Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1791 E. 2017/4575 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar dağıtımı↗ aldatma (hile)↗ istirdat davası↗ takas↗ muvazaa↗ hile↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ tüzel kişilik↗ hak düşürücü süre↗ kâr dağıtımı↗ istirdat↗ bilirkişi incelemesi↗ haksız fiil↗ kâr payı↗ iflas↗ zamanaşımı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin yurt dışındaki Yimpas Verwaltungs GmbH adlı şirketle arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının para verdiğine ilişkin belge dışında dava dışı yurt dışındaki şirkete ortak olduğuna dair delil bulunmadığı, sadece bu belgeye dayanarak hukuki anlamda davacının yurt dışındaki şirkete ortak olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davalı şirketler ile dava dışı iflas eden şirket arasındaki tasarrufların hileli, muvazaalı olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davacılar vekili, yüksek kâr payı verilmek ve istenildiği zaman iade edilmek üzere müvekkillerinden para toplandığını, bu paraların davalı şirkete aktarıldığını, yurt dışı şirket ile davalı şirket arasında bağlantı bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Yimpaş Verwaltungs GmbH'nin Yimpaş Holding A.Ş. ile şirketler hukukuna özgü hiçbir ilişkisi mevcut bulunmadığı, sonradan yönetim kuruluna giren ... dışında herhangi bir yönetimsel bağlantının olmadığı, davacının iddiasını "Yimpas Verwaltungs Gmbh Taahütname" adlı belgeye dayandırdığı, söz konusu belgenin verilmesi ve şirkete ortak edilirken davalıların katkısının ispat edilemediği, yabancı ülkede kurulu bir şirket için davacının yabancı şirkette ortaklığının bulunup bulunmadığının dosyadaki belgelerden tespit edilemeyeceği, Yimpaş Verwaltungs Gmbh'nin ikraz sözleşmeleri karşılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına tüzel kişilik perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, hileye ilişkin iddiaların ise hak düşürücü süre nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Verwaltungs Gmbh'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, kar dağıtımı yapılmadığı, Yimpaş Verwaltungs Gmbh varlığının Türk Yimpaş grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe defterine usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup, Dairemizden geçen emsal dosyalardaki bilirkişi raporlarında bir başka yabancı şirket olan Yimpaş Group AG ile ikraz sözleşmesi düzenleyen Yimpaş Grubu şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile takas etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Bu durumda, davalıların yurt dışında kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki Yimpaş grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiilerinden kaynaklanan alacak(istirdat) davası olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse Dairemizden emsal geçen dosyalardaki bilirkişi incelemesiyle yurtdışında kurulu Yimpaş Group AG ve Yimpaş Verwaltungs Gmbh adlı şirketler ile Türkiye'de muhkim Yimpaş Grubu şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki muhkim Yimpaş Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacıların zararından davalıların haksız fiil hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, hile ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların zamanaşımı def'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7152 E. 2018/676 K.
Ortak:kar dağıtımı · istirdat davası · takas · muvazaa · hile · zamanaşımı def'i · def'i · tüzel kişilik · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Verwaltungs Gmbh'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, Yimpaş Verwaltungs Gmbh varlığının Türk Yimpaş grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup, Dairemizden geçen emsal dosyalardaki bilirkişi raporlarında bir başka yabancı şirket olan Yimpaş Group AG ile ikraz sözleşmesi düzenleyen Yimpaş Grubu şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
… ulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki Yimpaş grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiilerinden kaynaklanan alacak(«istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse Dairemizden emsal geçen dosyalardaki «bilirkişi incelemesiyle» yurtdışında kurulu Yimpaş Group AG ve Yimpaş Verwaltungs Gmbh adlı şirketler ile Türkiye'de muhkim Yimpaş Grubu şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki muhkim Yimpaş Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacıların zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
… nlamda davacının yurt dışındaki şirkete ortak olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davalı şirketler ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufların hileli, «muvazaalı» olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, Yimpaş Group AG varlığının Türk Yimpaş grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup, bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile «kredi sözleşmeleri» ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de Yimpaş Group AG ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
… kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki Yimpaş grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize haksız fiillerden kaynaklanan alacak («istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse «bilirkişi incelemesiyle» Yimpaş Group AG ile Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim Yimpaş Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirket yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
… yurt dışındaki şirkete ortak olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, bunun yanı sıra davalı şirketler ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufların hileli, «muvazaalı» olduğu daha açık ifade ile yapılan işlemlerle bilinçli olarak borçlu dava dışı şirketin alacaklılarına karşı borçlarının hükümsüz hale gelmesi, onların zarara uğramasının hedeflendiği, yapılan işlemlerle «organik bağ» bulunan şirketlerden biri zarar ederken/azalmaya sebep olunurken diğerininde anormal kar elde elde edildiğinin, art niyetli hareket edildiğinin mevcut delil durumu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organik bağ · kredi sözleşmesi
Benzer bu kararda… yurt dışındaki şirkete ortak olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, bunun yanı sıra davalı şirketler ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufların hileli, «muvazaalı» olduğu daha açık ifade ile yapılan işlemlerle bilinçli olarak borçlu dava dışı şirketin alacaklılarına karşı borçlarının hükümsüz hale gelmesi, onların zarara uğramasının hedeflendiği, yapılan işlemlerle «organik bağ» bulunan şirketlerden biri zarar ederken/azalmaya sebep olunurken diğerininde anormal kar elde elde edildiğinin, art niyetli hareket edildiğinin mevcut delil durumu …
… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, Yimpaş Group AG varlığının Türk Yimpaş grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup, bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile «kredi sözleşmeleri» ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de Yimpaş Group AG ile ikraz sözleşmesi düzenleyen şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9464 E. 2012/15662 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlığın giderilmesi kararı · delil değerlendirmesi · pay devri · davanın konusu · hisse devri · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaO halde mahkemece dosya kapsamındaki «deliller değerlendirilmek» suretiyle, davacının, devir tutanağı uyarınca Yimpaş Verwaltungs Gmbh’ deki hisselerini geçerli bir şekilde Yimpaş Holding A.Ş.’ne devredip devretmediğinin ve karşılığında grup şirketlerden hisse alıp almadığının davalılardan bir alacağının bulunup bulunmadığının eldeki davada tespiti gerekirken mahkemece «pay devri» hususundaki «uyuşmazlığın giderilmesi» için dava açması konusunda verilen mehle rağmen davacı tarafça dava açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
… etin devir aldığını bildirerek devir alınan paranın tahsilini talep ettiği ancak davacının ortaklığına ilişkin herhangi bir bilgiye rastlanılmadığı, davacı vekiline «pay devri» hususundaki «uyuşmazlığın giderilmesi» amacıyla dava açması için süre verilmesine rağmen davacı vekilinin bu hususta dava açmadığı, davacının davalı şirkette ortaklığına veya hisselerini devrettiğine il …
Dava, davalı şirket ve «yönetim kurulu» üyeleri tarafından davacıdan tahsil edilen paraların iadesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacı tarafından yapılan ödeme nedeniyle davalıların ödeme yükümlülüklerinin bulunup bulunmadığı ve yapılan ödemenin iadesinin mümkün olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davacının Yimpaş Verwaltungs GMbh’ deki hisselerini Yimpaş Holding A.Ş.’ne devrettiği ve bu devrin karşılığı olan grup şirket hisselerinin kendisine verilmediği iddiasının tespiti hususu ayrı bir «davanın konusu» olmayıp, bu davanın halli için çözümlenmesi gereken bir hukuki meseledir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3206 E. 2017/5380 K.
Ortak:istirdat davası · takas · muvazaa · hile · zamanaşımı def'i · def'i · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Verwaltungs Gmbh'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, Yimpaş Verwaltungs Gmbh varlığının Türk Yimpaş grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup, Dairemizden geçen emsal dosyalardaki bilirkişi raporlarında bir başka yabancı şirket olan Yimpaş Group AG ile ikraz sözleşmesi düzenleyen Yimpaş Grubu şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
… ulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki Yimpaş grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiilerinden kaynaklanan alacak(«istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse Dairemizden emsal geçen dosyalardaki «bilirkişi incelemesiyle» yurtdışında kurulu Yimpaş Group AG ve Yimpaş Verwaltungs Gmbh adlı şirketler ile Türkiye'de muhkim Yimpaş Grubu şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki muhkim Yimpaş Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacıların zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
… nlamda davacının yurt dışındaki şirkete ortak olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davalı şirketler ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufların hileli, «muvazaalı» olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaGrubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bi …
Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sahil olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dosyaya sunduğu para verdiğine dair belge dışında ... dışındaki şirkete ortak olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davalı şirket ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufun hileli, «muvazaalı» olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13993 E. 2017/1714 K.
Ortak:kar dağıtımı · istirdat davası · takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Verwaltungs Gmbh'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, Yimpaş Verwaltungs Gmbh varlığının Türk Yimpaş grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup, Dairemizden geçen emsal dosyalardaki bilirkişi raporlarında bir başka yabancı şirket olan Yimpaş Group AG ile ikraz sözleşmesi düzenleyen Yimpaş Grubu şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
… ulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki Yimpaş grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiilerinden kaynaklanan alacak(«istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse Dairemizden emsal geçen dosyalardaki «bilirkişi incelemesiyle» yurtdışında kurulu Yimpaş Group AG ve Yimpaş Verwaltungs Gmbh adlı şirketler ile Türkiye'de muhkim Yimpaş Grubu şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki muhkim Yimpaş Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacıların zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Benzer bu kararda… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Grup AG'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ...
… arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki mukim ... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
AG'den almış olduğu 05/09/2000 tarihli «hisse senedi» ile bu şirketin ortağı olduğu, davacının davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığı gibi «zamanaşımı» ve «hak düşürücü sürenin» de geçmiş olduğu, davalı ....'nin, davacının parasını yatırdığı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse senedi · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaAG'den almış olduğu 05/09/2000 tarihli «hisse senedi» ile bu şirketin ortağı olduğu, davacının davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığı gibi «zamanaşımı» ve «hak düşürücü sürenin» de geçmiş olduğu, davalı ....'nin, davacının parasını yatırdığı ...
AG varlığının Türk Yimpaş Grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile «kredi sözleşmeleri» ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2761 E. 2016/6448 K.
Ortak:kar dağıtımı · istirdat davası · takas · muvazaa · hile · zamanaşımı def'i · def'i · tüzel kişilik · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Verwaltungs Gmbh'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, Yimpaş Verwaltungs Gmbh varlığının Türk Yimpaş grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup, Dairemizden geçen emsal dosyalardaki bilirkişi raporlarında bir başka yabancı şirket olan Yimpaş Group AG ile ikraz sözleşmesi düzenleyen Yimpaş Grubu şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
… ulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki Yimpaş grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiilerinden kaynaklanan alacak(«istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse Dairemizden emsal geçen dosyalardaki «bilirkişi incelemesiyle» yurtdışında kurulu Yimpaş Group AG ve Yimpaş Verwaltungs Gmbh adlı şirketler ile Türkiye'de muhkim Yimpaş Grubu şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki muhkim Yimpaş Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacıların zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
… nlamda davacının yurt dışındaki şirkete ortak olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davalı şirketler ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufların hileli, «muvazaalı» olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaGrubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bi …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dosyaya sunduğu para verdiğine dair belge dışında yurtdışındaki şirkete ortak olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davalı şirketler ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufun hileli, «muvazaalı» olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaDavacı, yüksek «kar payı» verilmek ve istenildiği zaman iade edilmek üzere kendilerinden para toplandığını, bu paraların davalı şirkete aktarıldığını, yurt dışı şirket ile davalı şirket arasında bağlantı bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Group AG varlığının Türk ... grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile «kredi sözleşmeleri» ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15344 E. 2016/2885 K.
Ortak:kar dağıtımı · istirdat davası · takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Verwaltungs Gmbh'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, Yimpaş Verwaltungs Gmbh varlığının Türk Yimpaş grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup, Dairemizden geçen emsal dosyalardaki bilirkişi raporlarında bir başka yabancı şirket olan Yimpaş Group AG ile ikraz sözleşmesi düzenleyen Yimpaş Grubu şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
… ulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki Yimpaş grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiilerinden kaynaklanan alacak(«istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse Dairemizden emsal geçen dosyalardaki «bilirkişi incelemesiyle» yurtdışında kurulu Yimpaş Group AG ve Yimpaş Verwaltungs Gmbh adlı şirketler ile Türkiye'de muhkim Yimpaş Grubu şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki muhkim Yimpaş Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacıların zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Benzer bu karardaGrubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki... hisseleri ile değiştirildiği,.....'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı,...varlığının ... grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup, Dairemizden geçen emsal dosyalardaki bilirkişi raporlarında bir başka yabancı şirket olan ....ile ikraz sözleşmesi dü …
… ulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki Yimpaş grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiilerinden kaynaklanan alacak(«istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse Dairemizden emsal geçen dosyalardaki «bilirkişi incelemesiyle» yurtdışında kurulu... ve ... adlı şirketler ile Türkiye'de muhkim...Grubu şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki muhkim.... şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken.. ... .. raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
… a, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı .....'de şirket ortağı olduğunun bilirkişi kurulu raporu ile sabit olduğu, davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gibi «zamanaşımı» ve hak düşürücü sürelerin geçtiği, davalı ...Ş.'nin, davacının parasını yatırdığı... .... ile aynı çatı altında faaliyet gösteren bağlantılı şirketler olduğu düşünülse bile pay sahibince verilen sermayenin geri isteyemeyeceği, yurt dışında kurulan yabancı şirket ile davacı şirket arasında hukuki bir irtibatın bilirkişilerce tespit edilemediği, davacı tarafça da yabancı şirket ile davalı şirketlerin irtibatlı olduklarına ilişkin bir delil sunulamadığı, davalı ...'ın «haksız eylemine» ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle, subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız eylem
Benzer bu kararda… a, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı .....'de şirket ortağı olduğunun bilirkişi kurulu raporu ile sabit olduğu, davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gibi «zamanaşımı» ve hak düşürücü sürelerin geçtiği, davalı ...Ş.'nin, davacının parasını yatırdığı... .... ile aynı çatı altında faaliyet gösteren bağlantılı şirketler olduğu düşünülse bile pay sahibince verilen sermayenin geri isteyemeyeceği, yurt dışında kurulan yabancı şirket ile davacı şirket arasında hukuki bir irtibatın bilirkişilerce tespit edilemediği, davacı tarafça da yabancı şirket ile davalı şirketlerin irtibatlı olduklarına ilişkin bir delil sunulamadığı, davalı ...'ın «haksız eylemine» ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle, subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15340 E. 2016/2883 K.
Ortak:kar dağıtımı · istirdat davası · takas · hile · zamanaşımı def'i · def'i · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Verwaltungs Gmbh'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, Yimpaş Verwaltungs Gmbh varlığının Türk Yimpaş grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup, Dairemizden geçen emsal dosyalardaki bilirkişi raporlarında bir başka yabancı şirket olan Yimpaş Group AG ile ikraz sözleşmesi düzenleyen Yimpaş Grubu şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
… ulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki Yimpaş grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiilerinden kaynaklanan alacak(«istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse Dairemizden emsal geçen dosyalardaki «bilirkişi incelemesiyle» yurtdışında kurulu Yimpaş Group AG ve Yimpaş Verwaltungs Gmbh adlı şirketler ile Türkiye'de muhkim Yimpaş Grubu şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki muhkim Yimpaş Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacıların zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Benzer bu karardaGrubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bi …
Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken ..., ...,... raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Group A.G.'de şirket ortağı olduğunun bilirkişi kurulu raporu ile sabit olduğu, davalıların «haksız fiillerinin» yani hata ve «hileye» yönelik eylemlerine ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gibi «zamanaşımı» ve hak düşürücü sürelerin geçtiği, davalı ...Ş.'nin, davacının parasını yatırdığı...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız eylem · kredi sözleşmesi
Benzer bu kararda… batın bilirkişilerce tespit edilemediği, davacı tarafça da yabancı şirket ile davalı şirketlerin irtibatlı olduklarına ilişkin bir delil sunulamadığı, davalı ...'ın «haksız eylemine» ilişkin iddianın yasal delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle, subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Group AG varlığının Türk... grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup bilirkişi heyetince yasal defter ve belgeler ile «kredi sözleşmeleri» ve ikraz sözleşmeleri incelendiğinde de...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1784 E. 2016/6455 K.
Ortak:kar dağıtımı · istirdat davası · takas · muvazaa · hile · zamanaşımı def'i · def'i · tüzel kişilik · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… şılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Verwaltungs Gmbh'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, Yimpaş Verwaltungs Gmbh varlığının Türk Yimpaş grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup, Dairemizden geçen emsal dosyalardaki bilirkişi raporlarında bir başka yabancı şirket olan Yimpaş Group AG ile ikraz sözleşmesi düzenleyen Yimpaş Grubu şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile «takas» etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
… ulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki Yimpaş grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiilerinden kaynaklanan alacak(«istirdat) davası» olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse Dairemizden emsal geçen dosyalardaki «bilirkişi incelemesiyle» yurtdışında kurulu Yimpaş Group AG ve Yimpaş Verwaltungs Gmbh adlı şirketler ile Türkiye'de muhkim Yimpaş Grubu şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki muhkim Yimpaş Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacıların zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
… nlamda davacının yurt dışındaki şirkete ortak olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davalı şirketler ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufların hileli, «muvazaalı» olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaGrubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına «tüzel kişilik» perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, «hileye» ilişkin iddiaların ise «hak düşürücü süre» nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki ... hisseleri ile değiştirildiği, ... ...'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, «kar dağıtımı» yapılmadığı, ... ... varlığının Türk ... grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe «defterine» usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup, Dairemizden geçen emsal dosyalardaki bilirkişi raporlarında bir başka yabancı şirket olan ...
Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, «hile» ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
… ortak olduğundan/ortaklığın doğduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, bunun yanı sıra davalı şirketler ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufların hileli, «muvazaalı» olduğu daha açık ifade ile yapılan işlemlerle bilinçli olarak borçlu dava dışı şirketin alacaklılarına (davacıya) karşı borçlarının hükümsüz hale gelmesini onların zarara uğramasının hedeflendiği, yapılan işlemlerle «organik bağ» bulunan şirketlerden biri zarar ederken/azalmaya sebep olunurken diğerinin de anormal kar elde elde edildiğinin, art niyetli hareket edildiğinin mevcut delil durum …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organik bağ
Benzer bu kararda… ortak olduğundan/ortaklığın doğduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, bunun yanı sıra davalı şirketler ile dava dışı «iflas» eden şirket arasındaki tasarrufların hileli, «muvazaalı» olduğu daha açık ifade ile yapılan işlemlerle bilinçli olarak borçlu dava dışı şirketin alacaklılarına (davacıya) karşı borçlarının hükümsüz hale gelmesini onların zarara uğramasının hedeflendiği, yapılan işlemlerle «organik bağ» bulunan şirketlerden biri zarar ederken/azalmaya sebep olunurken diğerinin de anormal kar elde elde edildiğinin, art niyetli hareket edildiğinin mevcut delil durum …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1791 E. , 2017/4575 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/11/2015 tarih ve 2012/384-2015/561 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin içinde bulunduğu Yimpaş Grubu tarafından yatırılan paranın her an geri verileceği gibi garantiler verilerek binlerce insandan para toplandığını, müvekkilinden de bu garantilerle şirket temsilcileri tarafından devir tutanağı adı altında bir adet belge ile 53.203.€ karşılığı 119.004,47 TL tahsil edildiğini, müvekkilinin parasını geri alamadığını, Yimpaş Grubu, ... ve diğer yönetim kurulu üyelerinin SPK mevzuatına aykırı fiillerinden dolayı hapis ve para cezasına çarptırıldığını, kararın onandığını ileri sürerek hisse senedi satımı yapılamayacağının tespitine, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, mevzuata aykırı bir şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, müvekkilinden tahsil edilen 119.004,47 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve tahsil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iade edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, devir işlemine onay verilmediği için devrin gerçekleşmediğini, davacıya hisse senedi verilmesinin dayanağı olmadığını, paranın geri alınabileceği konusunda garanti verilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin yurt dışındaki Yimpas Verwaltungs GmbH adlı şirketle arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının para verdiğine ilişkin belge dışında dava dışı yurt dışındaki şirkete ortak olduğuna dair delil bulunmadığı, sadece bu belgeye dayanarak hukuki anlamda davacının yurt dışındaki şirkete ortak olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davalı şirketler ile dava dışı iflas eden şirket arasındaki tasarrufların hileli, muvazaalı olduğunun mevcut delil durumuyla anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davacılar vekili, yüksek kâr payı verilmek ve istenildiği zaman iade edilmek üzere müvekkillerinden para toplandığını, bu paraların davalı şirkete aktarıldığını, yurt dışı şirket ile davalı şirket arasında bağlantı bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Yimpaş Verwaltungs GmbH'nin Yimpaş Holding A.Ş. ile şirketler hukukuna özgü hiçbir ilişkisi mevcut bulunmadığı, sonradan yönetim kuruluna giren ... dışında herhangi bir yönetimsel bağlantının olmadığı, davacının iddiasını "Yimpas Verwaltungs Gmbh Taahütname" adlı belgeye dayandırdığı, söz konusu belgenin verilmesi ve şirkete ortak edilirken davalıların katkısının ispat edilemediği, yabancı ülkede kurulu bir şirket için davacının yabancı şirkette ortaklığının bulunup bulunmadığının dosyadaki belgelerden tespit edilemeyeceği, Yimpaş Verwaltungs Gmbh'nin ikraz sözleşmeleri karşılığında alacağını Türkiye'de mukim Yimpaş Grubu şirketlerinin hisselerini devralarak tahsil etmesinin ve Türkiye'de kurulu şirketlere iştirak etmesinin tek başına tüzel kişilik perdesinin bulunduğu ve davacının davalılar ile alacak ilişkisinin tespiti için yeterli olmadığı, hileye ilişkin iddiaların ise hak düşürücü süre nedeniyle dikkate alınamayacağı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunda, bu açıklamalar dışında aynı zamanda, yabancı devlet kurumu raporlarında Avrupa ülkelerinde toplanan fonların doğrudan Türkiye'ye aktarıldığı, kayıt dışı sermayenin Türkiye'deki Yimpaş hisseleri ile değiştirildiği, Yimpaş Verwaltungs Gmbh'nin yatırım stratejisi bulunmadığı, şirket ortaklarının mali yatırımlar ile ilgili bilgi ve deneyimleri bulunmadığı, kar dağıtımı yapılmadığı, Yimpaş Verwaltungs Gmbh varlığının Türk Yimpaş grubuna kredi vererek bilinçli olarak azaltıldığı, kredi ve iştiraklerin muhasebe defterine usulüne uygun kaydedilmediği açıklanmış olup, Dairemizden geçen emsal dosyalardaki bilirkişi raporlarında bir başka yabancı şirket olan Yimpaş Group AG ile ikraz sözleşmesi düzenleyen Yimpaş Grubu şirketlerin yüklendikleri borçları için herhangi bir geri ödemede bulunmadıkları, borçlarını hisse senetleri ile takas etmek suretiyle kapattıkları tespit edilmiştir.
Bu durumda, davalıların yurt dışında kurulu şirket adına para toplayarak bu paraları Türkiye'deki Yimpaş grubu şirketlere aktardıkları iddia olunup dava, organize bir haksız fiilerinden kaynaklanan alacak(istirdat) davası olduğuna ve gerek yabancı devlet kurumları raporları gerekse Dairemizden emsal geçen dosyalardaki bilirkişi incelemesiyle yurtdışında kurulu Yimpaş Group AG ve Yimpaş Verwaltungs Gmbh adlı şirketler ile Türkiye'de muhkim Yimpaş Grubu şirketler arasında ikraz sözleşmeleriyle Türkiye'deki muhkim Yimpaş Grubu şirketlere para akışı sağlandığı sabit olduğuna göre, artık bu aşamadan sonra davacıların zararından davalıların haksız fiil hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, hile ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların zamanaşımı def'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının isteleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372970400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz