Yabancı sigortacıya dava için MÖHUK 46 uyarınca Türkiye şube/acente şartı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1527 E. 2024/1104 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Milletlerarası Yetkisizlik mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, yabancılık unsuru bulunması halinde yetkili mahkeme MÖHUK 46. maddesine göre belirlenir; bu maddeye göre Türk mahkemesinin yetkili olabilmesi için sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi veya acentesi tarafından düzenlenmiş olması gerekir. Bu şart ispatlanamazsa Türk mahkemeleri yetkisizdir. Sigortalının/sigortacının zorunlu sorumluluk sigortacısına karşı doğrudan dava açma hakkının (TTK m.1478) bulunması, bu hakkın yetkili mahkemede kullanılması gerektiği anlamına gelir; tek başına Türk mahkemelerini yetkili kılmaz.
Ele alınan sorunlar
Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta milletlerarası yetki (MÖHUK m.46) → ret
İddia: Davacı vekili, davalı vekilinin usulüne uygun vekaletname sunmadığını, cevap dilekçesinin ve içindeki yetki itirazının HMK m.77 gereği yapılmamış sayılması gerektiğini, mahkemenin yetkisizlik kararının TTK m.1478 ve 1484 uyarınca zorunlu sorumluluk sigortacısına karşı doğrudan dava açma hakkını bertaraf ettiğini, TTK m.105 uyarınca acenteye karşı dava açılabilmesine engel şartların geçersiz olduğunu ve davanın doğrudan sorumluluk sigortacısına açılabileceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava konusu uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazı MÖHUK'a göre tespit edilmelidir. MÖHUK'taki özel yetki kurallarının kapsamına giren bir uyuşmazlıkta, ilgili özel yetki kuralı uyarınca yetkili bir Türk mahkemesi bulunmaması, o uyuşmazlık bakımından Türk mahkemelerinin yetkisinin mevcut olmadığı anlamına gelir; özel kuralların kapsamına girmeyen uyuşmazlıklarda ise MÖHUK 40. maddedeki genel kural (iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları) devreye girer. MÖHUK 46. maddesi, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebinde davaya bakmaya yetkili mahkemeyi sigortacının esas işyeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubesinin/acentesinin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesi olarak belirlemiş, sigorta ettirene/sigortalıya/lehdara karşı açılacak davalar için ise onların Türkiye'deki yerleşim yeri/mutad meskeni mahkemesine istisna tanımıştır. Davacı, davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini davalı ile donatan arasındaki kulüp sigortasına dayandırdığından yetkili mahkeme MÖHUK 46. maddeye göre belirlenmelidir. Teminat mektubunu veren davalı yurt dışında mukim olduğundan, mahkemenin yetkili hale gelmesi sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmesi koşuluna bağlıdır. İzafeten dava yöneltilen şirket TTK'nın 103. maddesi uyarınca acente hükümlerine tabi tutulmuş ise de, teminat mektubunun bu şirket tarafından verilmediği; mektubun davalı sigortacı tarafından verildiği ve mektup üzerindeki yetki koşulunun ve mektubun Türkiye'de düzenlendiğinin ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle MÖHUK 46. maddeye göre davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. TTK'nın 1478. maddesi gereğince davacının sigorta şirketinden doğrudan talep hakkının bulunması, davacının hakkını yetkili mahkemede açacağı davada ileri sürmesine ilişkin olup, somut olayda Türk mahkemelerini yetkili hale getirmez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Yabancı sigortacıya karşı açılan, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarında MÖHUK 46. madde çerçevesinde Türk mahkemelerinin yetkili sayılabilmesi için sigorta poliçesinin Türkiye'de bulunan bir şube veya acente tarafından düzenlenmiş olması gerektiği ve bu şartın ispatlanamaması halinde TTK 1478'deki doğrudan dava hakkının yetkiyi değiştirmeyeceği yönünden emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarında, sigortacının esas işyeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubesi/acentesinin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir (MÖHUK m.46); bu koşul ispatlanamazsa Türk mahkemeleri yetkisizdir.
- Dava şartı
- milletlerarası yetki
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
milletlerarası yetki↗ MÖHUK 46↗ sigorta sözleşmesinden kaynaklanan yetki↗ sorumluluk sigortacısına doğrudan dava hakkı↗ acente↗ teminat mektubu↗ yetkisizlik nedeniyle usulden ret↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/1527
KARAR NO 2024/1104
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/04/2023
NUMARASI 2022/298 Esas - 2023/149 Karar
DAVA
Alacak (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/07/2024
Milletlerarası yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin sigortacı olup sigortalı ...AŞ'nin Çin'den ithal ettiği emtiayı, dava dışı ...'nin donatanı/fiili taşıyanı olduğu, ... isimli gemiye ..., ... ve ... Limanlarından yüklenen ve Antalya'ya taşınan net 19.438 mt. gübre cinsi eşyaları nakliyat rizikolarına karşı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... no'lu Nakliyat Emtea Sigorta Poliçeleri ile sigortaladığını, taşıma konusu eşyaların Antalya Limanında gemiden hasarlı olarak tahliye ile sigortalıya teslim edildiğini, taşıma sırasında oluşan yük hasarı nedeniyle sigortalı zararın 153.788,16 USD+96.170,99 Avro olarak tespit edildiğini ve müvekkili şirketin sigortalısına bu miktarları tazminat olarak ödeyerek TTK'nın 1472.
maddesi gereğince sigortalının haklarına kanuni halef ayrıca sigortalının düzenlediği temliknameler ile de akdi halef olduğunu, donatan/taşıyanın bu hasar ve zarardan TTK'nın 1178. vd madde hükümleri gereğince konşimento hamili olan sigortalıya karşı sorumlu olduğunu, halefiyet gereğince de başvuru sahibine karşı sorumlu olduğunu, davalı tarafın ise ... gemisi donatanının sorumluluk sigortacısı olduğunu ve işbu davanın konusu zarar için 23.07.2021 tarihli, 350.000-USD bedelli teminat mektubu verildiğini, TTK'nın 1478. maddesi gereğince müvekkili şirketin doğrudan sorumluluk sigortacısına dava açma hakkı olduğunu belirterek davanın kabulüne, 153.788,16-USD ve 96.170,94-Euro'nun tazminatın ödenme tarihi olan 08.10.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa 4a maddesi gereğince faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili; müvekkili şirketin ana merkezinin Londra'da bulunan sigorta şirketi olduğunu, davacı tarafından ileri sürülen alacak talebinin sigorta sözleşmesinden kaynaklanmakta olup MÖHUK madde 46. kapsamında, davaya bakmaya yetkisi bulunan mahkemenin müvekkili şirketin ana merkezinin bulunduğu Londra/İngiliz Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin Türkiye'de sigorta sözleşmesini yapan şube veya acentası bulunmadığını, ekspertiz raporunda; hasarlandığı iddia edilen mal miktarına ilişkin olarak düzgün bir ölçüm bulunmadığı aynı zamanda iddiaya konu hasarın hangi aşamada ve malın kimin sorumluluğunda iken meydana geldiğinin de hiçbir şekilde açıklanmadığını beyanla; davacı tarafından ileri sürülen davada yetkili mahkemenin İngiliz Mahkemeleri olması ve uygulanacak hukukun ise İngiliz Hukuku olmasından bahisle davanın usul yönünden reddine, meydana gelen yük hasarında müvekkili şirketin kusuru bulunmadığından davanın esas yönünden de reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... adına yöneticisi ... izafeten ... AŞ vekili; müvekkili şirketin yurt dışındaki sigortacının acentesi bulunmadığını ileri sürerek Türkiye'de şube eliyle faaliyet göstermesi gerektiğini, bu doğrultuda müvekkili şirkete işbu davada husumet tevcih edilebilmesi için sigorta şirketinin ...'in şubesi olması ve bu kapsamda da kendisinin başta ruhsat olmak üzere mevzuatın gerektirdiği her türlü kayıt ve yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiğini, hal böyle iken müvekkili şirketin bu doğrultuda davalının şubesi olarak da faaliyet göstermediğini, müvekkili şirketin davalı yabancı sigorta şirketinin şubesi veya acentesi olmadığını dolayısıyla davalı yabancı sigorta şirketine izafeten müvekkili şirkete herhangi bir biçimde husumet tevcih ettirilmesinin ve tebligat yapılabilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin davalı ...'in şubesi olduğu hususunun davacı tarafından somut bir biçimde ispatlanması gerektiğini ileri sürerek, davanın müvekkili şirket bakımından usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; somut olayda, ... gemisiyle ilgili sigorta poliçesini düzenleyen davalı ...'ın İngiltere/ Londra'da mükim bir şirket olduğu, Sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olduğunun ispatlanamadığı, bu itibarla, MÖHUK 46. maddesinde düzenlenen yetki kuralına göre iş bu dava bakımından İngiltere/ Londra Mahkemelerinin yetkili olduğu, gerek 23.07.2021 tarihli ... Mektubunda kabul edilen yetki şartı, gerekse MÖHUK 46. maddesindeki düzenlemeye göre somut uyuşmazlık bakımından İngiltere/Londra Mahkemeleri yetkili olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davalı vekilinin usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname sunmadığı gibi cevap dilekçesi sunmadan önce bu hususta süre de talep etmediğini, davalı vekilinin sunduğu cevap dilekçesinin ve içindeki yetki itirazının yapılmamış sayılması HMK m.77 gereği olduğunu, mahkemenin milletlerarası yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş olmasının TTK m. 1478 ve 1484 hükümleri uyarınca zorunlu sorumluluk sigortacısına karşı doğrudan dava açma haklarını bertaraf ettiğini, TTK m. 105 hükmünde yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan ve acentenin aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acenteye karşı müvekkili adına dava açılabilmesine engel olan şartların geçersiz olduğunun düzenlendiğini,davanın doğrudan sorumluluk sigortacısı sıfatını haiz davalıya açılmasının da mümkün olduğunu ileri sürerek, istinaf başvurularının kabulüne kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava; gemi ile taşınan yükün hasara uğramasından dolayı meydana gelen zararın sigortalıya ödenmesi nedeniyle ödenen bedelin davalı sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; sigortalının Çin'den ithal ettiği, dava dışı ...'nin donatanı/fiili taşıyanı olduğunu, ... isimli gemiye Nanjing, Tianjin ve Suao Limanlarından yüklenen ve Antalya'ya taşınan net 19.438 mt. gübre cinsi eşyaları nakliyat rizikolarına karşı davacı tarafından, taşıma konusu eşyaların Antalya Limanında gemiden hasarlı olarak tahliye ile sigortalıya teslim edildiği, hasarın 153.788,16 USD+96.170,99 Avro olarak tespit edildiğini ve müvekkili şirketin sigortalısına ödeme yapıldığı, davalı ... tarafından teminat mektubu verildiği, dava konusu uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının 5718 sayılı (MÖHUK)'a göre tespit edilmelidir.
MÖHUK'da yer alan milletlerarası yetkiye ilişkin "özel kuralların" kapsamına girmesi halinde, bu uyuşmazlık bakımından yetkili bir Türk mahkemesinin bulunup bulunmadığı, münhasıran ilgili özel yetki kuralı çerçevesinde belirlenir. Şu halde MÖHUK'taki özel yetki kurallarının kapsamına giren bir uyuşmazlıkta, ilgili özel yetki kuralı uyarınca yetkili bir Türk Mahkemesi bulunmaması, o uyuşmazlık bakımından Türk mahkemelerinin yetkisinin mevcut olmadığı anlamına gelecektir. MÖHUK'daki özel yetki kurallarının kapsamına girmeyen uyuşmazlıklar bakımından, MÖHUK 40.madde de yer alan genel kural gereğince "iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları" devreye giderecektir. (Şanlı / Emre / Figanmeşe, Milletlerarası Özel Hukuk, 9.
Bası, İstanbul 2021, s.457-461) 5718 sayılı kanunun 46. maddesinde bir davada ileri sürülen alacak talebinin sigorta sözleşmesinden kaynaklanması halinde davaya bakmaya yetkili olan mahkemenin; sigortacının esas işyeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubesinin veya acentasının Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesi olduğu düzenlenmiş; hükmün devamında ise sigorta ettirene, sigortalıya veya lehdara karşı açılacak davalarda yetkili mahkemenin, onların Türkiye'deki yerleşim yeri veya mutad meskeni mahkemesi olduğu belirterek istisna tanınmıştır. Davacı taraf davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini davalı ile donatan arasındaki kulüp sigortasına dayandırdığından yetkili mahkeme MÖHUK 46. maddesine göre belirlenmelidir.
... mektubu veren davalı yurt dışında mukim olduğundan dava konusu uyuşmazlık açısından mahkemenin yetkili hale gelmesi sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmesi koşuluna bağlıdır. İzafeten dava yöneltilen TTK'nın 103. maddesi uyarınca acente hükümlerine tabi tutulmuş ise de, ... mektubunun anılan şirket tarafından verilmediği anlaşılmaktadır. ... mektubu davalı ... tarafından verilmiş olup, ... mektubunun üzerindeki yetki koşulu ve ... mektubunun Türkiye'de düzenlendiği ispatlanamadığından MÖHUK 46. maddesine göre davanın yetkisizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmesi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
(Emsal nitelikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/11168 E. 2016/6547 K.; 2017/646 E., 2018/7058 K. Sayılı içtihatları).Açıklanan nedenlerle; TTK'nın 1478. maddesi gereğince davacının sigorta şirketinden doğrudan talep hakkının bulunması, davacının hakkını yetkili mahkemede açacağı davada ileri sürmesine ilişkin olup, somut olayda Türk mahkemelerini yetkili hale getirmeyeceğinden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından 179,90-TL peşin harcın karar harcına mahsubuna bakiye 247,70-TL harcın davacıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/07/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/53766 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi