Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6943 E. 2013/9890 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devir protokolü↗ ecrimisil↗ hisse devir sözleşmesi↗ uyuşmazlık konusu↗ protokol↗ ek tasfiye↗ tacir↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taraflar arasında düzenlenen hisse devir sözleşmesinin 31.10.2006 tarihli olduğu, devrin teklif bilançosu ve devir bilançosuna göre yapıldığı, devir sözleşmesinin 4.1.1, 4.1.5, 4.1.6 ve 4.2.2 maddelerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının devir olunan şirketi olduğu gibi kabul ettiği, dava konusu birinci talep 313.072 USD ödemenin 18.10.2006 tarihinde yapıldığı, bu ödemenin kayıtlara yansıtıldığı, 31.10.2006 tarihinde bu ödemeyi bildiğinin kabulünün gerektiği, davacının tacir olduğu devir aldığı tarih itibariyle inceleme yaptığı, yapılan incelemede bu ödemenin incelemede yer almadığının ileri sürülüp ispatlanmadığı, bu ödemenin iadesi talebinin yerinde olmadığı, ecrimisilin esasen haksız kullanmaya dayalı tazminat istemine ilişkin bulunduğu, davacının ödeme yaptığı ecrimisil talebinin 28.09.2006 tarihli yazısıyla uygun bulunduğunun T. Den. İşl. A.Ş. tarafından davacı şirkete bildirildiği, bu tarihte şirketin davalı yönetiminde bulunduğu, kayıtlarda yer almadığı, davalının davacının bu yazıdan haberdar olduğu ve sözleşmenin 4.2.2 hükmünü ihlal ettiği savunmasına itibar edilmediği, davacının ödemiş olduğu ecrimisili talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen 48.800.00 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, taraflar arasında düzenlenen hisse devir protokolüne dayalı alacak istemine ilişkindir.
Antalya Limanı işletme hakkını elinde bulunduran ...ye davalı tarafından el konulduğu, %99,99 oranındaki hisselerinin ihale suretiyle satışa çıkarıldığı, 15.06.2006 tarih ve 26140 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak satış süreci başlatılan bu hisselere en yüksek teklifi dava dışı Akdeniz Liman İşletmeleri A.Ş. ile bir kısım gerçek kişilerin verdiği, taraflar arasında 31.10.2006 tarihli protokolün düzenlenerek hisselerin devrinin sağlandığı, bu protokolde bir takım hak ve yükümlülüklerin belirlendiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Daha sonraki süreçte, dava dışı Akdeniz Liman İşletmeleri A.Ş. ile hisseleri devir alınan şirketin birleştiği ve birleşmenin hisseleri devir alınan şirketin Akdeniz Liman İşletmeleri A.Ş'yi devir alması suretiyle gerçekleştiği yönleri de dosya kapsamıyla sabittir. Davacı, işbu davasında, müvekkilinin Akdeniz Liman İş. A.Ş. ile birleşmesinden önceki dönemde ve yönetimin davalıların atadığı kişiler elindeyken, davalıya olan borcunu tasfiye etmesine rağmen borçlu olmadığı halde,
kendisinden 323.072.00 USD'nin haksız yere tahsil edildiğini ileri sürmüştür. Başka bir anlatımla, hisse devir protokolünden önce, protokolden tamamen bağımsız şekilde borcunun bitmesine rağmen kendisinden haksız yere tahsilat yapıldığını öne sürmüştür. Mahkemenin kabulünün aksine, bu istemin 31.10.2006 tarihli protokolle bir ilgisi bulunmamaktadır. Anılan bu istem, hisse devir sözleşmesi olmasa bile, el konulan şirketin her zaman ileri sürebileceği bir iddia olup, davacı bunu hisse devir protokolüne değil, birleşme sonrasında önceki döneme halef olması sıfatıyla talep etmektedir.
Bu durum karşısında, davalının, birleşme öncesi dönemde davacı şirkete el koyduğu, borcun ödenmesine dair bu dönemde protokol imzaladığı dikkate alınıp, davacının 313.072 TL ödemesinin yerinde olup olmadığının, başka bir anlatımla davacı ödemesinin gerçek bir borç ödemesi niteliğinde bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 31.10.2006 tarihli protokol hükümleri çerçevesinde inceleme yapılması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2503 E. 2019/5592 K.
Ortak:hisse devir protokolü · ecrimisil · protokol · ek tasfiye
İncelediğiniz kararda2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, taraflar arasında düzenlenen «hisse devir protokolüne» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Başka bir anlatımla, «hisse devir protokolünden» önce, protokolden tamamen bağımsız şekilde borcunun bitmesine rağmen kendisinden haksız yere tahsilat yapıldığını öne sürmüştür.
Anılan bu istem, «hisse devir sözleşmesi» olmasa bile, el konulan şirketin her zaman ileri sürebileceği bir iddia olup, davacı bunu «hisse devir protokolüne» değil, birleşme sonrasında önceki döneme halef olması sıfatıyla talep etmektedir.
Benzer bu karardaA.Ş. ile birleşmesinden önceki dönemde ve yönetimin davalı TMSF’nin atadığı kişiler elindeyken, davalıya olan borcunu «tasfiye» etmesine rağmen borçlu olmadığı halde, kendisinden 323.072.00 USD'nin haksız yere tahsil edildiğini ileri sürdüğü, başka bir anlatımla, «hisse devir protokolünden» önce, protokolden tamamen bağımsız şekilde borcunun bitmesine rağmen kendisinden haksız yere tahsilat yapıldığını öne sürdüğü, mahkemenin kabulünün aksine, bu iste …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «ecrimisil» bedeli olarak dava konusu edilen miktar yönünden verilen karar kesinleşmiş olmakla, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının sair alacak taleplerinin reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Dava, taraflar arasındaki «protokole» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan · ibraz · e-defter
Benzer bu kararda… ı karşılamak üzere alınan ikinci ek raporda, Garipoğlu Şirketler Grubu ile davalı TMSF arasında imzalanan ve davacı ...nin de imzasının bulunduğu 12.08.2004 tarihli «protokol» hükümleri ile tarafların «ibraz» ettikleri belge, «defter»-kayıt ve hesap tabloları incelendikten sonra davacı ile davalı arasındaki hesaplamalarda farklılıklar bulunduğu, davacının yaptığı kayıtların izaha muhtaç olduğu, davacı tarafın izahat vermesi halinde belirleme yapılabileceği yönünde görüş bildirilmesine rağmen davacı vekilince bu konuda bir izahat verilmediği, yine ek bilirkişi raporunda davalı tarafça sunulan tablodaki hesaplamanın ise tarafların imzasını «taşıyan» 12.08.2004 tarihli protokolün ilgili hükümlerine göre denetimi yapıldığında hesaplama sonunda, davalı TMSF’nin davacıdan fazla tahsilat yapmadığının anlaşıldığının …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2061 E. 2019/1078 K.
Ortak:hisse devir protokolü · ecrimisil · hisse devir sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · protokol · ek tasfiye · Alacak
İncelediğiniz karardaAnılan bu istem, «hisse devir sözleşmesi» olmasa bile, el konulan şirketin her zaman ileri sürebileceği bir iddia olup, davacı bunu «hisse devir protokolüne» değil, birleşme sonrasında önceki döneme halef olması sıfatıyla talep etmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taraflar arasında düzenlenen «hisse devir sözleşmesinin» 31.10.2006 tarihli olduğu, devrin teklif bilançosu ve devir bilançosuna göre yapıldığı, devir sözleşmesinin 4.1.1, 4.1.5, 4.1.6 ve 4.2.2 maddelerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının devir olunan şirketi olduğu gibi kabul ettiği, dava konusu birinci talep 313.072 USD ödemenin 18.10.2006 tarihinde yapıldığı, bu ödemenin kayıtlara yansıtıldığı, 31.10.2006 tarihinde bu ödemeyi bildiğinin kabulünün gerektiği, davacının «tacir» olduğu devir aldığı tarih itibariyle inceleme yaptığı, yapılan incelemede bu ödemenin incelemede yer almadığının ileri sürülüp ispatlanmadığı, bu ödemenin iadesi talebinin yerinde olmadığı, «ecrimisilin» esasen haksız kullanmaya dayalı tazminat istemine ilişkin bulunduğu, davacının ödeme yaptığı ecrimisil talebinin 28.09.2006 tarihli yazısıyla uygun bulunduğunun T.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, taraflar arasında düzenlenen «hisse devir protokolüne» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… rk Lirası tahsilatlarda davacının dikkate aldığı kur ile davalının dikkate aldığı kur arasındaki fark olması nedeniyle ve bilirkişi tarafından, taraflarca imzalanan «protokolde» belirtilen şekilde kurlar dikkate alınarak hesaplama yapıldığında, aradaki «kur farkının» 1.889,56 USD olarak hesaplandığı ancak bu farkın dikkate alınmaması, ihmal edilebilir bir miktar olduğu, bu durumda davalı yanın tahsil ettiği ve dava konusu edilen 313.072,00 USD fazla tahsilat olmadığı, tahsil edilen bu miktarın davalı tarafından eksik hesaplanan ana para tutarı olduğu kabul edilmekle davacı yanın alacak taleplerinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, evveliyatta «ecrimisil» bedeli olarak dava konusu edilen miktar yönünden verilen karar kesinleşmiş olmakla, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının sair alacak tale …
Dava, taraflar arasında düzenlenen «hisse devir protokolüne» dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Liman İşletmeleri A.Ş.'ne davalı tarafından el konulduğu, %99,99 oranındaki hisselerinin ihale suretiyle satışa çıkarıldığı, taraflar arasında 31...2006 tarihli «protokolün» düzenlenerek hisselerin devrinin sağlandığı, bu protokolde bir takım hak ve yükümlülüklerin belirlendiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kur farkı · yapılandırma protokolü · bedel iadesi · mutabakat · denetime elverişlilik · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme · teslim
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ve hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca da, davacı tarafından dava konusu fazla tahsil edildiği iddia edilen 313.072,00 USD'lik tutarın nasıl hesaplandığına ilişkin dayanağı gösterilen bir açıklama sunulmadığı, davacı muhasebe kayıtları hiç dikkate alınmadan yapılan hesaplamada, davalının eksik kalan tahsilatının ....346,00 USD olarak belirlendiği, ancak bu farkın TL tahsilatlarda davacının dikkate aldığı kur ile, davalının dikkate aldığı kur arasındaki fark olması nedeniyle ve bilirkişi tarafından, taraflarca imzalanan «protokolde» belirtilen şekilde kurlar dikkate alınarak hesaplama yapıldığında, aradaki «kur farkının» 1.889,56 USD olarak hesaplandığı, ancak bu farkın dikkate alınmaması gerekmekte olup, ihmal edilebilir bir miktar olduğu, bu durumda davalının tahsil ettiği ve dava konusu edilen 313.072,00 USD' nin fazla tahsilat değil davalı tarafından eksik hesaplanan ana para tutarı olduğundan bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, işbu bilirkişi raporu «denetime elverişli» ve yeterli olmadığı gibi, uyuşmazlık konusunun 313.072,00 USD'nin haksız tahsil edildiği iddiasına dayalı olduğunun anlaşılması karşısında, yukarıda belirtilen iddia ve savunma kapsamında, davacı tarafça anılan miktar kadar fazla ödeme yapıldığının iddia edildiği, davalı tarafça da ödemenin yersiz bir ödeme olmayıp kur farkından kaynaklandığı savunulduğuna göre, davacı tarafından fazla ödeme yapılıp yapılmadığı, kur farkından kaynaklı bir ödeme olup olmadığı net bir şekilde belirlenip, gerektiğinde taraflardan yapılan ödemenin kaynağı konusunda açıklama da istenilerek, iddia, savunma, taraflar arasında akdedilen protokol hükümleri, taraf kayıt, belge ve delilleri göz önünde bulundurulup denetime elverişli bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… sona erdiği, 14.7.2002 tarihi itibariyle devralınan şirketin borcu için davalıya ....432.674,06 USD karşılığı ....552.613,35 TL ödeme yapıldığı ve bu şekilde borcun «tasfiye» edildiği, devralınan şirkete ... tarafından atanan yöneticiler tarafından yazılan yazı ile borcun tamamının ödenerek şirket kayıtlarının tasfiye edildiği, gerekli «mutabakatın» yapılmasının bildirildiği, şirketin borçlarının tasfiyesini müteakip 31...2006 tarihinde yapılan devirden çok kısa bir süre önce ....2006 tarihinde davalı tarafından yazılan yazı ile kur farkından kaynaklandığını tahmin ettikleri 313.072 USD alacakları olduğu ileri sürülerek ödenmesi talebinde bulunulduğu, bu yazı üzerine davalı tarafından atanan yöneticilerce herhangi bir araştırma yapılmaksızın 18...2006 tarihinde belirtilen bedelin ödendiği, fazladan ödenen bu «bedelin iadesi» gerektiği ileri sürülmüştür.
Bankası döviz satış kurundan hesaplama yapıldığı, döviz alış ve satış kuru üzerinden yapılan hesaplamalarda çıkan ve kur farkından kaynaklanan işbu ödemenin yapılması gerektiğinin şirkete bildirildiği, «kur farkının» da borca esas alınan tarih olan 31...2003 tarihi ile ....08.2004 tarihinde «yapılan protokole» kadar yapılan ödemelerde protokol gereğince...
… rk Lirası tahsilatlarda davacının dikkate aldığı kur ile davalının dikkate aldığı kur arasındaki fark olması nedeniyle ve bilirkişi tarafından, taraflarca imzalanan «protokolde» belirtilen şekilde kurlar dikkate alınarak hesaplama yapıldığında, aradaki «kur farkının» 1.889,56 USD olarak hesaplandığı ancak bu farkın dikkate alınmaması, ihmal edilebilir bir miktar olduğu, bu durumda davalı yanın tahsil ettiği ve dava konusu edilen 313.072,00 USD fazla tahsilat olmadığı, tahsil edilen bu miktarın davalı tarafından eksik hesaplanan ana para tutarı olduğu kabul edilmekle davacı yanın alacak taleplerinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, evveliyatta «ecrimisil» bedeli olarak dava konusu edilen miktar yönünden verilen karar kesinleşmiş olmakla, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının sair alacak tale …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/6943 E. , 2013/9890 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.02.2011 tarih ve 2007/712-2011/69 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.05.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, yönetimi davalı elinde olan ve Antalya Limanı işletme hakkını elinde bulunduran ...nin hisselerinin %99.99'unun 31.10.2006 tarihli hisse devir sözleşmesi uyarınca aynı alanda faaliyet gösteren Akdeniz Liman İşletmeleri A.Ş. tarafından satın alındığını, daha sonra hisseleri devir alınan şirketle hisseleri devir alan şirketin hisseleri devir alınan şirket nezdinde birleştiğini, öncesinde hisseleri devir alınan şirketin borçlarından dolayı yönetimine davalı tarafından el konulduğunu, bu şirketin davalıya borçlarını muhtelif tarihlerde ödeyerek tasfiye ettiğini, hatta davalı tarafından atanan yönetim kurulunun davalıya 19.07.2006 tarihinde bir yazı yazarak borçların tamamen ödendiğini, mutabakatın yapılmasının bildirildiğini, tasfiye sonrasında 31.10.2006 tarihli hisse devrinden çok kısa bir süre önce 13.10.2006 tarihinde kur farkından kaynaklandığı tahmin edilen 313.072 USD'nin ödenmesinin davalı tarafından istendiğini, zaten davalı tarafından atanan yöneticilerin kayıtsız şartsız olarak anılan USD'nin TL karşılığı 452.094.27 YTL'yi hemen ödediklerini, fazladan ödeme yaptıklarını, ayrıca sözleşme öncesi doğmuş ecrimisil borcunu müvekkili tarafından ödendiğini, hisse devir sözleşmesi uyarınca bundan da davalının sorumlu olduğunu, isteme rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 313.072 USD'nin aynen olmadığı takdirde YTL karşılığının ve 48.800.00 YTL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Sümerbank A.Ş'nin hakim ortaklarına ait ...nin müvekkiline devredildiğini, öncesinde Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş'ye ait Antalya Limanı işletme hakkının 30 yıllığına ...ye devir edildiğini, anılan şirketin önceki hissedarları ile müvekkili arasında 12.08.2004 tarihli hisse devir sözleşmesi imzalandığını, hisselerin %99.99'unun müvekkili TMSF'ye geçtiğini, müvekkilinin de 31.10.2006 tarihli sözleşmeyle hisselerini Akdeniz Liman
İşletmeleri A.Ş'ye devir ettiğini, ilk protokol uyarınca ...nin müvekkiline olan borcunun 26.827.410 USD olarak belirlendiğini, protokol gereğince TL olarak yapılan tahsilatlarda USD'ye dönüşüm tahsil tarihindeki TCMB döviz alış kurundan, yabancı para üzerinden yapılan tahsilatlarda ise USD'ye dönüşüm tahsil tarihindeki TCMB çapraz kurlarının esas alınacağının kararlaştırıldığını, 13.10.2006 tarihine kadar yapılan ödemelerin incelendiğini, 12.08.2004 tarihli protokol uyarınca döviz alış kuru ve döviz satış kuru üzerinden yapılan hesaplamalar sonucu müvekkilinin 313.072 USD daha alacağının ortaya çıktığını, karşılığı TL'nin müvekkiline ödendiğini, bir ihtirazi kayıt konulmadığını, ayrıca su kuyusu ve su naklinin gerçekleştiği taşınmaz malikinin talebinin yazılı olarak 28.09.2006 tarihinde davacıya bildirildiğini, durumun bilindiğini, talebin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taraflar arasında düzenlenen hisse devir sözleşmesinin 31.10.2006 tarihli olduğu, devrin teklif bilançosu ve devir bilançosuna göre yapıldığı, devir sözleşmesinin 4.1.1, 4.1.5, 4.1.6 ve 4.2.2 maddelerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının devir olunan şirketi olduğu gibi kabul ettiği, dava konusu birinci talep 313.072 USD ödemenin 18.10.2006 tarihinde yapıldığı, bu ödemenin kayıtlara yansıtıldığı, 31.10.2006 tarihinde bu ödemeyi bildiğinin kabulünün gerektiği, davacının tacir olduğu devir aldığı tarih itibariyle inceleme yaptığı, yapılan incelemede bu ödemenin incelemede yer almadığının ileri sürülüp ispatlanmadığı, bu ödemenin iadesi talebinin yerinde olmadığı, ecrimisilin esasen haksız kullanmaya dayalı tazminat istemine ilişkin bulunduğu, davacının ödeme yaptığı ecrimisil talebinin 28.09.2006 tarihli yazısıyla uygun bulunduğunun T.
Den. İşl. A.Ş. tarafından davacı şirkete bildirildiği, bu tarihte şirketin davalı yönetiminde bulunduğu, kayıtlarda yer almadığı, davalının davacının bu yazıdan haberdar olduğu ve sözleşmenin 4.2.2 hükmünü ihlal ettiği savunmasına itibar edilmediği, davacının ödemiş olduğu ecrimisili talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen 48.800.00 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, taraflar arasında düzenlenen hisse devir protokolüne dayalı alacak istemine ilişkindir.
Antalya Limanı işletme hakkını elinde bulunduran ...ye davalı tarafından el konulduğu, %99,99 oranındaki hisselerinin ihale suretiyle satışa çıkarıldığı, 15.06.2006 tarih ve 26140 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak satış süreci başlatılan bu hisselere en yüksek teklifi dava dışı Akdeniz Liman İşletmeleri A.Ş. ile bir kısım gerçek kişilerin verdiği, taraflar arasında 31.10.2006 tarihli protokolün düzenlenerek hisselerin devrinin sağlandığı, bu protokolde bir takım hak ve yükümlülüklerin belirlendiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Daha sonraki süreçte, dava dışı Akdeniz Liman İşletmeleri A.Ş. ile hisseleri devir alınan şirketin birleştiği ve birleşmenin hisseleri devir alınan şirketin Akdeniz Liman İşletmeleri A.Ş'yi devir alması suretiyle gerçekleştiği yönleri de dosya kapsamıyla sabittir.
Davacı, işbu davasında, müvekkilinin Akdeniz Liman İş. A.Ş. ile birleşmesinden önceki dönemde ve yönetimin davalıların atadığı kişiler elindeyken, davalıya olan borcunu tasfiye etmesine rağmen borçlu olmadığı halde,
kendisinden 323.072.00 USD'nin haksız yere tahsil edildiğini ileri sürmüştür. Başka bir anlatımla, hisse devir protokolünden önce, protokolden tamamen bağımsız şekilde borcunun bitmesine rağmen kendisinden haksız yere tahsilat yapıldığını öne sürmüştür. Mahkemenin kabulünün aksine, bu istemin 31.10.2006 tarihli protokolle bir ilgisi bulunmamaktadır. Anılan bu istem, hisse devir sözleşmesi olmasa bile, el konulan şirketin her zaman ileri sürebileceği bir iddia olup, davacı bunu hisse devir protokolüne değil, birleşme sonrasında önceki döneme halef olması sıfatıyla talep etmektedir.
Bu durum karşısında, davalının, birleşme öncesi dönemde davacı şirkete el koyduğu, borcun ödenmesine dair bu dönemde protokol imzaladığı dikkate alınıp, davacının 313.072 TL ödemesinin yerinde olup olmadığının, başka bir anlatımla davacı ödemesinin gerçek bir borç ödemesi niteliğinde bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 31.10.2006 tarihli protokol hükümleri çerçevesinde inceleme yapılması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/515722300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz