Şirket tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/244 E. 2019/999 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsil yetkisinin kaldırılması↗ pasif dava ehliyeti (husumet)↗ azil↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ hmk 150↗ işlemden kaldırma↗ aktif dava ehliyeti↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ fesih↗ kâr kaybı↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ maddi ve manevi tazminat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ haksız rekabet↗ temsil↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl dava yönüden davacı ...'ın kendi adına açtığı haksız rekabet davasının aktif ehliyet yokluğu nedeni ile usulden reddine, davacı Nisar Gıda Tar. ve Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalıya karşı açtığı haksız rekabet davasının kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, "Sisar" ibaresinin iltibas oluşturmayacak şekilde değiştirilmesi ya da ticaret unvanından silinmesi suretiyle haksız rekabetin menine, kâr kaybı ve maddi zarar talebinin reddine, 8.000TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen alınarak davacı Nisar Gıda Tarım ve Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti'ne verilmesine, davacılar ... ve Nisar Gıda Tarım ve Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalı ...'e karşı açtığı azil davasının kabulü ile, kurucu ortak ...'in müdürlük görevinden azline, karşı dava yönünden karşı davacı ...'in karşı davalı Nisar Gıda Tarım ve Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne açtığı tasfiye davasının reddine, karşı-davacı Sisar Gıda Tarım ve Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin karşı davalılara ve karşı davacı ...'in karşı davalı ...'a karşı açtığı tasfiye davasının sırasıyla aktif ve pasif dava yokluğu nedeni ile usulden reddine dair verilen kararın davacı- karşı davalı ... ve davalılar- karşı davacılar vekilince temyizi üzerine karar davalılar- karşı davacılar yararına bozulmuştur.
Davalılar- karşı davacılar vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Asıl dava, haksız rekabetin tesbiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili, davalı şirket müdürünün temsil yetkisinin kaldırılması, davalı şirketin ticaret ünvanının terkini, karşı dava ise fesih ve tasfiye istemlerine ilişkindir.
Asıl davada, mahkemenin 03.07.2014 tarihli oturumunda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olup HMK 150/4 maddesine uygun şekilde yasal 3 aylık süre içerisinde yenilenmediğinden HMK 150/5 maddesi gereğince asıl davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken asıl davaya ilişkin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
2-Karşı davada, karşı davalı Nisar Gıda Tarım ve Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti'nin ticaret sicil kaydının tetkikinden, şirketin karardan önce 08.09.2014 tarihinde 6102 sayılı TTK. Geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen silindiği anlaşılmaktadır. Bu durumda anılan şirket yönünden pasif dava ehliyeti değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır.
3- (1) no'lu bozma nedenine göre davacı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
4- (1) ve (2) no'lu bozma nedenine göre de karşı davacıların sair temyiz itirazları incelenmemiştir.
Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenle asıl davaya yönelik yerel mahkeme kararının (2) no'lu bentte açıklanan nedenle de karşı davaya yönelik kararın bozulması gerekirken 19.12.2016 tarihli bozma ilamında asıl davada davacı ...'ın tüm temyiz itirazlarının reddi ile asıl davada davalıların temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması doğru olmadığından asıl davada davalı karşı davada davacıların karar düzeltme isteminin kabulü ile 19.12.2016 tarihli Dairemiz kararının kaldırılarak 1,2,3 ve 4 no'lu bentlerde açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/377 E. 2011/4341 K.
Ortak:terkin · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaŞti.'nin davalıya karşı açtığı «haksız rekabet» davasının kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, "Sisar" ibaresinin «iltibas» oluşturmayacak şekilde değiştirilmesi ya da ticaret unvanından silinmesi suretiyle haksız rekabetin menine, kâr «kaybı» ve maddi zarar talebinin reddine, 8.000TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen alınarak davacı Nisar Gıda Tarım ve Hay.
1-Asıl dava, «haksız rekabetin» tesbiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili, davalı şirket müdürünün «temsil yetkisinin kaldırılması», davalı şirketin ticaret ünvanının «terkini», karşı dava ise «fesih» ve «tasfiye» istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl dava yönüden davacı ...'ın kendi adına açtığı «haksız rekabet» davasının «aktif ehliyet» yokluğu nedeni ile «usulden reddine», davacı Nisar Gıda Tar. ve Hay.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı-karşı davacının talepleri arasında ambalaj suretiyle «haksız rekabetin» tespitinin incelenmesi ve sonuçlarının giderilmesi yönünde talep olmadığı, bu yönüyle hüküm kurulmadığı, davacı markasının 29. sınıf emtialar bakımından 16.05.2006 tarihinde tescil edildiği, davalı-karşı davacı markalarının ise aynı sınıfta 1999 yılında tescil edildikleri, emtiaların aynı ve benzer bulunduğu, markalar arasında karışıklığa neden olacak şekilde benzerlik bulunduğu, karşı dava bakımından «iltibasın» varlığı iddiasının yerinde olduğu, davacının marka tescil başvurusunu davadan önce 2005 yılında yaptığı, hükümsüz kılınıncaya kadar tescil korumasından yararlanacağı, davalı markalarına bir tecavüzün olmadığı, her ne kadar karşı davada unvan «terkini» istemi mevcutsa da unvanın tescilli şekilde ve markasal olmayan şekilde kullanımının davalı-karı davacı markalarına tecavüz oluşturmayacağı, esasen unvanlar arasında da benzerlik bulunmadığı, karşı dava «ıslah» edilerek hükümsüzlük isteminde bulunulduğu, karşı davalının «derdestlik» itirazının olduğu, taraflar arasında Ankara FSHHM’nde 556 sayılı KHK'nin 8/1-b ve 42 nci maddelerine dayalı hükümsüzlük davasının bulunduğu, derdestlik itirazının yerinde olduğu, her ne kadar ayrı bir dava olarak açılmamış ise de bu talebin yapılmamış sayıldığı gerekçesiyle asıl davanın marka tescil başvurusunun kabul edilerek tescile bağlanması nedeniyle tescilli olduğu emtialar üzerinde kullanımın davalı-karşı davacı markalarına tecavüz oluşturmadığının tespitine, karşı davanın kısmen kabulüne, taraf markaları arasında iltibasın mevcut olduğunun tespitine, hükümsüzlük talebinin «yapılmamış sayılmasına», diğer istemlerin reddine karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.09.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılmamış sayılma · derdestlik · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, davalı-karşı davacının talepleri arasında ambalaj suretiyle «haksız rekabetin» tespitinin incelenmesi ve sonuçlarının giderilmesi yönünde talep olmadığı, bu yönüyle hüküm kurulmadığı, davacı markasının 29. sınıf emtialar bakımından 16.05.2006 tarihinde tescil edildiği, davalı-karşı davacı markalarının ise aynı sınıfta 1999 yılında tescil edildikleri, emtiaların aynı ve benzer bulunduğu, markalar arasında karışıklığa neden olacak şekilde benzerlik bulunduğu, karşı dava bakımından «iltibasın» varlığı iddiasının yerinde olduğu, davacının marka tescil başvurusunu davadan önce 2005 yılında yaptığı, hükümsüz kılınıncaya kadar tescil korumasından yararlanacağı, davalı markalarına bir tecavüzün olmadığı, her ne kadar karşı davada unvan «terkini» istemi mevcutsa da unvanın tescilli şekilde ve markasal olmayan şekilde kullanımının davalı-karı davacı markalarına tecavüz oluşturmayacağı, esasen unvanlar arasında da benzerlik bulunmadığı, karşı dava «ıslah» edilerek hükümsüzlük isteminde bulunulduğu, karşı davalının «derdestlik» itirazının olduğu, taraflar arasında Ankara FSHHM’nde 556 sayılı KHK'nin 8/1-b ve 42 nci maddelerine dayalı hükümsüzlük davasının bulunduğu, derdestlik itirazının yerinde olduğu, her ne kadar ayrı bir dava olarak açılmamış ise de bu talebin yapılmamış sayıldığı gerekçesiyle asıl davanın marka tescil başvurusunun kabul edilerek tescile bağlanması nedeniyle tescilli olduğu emtialar üzerinde kullanımın davalı-karşı davacı markalarına tecavüz oluşturmadığının tespitine, karşı davanın kısmen kabulüne, taraf markaları arasında iltibasın mevcut olduğunun tespitine, hükümsüzlük talebinin «yapılmamış sayılmasına», diğer istemlerin reddine karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.09.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1437 E. 2021/5671 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu kararda… ktar içinde 17.500,00 TL ile sınırlı olmak üzere tahsili ile adı geçen davalı ... şirketinden alınıp yine 28.04.2011 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davacıya verilmesine) dair verilen karar, davacı vekili ve davalı Şahbazlar Gıda Akaryakıt Nak.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/525 E. 2011/8177 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şikayet · ikrar · teminat · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacının «şikayeti» üzerine K.Maraş C.Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada davalının verdiği 12.02.2009 tarihli ifadesinde davacının piyasaya çok sayıda mal verdiği için kendisinden «teminat» olarak 15.000 TL para aldığını beyan ve «ikrar» ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece «husumet» hususunun her aşamada re’sen nazara alınması gerektiği gözetilerek davanın husumetten reddi gerekirken, esası ile ilgili karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/244 E. , 2019/999 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Taşköprü Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14/11/2014 gün ve 2002/28-2014/408 sayılı kararı bozan Daire'nin 19/12/2016 gün ve 2016/7055-2016/9671 sayılı kararı aleyhinde davalılar-karşı davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacılardan ... ile davalılardan ...'in Nisar Gıda Tarım Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti'yi kurduklarını, davalı tarafça müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, Taşköprü Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/2 D.iş sayılı dosyası ile yapılan tespitte davalının Nisar Şirketi ve bu şirketteki müdürlüğü devam ederken Sisar adı ile sarımsak alım satımında faaliyet gösteren şirket kurduğunu, müdürün davalı ... olduğunu, yeni kurulan şirket adresinin aynı adres olduğunu, iltibasa meydan verebilecek şekilde Sisar olarak verilen şirket adının Nisar adına ambalajlanmış ve bandrollenmiş kutuların işçiler tarafından sökülüp kendi şirket etiketlerinin yapıştırıldığının tespit edildiğini, davalının TTK hükümlerine göre kendisi ya da başkası hesabına iş görmesi yasaklanmışken Sisar Ltd.
Şti'ni kurucu ortak olarak faaliyete geçirdiğinden haksız rekabet yasağına aykırı hareket etmiş olması nedeniyle haksız rekabetin tespiti ve Sisar sözcüğünün yazılmasının men edilmesini, 47.300 TL zararın 5.000 TL maddi tazminatın, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, aleyhine açılan karşı davada ise karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı vekili, açılan haksız davanın reddi ile karşı dava yönünden ise ortaklık amacının yitirilmesi nedeniyle şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl dava yönüden davacı ...'ın kendi adına açtığı haksız rekabet davasının aktif ehliyet yokluğu nedeni ile usulden reddine, davacı Nisar Gıda Tar. ve Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalıya karşı açtığı haksız rekabet davasının kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, "Sisar" ibaresinin iltibas oluşturmayacak şekilde değiştirilmesi ya da ticaret unvanından silinmesi suretiyle haksız rekabetin menine, kâr kaybı ve maddi zarar talebinin reddine, 8.000TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen alınarak davacı Nisar Gıda Tarım ve Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti'ne verilmesine, davacılar ...
ve Nisar Gıda Tarım ve Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalı ...'e karşı açtığı azil davasının kabulü ile, kurucu ortak ...'in müdürlük görevinden azline, karşı dava yönünden karşı davacı ...'in karşı davalı Nisar Gıda Tarım ve Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne açtığı tasfiye davasının reddine, karşı-davacı Sisar Gıda Tarım ve Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin karşı davalılara ve karşı davacı ...'in karşı davalı ...'a karşı açtığı tasfiye davasının sırasıyla aktif ve pasif dava yokluğu nedeni ile usulden reddine dair verilen kararın davacı- karşı davalı ... ve davalılar- karşı davacılar vekilince temyizi üzerine karar davalılar- karşı davacılar yararına bozulmuştur.
Davalılar- karşı davacılar vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Asıl dava, haksız rekabetin tesbiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili, davalı şirket müdürünün temsil yetkisinin kaldırılması, davalı şirketin ticaret ünvanının terkini, karşı dava ise fesih ve tasfiye istemlerine ilişkindir.
Asıl davada, mahkemenin 03.07.2014 tarihli oturumunda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olup HMK 150/4 maddesine uygun şekilde yasal 3 aylık süre içerisinde yenilenmediğinden HMK 150/5 maddesi gereğince asıl davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken asıl davaya ilişkin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
2-Karşı davada, karşı davalı Nisar Gıda Tarım ve Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti'nin ticaret sicil kaydının tetkikinden, şirketin karardan önce 08.09.2014 tarihinde 6102 sayılı TTK. Geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen silindiği anlaşılmaktadır. Bu durumda anılan şirket yönünden pasif dava ehliyeti değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır.
3- (1) no'lu bozma nedenine göre davacı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
4- (1) ve (2) no'lu bozma nedenine göre de karşı davacıların sair temyiz itirazları incelenmemiştir.
Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenle asıl davaya yönelik yerel mahkeme kararının (2) no'lu bentte açıklanan nedenle de karşı davaya yönelik kararın bozulması gerekirken 19.12.2016 tarihli bozma ilamında asıl davada davacı ...'ın tüm temyiz itirazlarının reddi ile asıl davada davalıların temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması doğru olmadığından asıl davada davalı karşı davada davacıların karar düzeltme isteminin kabulü ile 19.12.2016 tarihli Dairemiz kararının kaldırılarak 1,2,3 ve 4 no'lu bentlerde açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar ve karşı davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 19.12.2016 gün ve 2016/7055-9671 sayılı Red-Bozma ilamının kaldırılmasına, (1) ve (2) no'lu bentlerde açıklanan nedenlerle asıl dava ve karşı davada verilen kararın BOZULMASINA, (3) no'lu bentte açıklanan nedenle davacı ...'ın temyizi itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, (4) no'lu bentte açıklanan nedenle de davalılar-karşı davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, karar düzeltme peşin harcının istek halinde davalılar-karşı davacılar tarafına iadesine 11.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/519633000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz