Hisse Devir Sözleşmesinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18042 E. 2015/5499 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devir protokolü↗ kur farkı↗ protokol↗ istirdat↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirket tarafından 18.10.2006 tarihinde, dava konusu 313.072,00 USD'nin kur farkı olarak ...'ye ödendiği, ancak davacı şirketin 12.08.2004 tarihli sözleşmede belirlenen şartlar doğrultusunda sadece 23.713,64 USD kur farkı kadar ...'ye borçlu olduğu, bu nedenle davacı şirketin davalı ...'ye 289.358,36 USD kadar fazla kur farkı ödediği ve bu miktar kadar ...'den alacaklı olduğu gerekçesiyle 289.358,00 USD alacağın ...'den talepte bulunulan yazı tarihi olan 07.11.2006'dan itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında tanzim edilen 12/08/2004 tarihli hisse devir protokolüne dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı, davalı ...'ye 313.072 USD fazla ödeme yaptığını iddia ederek ödemenin istirdadını talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişilerden 06/06/2014 tarihli rapor alınarak, bu rapor hükme dayanak yapılmış ise de, tamamen hesaba yönelik olan bu rapora karşı davalı ... kendisi de bir hesaplama yaparak ve bunu da ibraz etmek suretiyle ciddi itirazlarda bulunmuştur. Mahkemece, bu itirazların karşılanması için ek rapor alınmadığı gibi, kararda da bu itirazlar mahkemece incelenip değerlendirilmeksizin hüküm kurulmuştur. Bu durumda, mahkemece davalının hesaba yönelik ciddi itirazları üzerinde durularak, bu konuda bir ek rapor veya yeni bir rapor alınarak, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10861 E. 2016/7915 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, 30.000 USD «maddi tazminatın» ödeme tarihindeki kur üzerinden işletilecek avans faiziyle, yine 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce taraflar yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2061 E. 2019/1078 K.
Ortak:hisse devir protokolü · kur farkı · protokol
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında tanzim edilen 12/08/2004 tarihli «hisse devir protokolüne» dayalı alacak istemine ilişkindir.
… bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirket tarafından 18.10.2006 tarihinde, dava konusu 313.072,00 USD'nin «kur farkı» olarak ...'ye ödendiği, ancak davacı şirketin 12.08.2004 tarihli sözleşmede belirlenen şartlar doğrultusunda sadece 23.713,64 USD kur farkı kadar ...'ye borçlu old …
Benzer bu kararda… rk Lirası tahsilatlarda davacının dikkate aldığı kur ile davalının dikkate aldığı kur arasındaki fark olması nedeniyle ve bilirkişi tarafından, taraflarca imzalanan «protokolde» belirtilen şekilde kurlar dikkate alınarak hesaplama yapıldığında, aradaki «kur farkının» 1.889,56 USD olarak hesaplandığı ancak bu farkın dikkate alınmaması, ihmal edilebilir bir miktar olduğu, bu durumda davalı yanın tahsil ettiği ve dava konusu edilen 313.072,00 USD fazla tahsilat olmadığı, tahsil edilen bu miktarın davalı tarafından eksik hesaplanan ana para tutarı olduğu kabul edilmekle davacı yanın alacak taleplerinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, evveliyatta «ecrimisil» bedeli olarak dava konusu edilen miktar yönünden verilen karar kesinleşmiş olmakla, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının sair alacak tale …
Dava, taraflar arasında düzenlenen «hisse devir protokolüne» dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Bankası döviz satış kurundan hesaplama yapıldığı, döviz alış ve satış kuru üzerinden yapılan hesaplamalarda çıkan ve kur farkından kaynaklanan işbu ödemenin yapılması gerektiğinin şirkete bildirildiği, «kur farkının» da borca esas alınan tarih olan 31...2003 tarihi ile ....08.2004 tarihinde «yapılan protokole» kadar yapılan ödemelerde protokol gereğince...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ecrimisil · yapılandırma protokolü · bedel iadesi · mutabakat · hisse devir sözleşmesi · denetime elverişlilik · uyuşmazlık konusu · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda… sona erdiği, 14.7.2002 tarihi itibariyle devralınan şirketin borcu için davalıya ....432.674,06 USD karşılığı ....552.613,35 TL ödeme yapıldığı ve bu şekilde borcun «tasfiye» edildiği, devralınan şirkete ... tarafından atanan yöneticiler tarafından yazılan yazı ile borcun tamamının ödenerek şirket kayıtlarının tasfiye edildiği, gerekli «mutabakatın» yapılmasının bildirildiği, şirketin borçlarının tasfiyesini müteakip 31...2006 tarihinde yapılan devirden çok kısa bir süre önce ....2006 tarihinde davalı tarafından yazılan yazı ile kur farkından kaynaklandığını tahmin ettikleri 313.072 USD alacakları olduğu ileri sürülerek ödenmesi talebinde bulunulduğu, bu yazı üzerine davalı tarafından atanan yöneticilerce herhangi bir araştırma yapılmaksızın 18...2006 tarihinde belirtilen bedelin ödendiği, fazladan ödenen bu «bedelin iadesi» gerektiği ileri sürülmüştür.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ve hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca da, davacı tarafından dava konusu fazla tahsil edildiği iddia edilen 313.072,00 USD'lik tutarın nasıl hesaplandığına ilişkin dayanağı gösterilen bir açıklama sunulmadığı, davacı muhasebe kayıtları hiç dikkate alınmadan yapılan hesaplamada, davalının eksik kalan tahsilatının ....346,00 USD olarak belirlendiği, ancak bu farkın TL tahsilatlarda davacının dikkate aldığı kur ile, davalının dikkate aldığı kur arasındaki fark olması nedeniyle ve bilirkişi tarafından, taraflarca imzalanan «protokolde» belirtilen şekilde kurlar dikkate alınarak hesaplama yapıldığında, aradaki «kur farkının» 1.889,56 USD olarak hesaplandığı, ancak bu farkın dikkate alınmaması gerekmekte olup, ihmal edilebilir bir miktar olduğu, bu durumda davalının tahsil ettiği ve dava konusu edilen 313.072,00 USD' nin fazla tahsilat değil davalı tarafından eksik hesaplanan ana para tutarı olduğundan bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, işbu bilirkişi raporu «denetime elverişli» ve yeterli olmadığı gibi, uyuşmazlık konusunun 313.072,00 USD'nin haksız tahsil edildiği iddiasına dayalı olduğunun anlaşılması karşısında, yukarıda belirtilen iddia ve savunma kapsamında, davacı tarafça anılan miktar kadar fazla ödeme yapıldığının iddia edildiği, davalı tarafça da ödemenin yersiz bir ödeme olmayıp kur farkından kaynaklandığı savunulduğuna göre, davacı tarafından fazla ödeme yapılıp yapılmadığı, kur farkından kaynaklı bir ödeme olup olmadığı net bir şekilde belirlenip, gerektiğinde taraflardan yapılan ödemenin kaynağı konusunda açıklama da istenilerek, iddia, savunma, taraflar arasında akdedilen protokol hükümleri, taraf kayıt, belge ve delilleri göz önünde bulundurulup denetime elverişli bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… rk Lirası tahsilatlarda davacının dikkate aldığı kur ile davalının dikkate aldığı kur arasındaki fark olması nedeniyle ve bilirkişi tarafından, taraflarca imzalanan «protokolde» belirtilen şekilde kurlar dikkate alınarak hesaplama yapıldığında, aradaki «kur farkının» 1.889,56 USD olarak hesaplandığı ancak bu farkın dikkate alınmaması, ihmal edilebilir bir miktar olduğu, bu durumda davalı yanın tahsil ettiği ve dava konusu edilen 313.072,00 USD fazla tahsilat olmadığı, tahsil edilen bu miktarın davalı tarafından eksik hesaplanan ana para tutarı olduğu kabul edilmekle davacı yanın alacak taleplerinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, evveliyatta «ecrimisil» bedeli olarak dava konusu edilen miktar yönünden verilen karar kesinleşmiş olmakla, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının sair alacak tale …
Liman İşletmeleri A.Ş.'ne davalı tarafından el konulduğu, %99,99 oranındaki hisselerinin ihale suretiyle satışa çıkarıldığı, taraflar arasında 31...2006 tarihli «protokolün» düzenlenerek hisselerin devrinin sağlandığı, bu protokolde bir takım hak ve yükümlülüklerin belirlendiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18042 E. , 2015/5499 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/07/2014 tarih ve 2013/391-2014/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, yönetimi davalı elinde olan ve ... Limanı işletme hakkını elinde bulunduran ...nin hisselerinin %99.99'unun 31.10.2006 tarihli hisse devir sözleşmesi uyarınca aynı alanda faaliyet gösteren ... Liman İşletmeleri A.Ş. tarafından satın alındığını, daha sonra hisseleri devir alınan şirketle hisseleri devir alan şirketin hisseleri devir alınan şirket nezdinde birleştiğini, öncesinde hisseleri devir alınan şirketin borçlarından dolayı yönetimine davalı tarafından el konulduğunu, bu şirketin davalıya borçlarını muhtelif tarihlerde ödeyerek tasfiye ettiğini, hatta davalı tarafından atanan yönetim kurulunun davalıya 19.07.2006 tarihinde bir yazı yazarak borçların tamamen ödendiğini, mutabakatın yapılmasının bildirildiğini, tasfiye sonrasında 31.10.2006 tarihli hisse devrinden çok kısa bir süre önce 13.10.2006 tarihinde kur farkından kaynaklandığı tahmin edilen 313.072 USD'nin ödenmesinin davalı tarafından istendiğini, zaten davalı tarafından atanan yöneticilerin kayıtsız şartsız olarak anılan USD'nin TL karşılığı 452.094.27 YTL'yi hemen ödediklerini, fazladan ödeme yaptıklarını, ayrıca sözleşme öncesi doğmuş ecrimisil borcunu müvekkili tarafından ödendiğini, hisse devir sözleşmesi uyarınca bundan da davalının sorumlu olduğunu, isteme rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 313.072 USD'nin aynen olmadığı takdirde YTL karşılığının ve 48.800.00 YTL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ... A....nin hakim ortaklarına ait ...nin müvekkiline devredildiğini, öncesinde Türkiye Denizcilik […]...ye ait ... Limanı işletme hakkının 30 yıllığına ...ye devir edildiğini, anılan şirketin önceki hissedarları ile müvekkili arasında 12.08.2004 tarihli hisse devir sözleşmesi imzalandığını, hisselerin %99.99'unun müvekkili ...'ye geçtiğini, müvekkilinin de 31.10.2006 tarihli sözleşmeyle hisselerini ... Liman […]...ye devir ettiğini, ilk protokol uyarınca ...nin müvekkiline olan borcunun 26.827.410 USD olarak belirlendiğini, protokol gereğince TL olarak yapılan tahsilatlarda USD'ye dönüşüm tahsil tarihindeki TCMB döviz alış kurundan, yabancı para üzerinden yapılan tahsilatlarda ise USD'ye dönüşüm tahsil tarihindeki TCMB çapraz kurlarının esas alınacağının kararlaştırıldığını, 13.10.2006 tarihine kadar yapılan ödemelerin incelendiğini, 12.08.2004 tarihli protokol uyarınca döviz alış kuru ve döviz satış kuru üzerinden
yapılan hesaplamalar sonucu müvekkilinin 313.072 USD daha alacağının ortaya çıktığını, karşılığı TL'nin müvekkiline ödendiğini, bir ihtirazi kayıt konulmadığını, ayrıca su kuyusu ve su naklinin gerçekleştiği taşınmaz malikinin talebinin yazılı olarak 28.09.2006 tarihinde davacıya bildirildiğini, durumun bilindiğini, talebin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirket tarafından 18.10.2006 tarihinde, dava konusu 313.072,00 USD'nin kur farkı olarak ...'ye ödendiği, ancak davacı şirketin 12.08.2004 tarihli sözleşmede belirlenen şartlar doğrultusunda sadece 23.713,64 USD kur farkı kadar ...'ye borçlu olduğu, bu nedenle davacı şirketin davalı ...'ye 289.358,36 USD kadar fazla kur farkı ödediği ve bu miktar kadar ...'den alacaklı olduğu gerekçesiyle 289.358,00 USD alacağın ...'den talepte bulunulan yazı tarihi olan 07.11.2006'dan itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında tanzim edilen 12/08/2004 tarihli hisse devir protokolüne dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı, davalı ...'ye 313.072 USD fazla ödeme yaptığını iddia ederek ödemenin istirdadını talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişilerden 06/06/2014 tarihli rapor alınarak, bu rapor hükme dayanak yapılmış ise de, tamamen hesaba yönelik olan bu rapora karşı davalı ... kendisi de bir hesaplama yaparak ve bunu da ibraz etmek suretiyle ciddi itirazlarda bulunmuştur. Mahkemece, bu itirazların karşılanması için ek rapor alınmadığı gibi, kararda da bu itirazlar mahkemece incelenip değerlendirilmeksizin hüküm kurulmuştur. Bu durumda, mahkemece davalının hesaba yönelik ciddi itirazları üzerinde durularak, bu konuda bir ek rapor veya yeni bir rapor alınarak, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, 20/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/395637800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz