6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kötüleme

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10485 E. 2013/10630 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüleme haksız fiil maddi ve manevi tazminat haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 49 · TTK — TTK 56TTK 57TTK 58

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilleri tarafından dava dışı Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş 'ye yazılan 31.07.2009 tarihli mektupta ileri sürülen ifadelerin TTK'nın 57/b-1 anlamında kötüleme niteliğinde olduğu ve aynı Yasanın 56.maddesinde belirtilen haksız rekabet fiilini teşkil ettiği, davacı şirket ile dava dışı Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasındaki ticari ilişkinin fiilen 24/07/2009 tarihinde kesildiği, ancak haksız rekabet teşkil eden mektubun 31/07/2009 tarihinde yazıldığı, dava dışı Paktem Endüstriyel Yıkama Yedek Parça Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti ile Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasındaki ambalaj yıkama sözleşmesinin ise 01/07/2009 tarihinde imzalandığı, davacı şirketin Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile olan ticari ilişkisinin sona ermesi ve Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin dava dışı Paktem Endüstriyel Yıkama Yedek Parça Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile ticari ilişkilerinin başlamasının dava konusu mektubun yazıldığı 31/07/2009 tarihinden öncesine denk gelmesi hususları gözetildiğinde, davacı şirketin haksız fiilin işlendiği tarihte yada sonrasında herhangi bir zararının doğmasının mümkün olmadığı, 31/07/2009 tarihinden sonrada davacı ile dava dışı Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü davalı ... vekilleri tarafından dava dışı Bosch A.Ş'ye 31/07/2009 tarihinde gönderilen mektubun TTK'nın 56. ve 57/1. maddeleri uyarınca davacı şirket yönünden bir haksız rekabet fiili olduğunun tespitine, maddi ve manevi tazminat isteminin ise koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Ancak dava, haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının , davacının müşterisine gönderdiği mektupta 6762 Sayılı TTK'nın 57/b anlamında davacıya kötüleyen ifadelerde bulunmasının haksız rekabet teşkil ettiği, koşulları oluşmadığı gerekçesiylede davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Oysa, TTK'nun 58/e maddesince gönderme yapılan BK’nun 49. maddesine göre, manevi tazminat için hukuka aykırılığın mevcut olması yeterlidir. Bu itibarla mahkemece, davalının eyleminin hukuka aykırılığı tespit edildiğine göre, somut olayın özellikleri nazara alınarak, davacı yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçelerle talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Iade faturası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9576 E. 2013/14541 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/10485 E.  ,  2013/10630 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/12/2011 tarih ve 2010/456-2011/522 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin ortağı iken sermaye taahüdünü yerine getirmediğinden TTK'nın 529. maddesi uyarınca ortaklıktan çıkarıldığını, davalının ortaklıktan çıkarılmadan önce, müvekkili şirketin uzun yıllar hizmet verdiği ilk ve tek müşterisi olan Bosch Ticaret ve Sanayi A.Ş'ye, vekili marifeti ile 31.07.2009 tarihli bir yazı göndererek, müvekkili şirketin iç meselelerini ilgilendiren hayati öneme haiz işletme sırlarını bilerek ve isteyerek ifşa ettiğini, müvekkili şirket hakkında suçlayıcı ve küçük düşürücü beyanlar ve ithamlarda bulunduğunu, davalının, mevcut olan iyi ilişkilerin bozulmasını hedeflediğini, davalının bu eylemi sebebiyle müvekkili şirket ile anılan şirketin uzun yıllardır süregelen iyi iş ilişkilerinin bir anda sekteye uğradığını, ilişkilerin tek yanlı olarak müşteri şirket tarafından belirli bir süre dondurulduğunu, mevcut siparişlerin ertelendiğini, iş programının aksadığını, bu sebeple müvekkili şirket tarafından bu şirkete verilen hizmetlerin birim fiyatlarında kümülatif olarak yaklaşık %5 oranında zoraki bir indirim yapmak zorunda bırakıldıklarını, bu durumun davacı şirketin 65.000,00.-TL civarında bir ciro kaybına neden olduğunu ileri sürerek davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirketin %50 hissesine sahip olduğunu, ortalıktan çıkarılmasına ilişkin ortaklar kurulu kararlarının geçersiz olduğunu, ilgili ihraç kararının iptali için Bursa Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nin 2009/693 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davacı şirketin Bosch Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile ticari ilişki kurduğu günden bugüne kadar ticari ilişkiyi geliştirdiğini, taraflar arasında belirtilen hukuki ihtilafların çıkması nedeniyle şirketin ticari ilişki içerisinde olduğu Bosch Ticaret ve Sanayi A.Ş yetkililerine yazı yazılarak açılmış bulunan davalar ve bu davaların içerikleri hakkında kısa bilgi verilerek müvekkilinin haklarının koruyacağının belirtildiğini, şirketin iç meselelerini ilgilendiren hayati öneme haiz işletme sırlarının ifşa olunmadığını, şirket hakkında suçlayıcı ve küçük düşürücü beyan ve ithamlarda bulunulmadığını, mevcut olan iyi iş ilişkilerinin bozulmasının hedeflenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilleri tarafından dava dışı Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş 'ye yazılan 31.07.2009 tarihli mektupta ileri sürülen ifadelerin TTK'nın 57/b-1 anlamında kötüleme niteliğinde olduğu ve aynı Yasanın 56.maddesinde belirtilen haksız rekabet fiilini teşkil ettiği, davacı şirket ile dava dışı Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasındaki ticari ilişkinin fiilen 24/07/2009 tarihinde kesildiği, ancak haksız rekabet teşkil eden mektubun 31/07/2009 tarihinde yazıldığı, dava dışı Paktem Endüstriyel Yıkama Yedek Parça Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti ile Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasındaki ambalaj yıkama sözleşmesinin ise 01/07/2009 tarihinde imzalandığı, davacı şirketin Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş.

ile olan ticari ilişkisinin sona ermesi ve Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin dava dışı Paktem Endüstriyel Yıkama Yedek Parça Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile ticari ilişkilerinin başlamasının dava konusu mektubun yazıldığı 31/07/2009 tarihinden öncesine denk gelmesi hususları gözetildiğinde, davacı şirketin haksız fiilin işlendiği tarihte yada sonrasında herhangi bir zararının doğmasının mümkün olmadığı, 31/07/2009 tarihinden sonrada davacı ile dava dışı Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü davalı ... vekilleri tarafından dava dışı Bosch A.Ş'ye 31/07/2009 tarihinde gönderilen mektubun TTK'nın 56. ve 57/1. maddeleri uyarınca davacı şirket yönünden bir haksız rekabet fiili olduğunun tespitine, maddi ve manevi tazminat isteminin ise koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Ancak dava, haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının , davacının müşterisine gönderdiği mektupta 6762 Sayılı TTK'nın 57/b anlamında davacıya kötüleyen ifadelerde bulunmasının haksız rekabet teşkil ettiği, koşulları oluşmadığı gerekçesiylede davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Oysa, TTK'nun 58/e maddesince gönderme yapılan BK’nun 49. maddesine göre, manevi tazminat için hukuka aykırılığın mevcut olması yeterlidir. Bu itibarla mahkemece, davalının eyleminin hukuka aykırılığı tespit edildiğine göre, somut olayın özellikleri nazara alınarak, davacı yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçelerle talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/522216200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.