İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4860 E. 2010/11172 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istirdat↗ temerrüt faizi↗ dahili dava↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, Dairemiz'ce “önceki bozma ilamına mahkemece uyulduğuna göre, bozma ilamı gereğince davacının istirdata hak kazandığı 7.461.000.000.-TL'nın tahsiline karar verilmesi gerekirken, dava tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi miktarının da dahil edilmesi suretityle 13.436,68 YTL'nın tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne 7.461,00 YTL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12678 E. 2012/20404 K.
Ortak:temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, Dairemiz'ce “önceki bozma ilamına mahkemece uyulduğuna göre, bozma ilamı gereğince davacının «istirdata» hak kazandığı 7.461.000.000.-TL'nın tahsiline karar verilmesi gerekirken, dava tarihine kadar işlemiş «temerrüt faizi» miktarının da «dahil» edilmesi suretityle 13.436,68 YTL'nın tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne …
Benzer bu karardaDavacı taraf da dava dilekçesinde, ana para olarak hesaplanan (80.000,00) TL'ye en yüksek «reeskont faizi» oranında «temerrüt faizi» yürütülmesini istediğinden mahkemece taleple bağlı kalınarak (80.000,00) TL'ye dava tarihinden itibaren «avans faizi» oranında temerrüt faizi yürütülmesine karar vermek gerekirken, (38.200.000) TL'ye dava tarihinden itibaren reeskont faizi yürütülmesi doğru olmamış ve hükmün bu ne …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · avans faizi
Benzer bu karardaDavacı taraf da dava dilekçesinde, ana para olarak hesaplanan (80.000,00) TL'ye en yüksek «reeskont faizi» oranında «temerrüt faizi» yürütülmesini istediğinden mahkemece taleple bağlı kalınarak (80.000,00) TL'ye dava tarihinden itibaren «avans faizi» oranında temerrüt faizi yürütülmesine karar vermek gerekirken, (38.200.000) TL'ye dava tarihinden itibaren reeskont faizi yürütülmesi doğru olmamış ve hükmün bu ne …
… ekçesiyle davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak 80.000,00 TL'nın davalıdan tahsiline, ana alacak olan 38.200,00 TL'ye dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4860 E. , 2010/11172 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Uzunköprü 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.11.2008 tarih ve 2008/403 - 2008/385 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı bankadan 1996 yılında toplam 3.500.000.000.- TL kredi kullandığını, kısa süre sonra da geri ödediğini, ancak bir süre sonra müvekkiline 13.967.298.528.-TL borçlu olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin faizi durdurmak için bu borcu ödediğini, ancak müvekkiline hesap özetlerinin gönderilmediği gibi davalı banka çalışanlarının usulsüzlükler yaparak hesapta oynama yaptıklarını, bu suretle müvekkiline fazla ödeme yaptırıldığını ve maddi manevi zarara uğratıldığını ileri sürerek, fazla ödenen 13.967.298.528.-TL'nın davalıdan tahsilini, 1.400.000.000.-TL bedelindeki bononun iptalini ve müvekkilin hesabında oluşan zararın giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, Dairemiz'ce “önceki bozma ilamına mahkemece uyulduğuna göre, bozma ilamı gereğince davacının istirdata hak kazandığı 7.461.000.000.-TL'nın tahsiline karar verilmesi gerekirken, dava tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi miktarının da dahil edilmesi suretityle 13.436,68 YTL'nın tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne 7.461,00 YTL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 342,38 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034940100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz