Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1225 E. 2019/6015 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, gemi ve dubanın bağlanmış olduğu yerin herhangi bir rıhtım yada iskele olmadığı, halatların sahildeki kayalara bağlanmış olduğu, hal böyle iken kötü hava şartlarında gemi ve dubanın bulunduğu yerden sürüklenip birbirine çarpmasının beklenen bir durum olduğu, zira gemi ve dubanın bağlandığı yerin emniyetli bir rıhtım, iskele veya liman konumunda olmadığı, olayın vuku bulmasında her iki yanında eşit oranda kusurlu olduğu, genel hukuk prensibine göre davacının kendisinin de kusurlu olduğu olayda davalıdan zararlarını talep edemeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı dava yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı-karşı davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3958 E. 2017/5978 K.
Ortak:karar verilmesine yer olmadığına · Tazminat
İncelediğiniz kararda… olduğu olayda davalıdan zararlarını talep edemeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı dava yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan, bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu kararda… u olduğu olayda davalıdan zararlarını talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı dava yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan, bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporunun denetime elverişliliği · denetime elverişlilik · ihbar · kusur
Benzer bu kararda… alı tarafın tüm önlemleri alması halinde dahi dava konusu çarpışma eyleminin meydana gelmesinin engellenip engellenemeyeceği hususunda bir görüş mevcut olmadığından «bilirkişi raporunun denetime elverişli» ve hüküm tesisine yeterli olduğundan söz edilemeyeceğinden, açıklanan hususlarda gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak so …
… emniyetli bir rıhtım, iskele veya liman konumunda olmadığı, böyle bir yere bağlanmış durumdayken; hava durumunun sürekli kontrol edilerek gemi ve dubanın kötü hava «ihbarı» alınması ile daha emniyetli rıhtım, iskele ve limana çekilerek bahse konu çarpma eyleminin engellenmesinin mümkün olması, çarpma eylemini önleyecek bunun gibi bir çok başka önlem ve tedbirleri mevcut olduğu, davalı- karşı davacının ve davalı tarafın tüm önlemleri alması halinde dava konusu çarpma eyleminin meydana gelmesinin engellenebileceğinin tespit edilmiş olması karşısında, davalının olayın meydana gelmesinden kusurlu olduğunun kabulüyle olaya uygulanacak mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu' nun 42. ve 43.maddeleri de dikkate alınmak suretiyle tarafların «kusur» oranları çerçevesinde zarar miktarının belirlenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken bozmaya uyulduğu halde ve bilirkişi raporuna rağmen eksik ve yanılgıl …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4207 E. 2017/6085 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yıpranma payı · hakkaniyet indirimi · keşif · illiyet bağı · hakkaniyet · kâr payı · dosya masrafı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… lamaya göre; davalının eylemi nedeniyle davacıya ait toplam altı adet kazığın zarar gördüğü, bu zarar kapsamında davacının talep edebileceği tazminat miktarının %15 «yıpranma payı» düşüldükten sonra 86.824,88 TL olduğu, önceki yıllarda, belirtilen kazıkların bulunduğu yerde çok sayıda geminin yanaşmış bulunması nedeniyle takdiren %35 «hakkaniyet indirimi» yapılarak davacının altı adet kazık nedeniyle zararının 56.436,17 TL olarak hesaplandığı, ayrıca zarara uğrayan ve kesim alanına yanaştırılması gerekli geminin onarım «masrafı» için 10.000,00 TL’nin münasip olduğu gerekçesiyle toplam 66.436,17 TL’nin 01.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmi …
… p, davalıya ait dubanın davacı kullanımındaki iskele kazıklarına zarar verip vermediği, zarar vermiş ise zararın nasıl oluştuğu, davalının eylemi ile zarar arasında «illiyet bağının» bulunup bulunmadığı hususları araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» ve ihtimale dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/37 D.İş. dosyasında, 02.09.2010 tarihinde yapılan «keşif» sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, davalıya ait dubanın davacıya ait iskelede durmasının davacının gemilerine zarar verme potansiyelini oluşturduğu, iskeled …
Ayrıca, dosya kapsamında bulunan 15.06.2011 ve 05.10.2015 tarihli bilirkişi raporları da, «keşif» tarihlerinde davalıya ait dubanın kaldırılmış olması sebebiyle ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10691 E. 2014/19453 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporunun denetime elverişliliği · denetime elverişlilik · yasal faiz · hasar · eksik inceleme
Benzer bu kararda… a çekiciyi hazır tutmadığı, tedbirlerin tümünü almadığı, iyi gemicilik kurallarına uygun davranmadığından %50 kusurlu olduğu, davanın kısmen kabulü ile 13.601,92 TL «hasar» bedelinin olay tarihinden itibaren «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline, karşı dava yönünden ise hasar tazminatı adı altında istenen 7.000 TL yönünden iddiayı tespite yarar bilgi belge sunulmadığı gerekçesi ile …
Her ne kadar, davalı itirazlarına yönelik olarak bilirkişiden ek rapor alınmış ise de, olayın oluşu itibariyle fırtına meydana gelip davacı gemisinin halat kopararak sürüklenmesi üzerine, davalı tarafın tüm önlemleri alması halinde dahi dava konusu çarpışma eyleminin meydana gelmesinin engellenip engellenemeyeceği hususunda bir görüş mevcut olmadığından «bilirkişi raporunun denetimine elverişli» ve hüküm tesisine yeterli olduğundan söz edilemez.
Bu bakımdan, açıklanan hususlarda gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4946 E. 2014/10841 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çatma · deniz ticareti · denizcilik ihtisas mahkemesi · ilk itiraz · kusursuz sorumluluk · ihtisas mahkemesi · işbölümü · tazminat davası
Benzer bu karardaMaddesi) de yer alan bir bina veya imal olunan şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan doğan bir «tazminat davası» olduğu, davanın yapı malikinin sorumluluğu hükümlerine göre tarafların «tacir» olması gözetilerek dava tarihi itibarı ile asliye ticaret mahkemesinin görev alanında olduğu, davanın taraflarının tacir olması ve tacirler arasındaki «haksız fiil» veya tazminat davalarının genel «görevli» ticaret mahkemesinde görülmesinin gerekli olup, dava tarihi itibarı ile «işbölümü» «ilk itirazına» bağlı olduğu, dava sırasında böyle bir işbölümü ilk itirazında bulunulmadığı için davanın Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldüğü, bu işbölümü itirazının yapılması halinde davanın Aliağa’nın ticari davalar yönünden Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi görev ve «yetki» alanı içerisinde bulunduğundan; dosyanın Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesinin gerektiği, bu halde; dava tarihi itibarı ile yürürlükte olan yasa hükümlerine uygun olarak yapılmış bir iş «bölümü» ilk itirazı olmadığından ve dava «deniz ticaretini» ilgilendirmediğinden, davaya Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bakılması ve sonuçlandırılmasının gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», dosyanın talep halinde davaya bakmaya devam etmekte olan Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
… ştuğu iddiasının ileri sürüldüğü göz önüne alındığında, eldeki uyuşmazlığın doğrudan borçlar hukuku disiplini içinde yer alan, bina veya imal olunan şeyin malikinin «kusursuz sorumluluğu» kavramı dahilinde çözümlenmesi yerine, öncelikle davacı tarafından çekilen geminin TTK anlamında gemi niteliğinde olup olmadığı, oluşan «hasarın» kaynağının «çatma» fiili olup olmadığı gibi hususların «ihtisas» mahkemesi tarafından incelenip tartışılması gerekmektedir.
Gerek 6762 sayılı TTK gerekse 6102 sayılı TTK’nın 4. maddelerinde, bu kanunlardan doğacak uyuşmazlıklar ticari dava olarak nitelenmiş olup, 6762 sayılı TTK’nun 4. maddesine 2004 yılında eklenen «son» fıkra ile «denizcilik ihtisas» mahkemelerinin kurulması imkanı tanınmıştır.
… e BK'nın 58. maddesinde (TBK'nın 69. maddesi) yer alan bir bina veya imal olunan şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan doğan bir «tazminat davası» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» ile dosyanın Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1738 E. 2024/185 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yıpranma payı · hakkaniyet indirimi · illiyet bağı · hakkaniyet · kâr payı · dosya masrafı
Benzer bu kararda… kararı ile, davalının eylemi nedeniyle davacıya ait toplam altı adet kazığın zarar gördüğü, bu zarar kapsamında davacının talep edebileceği tazminat miktarının %15 «yıpranma payı» düşüldükten sonra 86.824,88 TL olduğu, önceki yıllarda, belirtilen kazıkların bulunduğu yerde çok sayıda geminin yanaşmış bulunması nedeniyle takdiren %35 «hakkaniyet indirimi» yapılarak davacının altı adet kazık nedeniyle zararının 56.436,17 TL olarak hesaplandığı, ayrıca zarara uğrayan ve ... alanına yanaştırılması gerekli geminin onarım «masrafı» için 10.000,00 TL’nin münasip olduğu gerekçesiyle toplam 66.436,17 TL’nin 01.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmi …
… zarar görmesi nedeniyle boşaldığı ve zararın oluştuğu, davacıya ait olan ve zarar gördüğü belirtilen 6 adet kazığın zarar görmesi nedeniyle davacının zararının %15 «yıpranma payı» düşüldükten sonra 86.824,88 TL olduğu, önceki yıllarda, belirtilen kazıkların bulunduğu yerde çok sayıda geminin yanaşmış bulunması nedeniyle takdiren %35 «hakkaniyet indirimi» yapılarak davacının altı adet kazık nedeniyle zararının 56.436,17 TL olarak hesaplandığı, ayrıca zarara uğrayan ve ... alanına yanaştırılması gerekli geminin onarım «masrafı» için 10.000,00 TL’nin münasip olduğu gerekçesiyle toplam 66.436,17 TL’nin 01.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmi …
Bozma Kararı Dairenin 13.11.2017 tarih, 2016/4207 E. ve 2017/6085 K. sayılı kararıyla, davalıya ait dubanın davacı kullanımındaki iskele kazıklarına zarar verip vermediği, zarar ... ise zararın nasıl oluştuğu, davalının eylemi ile zarar arasında «illiyet bağının» bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece alınan raporlarda duba ile iskele kazıklarındaki zarar arasında «illiyet bağının» bulunduğuna, zararın oluştuğuna dair bir tespitin bulunmadığını, bu konuda fotoğraf da bulunmadığını, iskelenin imara aykırı olduğunu, bu sebeple hukuki korumadan …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/1225 E. , 2019/6015 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28/12/2015 gün ve 2015/113 - 2015/513 sayılı kararı bozan Daire'nin 01/11/2017 gün ve 2016/3958 - 2017/5978 sayılı kararı aleyhinde davalı-karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, 22/11/2008 tarihindeki şiddetli fırtınada müvekkiline ait geminin Pendik'te demirdeyken davalıya ait dubanın demirini koparıp müvekkilinin gemisinin üzerine gelerek hasara neden olduğunu, mahkeme kanalı ile hasarın tespit edildiğini ileri sürerek, 66.000.- TL zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı-kaşı davacıdan tahsilini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, asıl davanın reddini istemiş, karşı davada ise, dubaya çarpan davacı gemisinin bağlama halatlarının kopması ve müvekkiline ait dubanın kayalıklara sürüklenmesi sebebiyle zarar gördüğünü ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 7.000.- TL'nin davalı-karşı davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, gemi ve dubanın bağlanmış olduğu yerin herhangi bir rıhtım yada iskele olmadığı, halatların sahildeki kayalara bağlanmış olduğu, hal böyle iken kötü hava şartlarında gemi ve dubanın bulunduğu yerden sürüklenip birbirine çarpmasının beklenen bir durum olduğu, zira gemi ve dubanın bağlandığı yerin emniyetli bir rıhtım, iskele veya liman konumunda olmadığı, olayın vuku bulmasında her iki yanında eşit oranda kusurlu olduğu, genel hukuk prensibine göre davacının kendisinin de kusurlu olduğu olayda davalıdan zararlarını talep edemeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı dava yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı-karşı davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 17,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı-karşı davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 01/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/535944600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz