Sahtelik iddiası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/12282 E. 2013/10396 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahtelik iddiası↗ sözleşmenin devri↗ hisse devir sözleşmesinin iptali↗ imza inkârı↗ imza sahteliği↗ ortaklar kurulu kararının iptali↗ imza inkarı↗ ek mehil↗ sahtelik↗ sözleşmenin iptali↗ tasdik kararı↗ ortaklar kurulu kararı↗ mirasçılık↗ hisse devir sözleşmesi↗ limited şirket↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar hisse devir işlemi TTK'nın 520. maddesine uygun ise de sahte olarak gerçekleştirilmiş olduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne, İdonya Yağ Tarım Ürünleri Madencilik San. Tic. Ltd. Şti ortaklar genel kurulunu 07/12/2007 tarih ve 01 sayılı kararına istinaden Bornova 2. Noterliği'nin 10/12/2007 tarih ve 23815 Yev. nolu hisse devir sözleşmesinin iptaline ve dava konusu 60 payın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı İdonya Yağ Tarım Ürünleri Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, noterde düzenlenen Limited Şirket hisse devir sözleşmesi ile bu devre onay veren ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece hisseyi devralan ile hisseleri devredilen şirketin hasım olarak gösterildiği davada kabul kararı verilmiştir. Ancak, davacı vekili dava dışı noterlikçe tasdik olunan limited şirket hisse devir sözleşmesinde yer
alıp müvekkiline izafe edilen imzaların gerçekte müvekkiline ait olmadığını ileri sürmekle bu imzaların sahteliğini iddia etmektedir. Zira noterden tasdikli imzanın inkarı nedeniyle açılan dava aynı zamanda HUMK'nın 314. maddesi anlamında açılmış bir sahtelik davasıdır. Öte yandan, HUMK'nın 295/f.I ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 82/f.III maddeleri hükümlerine göre noterlikçe onaylanan imza sahteliği sabit oluncaya kadar geçerlidir. Böyle bir imzanın sahteliği iddiası ise sözleşmenin diğer tarafına olduğu kadar sözleşmedeki imzayı onaylayan notere karşı da ileri sürülmüş bir iddia olup sabit görülmesi halinde noterin Noterlik Kanunu'nun 162. maddesi uyarınca hukuki sorumluluğuna da yol açabileceği gibi noterin savunması bu davanın sonucunu da etkileyebilir. Şu halde onaylı imzanın sahteliği iddiasının bu imzayı onaylayan noterin taraf olmadığı bir davada incelenip hükme bağlanması usul hukuku ilkelerine uygun düşmemektedir. Kaldı ki, karardan sonra yürürlüğe giren 6100 s. HMK'nın 208/4. maddesi gereğince resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Bu durumda, mahkemece ilgili noter hakında da ayrı bir dava açmak üzere davacıya mehil verilmek ve dava açıldığı takdirde bu dava ile birleştirilerek görülmek gerekirken noterin yokluğunda noter sözleşmesinin iptaline karar verilmesi doğru olmadığı gibi, hisseyi devralanın/mirasçılarının davayı kabul beyanları da bulunmadığı gözetildiğinde devre onay veren ortaklar kurulu kararının da hiçbir inceleme yapılmaksızın iptaline karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1083 E. 2017/34 K.
Ortak:sahtelik iddiası · imza sahteliği · imza inkarı · ek mehil · sahtelik · tasdik kararı · ortaklar kurulu kararı · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz karardaAncak, davacı vekili dava dışı noterlikçe «tasdik» olunan «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinde» yer alıp müvekkiline izafe edilen imzaların gerçekte müvekkiline ait olmadığını ileri sürmekle bu imzaların «sahteliğini» iddia etmektedir.
Zira noterden «tasdikli» «imzanın inkarı» nedeniyle açılan dava aynı zamanda HUMK'nın 314. maddesi anlamında açılmış bir «sahtelik» davasıdır.
Böyle bir «imzanın sahteliği iddiası» ise sözleşmenin diğer tarafına olduğu kadar sözleşmedeki imzayı onaylayan notere karşı da ileri sürülmüş bir iddia olup sabit görülmesi halinde noterin Noterlik Kanunu'nun 162. maddesi uyarınca hukuki sorumluluğuna da yol açabileceği gibi noterin savunması bu davanın sonucunu da etkileyebilir.
Benzer bu karardaAncak, davacı vekili dava dışı noterlikçe «tasdik» olunan «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinde» yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürmekte ve müvekkili adına olan «imzanın sahteliğini» iddia etmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «hisse devir sözleşmenin» davacının oğlu olan vekili ... tarafından imzalanmış olduğu, ancak noter senedinde devreden olarak ...'ın yer aldığı, hisse devir senedinde imzanın vekaleten atıldığına dair bir açıklama bulunmadığı, davacı adına hisse devir sözleşmesini imzalayan ...'ın bu işlemi yapmaya yetkili olduğu, vekilin ya da «temsilcinin» imza atarken vekaleten ya da temsilci olarak hareket ettiğini yazmamasının tek başına o sözleşmeyi «geçersiz» hale getirmeyeceği, noterin imza «tasdiki» yaparken davacının «kimlik tespitlerini» yapmış olması ve vekilin ayrıca kimlik tespiti yapılmamış olması da tek başına geçersizlik sonucunu doğurmayacağı, noter tarafından imza tasdiki yapılmış olmakla TTK 520. maddesinde öngörülen «şekil şartının» gerçekleştiği, «hisse devrinin» «pay defterine» işlenmesine dair şirket ortaklar kurulunun kararını davacı adına yine vekili olan ...'ın imzaladığı, bu karara ... adına vekilinin katılmış olmasında bir usulsüzlük bulunmadığı gibi, yukarıda açıklandığı üzere vekaleten hareket edildiğine dair açıklama yazılmaması imzayı geçersiz hale getirmeyeceği, hisse devrinin usulüne uygun olarak alınan «ortaklar kurulu» kararıyla şirket pay defterine işlendiği ve «pay devrinin» tamamlandığı, devir tarihinde gerçek hisse değerleri ile hisse devir senedinde gösterilen değerler arasında davacı aleyhinde açık bir nispetsizlik bulunmadığı, dav …
1-Dava, noterde düzenlenen «limited şirket» «hisse devir sözleşmesi» ile bu devre onay veren «ortaklar kurulu» kararının «sahteliği» sebebiyle «hisse devrinin iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece hisseyi devralan ile hisseleri devredilen şirketin hasım olarak gösterildiği davada davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kimlik tespiti · hisse devrinin iptali · şekil şartı · pay devri · hisse devri · pay defteri · geçersizlik · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «hisse devir sözleşmenin» davacının oğlu olan vekili ... tarafından imzalanmış olduğu, ancak noter senedinde devreden olarak ...'ın yer aldığı, hisse devir senedinde imzanın vekaleten atıldığına dair bir açıklama bulunmadığı, davacı adına hisse devir sözleşmesini imzalayan ...'ın bu işlemi yapmaya yetkili olduğu, vekilin ya da «temsilcinin» imza atarken vekaleten ya da temsilci olarak hareket ettiğini yazmamasının tek başına o sözleşmeyi «geçersiz» hale getirmeyeceği, noterin imza «tasdiki» yaparken davacının «kimlik tespitlerini» yapmış olması ve vekilin ayrıca kimlik tespiti yapılmamış olması da tek başına geçersizlik sonucunu doğurmayacağı, noter tarafından imza tasdiki yapılmış olmakla TTK 520. maddesinde öngörülen «şekil şartının» gerçekleştiği, «hisse devrinin» «pay defterine» işlenmesine dair şirket ortaklar kurulunun kararını davacı adına yine vekili olan ...'ın imzaladığı, bu karara ... adına vekilinin katılmış olmasında bir usulsüzlük bulunmadığı gibi, yukarıda açıklandığı üzere vekaleten hareket edildiğine dair açıklama yazılmaması imzayı geçersiz hale getirmeyeceği, hisse devrinin usulüne uygun olarak alınan «ortaklar kurulu» kararıyla şirket pay defterine işlendiği ve «pay devrinin» tamamlandığı, devir tarihinde gerçek hisse değerleri ile hisse devir senedinde gösterilen değerler arasında davacı aleyhinde açık bir nispetsizlik bulunmadığı, dav …
1-Dava, noterde düzenlenen «limited şirket» «hisse devir sözleşmesi» ile bu devre onay veren «ortaklar kurulu» kararının «sahteliği» sebebiyle «hisse devrinin iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece hisseyi devralan ile hisseleri devredilen şirketin hasım olarak gösterildiği davada davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce daha önce verilen 2012/12282 E. - 2013/10936 K. sayılı ve 20.05.2013 tarihli ilamda da ifade olunduğu üzere «hisse devrinin» dayanağı olan noter sözleşmesinde yer alan «imzanın inkarı» nedeniyle açılan dava aynı zamanda 6100 s.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11969 E. 2013/10323 K.
Ortak:sahtelik iddiası · imza sahteliği · imza inkarı · ek mehil · sahtelik · tasdik kararı · limited şirket
İncelediğiniz karardaAncak, davacı vekili dava dışı noterlikçe «tasdik» olunan «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinde» yer alıp müvekkiline izafe edilen imzaların gerçekte müvekkiline ait olmadığını ileri sürmekle bu imzaların «sahteliğini» iddia etmektedir.
Zira noterden «tasdikli» «imzanın inkarı» nedeniyle açılan dava aynı zamanda HUMK'nın 314. maddesi anlamında açılmış bir «sahtelik» davasıdır.
Böyle bir «imzanın sahteliği iddiası» ise sözleşmenin diğer tarafına olduğu kadar sözleşmedeki imzayı onaylayan notere karşı da ileri sürülmüş bir iddia olup sabit görülmesi halinde noterin Noterlik Kanunu'nun 162. maddesi uyarınca hukuki sorumluluğuna da yol açabileceği gibi noterin savunması bu davanın sonucunu da etkileyebilir.
Benzer bu karardaNoterden «tasdikli» «imzanın inkarı» nedeniyle, davacı tarafından açılan dava aynı zamanda 1086 Sayılı HUMK'nın 314. maddesi anlamında (davayı asliye) şeklinde açılmış bir «sahtelik» davasıdır. (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C:II, 1980, sh: 1448,1449, 1504; Necmettin Berkin, Tatbikatçılara Medeni Usul Hukuku Rehberi, Sh: 811; Necip Bilge-Ergun Önen, Medeni Yargılama Hukuku Dersleri, 1978, Sh:579).
Böyle bir «imzanın sahteliği iddiası» ise davada kendisine «husumet» yöneltilen taraflara olduğu kadar vekaletnamedeki imzayı onaylayan notere karşı da ileri sürülmüş bir iddia olup sabit görülmesi halinde noterin Noterlik Kanunu'nun 162. maddesi uyarınca hukuki sorumluluğuna da yol açabileceği gibi noterin savunması bu davanın sonucunu da etkileyebilir.
Ancak, davacı vekili dava dışı noterlikçe «tasdik» olunan vekaletnamede yer alıp müvekkiline izafe edilen imzaların gerçekte müvekkiline ait olmadığını ileri sürmekte, bu imzaların «sahteliğini» iddia etmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri · geçersizlik · cy/cy kaydı · kesin hüküm · husumet
Benzer bu kararda… , iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan tüm işlemlerin sahte belge ile yapıldığı ve bu devirlerden davacının sorumlu tutulamayacağı, «hisse devrine» yönelik tüm devir sözleşmelerinin TTK’nın 520 ve devamı maddelerine uygun olarak düzenlenmediğinden yasal şartlarını taşımadığı, tüm devirlerin sahte vekaletname ile «geçersiz» olarak yapıldığı ve yok hükmünde olduğu gerekçesiyle, davalı şirketin kuruluşunda ve sonrasında davacının bu şirkete hiçbir şekilde ortak olmadığının tespiti ile hisse devri ile ortak olduğuna dair «kaydın» başından itibaren geçersizliğine ve bu geçersiz devir sonucu yapılan müdür atamasının ve buna yönelik tüm işlemlerin yok hükmünde olduğundan iptallerine karar veri …
Böyle bir «imzanın sahteliği iddiası» ise davada kendisine «husumet» yöneltilen taraflara olduğu kadar vekaletnamedeki imzayı onaylayan notere karşı da ileri sürülmüş bir iddia olup sabit görülmesi halinde noterin Noterlik Kanunu'nun 162. maddesi uyarınca hukuki sorumluluğuna da yol açabileceği gibi noterin savunması bu davanın sonucunu da etkileyebilir.
… ı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabileceği, asıl davaya bakan hâkimin, gerekirse bu konuda imza veya yazıyı inkâr eden tarafa, dava açması için iki haftalık «kesin» bir süre vereceği hüküm altına alınmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1751 E. 2019/1651 K.
Ortak:sahtelik · hisse devir sözleşmesi · limited şirket
İncelediğiniz karardaAncak, davacı vekili dava dışı noterlikçe «tasdik» olunan «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinde» yer alıp müvekkiline izafe edilen imzaların gerçekte müvekkiline ait olmadığını ileri sürmekle bu imzaların «sahteliğini» iddia etmektedir.
Noterliği'nin 10/12/2007 tarih ve 23815 Yev. nolu «hisse devir sözleşmesinin iptaline» ve dava konusu 60 payın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
1- Dava, noterde düzenlenen Limited Şirket «hisse devir sözleşmesi» ile bu devre onay veren «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece hisseyi devralan ile hisseleri devredilen şirketin hasım olarak gösterildiği davada kabul kararı verilmiştir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davanın noterde düzenlenen «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin» «sahteliği» hukuki nedenine dayalı olarak açılmış bulunmasına göre davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/178 E. 2018/6061 K.
Ortak:sahtelik iddiası · imza inkarı · ek mehil · sahtelik
İncelediğiniz karardaZira noterden «tasdikli» «imzanın inkarı» nedeniyle açılan dava aynı zamanda HUMK'nın 314. maddesi anlamında açılmış bir «sahtelik» davasıdır.
Böyle bir «imzanın sahteliği iddiası» ise sözleşmenin diğer tarafına olduğu kadar sözleşmedeki imzayı onaylayan notere karşı da ileri sürülmüş bir iddia olup sabit görülmesi halinde noterin Noterlik Kanunu'nun 162. maddesi uyarınca hukuki sorumluluğuna da yol açabileceği gibi noterin savunması bu davanın sonucunu da etkileyebilir.
Ancak, davacı vekili dava dışı noterlikçe «tasdik» olunan «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinde» yer alıp müvekkiline izafe edilen imzaların gerçekte müvekkiline ait olmadığını ileri sürmekle bu imzaların «sahteliğini» iddia etmektedir.
Benzer bu karardaBöyle bir belge içeriğinin «sahteliği iddiası» belgenin diğer tarafına olduğu kadar belgeyi düzenleyen notere karşı da ileri sürülmüş bir iddia olup, sabit görülmesi halinde noterin Noterlik Kanunu'nun 162. maddesi uyarınca hukuki sorumluluğuna da yol açabileceği gibi noterin savunması bu davanın sonucunu da etkileyebilir.
Davacı taraf noter imha tutanağının aksine elinde bulunan hisse senetlerinin gerçek «hisse senedi» olduğunu, noter imha tutanağının gerçeği yansıtmadığını iddia ettiğine göre, işbu davada aynı zamanda 6100 sayılı HMK’nın 208/4. (HUMK 314) maddesi anlamında bir «sahtelik» iddiasına dayanılmaktadır.
Öte yandan, 6100 sayılı HMK’nın 204. ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 82. maddesine göre noterlikçe belgelendirilen işlemlerin resmi işlem sayılacağı ve «sahteliği» sabit oluncaya kadar geçerli olacağı düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse senedi · yenileme · hamil · yetkisizlik kararı · ilan · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu kararda… elirtildiği ve taraflarca kabul edildiği üzere dava konusu hisse senetlerinin değiştirilmesi nedeni ile noter huzurunda iptal edildiği, hisse senetlerinin tamamının «yenileri» ile değiştirilerek tedavülden kaldırıldığı, şirketin borsada işlem görmesi nedeni ile bu işlemin yapıldığı, senetlerin hak doğurucu olmayıp açıklayıcı nitelikte bulunduğu, hisse senetlerinin elde bulundurulmasının hak sahipliğine delil teşkil etmeyeceği, noter huzurunda iptal edilen «hisse senedi» kuponlarına dayanılarak talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının, davalı şirketin ortağı olduğu ve elinde davalı şirkete ait «hamiline» hisse senetlerinin olduğu iddiası ile açılan hisse senet bedellerinin tespiti ve tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu hisse senetlerinin noter huzurunda «yenileri» ile değiştirilmek suretiyle imha edildiği, hisse senetlerinin elde bulundurulmasının hak sahipliğine delil teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya münceratında, davalı taraf eski hisse senetlerinin getirtilerek «yenileri» ile değiştirilmesi için «ilan» yapıldığını, tüm eski hisse senetlerinin noter huzurunda imha edildiğini ve bu nedenle davacının iddiasının dinlenemeyeceğini savunmuş ve delil olarak da 16.01.1993 tarihli noter imha tutanağını sunmuştur.
Davalının «ibraz» ettiği noter imha tutanağına göre davacının hak iddiasına dayanak aldığı hisse senetlerinin imha edildiği anlaşılmakta ise de davacı tarafından hisse senetlerinin asıllarını ibraz edilmiş ve «yetkisiz» mahkemece kasaya alınarak daha sonra davacıya iade edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/12282 E. , 2013/10396 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.07.2010 tarih ve 2009/333-2010/321 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı İdonya Yağ Tarım Ürünleri Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı İdonya Yağ Tarım Ürünleri Madencilik San. Tic. Ltd. Şti.'nin 60 pay ile ortağı olduğunu, müvekkilinin yurt dışında bulunduğu sırada hisselerinin 07/12/2007 tarih ve 01 sayılı karar ile diğer davalı ...'e devredildiğini ve ... ile aralarında Bornova 2. Noterliği'nin 10/12/2007 tarih ve 23815 yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesinin imza edildiğini ve buna istinaden bu hisse devir işleminin ticaret sicil gazetesinde 19/12/2007 tarihli nüshasında ilan edildiğini öğrendiğini, söz konusu işlemlerde müvekkili adına atılan imzaların müvekkilinin kendisine ait olmadığını, yapılan bu işlemin iptali için Akhisar 2. 2009/134 Esas sayılı davanın açıldığını, bu davada karşı tarafın davayı kabul ettiklerini beyan ettiklerini, ancak bu davanın ...'e yöneltilmesi gerektiğinden bahisle husumet yokluğundan reddedildiğini, bu sebeple davalı ...'e de işbu davanın yöneltilerek açıldığını, ileri sürerek satış işlemlerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığının tespiti ile bu işlemlerin iptaline, söz konusu hisselerin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, duruşmadaki beyanında davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar hisse devir işlemi TTK'nın 520. maddesine uygun ise de sahte olarak gerçekleştirilmiş olduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne, İdonya Yağ Tarım Ürünleri Madencilik San. Tic. Ltd. Şti ortaklar genel kurulunu 07/12/2007 tarih ve 01 sayılı kararına istinaden Bornova 2. Noterliği'nin 10/12/2007 tarih ve 23815 Yev. nolu hisse devir sözleşmesinin iptaline ve dava konusu 60 payın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı İdonya Yağ Tarım Ürünleri Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, noterde düzenlenen Limited Şirket hisse devir sözleşmesi ile bu devre onay veren ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece hisseyi devralan ile hisseleri devredilen şirketin hasım olarak gösterildiği davada kabul kararı verilmiştir. Ancak, davacı vekili dava dışı noterlikçe tasdik olunan limited şirket hisse devir sözleşmesinde yer
alıp müvekkiline izafe edilen imzaların gerçekte müvekkiline ait olmadığını ileri sürmekle bu imzaların sahteliğini iddia etmektedir. Zira noterden tasdikli imzanın inkarı nedeniyle açılan dava aynı zamanda HUMK'nın 314. maddesi anlamında açılmış bir sahtelik davasıdır. Öte yandan, HUMK'nın 295/f.I ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 82/f.III maddeleri hükümlerine göre noterlikçe onaylanan imza sahteliği sabit oluncaya kadar geçerlidir. Böyle bir imzanın sahteliği iddiası ise sözleşmenin diğer tarafına olduğu kadar sözleşmedeki imzayı onaylayan notere karşı da ileri sürülmüş bir iddia olup sabit görülmesi halinde noterin Noterlik Kanunu'nun 162. maddesi uyarınca hukuki sorumluluğuna da yol açabileceği gibi noterin savunması bu davanın sonucunu da etkileyebilir.
Şu halde onaylı imzanın sahteliği iddiasının bu imzayı onaylayan noterin taraf olmadığı bir davada incelenip hükme bağlanması usul hukuku ilkelerine uygun düşmemektedir. Kaldı ki, karardan sonra yürürlüğe giren 6100 s. HMK'nın 208/4. maddesi gereğince resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Bu durumda, mahkemece ilgili noter hakında da ayrı bir dava açmak üzere davacıya mehil verilmek ve dava açıldığı takdirde bu dava ile birleştirilerek görülmek gerekirken noterin yokluğunda noter sözleşmesinin iptaline karar verilmesi doğru olmadığı gibi, hisseyi devralanın/mirasçılarının davayı kabul beyanları da bulunmadığı gözetildiğinde devre onay veren ortaklar kurulu kararının da hiçbir inceleme yapılmaksızın iptaline karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı İdonya Yağ Tarım Ürünleri Ltd. Şti.'ne iadesine, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/521519700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz