Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2503 E. 2019/5592 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devir protokolü↗ ecrimisil↗ tmsf↗ protokol↗ ek tasfiye↗ taşıyan↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ecrimisil bedeli olarak dava konusu edilen miktar yönünden verilen karar kesinleşmiş olmakla, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının sair alacak taleplerinin reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı TMSF vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, taraflar arasındaki protokole dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen ilk kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizin 14.05.2013 tarih 2011/6943 E. 2013/9890 K. sayılı bozma ilamında “...davacının, işbu davasında, Akdeniz Liman İş. A.Ş. ile birleşmesinden önceki dönemde ve yönetimin davalı TMSF’nin atadığı kişiler elindeyken, davalıya olan borcunu tasfiye etmesine rağmen borçlu olmadığı halde, kendisinden 323.072.00 USD'nin haksız yere tahsil edildiğini ileri sürdüğü, başka bir anlatımla, hisse devir protokolünden önce, protokolden tamamen bağımsız şekilde borcunun bitmesine rağmen kendisinden haksız yere tahsilat yapıldığını öne sürdüğü, mahkemenin kabulünün aksine, bu istemin 31.10.2006 tarihli protokolle bir ilgisi bulunmadığı, davalı TMSF’nin, birleşme öncesi dönemde davacı şirkete el koyduğu, borcun ödenmesine dair bu dönemde protokol imzaladığı dikkate alınıp, davacının 313.072 TL ödemesinin yerinde olup olmadığının, başka bir anlatımla davacı ödemesinin gerçek bir borç ödemesi niteliğinde bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi...” gerektiğine işaret edilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporu benimsenerek verilen ikinci kararın da “hükme esas alınan rapora hesap yönünden ciddi itirazlar bulunduğu halde bu itirazları karşılayacak ek rapor ya da yeni bir rapor alınmadığı gerekçesiyle” Dairemizce ikinci defa bozulmasından sonra mahkemece Dairemizin ikinci bozma ilamına uyularak tarafların itirazlarını karşılamak üzere alınan ikinci ek raporda, Garipoğlu Şirketler Grubu ile davalı TMSF arasında imzalanan ve davacı ...nin de imzasının bulunduğu 12.08.2004 tarihli protokol hükümleri ile tarafların ibraz ettikleri belge, defter-kayıt ve hesap tabloları incelendikten sonra davacı ile davalı arasındaki hesaplamalarda farklılıklar bulunduğu, davacının yaptığı kayıtların izaha muhtaç olduğu, davacı tarafın izahat vermesi halinde belirleme yapılabileceği yönünde görüş bildirilmesine rağmen davacı vekilince bu konuda bir izahat verilmediği, yine ek bilirkişi raporunda davalı tarafça sunulan tablodaki hesaplamanın ise tarafların imzasını taşıyan 12.08.2004 tarihli protokolün ilgili hükümlerine göre denetimi yapıldığında hesaplama sonunda, davalı TMSF’nin davacıdan fazla tahsilat yapmadığının anlaşıldığının bildirilmesine ve mahkemece de anılan bu ek rapora göre karar verilmiş bulunmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekirken, yazılı gerekçe ile davacı yararına bozulmuş olduğundan, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 12.02.2019 tarih, 2017/2061E. 2019/1078 K. sayılı bozma kararının kaldırılarak hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6943 E. 2013/9890 K.
Ortak:hisse devir protokolü · ecrimisil · protokol · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaA.Ş. ile birleşmesinden önceki dönemde ve yönetimin davalı TMSF’nin atadığı kişiler elindeyken, davalıya olan borcunu «tasfiye» etmesine rağmen borçlu olmadığı halde, kendisinden 323.072.00 USD'nin haksız yere tahsil edildiğini ileri sürdüğü, başka bir anlatımla, «hisse devir protokolünden» önce, protokolden tamamen bağımsız şekilde borcunun bitmesine rağmen kendisinden haksız yere tahsilat yapıldığını öne sürdüğü, mahkemenin kabulünün aksine, bu iste …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «ecrimisil» bedeli olarak dava konusu edilen miktar yönünden verilen karar kesinleşmiş olmakla, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının sair alacak taleplerinin reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Dava, taraflar arasındaki «protokole» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, taraflar arasında düzenlenen «hisse devir protokolüne» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Başka bir anlatımla, «hisse devir protokolünden» önce, protokolden tamamen bağımsız şekilde borcunun bitmesine rağmen kendisinden haksız yere tahsilat yapıldığını öne sürmüştür.
Anılan bu istem, «hisse devir sözleşmesi» olmasa bile, el konulan şirketin her zaman ileri sürebileceği bir iddia olup, davacı bunu «hisse devir protokolüne» değil, birleşme sonrasında önceki döneme halef olması sıfatıyla talep etmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taraflar arasında düzenlenen «hisse devir sözleşmesinin» 31.10.2006 tarihli olduğu, devrin teklif bilançosu ve devir bilançosuna göre yapıldığı, devir sözleşmesinin 4.1.1, 4.1.5, 4.1.6 ve 4.2.2 maddelerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının devir olunan şirketi olduğu gibi kabul ettiği, dava konusu birinci talep 313.072 USD ödemenin 18.10.2006 tarihinde yapıldığı, bu ödemenin kayıtlara yansıtıldığı, 31.10.2006 tarihinde bu ödemeyi bildiğinin kabulünün gerektiği, davacının «tacir» olduğu devir aldığı tarih itibariyle inceleme yaptığı, yapılan incelemede bu ödemenin incelemede yer almadığının ileri sürülüp ispatlanmadığı, bu ödemenin iadesi talebinin yerinde olmadığı, «ecrimisilin» esasen haksız kullanmaya dayalı tazminat istemine ilişkin bulunduğu, davacının ödeme yaptığı ecrimisil talebinin 28.09.2006 tarihli yazısıyla uygun bulunduğunun T.
… reci başlatılan bu hisselere en yüksek teklifi dava dışı Akdeniz Liman İşletmeleri A.Ş. ile bir kısım gerçek kişilerin verdiği, taraflar arasında 31.10.2006 tarihli «protokolün» düzenlenerek hisselerin devrinin sağlandığı, bu protokolde bir takım hak ve yükümlülüklerin belirlendiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Anılan bu istem, «hisse devir sözleşmesi» olmasa bile, el konulan şirketin her zaman ileri sürebileceği bir iddia olup, davacı bunu «hisse devir protokolüne» değil, birleşme sonrasında önceki döneme halef olması sıfatıyla talep etmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2061 E. 2019/1078 K.
Ortak:hisse devir protokolü · ecrimisil · protokol · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaA.Ş. ile birleşmesinden önceki dönemde ve yönetimin davalı TMSF’nin atadığı kişiler elindeyken, davalıya olan borcunu «tasfiye» etmesine rağmen borçlu olmadığı halde, kendisinden 323.072.00 USD'nin haksız yere tahsil edildiğini ileri sürdüğü, başka bir anlatımla, «hisse devir protokolünden» önce, protokolden tamamen bağımsız şekilde borcunun bitmesine rağmen kendisinden haksız yere tahsilat yapıldığını öne sürdüğü, mahkemenin kabulünün aksine, bu iste …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «ecrimisil» bedeli olarak dava konusu edilen miktar yönünden verilen karar kesinleşmiş olmakla, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının sair alacak taleplerinin reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Dava, taraflar arasındaki «protokole» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… rk Lirası tahsilatlarda davacının dikkate aldığı kur ile davalının dikkate aldığı kur arasındaki fark olması nedeniyle ve bilirkişi tarafından, taraflarca imzalanan «protokolde» belirtilen şekilde kurlar dikkate alınarak hesaplama yapıldığında, aradaki «kur farkının» 1.889,56 USD olarak hesaplandığı ancak bu farkın dikkate alınmaması, ihmal edilebilir bir miktar olduğu, bu durumda davalı yanın tahsil ettiği ve dava konusu edilen 313.072,00 USD fazla tahsilat olmadığı, tahsil edilen bu miktarın davalı tarafından eksik hesaplanan ana para tutarı olduğu kabul edilmekle davacı yanın alacak taleplerinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, evveliyatta «ecrimisil» bedeli olarak dava konusu edilen miktar yönünden verilen karar kesinleşmiş olmakla, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının sair alacak tale …
Dava, taraflar arasında düzenlenen «hisse devir protokolüne» dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Liman İşletmeleri A.Ş.'ne davalı tarafından el konulduğu, %99,99 oranındaki hisselerinin ihale suretiyle satışa çıkarıldığı, taraflar arasında 31...2006 tarihli «protokolün» düzenlenerek hisselerin devrinin sağlandığı, bu protokolde bir takım hak ve yükümlülüklerin belirlendiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kur farkı · yapılandırma protokolü · bedel iadesi · mutabakat · hisse devir sözleşmesi · denetime elverişlilik · uyuşmazlık konusu · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ve hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca da, davacı tarafından dava konusu fazla tahsil edildiği iddia edilen 313.072,00 USD'lik tutarın nasıl hesaplandığına ilişkin dayanağı gösterilen bir açıklama sunulmadığı, davacı muhasebe kayıtları hiç dikkate alınmadan yapılan hesaplamada, davalının eksik kalan tahsilatının ....346,00 USD olarak belirlendiği, ancak bu farkın TL tahsilatlarda davacının dikkate aldığı kur ile, davalının dikkate aldığı kur arasındaki fark olması nedeniyle ve bilirkişi tarafından, taraflarca imzalanan «protokolde» belirtilen şekilde kurlar dikkate alınarak hesaplama yapıldığında, aradaki «kur farkının» 1.889,56 USD olarak hesaplandığı, ancak bu farkın dikkate alınmaması gerekmekte olup, ihmal edilebilir bir miktar olduğu, bu durumda davalının tahsil ettiği ve dava konusu edilen 313.072,00 USD' nin fazla tahsilat değil davalı tarafından eksik hesaplanan ana para tutarı olduğundan bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, işbu bilirkişi raporu «denetime elverişli» ve yeterli olmadığı gibi, uyuşmazlık konusunun 313.072,00 USD'nin haksız tahsil edildiği iddiasına dayalı olduğunun anlaşılması karşısında, yukarıda belirtilen iddia ve savunma kapsamında, davacı tarafça anılan miktar kadar fazla ödeme yapıldığının iddia edildiği, davalı tarafça da ödemenin yersiz bir ödeme olmayıp kur farkından kaynaklandığı savunulduğuna göre, davacı tarafından fazla ödeme yapılıp yapılmadığı, kur farkından kaynaklı bir ödeme olup olmadığı net bir şekilde belirlenip, gerektiğinde taraflardan yapılan ödemenin kaynağı konusunda açıklama da istenilerek, iddia, savunma, taraflar arasında akdedilen protokol hükümleri, taraf kayıt, belge ve delilleri göz önünde bulundurulup denetime elverişli bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… sona erdiği, 14.7.2002 tarihi itibariyle devralınan şirketin borcu için davalıya ....432.674,06 USD karşılığı ....552.613,35 TL ödeme yapıldığı ve bu şekilde borcun «tasfiye» edildiği, devralınan şirkete ... tarafından atanan yöneticiler tarafından yazılan yazı ile borcun tamamının ödenerek şirket kayıtlarının tasfiye edildiği, gerekli «mutabakatın» yapılmasının bildirildiği, şirketin borçlarının tasfiyesini müteakip 31...2006 tarihinde yapılan devirden çok kısa bir süre önce ....2006 tarihinde davalı tarafından yazılan yazı ile kur farkından kaynaklandığını tahmin ettikleri 313.072 USD alacakları olduğu ileri sürülerek ödenmesi talebinde bulunulduğu, bu yazı üzerine davalı tarafından atanan yöneticilerce herhangi bir araştırma yapılmaksızın 18...2006 tarihinde belirtilen bedelin ödendiği, fazladan ödenen bu «bedelin iadesi» gerektiği ileri sürülmüştür.
Bankası döviz satış kurundan hesaplama yapıldığı, döviz alış ve satış kuru üzerinden yapılan hesaplamalarda çıkan ve kur farkından kaynaklanan işbu ödemenin yapılması gerektiğinin şirkete bildirildiği, «kur farkının» da borca esas alınan tarih olan 31...2003 tarihi ile ....08.2004 tarihinde «yapılan protokole» kadar yapılan ödemelerde protokol gereğince...
… rk Lirası tahsilatlarda davacının dikkate aldığı kur ile davalının dikkate aldığı kur arasındaki fark olması nedeniyle ve bilirkişi tarafından, taraflarca imzalanan «protokolde» belirtilen şekilde kurlar dikkate alınarak hesaplama yapıldığında, aradaki «kur farkının» 1.889,56 USD olarak hesaplandığı ancak bu farkın dikkate alınmaması, ihmal edilebilir bir miktar olduğu, bu durumda davalı yanın tahsil ettiği ve dava konusu edilen 313.072,00 USD fazla tahsilat olmadığı, tahsil edilen bu miktarın davalı tarafından eksik hesaplanan ana para tutarı olduğu kabul edilmekle davacı yanın alacak taleplerinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, evveliyatta «ecrimisil» bedeli olarak dava konusu edilen miktar yönünden verilen karar kesinleşmiş olmakla, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının sair alacak tale …
-
Hisse Devir Sözleşmesinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18042 E. 2015/5499 K.
Ortak:hisse devir protokolü · protokol · ibraz
İncelediğiniz karardaA.Ş. ile birleşmesinden önceki dönemde ve yönetimin davalı TMSF’nin atadığı kişiler elindeyken, davalıya olan borcunu «tasfiye» etmesine rağmen borçlu olmadığı halde, kendisinden 323.072.00 USD'nin haksız yere tahsil edildiğini ileri sürdüğü, başka bir anlatımla, «hisse devir protokolünden» önce, protokolden tamamen bağımsız şekilde borcunun bitmesine rağmen kendisinden haksız yere tahsilat yapıldığını öne sürdüğü, mahkemenin kabulünün aksine, bu iste …
… ı karşılamak üzere alınan ikinci ek raporda, Garipoğlu Şirketler Grubu ile davalı TMSF arasında imzalanan ve davacı ...nin de imzasının bulunduğu 12.08.2004 tarihli «protokol» hükümleri ile tarafların «ibraz» ettikleri belge, «defter»-kayıt ve hesap tabloları incelendikten sonra davacı ile davalı arasındaki hesaplamalarda farklılıklar bulunduğu, davacının yaptığı kayıtların izaha muhtaç olduğu, davacı tarafın izahat vermesi halinde belirleme yapılabileceği yönünde görüş bildirilmesine rağmen davacı vekilince bu konuda bir izahat verilmediği, yine ek bilirkişi raporunda davalı tarafça sunulan tablodaki hesaplamanın ise tarafların imzasını «taşıyan» 12.08.2004 tarihli protokolün ilgili hükümlerine göre denetimi yapıldığında hesaplama sonunda, davalı TMSF’nin davacıdan fazla tahsilat yapmadığının anlaşıldığının …
Dava, taraflar arasındaki «protokole» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında tanzim edilen 12/08/2004 tarihli «hisse devir protokolüne» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, bilirkişilerden 06/06/2014 tarihli rapor alınarak, bu rapor hükme dayanak yapılmış ise de, tamamen hesaba yönelik olan bu rapora karşı davalı ... kendisi de bir hesaplama yaparak ve bunu da «ibraz» etmek suretiyle ciddi itirazlarda bulunmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kur farkı · istirdat
Benzer bu kararda… bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirket tarafından 18.10.2006 tarihinde, dava konusu 313.072,00 USD'nin «kur farkı» olarak ...'ye ödendiği, ancak davacı şirketin 12.08.2004 tarihli sözleşmede belirlenen şartlar doğrultusunda sadece 23.713,64 USD kur farkı kadar ...'ye borçlu old …
Davacı, davalı ...'ye 313.072 USD fazla ödeme yaptığını iddia ederek ödemenin «istirdadını» talep etmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13001 E. 2018/4665 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sınırlı sorumluluk · takas · taşıyıcı · teslim
Benzer bu karardaMahkemece usulüne uygun olarak «takas» define konu taşıma nedeniyle inceleme yapılmış ve davalının alacağı belirlenmiş ise de davacı «taşıyıcının» kaybolan mal hakkında hiçbir izahat vermemiş olması nedeniyle uygulanması gereken Montreal Sözleşmesi'nin 25. maddesine göre davacı «taşıyıcının sınırlı sorumluluktan» yararlanamayacağı gözetilerek ödemesi gereken tam tazminatın belirlenmesi suretiyle bu miktarın davacı alacağından mahsubu gerekirken kayıp nedeniyle hiçbir izahat …
dava taşıma ücretinin tahsili istemine ilişkin olup davalı taşımanın davacı tarafından yapıldığını ve davacının malın bir kısmını kaybederek «teslim» etmediğini, bu nedenle de davacıdan alacaklı olduğunu savunarak «takas» definde bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2503 E. , 2019/5592 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15/12/2016 gün ve 2015/880 - 2016/936 sayılı kararı bozan Daire'nin 12/02/2019 gün ve 2017/2061 - 2019/1078 sayılı kararı aleyhinde davalı TMSF vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, yönetimi davalı elinde olan ve Antalya Limanı işletme hakkını elinde bulunduran ...nin hisselerinin %99.99'unun 31.10.2006 tarihli hisse devir sözleşmesi uyarınca aynı alanda faaliyet gösteren Akdeniz Liman İşletmeleri A.Ş. tarafından satın alındığını, daha sonra hisseleri devir alınan şirketle hisseleri devir alan şirketin hisseleri devir alınan şirket nezdinde birleştiğini, öncesinde hisseleri devir alınan şirketin borçlarından dolayı yönetimine davalı tarafından el konulduğunu, bu şirketin davalıya borçlarını muhtelif tarihlerde ödeyerek tasfiye ettiğini, hatta davalı tarafından atanan yönetim kurulunun davalıya 19.07.2006 tarihinde bir yazı yazarak borçların tamamen ödendiğini, mutabakatın yapılmasının bildirildiğini, tasfiye sonrasında 31.10.2006 tarihli hisse devrinden çok kısa bir süre önce 13.10.2006 tarihinde kur farkından kaynaklandığı tahmin edilen 313.072 USD'nin ödenmesinin davalı tarafından istendiğini, zaten davalı tarafından atanan yöneticilerin kayıtsız şartsız olarak anılan USD'nin TL karşılığı 452.094.27 YTL'yi hemen ödediklerini, fazladan ödeme yaptıklarını, ayrıca sözleşme öncesi doğmuş ecrimisil borcunu müvekkili tarafından ödendiğini, hisse devir sözleşmesi uyarınca bundan da davalının sorumlu olduğunu, isteme rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 313.072 USD'nin aynen olmadığı takdirde YTL karşılığının ve 48.800.00 YTL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ecrimisil bedeli olarak dava konusu edilen miktar yönünden verilen karar kesinleşmiş olmakla, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının sair alacak taleplerinin reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı TMSF vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, taraflar arasındaki protokole dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen ilk kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizin 14.05.2013 tarih 2011/6943 E. 2013/9890 K. sayılı bozma ilamında “...davacının, işbu davasında, Akdeniz Liman İş. A.Ş. ile birleşmesinden önceki dönemde ve yönetimin davalı TMSF’nin atadığı kişiler elindeyken, davalıya olan borcunu tasfiye etmesine rağmen borçlu olmadığı halde, kendisinden 323.072.00 USD'nin haksız yere tahsil edildiğini ileri sürdüğü, başka bir anlatımla, hisse devir protokolünden önce, protokolden tamamen bağımsız şekilde borcunun bitmesine rağmen kendisinden haksız yere tahsilat yapıldığını öne sürdüğü, mahkemenin kabulünün aksine, bu istemin 31.10.2006 tarihli protokolle bir ilgisi bulunmadığı, davalı TMSF’nin, birleşme öncesi dönemde davacı şirkete el koyduğu, borcun ödenmesine dair bu dönemde protokol imzaladığı dikkate alınıp, davacının 313.072 TL ödemesinin yerinde olup olmadığının, başka bir anlatımla davacı ödemesinin gerçek bir borç ödemesi niteliğinde bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi...” gerektiğine işaret edilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporu benimsenerek verilen ikinci kararın da “hükme esas alınan rapora hesap yönünden ciddi itirazlar bulunduğu halde bu itirazları karşılayacak ek rapor ya da yeni bir rapor alınmadığı gerekçesiyle” Dairemizce ikinci defa bozulmasından sonra mahkemece Dairemizin ikinci bozma ilamına uyularak tarafların itirazlarını karşılamak üzere alınan ikinci ek raporda, Garipoğlu Şirketler Grubu ile davalı TMSF arasında imzalanan ve davacı ...nin de imzasının bulunduğu 12.08.2004 tarihli protokol hükümleri ile tarafların ibraz ettikleri belge, defter-kayıt ve hesap tabloları incelendikten sonra davacı ile davalı arasındaki hesaplamalarda farklılıklar bulunduğu, davacının yaptığı kayıtların izaha muhtaç olduğu, davacı tarafın izahat vermesi halinde belirleme yapılabileceği yönünde görüş bildirilmesine rağmen davacı vekilince bu konuda bir izahat verilmediği, yine ek bilirkişi raporunda davalı tarafça sunulan tablodaki hesaplamanın ise tarafların imzasını taşıyan 12.08.2004 tarihli protokolün ilgili hükümlerine göre denetimi yapıldığında hesaplama sonunda, davalı TMSF’nin davacıdan fazla tahsilat yapmadığının anlaşıldığının bildirilmesine ve mahkemece de anılan bu ek rapora göre karar verilmiş bulunmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekirken, yazılı gerekçe ile davacı yararına bozulmuş olduğundan, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 12.02.2019 tarih, 2017/2061E.
2019/1078 K. sayılı bozma kararının kaldırılarak hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 12.02.2019 tarih, 2017/2061E. 2019/1078 K. sayılı bozma ilamının kaldırılarak mahkeme kararının ONANMASINA, peşin harcın onama harcından mahsubuyla 13,00 TL'nin davacıdan alınmasına, 19/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/538219700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz