6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14734 E. 2012/9735 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulsüz tevdi sözleşmesi usulsüz tevdi bankacılık işlemleri internet bankacılığı üçüncü kişi mahsup yenileme vade haksız fiil taşıyan yasal faiz kusur hasar eksik inceleme kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının GSM Sim kartının kayıt bilgilerini üçüncü kişi Zafer Polat ile paylaştığı, bu nedenle davalı bankanın meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağını, davalı ...'in ise söz konusu parayı almasından dolayı haksız fiil hükümleri uyarınca zarardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davalı banka aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 22.000 TL'nın 14.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 Sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK. 306. ve 307. maddeler uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur nedeniyle hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Somut olayda mahkemece, davacının GSM sim kartının kayıt bilgilerini üçüncü kişi ile paylaştığı, bu nedenle davalı bankanın meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı gibi hükme esas tutulan bilirkişi raporu da konunun uzmanı bir bilirkişi tarafından düzenlenmemiştir. Davacının internet bankacılığı işlemlerinde kullandığı telefon hattı 20.02.2001 tarihinden beri dava dışı kişi adına kayıtlı olup davacının hesabında davaya konu hesaptan daha önce bu hattan işlem yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bu işlemlerde herhangi bir usulsüzlük bulunup bulunmadığı espit edilmemiştir. Bu itibarla mahkemece, söz konusu hattın yenilenip yenilenmediğinin ilgili GSM şirketinden kesin olarak saptanması, bankacı, hukukçu ve bilişim sistemleri konusunda uzman bir bilirkişiden oluşturulacak heyetten, gerekirse davalı banka kayıtları üzerinde de inceleme yapılmak suretiyle rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5824 E. 2011/15918 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4843 E. 2012/7249 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16513 E. 2012/6009 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tahsil | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4815 E. 2013/5889 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/14734 E.  ,  2012/9735 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.10.2010 tarih ve 2008/210-2010/417 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankanın Çorlu Şubesi'nde hesabının bulunduğunu, 14.04.2008 tarihinde bu hesabından 22.000 TL'nın, müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında internet bankacılığı yoluyla diğer davalıya ait hesaba EFT edildiğini, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gerekli güvenliği sağlayamadığı için meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 22.000 TL'nın 14.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, davacının öncelikle usulsüz para aldığı iddia olunan kişiye başvurmasının gerektiğini, davacının, hesabından yapılan işleme kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, müvekkili bankaya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını, müvekkilinin internet sisteminin güvenliğini sağlamak için gerekli tüm önlemleri aldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının GSM Sim kartının kayıt bilgilerini üçüncü kişi Zafer Polat ile paylaştığı, bu nedenle davalı bankanın meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağını, davalı ...'in ise söz konusu parayı almasından dolayı haksız fiil hükümleri uyarınca zarardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davalı banka aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 22.000 TL'nın 14.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 Sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK. 306. ve 307. maddeler uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir.

Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur nedeniyle hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Somut olayda mahkemece, davacının GSM sim kartının kayıt bilgilerini üçüncü kişi ile paylaştığı, bu nedenle davalı bankanın meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı gibi hükme esas tutulan bilirkişi raporu da konunun uzmanı bir bilirkişi tarafından düzenlenmemiştir. Davacının internet bankacılığı işlemlerinde kullandığı telefon hattı 20.02.2001 tarihinden beri dava dışı kişi adına kayıtlı olup davacının hesabında davaya konu hesaptan daha önce bu hattan işlem yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bu işlemlerde herhangi bir usulsüzlük bulunup bulunmadığı espit edilmemiştir.

Bu itibarla mahkemece, söz konusu hattın yenilenip yenilenmediğinin ilgili GSM şirketinden kesin olarak saptanması, bankacı, hukukçu ve bilişim sistemleri konusunda uzman bir bilirkişiden oluşturulacak heyetten, gerekirse davalı banka kayıtları üzerinde de inceleme yapılmak suretiyle rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060648800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.