Teminat kapsamı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2924 E. 2019/4525 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6100/109']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ tazminat davası↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ ıslah↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ zamanaşımı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu poliçe ile teminat altına alınan davacıya ait antepfıstığı bahçesindeki ürünün 2014 yılında meydana gelen "don" olayından zarar gördüğü ve zararın çiçeklenme evresinde meydana geldiği, zararın poliçe dahilinde ve teminat kapsamında olduğu yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek, davanın kabulü ile 14.897,52 TL maddi tazminatın davanın açıldığı 18.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, aldırılan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulü ile 14.897,52TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Davacı vekili, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.500TL'nin tahsilini talep etmiş, bilahare bilirkişi raporu sonrasında taleplerini ıslah yolu ile arttırmıştır. Dava dilekçesi ve davacı tarafın ıslahı gözönüne alındığında dava HMK m. 109'da düzenlenen kısmi davadır. Bu nedenle ancak dava konusu yapılan miktar bakımından zamanaşımı kesilir. Bu durum karşısında, olayın 2014 yılında meydana geldiği, davanın 18.08.2014 tarihinde açıldığı, ıslah talebinin ise 16.06.2017 tarihinde yapıldığı gözönüne alındığında, TTK'nın 1420. maddesinde belirtilen süre geçmiş olduğundan, davalının usulüne uygun ve süresinde yaptığı zamanaşımı def'i dikkate alınarak ıslah edilen kısım yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine kararı verilmesi gerekirken, isabetli olmayan gerekçelerle bu kısma ilişkin de davanın kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2404 E. 2012/8678 K.
Ortak:teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu poliçe ile «teminat» altına alınan davacıya ait antepfıstığı bahçesindeki ürünün 2014 yılında meydana gelen "don" olayından zarar gördüğü ve zararın çiçeklenme evresinde meydana geldiği, zararın poliçe dahilinde ve «teminat kapsamında» olduğu yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek, davanın kabulü ile 14.897,52 TL «maddi tazminatın davanın» açıldığı 18.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «sigorta tazminatı» alacağına ilişkin olup davacının talebi üzerine alınan tespit bilirkişi raporunda don «rizikosunun» meyve aşamasında gerçekleştiği ve «hasarın» «teminat» dahilinde olduğu belirtilmesine karşın mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda don rizikosunun çiçeklenme aşamasında gerçekleştiği belirtilmiş ve bu suretle de tespit bilirkişi raporu ile mahkemece alınan bilirkişi raporu arasında çelişki oluşmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:afet · sigorta tazminatı · riziko · dürüstlük kuralı · hasar · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen don «afetinin» çiçeklenme döneminde olduğu için «hasar» tespit çalışmalarının 2010/418 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında yapıldığı, davacının da bu karar kapsamında olduğunu bildirerek 4.261,65 TL destekleme ödemesi aldığı, bu sefer de aynı hasarın meyve evresinde oluştuğu iddiası ile işbu davayı açtığı, davacının Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında müracaatta bulunup destek almasının hasarın çiçek evresinde olduğu tespitini zımnen kabul ettiği yönünde delil oluşturduğu, ayrıca davacının talebinin TMK’nun 2. maddesi gereği «dürüstlük kuralına» da aykırı olduğu, söz konusu don olayından meydana gelen zararının ağaçların çiçek evresinde olması nedeniyle davacının zararının «sigorta tazminatı» kapsamına girmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «sigorta tazminatı» alacağına ilişkin olup davacının talebi üzerine alınan tespit bilirkişi raporunda don «rizikosunun» meyve aşamasında gerçekleştiği ve «hasarın» «teminat» dahilinde olduğu belirtilmesine karşın mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda don rizikosunun çiçeklenme aşamasında gerçekleştiği belirtilmiş ve bu suretle de tespit bilirkişi raporu ile mahkemece alınan bilirkişi raporu arasında çelişki oluşmuştur.
Bu itibarla mahkemece, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak neticesine göre karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14866 E. 2011/7143 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece hüküm altına alınan tutarlara uygulanacak olan «faiz başlangıç tarihinin» belirtilmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın H.U.M.K.’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/470 E. 2012/6797 K.
Ortak:teminat kapsamı · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu poliçe ile «teminat» altına alınan davacıya ait antepfıstığı bahçesindeki ürünün 2014 yılında meydana gelen "don" olayından zarar gördüğü ve zararın çiçeklenme evresinde meydana geldiği, zararın poliçe dahilinde ve «teminat kapsamında» olduğu yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek, davanın kabulü ile 14.897,52 TL «maddi tazminatın davanın» açıldığı 18.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne nazaran, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının bahçesindeki «hasarın» Mart ve Nisan aylarında yaşanan don olayından kaynaklandığı, Mart ayındaki don hadisesinin ağaçların çiçeklenme evresinde gerçekleştiğinden oluşan hasarın «teminat kapsamı» dışında olduğu, davacının ancak Nisan ayındaki don sonucu gerçekleşen hasar için tazminat talebinde bulunabileceği gerekçesi ile, reesen hesaplanan 287,04 TL nin d …
Ancak, mahkemece «hasarın» Mart ve Nisan aylarında yaşanan don olayından kaynaklandığı, Mart ayındaki don hadisesi ağaçların çiçeklenme evresinde gerçekleştiğinden oluşan hasarın «teminat» dışında olduğu kabul edilmiş ise de, bu konuda dosyada mevcut «ekspertiz raporu», tespit raporu ve bilirkişi raporu arasında çelişki bulunmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zeyilname · eksper raporu · bilirkişi incelemesi · hasar
Benzer bu karardaAncak, mahkemece «hasarın» Mart ve Nisan aylarında yaşanan don olayından kaynaklandığı, Mart ayındaki don hadisesi ağaçların çiçeklenme evresinde gerçekleştiğinden oluşan hasarın «teminat» dışında olduğu kabul edilmiş ise de, bu konuda dosyada mevcut «ekspertiz raporu», tespit raporu ve bilirkişi raporu arasında çelişki bulunmaktadır.
Bu durumda, zararın hangi aşamada gerçekleştiği, miktarı ve mahiyetini belirlemek, her üç rapor arasındaki çelişkileri gidermek üzere bilirkişerden ek rapor veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yapılması, poliçe ve «zeyilname» koşulları da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne nazaran, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının bahçesindeki «hasarın» Mart ve Nisan aylarında yaşanan don olayından kaynaklandığı, Mart ayındaki don hadisesinin ağaçların çiçeklenme evresinde gerçekleştiğinden oluşan hasarın «teminat kapsamı» dışında olduğu, davacının ancak Nisan ayındaki don sonucu gerçekleşen hasar için tazminat talebinde bulunabileceği gerekçesi ile, reesen hesaplanan 287,04 TL nin d …
Dava, «hasar» tazminatı istemine ilişkin olup mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7034 E. 2016/1271 K.
Ortak:yasal faiz · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu poliçe ile «teminat» altına alınan davacıya ait antepfıstığı bahçesindeki ürünün 2014 yılında meydana gelen "don" olayından zarar gördüğü ve zararın çiçeklenme evresinde meydana geldiği, zararın poliçe dahilinde ve «teminat kapsamında» olduğu yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek, davanın kabulü ile 14.897,52 TL «maddi tazminatın davanın» açıldığı 18.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2011 tarihinde «ihbarda» bulunduğu ve bu ihbara istinaden davalı kurum eksperlerinin davaya konu bahçede yapmış oldukları inceleme neticesinde hazırladıkları rapora göre çağla evresinde olan meyvelerde %18 oranında dolu «hasarının» gerçekleştiğinin ve kalite «kaybının» olduğunun belirtilmesi karşısında, «teminat» içinde kaldığı anlaşılan iş bu «riziko» nedeni ile dosyadaki bilirkişi raporunda hesap edilen 1512,00 TL hasardan ,dosya içerisinde yer alan ...
05.06.2013 tarihli 224,00 TL miktarlı davalı tarafından davacıya yapılan «hasar» ödemesini gösterir dekonttaki iş bu meblağ düşüldükten sonra bakiye kalan 1288,00 TL alacağın ...Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarının B-7 maddesi nazara alınarak hasat tarihi olan 30/07/2011 tarihinden itibaren itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zararın ispatı · riziko · ispat yükü · kâr kaybı · ihbar · sigorta poliçesi · dava sebebi · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının bahçesinde 07.05.2011 tarihinde gerçekleşen don olayına ilişkin bir «hasarın» bulunmadığı ,kayısı ağaçlarının çiçeklenme ortası sonu döneminde olduğu, çiçeklerin taç yapraklarında erkek organlarında ve dişi organlarında hiçbir don zararı belirtisi olmadığının belirtilmesi nedeni ile olayın «ihbar» edilen şekilde don olayından kaynaklanmadığının sigortacı tarafından kanıtlanması karşısında «ispat yükünün» yer değiştirmesi «sebebi» ile oluştuğu iddia edilen zararın don olayından kaynaklandığına dair sigortalının dosyaya ispatı yarar herhangi bir başkaca delil de sunmayışı nazara alındığında d …
2011 tarihinde «ihbarda» bulunduğu ve bu ihbara istinaden davalı kurum eksperlerinin davaya konu bahçede yapmış oldukları inceleme neticesinde hazırladıkları rapora göre çağla evresinde olan meyvelerde %18 oranında dolu «hasarının» gerçekleştiğinin ve kalite «kaybının» olduğunun belirtilmesi karşısında, «teminat» içinde kaldığı anlaşılan iş bu «riziko» nedeni ile dosyadaki bilirkişi raporunda hesap edilen 1512,00 TL hasardan ,dosya içerisinde yer alan ...
Dava, devlet destekli bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece dolu «rizikosundan» kaynaklanan zararın tahsiline, don rizikosundan kaynaklı «zararın ispat» edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamında bilirkişi heyetinden rapor alınmış; bu raporda da don olayına ilişkin bilimsel ve teknik veri bulunmadığı, eksper raporları ve çekilen fotoğraflar esas alındığında davacı taşınmazının don olayından etkilenmediği, verim «kaybının» diğer nedenlerden kaynaklanmış olabileceği, don «hasarına» ilişkin talebin reddi gerekeceği sonucuna varılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2924 E. , 2019/4525 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/03/2018 tarih ve 2015/692-2018/389 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait fıstık bahçesinin TARSİM Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi kapsamında davalı tarafından sigortalandığını, don teminatının da poliçeye eklendiğini, 30.03.2014 tarihindeki aşırı soğuklar neticesinde fıstık bahçesinin don nedeniyle zarar gördüğünü, müvekkilinin zararının tazmini için davalı sigorta şirketine bildirim yapılmış olmasına rağmen zararın sigorta kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle karşılanmadığını, Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/303 sayılı D.İş dosyasında fıstık bahçesinin %95 oranında zarar gördüğünün tespit edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.500.- TL zararın davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu don hasarından etkilenen sigortalı fıstık ağaçları üzerinde yapılan ekspertiz çalışmasında, don hasarından etkilenen ağaçlarda meydana gelen zararın teminat başlamadan önce yaşandığının tespit edildiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu poliçe ile teminat altına alınan davacıya ait antepfıstığı bahçesindeki ürünün 2014 yılında meydana gelen "don" olayından zarar gördüğü ve zararın çiçeklenme evresinde meydana geldiği, zararın poliçe dahilinde ve teminat kapsamında olduğu yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek, davanın kabulü ile 14.897,52 TL maddi tazminatın davanın açıldığı 18.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, aldırılan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulü ile 14.897,52TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Davacı vekili, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.500TL'nin tahsilini talep etmiş, bilahare bilirkişi raporu sonrasında taleplerini ıslah yolu ile arttırmıştır. Dava dilekçesi ve davacı tarafın ıslahı gözönüne alındığında dava HMK m. 109'da düzenlenen kısmi davadır. Bu nedenle ancak dava konusu yapılan miktar bakımından zamanaşımı kesilir. Bu durum karşısında, olayın 2014 yılında meydana geldiği, davanın 18.08.2014 tarihinde açıldığı, ıslah talebinin ise 16.06.2017 tarihinde yapıldığı gözönüne alındığında, TTK'nın 1420.
maddesinde belirtilen süre geçmiş olduğundan, davalının usulüne uygun ve süresinde yaptığı zamanaşımı def'i dikkate alınarak ıslah edilen kısım yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine kararı verilmesi gerekirken, isabetli olmayan gerekçelerle bu kısma ilişkin de davanın kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine,
17/06/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK 33. maddesinde "Hakimin, Türk Hukukunu re'sen uygulayacağı",
Yasa'nın 107/1 maddesinde "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenmeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklının hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceği" düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı taşınmazındaki fıstık ağaçlarının don nedeniyle zarara uğradığını bildirerek, zararı mahkemece tespit edilmek ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydı ile 1.500.00 TL'nin tazminini istemiştir.
Yerel mahkeme, zarar miktarı ve zararın poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığını tespit edebilmek için bilirkişi heyetinden rapor almış, davacı zararı 28.05.2016 günlü raporla belirlenebilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde davayı HMK 109/1 maddesinde ifade edilen şekilde kısmi dava olarak açmış, mahkemece dava HMK 107/1 maddesi hükmüne göre belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmiştir.
Davacıdan, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını veya değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenmesi mümkün değildir. Yukarıda da ifade edildiği gibi, davacı zararı, tam ve kesin olarak dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile ancak belirlenebilmiştir.
Gerek HMK 33 maddesi hükmünden anlaşıldığı ve gerekse 04.06.1958 tarih 15-6 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı üzere, hakim bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve neticei taleplerle bağlı olup, dayandıkları kanun hükümleriyle ve onların tavsifleriyle bağlı değildir. Hakim kanunları re'sen tatbik ederek iddia ve müdafaadaki neticei talepleri karara bağlamakla yükümlüdür. (HGK 14.05.2003-14-360/346, 08.12.2004-11-729/652)Uyuşmazlıkta, dava HMK 107/1 maddesinde ifade edilen belirsiz alacak davası olup, 107/2 madde gereğince de alacağın miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirlendiği 28.05.2016 günlü bilirkişi raporu ile davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın dava dilekçesinde bildirmiş olduğu talebini arttırmıştır.
Davacının talebini arttırdığı dilekçenin ıslah dilekçesi olarak nitelendirilmesi, dava dilekçesinde olduğu gibi HMK 33 maddesi gereğince hakimi bağlamamaktadır.
Talebin arttırıldığı bu dilekçe HMK 107/2 maddesinde ifade edilen belirsiz alacak davasındaki alacağın belirlenmesi üzerine verilen dilekçedir.
Belirsiz alacak davasında, zamanaşımı dava dilekçesi ile kesildiğinden arttırılan bölüm yönünden artık zamanaşımından söz edilmesi de mümkün değildir.
Bu halde, mahkemece davanın belirsiz alacak davası olduğunun kabulü ile 14.06.2017 günlü dilekçe ile arttırılan bölüm yönünden de davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararının onanması gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517300100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz