Deniz Ticaret
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/10691 E. 2014/19453 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporunun denetime elverişliliği↗ denetime elverişlilik↗ yasal faiz↗ hasar↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl davada davacının gemisi limanda bağlı iken izinsiz tamir yaptığı, Yönetmeliğin 24-25 maddelerine göre usulsüz demirlediği ve bağladığı, açıklamalı kaza raporunun 34. maddeye göre geç bildirildiği, iyi gemicilik kurallarının uygulanmadığı, tedbirlerin zamanında alınmadığı tespiti ile davacının %50 kusurlu olduğu, aynı şekilde karşı davacı yanın da kaza esnasında hiç personel bulundurmadığı, acil durumda müdahale için gerekli römorkör veya çekiciyi hazır tutmadığı, tedbirlerin tümünü almadığı, iyi gemicilik kurallarına uygun davranmadığından %50 kusurlu olduğu, davanın kısmen kabulü ile 13.601,92 TL hasar bedelinin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, karşı dava yönünden ise hasar tazminatı adı altında istenen 7.000 TL yönünden iddiayı tespite yarar bilgi belge sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı-karşı davacının asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda meydana gelen deniz kazasında davalı duba işletmesinin dubada acil durumlar ve kaza esnasında personel bulundurmadığı, dubanın acil durumda çekilmesi için yanında çekici-römorkor bulundurulmadığı, kötü hava koşullarında can ve mal emniyetini koruyacak tüm önlem ve tedbirlerin yerine getirilmediği, iyi gemicilik kurallarına uyarak kazayı önlemek için dubanın zamanında bulunduğu yerden çektirilmediği gerekçesi ile %50 oranında kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı-karşı davacı tarafça söz konusu bilirkişi raporuna karşı, gerekli önlemlerin alındığına yönelik aynı zamanda bu önlemlerin alınmasına rağmen davacı tarafın işlettiği geminin fırtınada sürüklenmek suretiyle dubaya çarptığı, tüm önlemlerin alınmasına rağmen çarpma eyleminin önüne geçilmesinin mümkün olamayacağı ileri sürülmüş ve bu hususa yönelik ciddi itirazlar içeren 17.07.2012 tarihli dilekçesi dosyaya sunulmuştur.
Her ne kadar, davalı itirazlarına yönelik olarak bilirkişiden ek rapor alınmış ise de, olayın oluşu itibariyle fırtına meydana gelip davacı gemisinin halat kopararak sürüklenmesi üzerine, davalı tarafın tüm önlemleri alması halinde dahi dava konusu çarpışma eyleminin meydana gelmesinin engellenip engellenemeyeceği hususunda bir görüş mevcut olmadığından bilirkişi raporunun denetimine elverişli ve hüküm tesisine yeterli olduğundan söz edilemez. Bu bakımdan, açıklanan hususlarda gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3958 E. 2017/5978 K.
Ortak:bilirkişi raporunun denetime elverişliliği · denetime elverişlilik
İncelediğiniz karardaHer ne kadar, davalı itirazlarına yönelik olarak bilirkişiden ek rapor alınmış ise de, olayın oluşu itibariyle fırtına meydana gelip davacı gemisinin halat kopararak sürüklenmesi üzerine, davalı tarafın tüm önlemleri alması halinde dahi dava konusu çarpışma eyleminin meydana gelmesinin engellenip engellenemeyeceği hususunda bir görüş mevcut olmadığından «bilirkişi raporunun denetimine elverişli» ve hüküm tesisine yeterli olduğundan söz edilemez.
Benzer bu kararda… alı tarafın tüm önlemleri alması halinde dahi dava konusu çarpışma eyleminin meydana gelmesinin engellenip engellenemeyeceği hususunda bir görüş mevcut olmadığından «bilirkişi raporunun denetime elverişli» ve hüküm tesisine yeterli olduğundan söz edilemeyeceğinden, açıklanan hususlarda gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak so …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar · kusur · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… emniyetli bir rıhtım, iskele veya liman konumunda olmadığı, böyle bir yere bağlanmış durumdayken; hava durumunun sürekli kontrol edilerek gemi ve dubanın kötü hava «ihbarı» alınması ile daha emniyetli rıhtım, iskele ve limana çekilerek bahse konu çarpma eyleminin engellenmesinin mümkün olması, çarpma eylemini önleyecek bunun gibi bir çok başka önlem ve tedbirleri mevcut olduğu, davalı- karşı davacının ve davalı tarafın tüm önlemleri alması halinde dava konusu çarpma eyleminin meydana gelmesinin engellenebileceğinin tespit edilmiş olması karşısında, davalının olayın meydana gelmesinden kusurlu olduğunun kabulüyle olaya uygulanacak mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu' nun 42. ve 43.maddeleri de dikkate alınmak suretiyle tarafların «kusur» oranları çerçevesinde zarar miktarının belirlenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken bozmaya uyulduğu halde ve bilirkişi raporuna rağmen eksik ve yanılgıl …
… u olduğu olayda davalıdan zararlarını talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı dava yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan, bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1225 E. 2019/6015 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… olduğu olayda davalıdan zararlarını talep edemeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı dava yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan, bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/10691 E. , 2014/19453 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) 51. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 28/01/2014
NUMARASI 2009/681-2014/25
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/01/2014 tarih ve 2009/681-2014/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 22/11/2008 tarihindeki şiddetli fırtınada müvekkiline ait geminin Pendik'te demirdeyken davalıya ait dubanın demirini koparıp müvekkilinin gemisinin üzerine gelerek ciddi hasar yarattığını, mahkeme kanalı ile hasarın tespit edildiğini ileri sürerek, 66.000 TL zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmitşir.
Davalı vekili, asıl davada dubanın alargada olmasının mümkün olmadığını, davacının gemisinin araç indirme rampasının lodosta kayalara çarpmaya başladığını, sonra da davalı dubasına doğru sürüklendiğini, bağlama şekillerine göre davacının iddia ettiği şekilde bir kaza olamayacağını savunmuş; karşı davada ise, dubaya çarpan davacı gemisinin bağlama halatlarının kopması ve müvekkiline ait dubanın kayalıklara sürüklenmesi sebebiyle zarar gördüğünü ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davada davacının gemisi limanda bağlı iken izinsiz tamir yaptığı, Yönetmeliğin 24-25 maddelerine göre usulsüz demirlediği ve bağladığı, açıklamalı kaza raporunun 34. maddeye göre geç bildirildiği, iyi gemicilik kurallarının uygulanmadığı, tedbirlerin zamanında alınmadığı tespiti ile davacının %50 kusurlu olduğu, aynı şekilde karşı davacı yanın da kaza esnasında hiç personel bulundurmadığı, acil durumda müdahale için gerekli römorkör veya çekiciyi hazır tutmadığı, tedbirlerin tümünü almadığı, iyi gemicilik kurallarına uygun davranmadığından %50 kusurlu olduğu, davanın kısmen kabulü ile 13.601,92 TL hasar bedelinin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, karşı dava yönünden ise hasar tazminatı adı altında istenen 7.000 TL yönünden iddiayı tespite yarar bilgi belge sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı-karşı davacının asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda meydana gelen deniz kazasında davalı duba işletmesinin dubada acil durumlar ve kaza esnasında personel bulundurmadığı, dubanın acil durumda çekilmesi için yanında çekici-römorkor bulundurulmadığı, kötü hava koşullarında can ve mal emniyetini koruyacak tüm önlem ve tedbirlerin yerine getirilmediği, iyi gemicilik kurallarına uyarak kazayı önlemek için dubanın zamanında bulunduğu yerden çektirilmediği gerekçesi ile %50 oranında kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı-karşı davacı tarafça söz konusu bilirkişi raporuna karşı, gerekli önlemlerin alındığına yönelik aynı zamanda bu önlemlerin alınmasına rağmen davacı tarafın işlettiği geminin fırtınada sürüklenmek suretiyle dubaya çarptığı, tüm önlemlerin alınmasına rağmen çarpma eyleminin önüne geçilmesinin mümkün olamayacağı ileri sürülmüş ve bu hususa yönelik ciddi itirazlar içeren 17.07.2012 tarihli dilekçesi dosyaya sunulmuştur.
Her ne kadar, davalı itirazlarına yönelik olarak bilirkişiden ek rapor alınmış ise de, olayın oluşu itibariyle fırtına meydana gelip davacı gemisinin halat kopararak sürüklenmesi üzerine, davalı tarafın tüm önlemleri alması halinde dahi dava konusu çarpışma eyleminin meydana gelmesinin engellenip engellenemeyeceği hususunda bir görüş mevcut olmadığından bilirkişi raporunun denetimine elverişli ve hüküm tesisine yeterli olduğundan söz edilemez. Bu bakımdan, açıklanan hususlarda gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı-karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı-karşı davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102139800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz