Muvazaa
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/150 E. 2019/4535 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muvazaa↗ iflas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin yurt dışındaki Yimpas Verwaltungs GmbH adlı şirketle arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının para verdiğine ilişkin belge dışında dava dışı yurt dışındaki şirkete ortak olduğuna dair delil bulunmadığı, sadece bu belgeye dayanarak hukuki anlamda davacının yurt dışındaki şirkete ortak olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davalı şirketler ile dava dışı iflas eden şirket arasındaki tasarrufların hileli, muvazaalı olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sözleşmenin İptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1791 E. 2017/4575 K.
Ortak:muvazaa · iflas
İncelediğiniz kararda… nlamda davacının yurt dışındaki şirkete ortak olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davalı şirketler ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufların hileli, «muvazaalı» olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce boz …
Benzer bu kararda… nlamda davacının yurt dışındaki şirkete ortak olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davalı şirketler ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufların hileli, «muvazaalı» olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar dağıtımı · istirdat davası · takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · tüzel kişilik · hak düşürücü süre
Benzer bu kararda… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Verwaltungs Gmbh'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, Yimpaş Verwaltungs Gmbh varlığının Türk Yimpaş grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup, Dairemizden geçen emsal dosyalardaki bilirkişi raporlarında bir başka yabancı şirket olan Yimpaş Group AG ile ikraz sözleşmesi düzenleyen Yimpaş Grubu şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
… ulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki Yimpaş grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiilerinden kaynaklanan alacak(«istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse Dairemizden emsal geçen dosyalardaki «bilirkişi incelemesiyle» yurtdışında kurulu Yimpaş Group AG ve Yimpaş Verwaltungs Gmbh adlı şirketler ile Türkiye'de muhkim Yimpaş Grubu şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki muhkim Yimpaş Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacıların zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9464 E. 2012/15662 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlığın giderilmesi kararı · delil değerlendirmesi · pay devri · davanın konusu · hisse devri · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaO halde mahkemece dosya kapsamındaki «deliller değerlendirilmek» suretiyle, davacının, devir tutanağı uyarınca Yimpaş Verwaltungs Gmbh’ deki hisselerini geçerli bir şekilde Yimpaş Holding A.Ş.’ne devredip devretmediğinin ve karşılığında grup şirketlerden hisse alıp almadığının davalılardan bir alacağının bulunup bulunmadığının eldeki davada tespiti gerekirken mahkemece «pay devri» hususundaki «uyuşmazlığın giderilmesi» için dava açması konusunda verilen mehle rağmen davacı tarafça dava açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
… etin devir aldığını bildirerek devir alınan paranın tahsilini talep ettiği ancak davacının ortaklığına ilişkin herhangi bir bilgiye rastlanılmadığı, davacı vekiline «pay devri» hususundaki «uyuşmazlığın giderilmesi» amacıyla dava açması için süre verilmesine rağmen davacı vekilinin bu hususta dava açmadığı, davacının davalı şirkette ortaklığına veya hisselerini devrettiğine il …
Dava, davalı şirket ve «yönetim kurulu» üyeleri tarafından davacıdan tahsil edilen paraların iadesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacı tarafından yapılan ödeme nedeniyle davalıların ödeme yükümlülüklerinin bulunup bulunmadığı ve yapılan ödemenin iadesinin mümkün olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davacının Yimpaş Verwaltungs GMbh’ deki hisselerini Yimpaş Holding A.Ş.’ne devrettiği ve bu devrin karşılığı olan grup şirket hisselerinin kendisine verilmediği iddiasının tespiti hususu ayrı bir «davanın konusu» olmayıp, bu davanın halli için çözümlenmesi gereken bir hukuki meseledir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6464 E. 2014/11758 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2049 E. 2023/161 K.
Ortak:iflas
İncelediğiniz kararda… nlamda davacının yurt dışındaki şirkete ortak olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davalı şirketler ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufların hileli, «muvazaalı» olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce boz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yabancı para alacağı · hukuki güvenlik ilkesi · genel zamanaşımı · para alacağı · faiz başlangıç tarihi · zamanaşımı başlangıcı · pay sahipliği · haksız eylem
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yabancı para borcunun aynen veya «vade» ya da fiili ödeme günündeki kur karşılığı üzerinden TL olarak ödenmesinin istenebileceğini, müvekkilinin alacaklı olarak «yabancı para alacağının» TL karşılığını istemek konusunda seçimlik hakkı bulunduğunu, faizin tahsil tarihinden itibaren işletilebileceğini, Mahkemenin faizin talep edildiğini dikkate alarak «temerrüt tarihini» belirlemesi ve ona göre «faizin başlangıç tarihini» belirlemesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının faize ilişkin kısmının “faizin tahsil tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi»” olarak düzeltilerek onanmasını, düzeltilerek hüküm tesisi yönündeki taleplerinin kabul edilmemesi hâlinde kararın bu yönü ile kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkeme …
… ticileri hakkında ceza mahkemelerinde davalar açıldığı, açılan davaların sonucunun uzun bir süreç aldığı gözetildiğinde davacının açmış olduğu davada davalı tarafça «zamanaşımı def»’inin ileri sürülmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesindeki «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, işbu alacak davasının da yasal süresi içerisinde açıldığı, makbuzlardan ve banka dekontundan davacının dava dışı Yimpas Verwaltungs Gmbh’ye para verdiğinin anlaşıldığı, yurt dışında kurulu dava dışı Yimpas Verwaltungs Gmbh adlı şirket ile Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim Yimpaş Grubu şirketlere para akışı sağlandığı, davacının zararından davalı şirketlerin «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumlu olduğu, davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı olan davalı ...’ın, davalı şirketin, primli pay senedi çıkarma yetkisi bulunmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden «hisse senedi» talep «formu», hisse devir kabul sözleşmesi adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman paranın iade edileceği vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki «haksız eylemi» hususunda bu durumu bilip davalı şirket ile birlikte hareket ettiğinden haksız fiil hükümleri uyarınca davalı şirketler ile birlikte «müteselsilen sorumlu» tutulduğu, Mahkemece taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığından davalıların haksız fiil hükümleri uyarınca davacının zararından sorumlu oldukları gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, davacının dava dilekçesinde 103.000,00 DM (52.663,06 euro) karşılığı 155.076,91 TL'nin davalılardan tahsil tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte müteselsilen tahsilini talep ettiği, haksız fiilden kaynaklanan davacı alacağının haksız fiil tarihi olan tahsil/ödeme tarihinden itibaren işleyecek f …
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kurul «kaydına» alınmış «pay sahipliği» itibariyle 6362 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi kapsamında halka açık şirket olduğunu, konusuz kalan davada karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesi gerektiğini, davanın «zamanaşımına» uğradığını, Mahkeme tarafından zamanaşımının dava tarihi itibari ile başlayacağı şeklinde hüküm tesis edilmesinin yürürlükte olan, olmayan hiçbir hukuk kuralı ile bağdaşmadığını, zamanaşımı kurumunun tamamen işlevsiz hale getirildiğini, «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının müvekkil şirketlerden Yimpaş Gıda San. ve Tic.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun, 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararıyla mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda «zamanaşımının başlangıcının» tespitinde off shore hesabına aktarma tarihinin esas alınması gerektiğine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1089 E. 2020/5615 K.
Ortak:iflas
İncelediğiniz kararda… nlamda davacının yurt dışındaki şirkete ortak olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davalı şirketler ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufların hileli, «muvazaalı» olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce boz …
Benzer bu karardaEugen Dürrwachter şirketinin 1998 yılında «iflas» ettiği, iflastan önce veya «tasfiye» sürecinde markanın davacı şirkete devrine ilişkin herhangi bir sözleşme «ibraz» edilmediği, DODUCO ibareli markanın haklarının Beru Ruprecht+Co GMBH & CO.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · hukuki menfaat · taraf ehliyeti · ek tasfiye · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu marka üzerinde üstün hak sahipliğine dayalı olarak hükümsüzlük davası açması için «hukuki menfaatinin» ve taraf «ehliyetinin» bulunması gerektiği, davacı tarafından «ibraz» edilen «deliller değerlendirildiğinde» DODUCO ibareli markanın sahibi DODUCA GMBH+ CO.
Eugen Dürrwachter şirketinin 1998 yılında «iflas» ettiği, iflastan önce veya «tasfiye» sürecinde markanın davacı şirkete devrine ilişkin herhangi bir sözleşme «ibraz» edilmediği, DODUCO ibareli markanın haklarının Beru Ruprecht+Co GMBH & CO.
KG firmasına ait olduğu anlaşıldığından, davacının aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/150 E. , 2019/4535 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19/11/2015 gün ve 2012/384 - 2015/561 sayılı kararı bozan Daire'nin 20/09/2017 gün ve 2016/1791 - 2017/4575 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin içinde bulunduğu Yimpaş Grubu tarafından yatırılan paranın her an geri verileceği gibi garantiler verilerek binlerce insandan para toplandığını, müvekkilinden de bu garantilerle şirket temsilcileri tarafından devir tutanağı adı altında bir adet belge ile 53.203.- € karşılığı 119.004,47 TL tahsil edildiğini, müvekkilinin parasını geri alamadığını, Yimpaş Grubu, ... ve diğer yönetim kurulu üyelerinin SPK mevzuatına aykırı fiillerinden dolayı hapis ve para cezasına çarptırıldığını, kararın onandığını ileri sürerek hisse senedi satımı yapılamayacağının tespitine, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, mevzuata aykırı bir şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, müvekkilinden tahsil edilen 119.004,47 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve tahsil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iade edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin yurt dışındaki Yimpas Verwaltungs GmbH adlı şirketle arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının para verdiğine ilişkin belge dışında dava dışı yurt dışındaki şirkete ortak olduğuna dair delil bulunmadığı, sadece bu belgeye dayanarak hukuki anlamda davacının yurt dışındaki şirkete ortak olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davalı şirketler ile dava dışı iflas eden şirket arasındaki tasarrufların hileli, muvazaalı olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 27,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 18/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517386900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz