Kar Payı Alacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3476 E. 2019/5114 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muacceliyet↗ işlemiş faiz↗ kâr dağıtımı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dahili dava↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, davacının tahakkuk eden hisselerinin ve faiziyle birlikte temettü alacaklarının tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle hisse teslimine dair davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak 11.687 İSCTR hissesinin davalıdan alınarak davacıya teslimine, temettü alacağı talebinin 29.793,38 TL üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen 29.793,38 TL temettü alacağının 3.355,97 TL'sinin 01.04.2008 tarihinden, 942,48 TL'sinin 01.04.2009 tarihinden, 3.139,80 TL'sinin 01.04.2010 tarihinden, 3.936,73 TL'sinin 01.04.2011 tarihinden, 3.091,97 TL'sinin 02.04.2012 tarihinden, 3.790,81 TL'sinin 01.04.2013 tarihinden, 3.160,97 TL'sinin 01.04.2014 tarihinden, 3.983,22 TL'sinin 01.04.2015 tarihinden, 4.391,43 TL'sinin 30.03.2016 tarihinden itibaren işlemiş olan toplamda 14.461,17 TL faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Dosyada yer alan 06.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/35 E. ve 2015/300 K. sayılı dosyasında dava ve muacceliyet tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline hükmedilen 5.390,13 TL tutarındaki temettü alacağının da hesaplamaya dahil edilip her bir temettü bedeli için dağıtım tarihinden işbu dava tarihine kadar işlemiş olan faizin hesaplandığı ve toplamda davacının 14.461,17 TL faiz alacağı olduğunun mütalaa edildiği ve mahkemece yapılan bu hesaplama dikkate alınarak her bir temettü bedeline muacceliyet tarihinden dava tarihine kadar işletilmiş faiz alacağı olarak toplamda 14.461,17 TL’ye
hükmedildiği anlaşılmıştır. Ancak, ilk davada faiziyle birlikte tahsiline hükmedilen 5.390,13 TL de dahil edilerek hesaplanan toplam 14.461,17 TL faiz alacağına hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin istinaf talebinin bu nedenle kabul edilip İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak açıklanan doğrultuda yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11082 E. 2012/19721 K.
Ortak:kâr dağıtımı · Kar Payı Alacağı
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2015/35 E. ve 2015/300 K. sayılı dosyasında dava ve «muacceliyet» tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline hükmedilen 5.390,13 TL tutarındaki temettü alacağının da hesaplamaya «dahil» edilip her bir temettü bedeli için «dağıtım» tarihinden işbu dava tarihine kadar işlemiş olan faizin hesaplandığı ve toplamda davacının 14.461,17 TL faiz alacağı olduğunun mütalaa edildiği ve mahkemece yapıla …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu 11 adet «hisse senedinin» sahibi olduğu ve senetler üzerinde üstün hak sahibi olduğunun mahkeme kararı ile belirlendiği, davacının dava tarihine kadar süresi 5 yılı aşmamış olan temettü ödemelerini talep etme hakkının bulunduğu,buna göre davacının 31/03/1993 tarihinden sonra «dağıtılan» temettülerle ilgili olarak 2.128 TL temettü alacağı ve 245,38 TL faiz alacağı olduğu gerekçesi ile davanın bu miktar üzerinden kabulüne fazlaya ilişkin istemin red …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı alacağı · kâr payı alacağı · re'sen gözetilme · kar payı · hisse senedi · zamanaşımı def'i · def'i · kâr payı
Benzer bu kararda2- Dava, «kar payı alacağının» tahsili amacıyla açılmış olup, davalı vekili süresi içinde «zamanaşımı def»'inde bulunmamış olduğu halde mahkemece, davacının ancak (5) yıl için kâr payı talep edebileceğine dair rapora itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ancak, BK'nun 140 ncı maddesi gereğince «zamanaşımı def»'i ileri sürülmedikçe mahkemece re'«sen gözetilemeyeceğinden» yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Ayrıca davacı, daha önce 1998 tarihinde «kar payının» tahsili hususunda dava açtığına ve bu dava da davacının lehine sonuçlanarak karar kesinleştiğine göre;mahkemece bu döneme ilişkin talebin «kesin» hüküm (Mülga 1086 sayılı H.U.M.K.'nun 237. maddesi)nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususun nazara alınmaması da bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu 11 adet «hisse senedinin» sahibi olduğu ve senetler üzerinde üstün hak sahibi olduğunun mahkeme kararı ile belirlendiği, davacının dava tarihine kadar süresi 5 yılı aşmamış olan temettü ödemelerini talep etme hakkının bulunduğu,buna göre davacının 31/03/1993 tarihinden sonra «dağıtılan» temettülerle ilgili olarak 2.128 TL temettü alacağı ve 245,38 TL faiz alacağı olduğu gerekçesi ile davanın bu miktar üzerinden kabulüne fazlaya ilişkin istemin red …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4860 E. 2010/11172 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2015/35 E. ve 2015/300 K. sayılı dosyasında dava ve «muacceliyet» tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline hükmedilen 5.390,13 TL tutarındaki temettü alacağının da hesaplamaya «dahil» edilip her bir temettü bedeli için «dağıtım» tarihinden işbu dava tarihine kadar işlemiş olan faizin hesaplandığı ve toplamda davacının 14.461,17 TL faiz alacağı olduğunun mütalaa edildiği ve mahkemece yapıla …
Ancak, ilk davada faiziyle birlikte tahsiline hükmedilen 5.390,13 TL de «dahil» edilerek hesaplanan toplam 14.461,17 TL faiz alacağına hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin istinaf talebinin bu nedenle kabul edilip İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak açıklanan doğrultuda yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, Dairemiz'ce “önceki bozma ilamına mahkemece uyulduğuna göre, bozma ilamı gereğince davacının «istirdata» hak kazandığı 7.461.000.000.-TL'nın tahsiline karar verilmesi gerekirken, dava tarihine kadar işlemiş «temerrüt faizi» miktarının da «dahil» edilmesi suretityle 13.436,68 YTL'nın tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, Dairemiz'ce “önceki bozma ilamına mahkemece uyulduğuna göre, bozma ilamı gereğince davacının «istirdata» hak kazandığı 7.461.000.000.-TL'nın tahsiline karar verilmesi gerekirken, dava tarihine kadar işlemiş «temerrüt faizi» miktarının da «dahil» edilmesi suretityle 13.436,68 YTL'nın tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12678 E. 2012/20404 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · temerrüt faizi · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaDavacı taraf da dava dilekçesinde, ana para olarak hesaplanan (80.000,00) TL'ye en yüksek «reeskont faizi» oranında «temerrüt faizi» yürütülmesini istediğinden mahkemece taleple bağlı kalınarak (80.000,00) TL'ye dava tarihinden itibaren «avans faizi» oranında temerrüt faizi yürütülmesine karar vermek gerekirken, (38.200.000) TL'ye dava tarihinden itibaren reeskont faizi yürütülmesi doğru olmamış ve hükmün bu ne …
… ekçesiyle davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak 80.000,00 TL'nın davalıdan tahsiline, ana alacak olan 38.200,00 TL'ye dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3476 E. , 2019/5114 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10/07/2017 tarih ve 2016/884 E- 2017/602 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince verilen 18/04/2018 tarih ve 2017/914 E- 2018/341 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete karşı 05.05.2016 tarihinde Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde hisseler ile temettü alacağı talebiyle açtıkları davada Mahkemenin 18.480,00 lot İSCTR hisse senedinin müvekkiline teslimine karar verdiğini ve kararın 19.03.2015 tarihinde kesinleştiğini, anılan karar doğrultusunda 18.480,00 lot İŞÇTR hisse senedi müvekkiline teslim edilmesine rağmen bu hisseler dolayısıyla müvekkiline verilmesi gereken bedelsiz hisselerin verilmediğini, ayrıca müvekkiline ödenmesi gereken temettü alacağı 5.390,13 TL olarak ödenmişse de ilk dava tarihinden sonraki dönemde müvekkiline ait olduğu kesinleşen 18.480,00 Lot İŞCTR hisselerine ve bu hisseler dolayısıyla dağıtılan bedelsiz hisselere tekabül eden temettü alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, ilk dava tarihi itibariyle bedelsiz dağıtılan hisselerin aynen teslimine, ilk davadan bu yana müvekkilinin İSCTR hisselerine düşen ve şirketçe dağıtılan 30.000 TL kâr payının tahakkuk tarihlerinden itibaren işbu davada karar verilinceye kadar işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini istemiş;
daha sonra 25.05.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile 11.687 adet bedelsiz dağıtılan İSCTR hissesinin nominal değer üzerinden karşılığı 11.687 TL'ye harçlandırılmış ve 14.461,17 TL temerrüt faizi talebini ıslah etmiştir.
Davalı vekili, ISCTR hisse senedinin hangi tarihte ne kadar bedelsiz hisse senedi verdiği ve ne kadar temettü ödediğinin belli olduğunu, davacı tarafın davayı açarken ne kadar bedelsiz hisse senedi alacağı ne kadar nakit temettü alacağı olduğunu rahatlıkla hesaplayabilecek durumda olup, alacağının varlığını ve miktarını açıkça bildiği ya da bilebilecek durumda olmasına rağmen belirsiz alacak davası açmasının HMK'nın 109/2. maddesine aykırı olduğunu, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karar zamanaşımını kesmeyeceğinden talep edilen bedelsiz hisse ve nakit temettü alacağının zamanaşamına uğradığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; tüm dosya kapsamına göre, davanın konusunun ilk davaya konu 18.480 adet ISCTR hisselerinin dava tarihinden sonraki bedelsiz sermaye artırımları sonucu oluşan yeni hisselerden kaynaklanan yeni bir alacak olduğu ve davacı tarafından temettü bedelinin faizi ile birlikte tahsilinin talep edilebileceği, alacağın zamanaşımına uğramadığı, Gebze 1.
Asliye Hukuk Mahkemesince verilen hüküm ile kesinleşen 18.480 adet ISCTR hisse ödenmiş olmakla hesaplanan 30.167 adet ISCTR hisseden hüküm altına alınan 18.480 adedi mahsup edilerek bakiye 11.687 adet ISCTR hisse ile tüm hisseler için 04.05.2016 dava tarihine kadar biriken 35.183,51 TL temettüden Gebze 1. İcra Müdürlüğünün 2016/2808 E. sayılı dosyasına ödenen 5.390,13 TL temettü bedeli mahsup edilerek bakiye 29.793,38 TL temettü alacağına temettü ödeme tarihleri ve faiz miktarları dikkate alınarak hesaplanan 14.461,17 TL faizin davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle, hisse senedinin teslimine dair davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak 11.687 İSCTR hisse senedinin davalıdan alınarak davacıya teslimine, temettü alacağı talebinin 29.793,38 TL üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen 29.793,38 TL temettü alacağının 3.355,97 TL'sinin 01.04.2008 tarihinden, 942,48 TL'sinin 01.04.2009 tarihinden, 3.139,80 TL'sinin 01.04.2010 tarihinden, 3.936,73 TL'sinin 01.04.2011 tarihinden, 3.091,97 TL'sinin 02.04.2012 tarihinden, 3.790,81 TL'sinin 01.04.2013 tarihinden, 3.160,97 TL'sinin 01.04.2014 tarihinden, 3.983,22 TL'sinin 01.04.2015 tarihinden, 4.391,43 TL'sinin 30.03.2016 tarihinden itibaren işlemiş olan toplamda 14.461,17 TL avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda aşağıdaki bent dışında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacının tahakkuk eden hisselerinin ve faiziyle birlikte temettü alacaklarının tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle hisse teslimine dair davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak 11.687 İSCTR hissesinin davalıdan alınarak davacıya teslimine, temettü alacağı talebinin 29.793,38 TL üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen 29.793,38 TL temettü alacağının 3.355,97 TL'sinin 01.04.2008 tarihinden, 942,48 TL'sinin 01.04.2009 tarihinden, 3.139,80 TL'sinin 01.04.2010 tarihinden, 3.936,73 TL'sinin 01.04.2011 tarihinden, 3.091,97 TL'sinin 02.04.2012 tarihinden, 3.790,81 TL'sinin 01.04.2013 tarihinden, 3.160,97 TL'sinin 01.04.2014 tarihinden, 3.983,22 TL'sinin 01.04.2015 tarihinden, 4.391,43 TL'sinin 30.03.2016 tarihinden itibaren işlemiş olan toplamda 14.461,17 TL faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Dosyada yer alan 06.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/35 E. ve 2015/300 K. sayılı dosyasında dava ve muacceliyet tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline hükmedilen 5.390,13 TL tutarındaki temettü alacağının da hesaplamaya dahil edilip her bir temettü bedeli için dağıtım tarihinden işbu dava tarihine kadar işlemiş olan faizin hesaplandığı ve toplamda davacının 14.461,17 TL faiz alacağı olduğunun mütalaa edildiği ve mahkemece yapılan bu hesaplama dikkate alınarak her bir temettü bedeline muacceliyet tarihinden dava tarihine kadar işletilmiş faiz alacağı olarak toplamda 14.461,17 TL’ye
hükmedildiği anlaşılmıştır. Ancak, ilk davada faiziyle birlikte tahsiline hükmedilen 5.390,13 TL de dahil edilerek hesaplanan toplam 14.461,17 TL faiz alacağına hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin istinaf talebinin bu nedenle kabul edilip İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak açıklanan doğrultuda yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin sair temyiz itirazının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2017/914 E.-2018/341 K. sayılı kararının mümeyyiz davalı yararına BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/538090300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz