Muavin defter
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4054 E. 2019/5434 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muavin defter↗ sorumluluk davası↗ yönetim kurulu kararı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalıların davacı şirketin yönetim kurulu üyesi olmadıkları, davalı ...'in genel müdür, ...'nın ise mali işler direktörü olduğu, davalıların sorumluluğunun davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK 342 maddesi gereğince belirlenmesi gerektiği, muhasebe kayıtlarına göre dava konusu yapılan aracın satışı yapıldıktan sonra davacı şirketin 28.11.2016 tarihli 1709 yevmiye nolu muhasebe fişleri ile borçlandırıldığının muavin defterinin incelenmesinden anlaşıldığı, anılan işlemin yapıldığı tarih itibariyle 6762 sayılı TTK 342 maddesi gereğince şirket genel müdürünün ve mali işler direktörü davalıların davacı ... zararlandırıcı muhasebeleştirme işlemlerinden doğan zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, 53.650,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketin eski genel müdür ve muhasebe müdürü olan davalıların görev yaptıkları dönemde şirkete verdikleri iddia olunan zararın tazmini istemine ilişkin olup mahkemece, davalıların 6762 sayılı TTK’nın 342. maddesi uyarınca davacı ... zararlandırıcı muhasebe işlemlerinden doğan zararlardan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosya arasına alınan bilirkişi raporu ve sair evrakların incelenmesinde, davacı şirketin hakim ortağı olduğu dava dışı Jeneratör Pazarlama A.Ş.’ye ait aracın satışı sonrasında davalıların hatalı muhasebe işlemleri neticesinde Jeneratör Pazarlama A.Ş.’nin zarara uğradığı, davacının dava dışı Jeneratör Pazarlama A.Ş.’ye ait kayıtlarda borçlu olarak kaydedildiği anlaşılmaktadır. Davacının, dava dışı Jeneratör Pazarlama A.Ş.’ye borçlu olarak görünmesi davacının zarara uğradığını ispata yeterli olmadığı gibi borç olarak görünen bedelin davacı tarafça ödendiği ve bu suretle zararın oluştuğu da ispatlanmış değildir. Bu durumda mahkemece, davalıların işlemleri nedeniyle davacının zarara uğradığına yönelik iddiaların ispatlanamadığı göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4600 E. 2012/12161 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:makine kırılması sigortası · işyeri sigorta poliçesi · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · işyeri sigortası · acentelik · ek prim · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kiralamış olduğu jeneratörün konusunu oluşturduğu yangın «sigorta poliçesi» ile «makine kırılması sigorta» poliçesinde davacının sigortalı değil «sigorta ettiren» konumunda bulunduğu, bu nedenle davacının bu poliçelere dayalı olarak davalıdan «hasar» bedelini isteyemeyeceği, davalı tarafından düzenlenen «işyeri sigorta poliçesinin» ilk taksitinin ödenmesinden önce davaya konu hasarın meydana geldiği, bu dönemde sigortacının sorumluluğu başlamadığından bu poliçeye dayalı olarak da davacıya has …
Dava, jeneratör hasarından kaynaklanan «sigorta tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup jeneratörün bulunduğu işyerinin davalı ... şirketi tarafından yapılan «işyeri sigorta poliçesi» ile sigortalandığı gibi ayrıca söz konusu jeneratörün de yine davalı şirketçe yangın ve «makine kırılması sigorta» poliçesi ile sigortalandığı anlaşılmaktadır.
Çifte sigorta durumunda «geçersizlik» söz konusu olacağından öncelikle mahkemece «hasarın» hangi poliçe kapsamında olduğu belirlenip ve TTK'nun 1346.maddesi hükmü uyarınca poliçe aslı bulunmak kaydıyla «sigorta ettirenin» de dava açabileceği nazara alınıp, öte yandan davacı kendi kredi bilgilerini poliçeyi düzenleyen «acenteye» verdiğini ileri sürdüğüne göre anılan tarihte ilgili hesapta para bulunması halinde sigorta «priminin» ödenmemesinden davacının sorumlu tutulamayacağının düşünülüp oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hük …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11078 E. 2012/17910 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:amortisman · sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · acente · kira sözleşmesi · teminat kapsamı · riziko · hasar
Benzer bu kararda… toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu işyerinde meydana gelen yangına çatıda bulunan jeneratörün sebep olduğu, «hasarın» elektrik tesisatı ve emtia kısmının «sigorta teminatı kapsamında» olduğu gerekçesi ile davalı ...’nce kabul edildiği, uyuşmazlığın jeneratör ve çatıda meydana gelen hasarın teminat kapsamında olup olmadığı noktasında toplandığı, jeneratörün bina sahibi tarafından davacıya «kira sözleşmesi» ile «teslim» edildiği ve demirbaş listesine kaydedildiği, poliçenin teminatında ise «riziko» adresindeki binalar içerisinde bulunan işletmenin demirbaş kayıtlarında bulunan malların bulunduğu, her ne kadar poliçede, kiralama diye alınan demirbaşların poliçede belirtilmesi koşulu ile teminat kapsamında sayılacağı belirtilmiş ise de sigorta eksperince yapılan demirbaş listesine jeneratörün de «dahil» edilerek işyerinde bulunan demirbaşların toplam değerinin 77.644,06 TL olarak belirlendiği, poliçede demirbaşların 90.000 TL üzerinden sigortalandığı da dikkate alındığında davacının jeneratörü de sigorta kapsamına alma iradesinin mevcut olduğunun kabulü gerektiği, dolayısıyla jeneratördeki hasarın da teminat kapsamında olduğu, ancak çatıda meydana gelen hasarın poliçe kapsamına göre teminat dışı olduğu gerekçesi ile çatıda oluşan hasar dışındaki davacı isteminin davalı ... açısından kabulüne, davalı «acente» hakkında açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece alınan rapordan «amortisman» indiriminin yapılıp yapılmadığı da anlaşılamamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4054 E. , 2019/5434 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08/05/2018 tarih ve 2017/233-2018/188 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin eski genel müdürü ve muhasebe müdürü olduklarını, davalıların görev yaptıkları dönemde, davacı şirketin hakim ortağı olduğu dava dışı şirkete ait aracın yine dava dışı kişiye satışı yapılmasına rağmen, araç satışı nedeniyle davacı şirketin 53.650,00 TL borçlandırıldığını ve bunun gizlenmesi için davalılar tarafından bir takım usulsüz işlemler yapıldığını, davalıların davacı şirket zararından TTK'nın 341. maddesi gereğince sorumlu olduklarını ileri sürerek, 53.650,00 TL'nin 30.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle müştereken ve müteselsizlen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, zaman aşımı ve husumet itirazında bulunarak davanın kötü niyetle ikame edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, hususmet itirazında bulunarak davacı şirket kayıtlarında dava dışı şirkete borçlandırıldığında dair kaydın yer almadığından hukuki yararının bulunmadığını, hakkın kötüye kullanımının söz konusu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalıların davacı şirketin yönetim kurulu üyesi olmadıkları, davalı ...'in genel müdür, ...'nın ise mali işler direktörü olduğu, davalıların sorumluluğunun davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK 342 maddesi gereğince belirlenmesi gerektiği, muhasebe kayıtlarına göre dava konusu yapılan aracın satışı yapıldıktan sonra davacı şirketin 28.11.2016 tarihli 1709 yevmiye nolu muhasebe fişleri ile borçlandırıldığının muavin defterinin incelenmesinden anlaşıldığı, anılan işlemin yapıldığı tarih itibariyle 6762 sayılı TTK 342 maddesi gereğince şirket genel müdürünün ve mali işler direktörü davalıların davacı ... zararlandırıcı muhasebeleştirme işlemlerinden doğan zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, 53.650,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketin eski genel müdür ve muhasebe müdürü olan davalıların görev yaptıkları dönemde şirkete verdikleri iddia olunan zararın tazmini istemine ilişkin olup mahkemece, davalıların 6762 sayılı TTK’nın 342. maddesi uyarınca davacı ... zararlandırıcı muhasebe işlemlerinden doğan zararlardan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosya arasına alınan bilirkişi raporu ve sair evrakların incelenmesinde, davacı şirketin hakim ortağı olduğu dava dışı Jeneratör Pazarlama A.Ş.’ye ait aracın satışı sonrasında davalıların hatalı muhasebe işlemleri neticesinde Jeneratör Pazarlama A.Ş.’nin zarara uğradığı, davacının dava dışı Jeneratör Pazarlama A.Ş.’ye ait kayıtlarda borçlu olarak kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Davacının, dava dışı Jeneratör Pazarlama A.Ş.’ye borçlu olarak görünmesi davacının zarara uğradığını ispata yeterli olmadığı gibi borç olarak görünen bedelin davacı tarafça ödendiği ve bu suretle zararın oluştuğu da ispatlanmış değildir. Bu durumda mahkemece, davalıların işlemleri nedeniyle davacının zarara uğradığına yönelik iddiaların ispatlanamadığı göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/536470200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz