Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4946 E. 2014/10841 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
deniz ticaret hukuku↗ çatma↗ deniz ticareti↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ ilk itiraz↗ kusursuz sorumluluk↗ ihtisas mahkemesi↗ işbölümü↗ tazminat davası↗ iş bölümü↗ tbk 99↗ haksız fiil↗ görevsizlik kararı↗ yetki↗ tacir↗ hasar↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, her ne kadar Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’nce dosya davanın Deniz Ticaret Hukuku'na ilişkin bir dava olduğu görüşüyle devir kararı verilmişse de; davanın niteliği itibarı ile BK'nın 58. maddesi (TBK'nın 69. Maddesi) de yer alan bir bina veya imal olunan şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan doğan bir tazminat davası olduğu, davanın yapı malikinin sorumluluğu hükümlerine göre tarafların tacir olması gözetilerek dava tarihi itibarı ile asliye ticaret mahkemesinin görev alanında olduğu, davanın taraflarının tacir olması ve tacirler arasındaki haksız fiil veya tazminat davalarının genel görevli ticaret mahkemesinde görülmesinin gerekli olup, dava tarihi itibarı ile işbölümü ilk itirazına bağlı olduğu, dava sırasında böyle bir işbölümü ilk itirazında bulunulmadığı için davanın Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldüğü, bu işbölümü itirazının yapılması halinde davanın Aliağa’nın ticari davalar yönünden Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi görev ve yetki alanı içerisinde bulunduğundan; dosyanın Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesinin gerektiği, bu halde; dava tarihi itibarı ile yürürlükte olan yasa hükümlerine uygun olarak yapılmış bir iş bölümü ilk itirazı olmadığından ve dava deniz ticaretini ilgilendirmediğinden, davaya Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bakılması ve sonuçlandırılmasının gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın talep halinde davaya bakmaya devam etmekte olan Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıya ait dubanın davacıya ait gemi ve iskele kazıklarına zarar verdiği iddiası ile açılan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin […]. Gemi Söküm Bölgesinde gemi söküm iskelesinin bulunduğunu, davalının müvekkilinin sahibi olduğu sahanın önüne bir duba koyduğunu ve dubayı kaldırmadığını, dubanın müvekkilinin gemilerinin yolunu tıkadığını ve geçişi zorlaştırdığını, 01.09.2010 tarihinde müvekkili şirkete ait A.. isimli geminin bu dubaya çarpmasıyla gemide delik oluştuğunu, ayrıca müvekkili şirkete ait iskele kazıklarına da zarar verdiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın niteliği itibarı ile BK'nın 58. maddesinde (TBK'nın 69. maddesi) yer alan bir bina veya imal olunan şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan doğan bir tazminat davası olduğu gerekçesiyle görevsizlik ile dosyanın Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Gerek 6762 sayılı TTK gerekse 6102 sayılı TTK’nın 4. maddelerinde, bu kanunlardan doğacak uyuşmazlıklar ticari dava olarak nitelenmiş olup, 6762 sayılı TTK’nun 4. maddesine 2004 yılında eklenen son fıkra ile denizcilik ihtisas mahkemelerinin kurulması imkanı tanınmıştır. Bu hali ile dava tarihi itibari ile yürürlükte olan 6762 sayılı Yasa çerçevesinde, aynı yasanın 4. kitabından kaynaklanan uyuşmazlıkların ihtisas mahkemelerince bakılıp sonuçlandırılması zorunludur.
Yapılan bu açıklamadan sonra somut uyuşmazlığa gelindiğinde, davaya konu uyuşmazlığın gemi söküm faaliyeti ile uğraşan davanın tarafları arasında meydana geldiği, mahkemece taraflar arasındaki çekişmesinin bina veya imal olunan şeyin malikinin kusursuz sorumluluğu ilkesinden hareketle sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Ancak, dosya kapsamından davacı tarafça kıyıya çekilen geminin davalıya ait dubaya çarpması sonucunda gemide ve davacıya ait iskelede zarar oluştuğu iddiasının ileri sürüldüğü göz önüne alındığında, eldeki uyuşmazlığın doğrudan borçlar hukuku disiplini içinde yer alan, bina veya imal olunan şeyin malikinin kusursuz sorumluluğu kavramı dahilinde çözümlenmesi yerine, öncelikle davacı tarafından çekilen geminin TTK anlamında gemi niteliğinde olup olmadığı, oluşan hasarın kaynağının çatma fiili olup olmadığı gibi hususların ihtisas mahkemesi tarafından incelenip tartışılması gerekmektedir. O halde, mahkemece Ulaştırma Bakanlığı tarafından yayımlanan Gemi Söküm Yönetmeliği de dikkate alınmak suretiyle, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4207 E. 2017/6085 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yıpranma payı · hakkaniyet indirimi · keşif · illiyet bağı · hakkaniyet · kâr payı · dosya masrafı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… lamaya göre; davalının eylemi nedeniyle davacıya ait toplam altı adet kazığın zarar gördüğü, bu zarar kapsamında davacının talep edebileceği tazminat miktarının %15 «yıpranma payı» düşüldükten sonra 86.824,88 TL olduğu, önceki yıllarda, belirtilen kazıkların bulunduğu yerde çok sayıda geminin yanaşmış bulunması nedeniyle takdiren %35 «hakkaniyet indirimi» yapılarak davacının altı adet kazık nedeniyle zararının 56.436,17 TL olarak hesaplandığı, ayrıca zarara uğrayan ve kesim alanına yanaştırılması gerekli geminin onarım «masrafı» için 10.000,00 TL’nin münasip olduğu gerekçesiyle toplam 66.436,17 TL’nin 01.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmi …
… p, davalıya ait dubanın davacı kullanımındaki iskele kazıklarına zarar verip vermediği, zarar vermiş ise zararın nasıl oluştuğu, davalının eylemi ile zarar arasında «illiyet bağının» bulunup bulunmadığı hususları araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» ve ihtimale dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/37 D.İş. dosyasında, 02.09.2010 tarihinde yapılan «keşif» sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, davalıya ait dubanın davacıya ait iskelede durmasının davacının gemilerine zarar verme potansiyelini oluşturduğu, iskeled …
Ayrıca, dosya kapsamında bulunan 15.06.2011 ve 05.10.2015 tarihli bilirkişi raporları da, «keşif» tarihlerinde davalıya ait dubanın kaldırılmış olması sebebiyle ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1738 E. 2024/185 K.
Ortak:hasar · Tazminat
İncelediğiniz kararda… ştuğu iddiasının ileri sürüldüğü göz önüne alındığında, eldeki uyuşmazlığın doğrudan borçlar hukuku disiplini içinde yer alan, bina veya imal olunan şeyin malikinin «kusursuz sorumluluğu» kavramı dahilinde çözümlenmesi yerine, öncelikle davacı tarafından çekilen geminin TTK anlamında gemi niteliğinde olup olmadığı, oluşan «hasarın» kaynağının «çatma» fiili olup olmadığı gibi hususların «ihtisas» mahkemesi tarafından incelenip tartışılması gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yıpranma payı · hakkaniyet indirimi · illiyet bağı · hakkaniyet · kâr payı · dosya masrafı
Benzer bu kararda… kararı ile, davalının eylemi nedeniyle davacıya ait toplam altı adet kazığın zarar gördüğü, bu zarar kapsamında davacının talep edebileceği tazminat miktarının %15 «yıpranma payı» düşüldükten sonra 86.824,88 TL olduğu, önceki yıllarda, belirtilen kazıkların bulunduğu yerde çok sayıda geminin yanaşmış bulunması nedeniyle takdiren %35 «hakkaniyet indirimi» yapılarak davacının altı adet kazık nedeniyle zararının 56.436,17 TL olarak hesaplandığı, ayrıca zarara uğrayan ve ... alanına yanaştırılması gerekli geminin onarım «masrafı» için 10.000,00 TL’nin münasip olduğu gerekçesiyle toplam 66.436,17 TL’nin 01.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmi …
… zarar görmesi nedeniyle boşaldığı ve zararın oluştuğu, davacıya ait olan ve zarar gördüğü belirtilen 6 adet kazığın zarar görmesi nedeniyle davacının zararının %15 «yıpranma payı» düşüldükten sonra 86.824,88 TL olduğu, önceki yıllarda, belirtilen kazıkların bulunduğu yerde çok sayıda geminin yanaşmış bulunması nedeniyle takdiren %35 «hakkaniyet indirimi» yapılarak davacının altı adet kazık nedeniyle zararının 56.436,17 TL olarak hesaplandığı, ayrıca zarara uğrayan ve ... alanına yanaştırılması gerekli geminin onarım «masrafı» için 10.000,00 TL’nin münasip olduğu gerekçesiyle toplam 66.436,17 TL’nin 01.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmi …
Bozma Kararı Dairenin 13.11.2017 tarih, 2016/4207 E. ve 2017/6085 K. sayılı kararıyla, davalıya ait dubanın davacı kullanımındaki iskele kazıklarına zarar verip vermediği, zarar ... ise zararın nasıl oluştuğu, davalının eylemi ile zarar arasında «illiyet bağının» bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece alınan raporlarda duba ile iskele kazıklarındaki zarar arasında «illiyet bağının» bulunduğuna, zararın oluştuğuna dair bir tespitin bulunmadığını, bu konuda fotoğraf da bulunmadığını, iskelenin imara aykırı olduğunu, bu sebeple hukuki korumadan …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/910 E. 2012/17825 K.
Ortak:işbölümü · görevsizlik kararı · yetki · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMaddesi) de yer alan bir bina veya imal olunan şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan doğan bir «tazminat davası» olduğu, davanın yapı malikinin sorumluluğu hükümlerine göre tarafların «tacir» olması gözetilerek dava tarihi itibarı ile asliye ticaret mahkemesinin görev alanında olduğu, davanın taraflarının tacir olması ve tacirler arasındaki «haksız fiil» veya tazminat davalarının genel «görevli» ticaret mahkemesinde görülmesinin gerekli olup, dava tarihi itibarı ile «işbölümü» «ilk itirazına» bağlı olduğu, dava sırasında böyle bir işbölümü ilk itirazında bulunulmadığı için davanın Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldüğü, bu işbölümü itirazının yapılması halinde davanın Aliağa’nın ticari davalar yönünden Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi görev ve «yetki» alanı içerisinde bulunduğundan; dosyanın Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesinin gerektiği, bu halde; dava tarihi itibarı ile yürürlükte olan yasa hükümlerine uygun olarak yapılmış bir iş «bölümü» ilk itirazı olmadığından ve dava «deniz ticaretini» ilgilendirmediğinden, davaya Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bakılması ve sonuçlandırılmasının gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», dosyanın talep halinde davaya bakmaya devam etmekte olan Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
… e BK'nın 58. maddesinde (TBK'nın 69. maddesi) yer alan bir bina veya imal olunan şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan doğan bir «tazminat davası» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» ile dosyanın Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
O halde, mahkemece Ulaştırma Bakanlığı tarafından yayımlanan Gemi Söküm Yönetmeliği de dikkate alınmak suretiyle, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı vekilinin «görev itirazı» nazara alınarak isabetli şekilde «görevsizlik» kararı verilmiş ise de, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini savunan davalı vekilinin aynı zamanda «işbölümü» itirazında bulunduğu nazara alınmamış, ayrıca «yetki itirazı» bulunmadığı halde görevsizlik kararı ile birlikte resen bu hususta da karar verilmiştir.
Mahkemece, incelemenin genel hükümlere göre yapılması gerektiği, Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu gerekçesiyle, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Mahkemece, dosyanın talep halinde İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi ve «yetki» hususunun «görevli» mahkemede değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görev itirazı · mutlak ticari dava · yetki itirazı · eş rızası
Benzer bu karardaDava, bankadan «rıza» dışında çekilen para ile ilgili haksız işleme dayalı alacak istemine ilişkin olup, TTK’da «mutlak ticari» iş olarak düzenlenen bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır.
Mahkemece, davalı vekilinin «görev itirazı» nazara alınarak isabetli şekilde «görevsizlik» kararı verilmiş ise de, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini savunan davalı vekilinin aynı zamanda «işbölümü» itirazında bulunduğu nazara alınmamış, ayrıca «yetki itirazı» bulunmadığı halde görevsizlik kararı ile birlikte resen bu hususta da karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13303 E. 2010/4859 K.
Ortak:kusursuz sorumluluk
İncelediğiniz karardaYapılan bu açıklamadan sonra somut uyuşmazlığa gelindiğinde, davaya konu uyuşmazlığın gemi söküm faaliyeti ile uğraşan davanın tarafları arasında meydana geldiği, mahkemece taraflar arasındaki çekişmesinin bina veya imal olunan şeyin malikinin «kusursuz sorumluluğu» ilkesinden hareketle sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
… ştuğu iddiasının ileri sürüldüğü göz önüne alındığında, eldeki uyuşmazlığın doğrudan borçlar hukuku disiplini içinde yer alan, bina veya imal olunan şeyin malikinin «kusursuz sorumluluğu» kavramı dahilinde çözümlenmesi yerine, öncelikle davacı tarafından çekilen geminin TTK anlamında gemi niteliğinde olup olmadığı, oluşan «hasarın» kaynağının «çatma» fiili olup olmadığı gibi hususların «ihtisas» mahkemesi tarafından incelenip tartışılması gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sigortacının zarar sorumluları kat maliklerine karşı BK’nun 58. maddesi uyarınca «kusursuz sorumluluk» esasına göre açtığı davada 29.09.2002 tarihinde meydan gelen olayda bina sakinlerinin bu durumu tespit edip önceden önlem almalarının mümkün bulunmadığı, sigortalı …
Bu sorumluluk «kusur sorumluluğu» olmayıp kanundan kaynaklanan özel bir «kusursuz sorumluluktur».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur sorumluluğu · üçüncü kişi · kusur
Benzer bu karardaBu sorumluluk «kusur sorumluluğu» olmayıp kanundan kaynaklanan özel bir «kusursuz sorumluluktur».
Bina veya imal olunan şeyin sahibi zararın mücbir sebepten, zarar görenin veya «üçüncü kişinin» ağır kusurundan meydana geldiğini kanıtlayamadığı sürece yapım ve bakım eksikliğine bağlı olarak meydana gelen hasardan sorumludur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/553 E. 2014/1827 K.
Ortak:deniz ticareti · tazminat davası · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik · Tazminat
İncelediğiniz karardaMaddesi) de yer alan bir bina veya imal olunan şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan doğan bir «tazminat davası» olduğu, davanın yapı malikinin sorumluluğu hükümlerine göre tarafların «tacir» olması gözetilerek dava tarihi itibarı ile asliye ticaret mahkemesinin görev alanında olduğu, davanın taraflarının tacir olması ve tacirler arasındaki «haksız fiil» veya tazminat davalarının genel «görevli» ticaret mahkemesinde görülmesinin gerekli olup, dava tarihi itibarı ile «işbölümü» «ilk itirazına» bağlı olduğu, dava sırasında böyle bir işbölümü ilk itirazında bulunulmadığı için davanın Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldüğü, bu işbölümü itirazının yapılması halinde davanın Aliağa’nın ticari davalar yönünden Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi görev ve «yetki» alanı içerisinde bulunduğundan; dosyanın Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesinin gerektiği, bu halde; dava tarihi itibarı ile yürürlükte olan yasa hükümlerine uygun olarak yapılmış bir iş «bölümü» ilk itirazı olmadığından ve dava «deniz ticaretini» ilgilendirmediğinden, davaya Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bakılması ve sonuçlandırılmasının gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», dosyanın talep halinde davaya bakmaya devam etmekte olan Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
… e BK'nın 58. maddesinde (TBK'nın 69. maddesi) yer alan bir bina veya imal olunan şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan doğan bir «tazminat davası» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» ile dosyanın Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
O halde, mahkemece Ulaştırma Bakanlığı tarafından yayımlanan Gemi Söküm Yönetmeliği de dikkate alınmak suretiyle, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ani karaya vurulma işlemlerinin kılavuz kaptanlarca yapıldığı, geminin baştankara edilmesi işleminden dolayı zarara uğradığını iddia eden davacı tarafından açılacak «tazminat davalarının» hukuki dayanağını TTK'nın 5. kitabında düzenlenen "Deniz Ticareti"ne ilişkin hükümlerin oluşturduğu, davaya bakma görev ve «yetkisinin» İzmir 6.
… klı bu tür tazminat taleplerinin genel mahkemelerde görülmesi gerekirken mahkemece hukuki uyuşmazlığın TTK 5. kitabından kaynaklandığı yanılgılı değerlendirmesi ile «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · yetkisizlik kararı · maddi tazminat
Benzer bu kararda… ait "DON" adlı geminin müvekkili şirkete ait 24 nolu parsele haksız müdahalesi ile oluşan zarar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL «maddi tazminatın» haksız müdahale tarihi olan 11.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
… ani karaya vurulma işlemlerinin kılavuz kaptanlarca yapıldığı, geminin baştankara edilmesi işleminden dolayı zarara uğradığını iddia eden davacı tarafından açılacak «tazminat davalarının» hukuki dayanağını TTK'nın 5. kitabında düzenlenen "Deniz Ticareti"ne ilişkin hükümlerin oluşturduğu, davaya bakma görev ve «yetkisinin» İzmir 6.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1225 E. 2019/6015 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… olduğu olayda davalıdan zararlarını talep edemeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı dava yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan, bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/818 E. 2011/10178 K.
Ortak:kusursuz sorumluluk · hasar
İncelediğiniz kararda… ştuğu iddiasının ileri sürüldüğü göz önüne alındığında, eldeki uyuşmazlığın doğrudan borçlar hukuku disiplini içinde yer alan, bina veya imal olunan şeyin malikinin «kusursuz sorumluluğu» kavramı dahilinde çözümlenmesi yerine, öncelikle davacı tarafından çekilen geminin TTK anlamında gemi niteliğinde olup olmadığı, oluşan «hasarın» kaynağının «çatma» fiili olup olmadığı gibi hususların «ihtisas» mahkemesi tarafından incelenip tartışılması gerekmektedir.
Yapılan bu açıklamadan sonra somut uyuşmazlığa gelindiğinde, davaya konu uyuşmazlığın gemi söküm faaliyeti ile uğraşan davanın tarafları arasında meydana geldiği, mahkemece taraflar arasındaki çekişmesinin bina veya imal olunan şeyin malikinin «kusursuz sorumluluğu» ilkesinden hareketle sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinde «hasar» oluşumuna sebep veren inşaatın davalıya ait arsa üzerine yapıldığı ancak davalı ile dava dışı yüklenici arasında yapılan sözleşme uyarınca inşaatın neden olduğu tü …
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, sigortalıya ait olan işyerinde «hasar» oluşmasının nedeninin davalı idarenin maliki bulunduğu arsa üzerine yapılmakta olan inşaat olduğunun belirtilmesi karşısında yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş beyyinesi · objektif özen yükümlülüğü · mücbir sebep · ağır kusur · sorumluluktan kurtulma · rücuen alacak · işyeri sigorta poliçesi · özen yükümlülüğü
Benzer bu karardaAncak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuen alacak» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4946 E. , 2014/10841 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/12/2012
NUMARASI 2012/314-2012/345
Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.12.2012 tarih ve 2012/314-2012/345 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.06.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. H.. E.. ile davalı vekili Av. A.. T.. Ç.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin […]. Gemi Söküm Bölgesi 12 parselde mevcut iskelenin sahibi olduğunu, davalı İ..Gemi Dönüşüm Ltd. Şti’nin müvekkilinin sahibi olduğu sahanın önüne bir duba koyduğunu, dubayı kaldırmadığını, müvekkilinin gemilerinin yolunu tıkadığını ve geçişi zorlaştırdığını, 01.09.2010 tarihinde müvekkili şirkete ait Advanta isimli geminin bu dubaya çarpmasıyla gemide delik oluştuğunu ve hasara uğradığını, bu konuda Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/37 D. İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, ayrıca müvekkili şirkete ait iskele kazıklarına da zarar verdiğini, beş adet kazığın tamamen devrilip, altıncı kazığın da devrilmek üzere olduğunu, bu konuda Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/47 D.
İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, müvekkilinin toplam 106.135 TL zararın oluştuğunu ileri sürerek, 50.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, her ne kadar Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’nce dosya davanın Deniz Ticaret Hukuku'na ilişkin bir dava olduğu görüşüyle devir kararı verilmişse de; davanın niteliği itibarı ile BK'nın 58. maddesi (TBK'nın 69. Maddesi) de yer alan bir bina veya imal olunan şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan doğan bir tazminat davası olduğu, davanın yapı malikinin sorumluluğu hükümlerine göre tarafların tacir olması gözetilerek dava tarihi itibarı ile asliye ticaret mahkemesinin görev alanında olduğu, davanın taraflarının tacir olması ve tacirler arasındaki haksız fiil veya tazminat davalarının genel görevli ticaret mahkemesinde görülmesinin gerekli olup, dava tarihi itibarı ile işbölümü ilk itirazına bağlı olduğu, dava sırasında böyle bir işbölümü ilk itirazında bulunulmadığı için davanın Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldüğü, bu işbölümü itirazının yapılması halinde davanın Aliağa’nın ticari davalar yönünden Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi görev ve yetki alanı içerisinde bulunduğundan;
dosyanın Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesinin gerektiği, bu halde; dava tarihi itibarı ile yürürlükte olan yasa hükümlerine uygun olarak yapılmış bir iş bölümü ilk itirazı olmadığından ve dava deniz ticaretini ilgilendirmediğinden, davaya Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bakılması ve sonuçlandırılmasının gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın talep halinde davaya bakmaya devam etmekte olan Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıya ait dubanın davacıya ait gemi ve iskele kazıklarına zarar verdiği iddiası ile açılan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin […]. Gemi Söküm Bölgesinde gemi söküm iskelesinin bulunduğunu, davalının müvekkilinin sahibi olduğu sahanın önüne bir duba koyduğunu ve dubayı kaldırmadığını, dubanın müvekkilinin gemilerinin yolunu tıkadığını ve geçişi zorlaştırdığını, 01.09.2010 tarihinde müvekkili şirkete ait A.. isimli geminin bu dubaya çarpmasıyla gemide delik oluştuğunu, ayrıca müvekkili şirkete ait iskele kazıklarına da zarar verdiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın niteliği itibarı ile BK'nın 58. maddesinde (TBK'nın 69. maddesi) yer alan bir bina veya imal olunan şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan doğan bir tazminat davası olduğu gerekçesiyle görevsizlik ile dosyanın Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Gerek 6762 sayılı TTK gerekse 6102 sayılı TTK’nın 4. maddelerinde, bu kanunlardan doğacak uyuşmazlıklar ticari dava olarak nitelenmiş olup, 6762 sayılı TTK’nun 4. maddesine 2004 yılında eklenen son fıkra ile denizcilik ihtisas mahkemelerinin kurulması imkanı tanınmıştır. Bu hali ile dava tarihi itibari ile yürürlükte olan 6762 sayılı Yasa çerçevesinde, aynı yasanın 4. kitabından kaynaklanan uyuşmazlıkların ihtisas mahkemelerince bakılıp sonuçlandırılması zorunludur.
Yapılan bu açıklamadan sonra somut uyuşmazlığa gelindiğinde, davaya konu uyuşmazlığın gemi söküm faaliyeti ile uğraşan davanın tarafları arasında meydana geldiği, mahkemece taraflar arasındaki çekişmesinin bina veya imal olunan şeyin malikinin kusursuz sorumluluğu ilkesinden hareketle sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Ancak, dosya kapsamından davacı tarafça kıyıya çekilen geminin davalıya ait dubaya çarpması sonucunda gemide ve davacıya ait iskelede zarar oluştuğu iddiasının ileri sürüldüğü göz önüne alındığında, eldeki uyuşmazlığın doğrudan borçlar hukuku disiplini içinde yer alan, bina veya imal olunan şeyin malikinin kusursuz sorumluluğu kavramı dahilinde çözümlenmesi yerine, öncelikle davacı tarafından çekilen geminin TTK anlamında gemi niteliğinde olup olmadığı, oluşan hasarın kaynağının çatma fiili olup olmadığı gibi hususların ihtisas mahkemesi tarafından incelenip tartışılması gerekmektedir.
O halde, mahkemece Ulaştırma Bakanlığı tarafından yayımlanan Gemi Söküm Yönetmeliği de dikkate alınmak suretiyle, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101889100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz