kopyalama ya da yedekleme suretiyle yapılan dolandırıcılıklar nedeniyle oluşan zararlardan bankalar yanında kimlik doğrulama hususunda gerekli özeni göstermeyen GSM şirketlerinin de sorumlu olduğu belirtilmektedir. (Dairemizin, 2017/5251 Esas-2019/4658 Karar ve 2017/4652 Esas-2019/1536 Karar sayılı ilamları) İlk derece mahkemesince anılan hususlarda araştırma yapılıp, dolandırıcılığın sim kart kopyalama suretiyle yapılıp yapılmadığı aydınlığa kavuşturulmadan eksik incelemeyle hüküm tesisi yoluna gidildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, öncelikle davalı GSM şirketine müzekkere yazılarak, mudiye ait sim kartın havale işleminin gerçekleşti tarihlerde herhangi bir yedekleme ya da kopyalamaya maruz kalıp kalmadığının, kaldıysa bu işlemin nerede ve nasıl yapıldığının tespit edilmesi, akabinde bilirkişi raporunda belirtilen hususlar da araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bölge adliye mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542545000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz