6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Makine kırılması sigortası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4600 E. 2012/12161 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
makine kırılması sigortası işyeri sigorta poliçesi sigorta tazminatı sigorta ettiren işyeri sigortası acentelik ek prim geçersizlik sigorta poliçesi hasar

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1346

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kiralamış olduğu jeneratörün konusunu oluşturduğu yangın sigorta poliçesi ile makine kırılması sigorta poliçesinde davacının sigortalı değil sigorta ettiren konumunda bulunduğu, bu nedenle davacının bu poliçelere dayalı olarak davalıdan hasar bedelini isteyemeyeceği, davalı tarafından düzenlenen işyeri sigorta poliçesinin ilk taksitinin ödenmesinden önce davaya konu hasarın meydana geldiği, bu dönemde sigortacının sorumluluğu başlamadığından bu poliçeye dayalı olarak da davacıya hasar bedelinin ödenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, jeneratör hasarından kaynaklanan sigorta tazminatının tahsili istemine ilişkin olup jeneratörün bulunduğu işyerinin davalı ... şirketi tarafından yapılan işyeri sigorta poliçesi ile sigortalandığı gibi ayrıca söz konusu jeneratörün de yine davalı şirketçe yangın ve makine kırılması sigorta poliçesi ile sigortalandığı anlaşılmaktadır. Çifte sigorta durumunda geçersizlik söz konusu olacağından öncelikle mahkemece hasarın hangi poliçe kapsamında olduğu belirlenip ve TTK'nun 1346.maddesi hükmü uyarınca poliçe aslı bulunmak kaydıyla sigorta ettirenin de dava açabileceği nazara alınıp, öte yandan davacı kendi kredi bilgilerini poliçeyi düzenleyen acenteye verdiğini ileri sürdüğüne göre anılan tarihte ilgili hesapta para bulunması halinde sigorta priminin ödenmemesinden davacının sorumlu tutulamayacağının düşünülüp oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11078 E. 2012/17910 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Muavin defter

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4054 E. 2019/5434 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/4600 E.  ,  2012/12161 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Muğla Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/05/2010 tarih ve 2008/389-2010/422 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilli şirket tarafından leasing sözleşmesi ile kiralanan jeneratörün davalı şirket tarafından yangın sigorta poliçesi ile sigortalandığını, ayrıca içinde söz konusu jeneratörün bulunduğu işyerinin de yine davalı nezdinde işyeri sigorta poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, 01.01.2007 tarihinde sigortalı jeneratörün arızalandığını, davalıya ihbar edilmesine rağmen meydana gelen hasarın davalı tarafça müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek 3.599 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir

Davalı vekili, davacının kiralamış olduğu jeneratörün müvekkili tarafından yangın sigorta poliçesi ve makine kırılması sigorta poliçesi ile sigortalandığını, bu poliçelerde sigortalının davacı değil Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş. olduğunu, dolayısıyla davacının bu poliçelere dayalı aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davalının sigortalısı olduğu işyeri sigorta poliçesinin ise ilk taksitinin ödenmemiş olması karşısında müvekkilinin sorumluluğunun başlamadığını, ayrıca meydana gelen hasarın da söz konusu poliçelerin teminat kapsamı dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kiralamış olduğu jeneratörün konusunu oluşturduğu yangın sigorta poliçesi ile makine kırılması sigorta poliçesinde davacının sigortalı değil sigorta ettiren konumunda bulunduğu, bu nedenle davacının bu poliçelere dayalı olarak davalıdan hasar bedelini isteyemeyeceği, davalı tarafından düzenlenen işyeri sigorta poliçesinin ilk taksitinin ödenmesinden önce davaya konu hasarın meydana geldiği, bu dönemde sigortacının sorumluluğu başlamadığından bu poliçeye dayalı olarak da davacıya hasar bedelinin ödenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, jeneratör hasarından kaynaklanan sigorta tazminatının tahsili istemine ilişkin olup jeneratörün bulunduğu işyerinin davalı ... şirketi tarafından yapılan işyeri sigorta poliçesi ile sigortalandığı gibi ayrıca söz konusu jeneratörün de yine davalı şirketçe yangın ve makine kırılması sigorta poliçesi ile sigortalandığı anlaşılmaktadır. Çifte sigorta durumunda geçersizlik söz konusu olacağından öncelikle mahkemece hasarın hangi poliçe kapsamında olduğu belirlenip ve TTK'nun 1346.maddesi hükmü uyarınca poliçe aslı bulunmak kaydıyla sigorta ettirenin de dava açabileceği nazara alınıp, öte yandan davacı kendi kredi bilgilerini poliçeyi düzenleyen acenteye verdiğini ileri sürdüğüne göre anılan tarihte ilgili hesapta para bulunması halinde sigorta priminin ödenmemesinden davacının sorumlu tutulamayacağının düşünülüp oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062208300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.