İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13001 E. 2018/4665 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
montreal sözleşmesi↗ taşıyıcının sınırlı sorumluluğu↗ sınırlı sorumluluk↗ takas↗ taşıyıcı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
dava taşıma ücretinin tahsili istemine ilişkin olup davalı taşımanın davacı tarafından yapıldığını ve davacının malın bir kısmını kaybederek teslim etmediğini, bu nedenle de davacıdan alacaklı olduğunu savunarak takas definde bulunmuştur. Mahkemece usulüne uygun olarak takas define konu taşıma nedeniyle inceleme yapılmış ve davalının alacağı belirlenmiş ise de davacı taşıyıcının kaybolan mal hakkında hiçbir izahat vermemiş olması nedeniyle uygulanması gereken Montreal Sözleşmesi'nin 25. maddesine göre davacı taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı gözetilerek ödemesi gereken tam tazminatın belirlenmesi suretiyle bu miktarın davacı alacağından mahsubu gerekirken kayıp nedeniyle hiçbir izahatta bulunmayan taşıyıcının sınırlı sorumlu olduğundan bahisle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Markaya tecavüzün tespiti ve men'i | Hükmün ilanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/800 E. 2014/8162 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · marka hakkına tecavüz · ıslah · zamanaşımı · iltibas
Benzer bu kararda2- Ancak, davalı taraf, davacının «ıslah» dilekçesiyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat istemine karşı «zamanaşımı» definde bulunduğu halde, mahkemece bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının «iltibas» yaratacak şekilde davacıya ait markaları kullandığı, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, zarar miktarının tam olarak belirlenemediği, Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre zararın hakim tarafından takdir edilebileceği gerekçesiyle, d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15710 E. 2013/1836 K.
Ortak:takas · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaMahkemece usulüne uygun olarak «takas» define konu taşıma nedeniyle inceleme yapılmış ve davalının alacağı belirlenmiş ise de davacı «taşıyıcının» kaybolan mal hakkında hiçbir izahat vermemiş olması nedeniyle uygulanması gereken Montreal Sözleşmesi'nin 25. maddesine göre davacı «taşıyıcının sınırlı sorumluluktan» yararlanamayacağı gözetilerek ödemesi gereken tam tazminatın belirlenmesi suretiyle bu miktarın davacı alacağından mahsubu gerekirken kayıp nedeniyle hiçbir izahat …
dava taşıma ücretinin tahsili istemine ilişkin olup davalı taşımanın davacı tarafından yapıldığını ve davacının malın bir kısmını kaybederek «teslim» etmediğini, bu nedenle de davacıdan alacaklı olduğunu savunarak «takas» definde bulunmuştur.
Benzer bu kararda… e, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı hakkında faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız takipte, borçlu vekilinin alacağın aslına karşı çıkmayarak, «takas-mahsup» definde bulunduğu, yapılan itirazın «ödeme emrine itiraz» niteliğini «taşıyıp» «borca itiraz» olmadığı, borcun varlığı tartışılmayıp aksine «ikrar» edildiği, «takas def»’inin yerinde olup olmadığının İcra Mahkemeleri tarafından irdeleneceği, davacının «itirazın iptali davası» açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı ve geçerli bir itiraz da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «navlun alacağının» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece «takas» itirazının «borca itiraz» niteliğinde olmayıp İcra Mahkemeleri tarafından değerlendirilmesi gerektiği, «itirazın iptali davası» açmak için geçerli bir itirazın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, aleyhine takip yapılan borçlunun «takas-mahsup» talebini ileri sürerek itiraz etmesi “«borca itiraz»” niteliğindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas def'i · ödeme emrine itiraz · navlun alacağı · takas-mahsup · borca itiraz · itirazın iptali davası · navlun · ikrar
Benzer bu kararda… e, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı hakkında faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız takipte, borçlu vekilinin alacağın aslına karşı çıkmayarak, «takas-mahsup» definde bulunduğu, yapılan itirazın «ödeme emrine itiraz» niteliğini «taşıyıp» «borca itiraz» olmadığı, borcun varlığı tartışılmayıp aksine «ikrar» edildiği, «takas def»’inin yerinde olup olmadığının İcra Mahkemeleri tarafından irdeleneceği, davacının «itirazın iptali davası» açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı ve geçerli bir itiraz da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «navlun alacağının» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece «takas» itirazının «borca itiraz» niteliğinde olmayıp İcra Mahkemeleri tarafından değerlendirilmesi gerektiği, «itirazın iptali davası» açmak için geçerli bir itirazın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, aleyhine takip yapılan borçlunun «takas-mahsup» talebini ileri sürerek itiraz etmesi “«borca itiraz»” niteliğindedir.
Takas «mahsup» savunmasında bulunan borçlunun başka bir mahkemede «takasa» konu alacağı dava etmesi «takas-mahsup» savunmasında bulunmasına engel değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6786 E. 2018/2437 K.
Ortak:takas
İncelediğiniz karardadava taşıma ücretinin tahsili istemine ilişkin olup davalı taşımanın davacı tarafından yapıldığını ve davacının malın bir kısmını kaybederek «teslim» etmediğini, bu nedenle de davacıdan alacaklı olduğunu savunarak «takas» definde bulunmuştur.
Mahkemece usulüne uygun olarak «takas» define konu taşıma nedeniyle inceleme yapılmış ve davalının alacağı belirlenmiş ise de davacı «taşıyıcının» kaybolan mal hakkında hiçbir izahat vermemiş olması nedeniyle uygulanması gereken Montreal Sözleşmesi'nin 25. maddesine göre davacı «taşıyıcının sınırlı sorumluluktan» yararlanamayacağı gözetilerek ödemesi gereken tam tazminatın belirlenmesi suretiyle bu miktarın davacı alacağından mahsubu gerekirken kayıp nedeniyle hiçbir izahat …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «takas definin» kabulü ile takas nedeniyle davanın reddine, karar ve ilam harcı ile «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olduğuna dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas defi · yargılama giderleri
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «takas definin» kabulü ile takas nedeniyle davanın reddine, karar ve ilam harcı ile «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olduğuna dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13001 E. , 2018/4665 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.01.2016 tarih ve 2014/523-2016/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı tarafa verdiği hizmet bedellerinin ödenmediğini, alacağın tahsili için 03.05.2013 tarihinde ...
23. İcra Müdürlüğünün 2013/11259 Esas dosyasında icra takibine girişildiğini, takip konusu borca ve ferilerine İtiraz edildiğini, alacağın tahsilini geciktirmeye matuf haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacının sözleşme konusu edimlerini gereği gibi ifa etmediğini, 6.187 USD bedelli malı zayi ederek davalının zarara uğratıldığını, bu mal bedeli kadar davalı alacağının olduğunu ve takas ettiğini, bu hususta 10.05.2013 tarih 13379 yevmiye sayılı İhtar ve icra dosyasına itirazlarının bulunduğu, davanın takas sebebiyle reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; incelenen tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında davacının 13.727,95 TL alacağı olduğu konusunda ihtilaf bulunmadığı, bu miktardan davalının kabul etmiş olduğu 2.826,96 TL'nin düşmesi sonucunda bakiye 10.900,99 TL'nin kaldığı, davalının takasa konu etmiş olduğu 4 kg ağırlığındaki emtiasının davanın açılmış olduğu tarih itibari ile 19 SDR üzerinden değerinin (1 EURO 3.0079 TL*4=240,63 TL) olduğu, davacının hava yolu taşıması sırasında emtianın kaybından dolayı Montreal Protokolü hükümlerince 240,63 TL'sinden sorumlu olduğu, 10.900,99 TL'den 240,63 TL'nin düşülmesi sonucunda davacının talep edebileceği alacak miktarının 10.660,33 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava taşıma ücretinin tahsili istemine ilişkin olup davalı taşımanın davacı tarafından yapıldığını ve davacının malın bir kısmını kaybederek teslim etmediğini, bu nedenle de davacıdan alacaklı olduğunu savunarak takas definde bulunmuştur. Mahkemece usulüne uygun olarak takas define konu taşıma nedeniyle inceleme yapılmış ve davalının alacağı belirlenmiş ise de davacı taşıyıcının kaybolan mal hakkında hiçbir izahat vermemiş olması nedeniyle uygulanması gereken Montreal Sözleşmesi'nin 25. maddesine göre davacı taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı gözetilerek ödemesi gereken tam tazminatın belirlenmesi suretiyle bu miktarın davacı alacağından mahsubu gerekirken kayıp nedeniyle hiçbir izahatta bulunmayan taşıyıcının sınırlı sorumlu olduğundan bahisle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/429354200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz