Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3320 E. 2019/4485 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporu çelişkisi↗ bozma sonrası karar↗ zamanaşımı defi↗ ihtisas mahkemesi↗ usuli kazanılmış hak↗ taşıma sözleşmesi↗ kazanılmış hak↗ olumsuz oy↗ kâr kaybı↗ bilirkişi incelemesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ ıslah↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacının geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinin davacının da içinde bulunduğu kazaya karışan aracın sigorta şirketi tarafından karşılandığı ve karşılanan miktarı aşacak şekilde bir zararın da ispatlanamadığı, ancak bozma öncesinde alınan meslekte kazanma gücü kaybına dair bilirkişi raporlarının çelişkili olması nedeniyle bu çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınan raporda davacının %35,2 oranında meslekte kazanma gücünü sürekli olarak kaybettiğinin ve iyileşme süresinin 12 ay olduğunun bildirildiği ve ayrıca Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapora göre kazaya 7/8 oranında otobüs şoförünün, 1/8 oranında ise dava dışı araç şoförünün kusuruyla sebebiyet vermesine rağmen davacının kusurunun bulunmadığının belirtildiği, bu nedenle de davacının kaza nedeniyle oluşan zararının tamamını davalı şirketten talep edebileceği, nihai olarak belirlenen %35,2 oranındaki meslekte kazanma gücü kaybına dair oranı dikkate alarak hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre davacının sürekli çalışma gücü kaybı nedeniyle oluşan zararının 247.342,55 TL olduğu, buna rağmen bozma öncesinde belirlenen kazanma gücü kaybı oranı dikkate alınarak zararın 208.024,43 TL olarak belirlenmesi sonrasında davacı vekilinin davasını bu miktara ıslah etmiş olduğu, bozma sonrası ve ikinci kez ıslah mümkün olmadığından talebin 208.024,43 TL üzerinden değerlendirilmesi gerekeceği, ıslah sonrası davalı vekilinin zamanaşımı definin ise yerinde olmadığı gerekçesiyle, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri ile ilgili taleplerin reddine, sürekli iş gücü kaybı nedeniyle oluşan zararlar yönünden; 208.024,43 TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, alacağın 10.000,00 TL'sine kaza tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faiz, 198.024,43 TL'sine ise ıslah tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava yolcu taşıma sözleşmesine dayalı olarak açılmış maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri ile ilgili taleplerin reddine, sürekli iş gücü kaybı nedeniyle oluşan zarar nedeniyle istenen bedelin ise kabulüne karar verilmiştir. Bozma ilamı öncesinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda bakiye ömrün sonu 2034/3 dönemi olarak kabul edilerek hesaplama yapılmış olup, bu rapora itibarla verilen karar sadece davacı vekilince temyiz edilmiş, bozma ilamı sonrası mahkemece uyma kararı vermekle de bakiye ömrün sonu itibariyle davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Ancak mahkemece, hükme esas alınan 27.10.2017 tarihli bilirkişi raporunda usuli kazanılmış hakka riayet edilmediği gibi davacının emekli olduğu tarihle yeniden başka bir işe başladığı tarih arasındaki döneme ilişkin de bir hesaplama yapılmamış, bunun yanında davacının bir başka talebi olan geçici iş göremezlik nedeniyle uğranılan zarar kalemine ilişkin de bir hesaplama ve değerlendirmeye yer verilmemiştir.
Hal böyle olmakla birlikte, mahkemece geçici iş göremezlik dönemine dair davacı zararının, davalının sigortası tarafından karşılandığı ve fazlaya ilişkin zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle bu kalem alacağın da tedavi masraflarına dair alacak istemiyle birlikte reddine karar verilmiş ise de dosyada mevcut sigorta tazmin belgeleri ve gelen yazı cevaplarından yapılan ödemelerin tedavi masraflarına yönelik olduğu görülmüş olup, dosyaya nihai olarak kazandırılan Adli Tıp Kurumu raporunda mütalaa edilen 18 aylık iyileşme süresinde davacının geçici iş göremezlik nedeniyle maddi zararının bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa SGK veya özel sigortalar tarafından ödenen bir bedelin olup olmadığı birlikte değerlendirilip, gerekirse tüm bu hususlarda yeniden bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, açıklanan eksikliklere rağmen rapora itibar edilerek yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmamış, mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacının alacak istemine konu kalemlerden birisi de manevi tazminata ilişkin olup, mahkemece bu kalem tazminat istemine dair olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılarak karar verilmediği anlaşılmakla kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4262 E. 2020/3105 K.
Ortak:kâr kaybı · ıslah · yasal faiz · avans faizi · Tazminat
İncelediğiniz kararda… bu nedenle de davacının kaza nedeniyle oluşan zararının tamamını davalı şirketten talep edebileceği, nihai olarak belirlenen %35,2 oranındaki meslekte kazanma gücü «kaybına» dair oranı dikkate alarak hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre davacının sürekli çalışma gücü kaybı nedeniyle oluşan zararının 247.342,55 TL olduğu, buna rağmen bozma öncesinde belirlenen kazanma gücü kaybı oranı dikkate alınarak zararın 208.024,43 TL olarak belirlenmesi sonrasında davacı vekilinin davasını bu miktara «ıslah» etmiş olduğu, «bozma sonrası» ve ikinci kez ıslah mümkün olmadığından talebin 208.024,43 TL üzerinden değerlendirilmesi gerekeceği, ıslah sonrası davalı vekilinin «zamanaşımı definin» ise yerinde olmadığı gerekçesiyle, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri ile ilgili taleplerin reddine, sürekli iş gücü kaybı nedeniyle oluşan zararlar yönünden; 208.024,43 TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, alacağın 10.000,00 TL'sine kaza tarihinden itibaren değişen oranlı «yasal faiz», 198.024,43 TL'sine ise ıslah tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı «avans faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacının geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinin davacının da içinde bulunduğu kazaya karışan aracın sigorta şirketi tarafından karşılandığı ve karşılanan miktarı aşacak şekilde bir zararın da ispatlanamadığı, ancak bozma öncesinde alınan meslekte kazanma gücü «kaybına» dair «bilirkişi raporlarının çelişkili» olması nedeniyle bu çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu 3.
2- Dava yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak açılmış maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri ile ilgili taleplerin reddine, sürekli iş gücü «kaybı» nedeniyle oluşan zarar nedeniyle istenen bedelin ise kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri ile ilgili taleplerin reddine, sürekli iş gücü «kaybı» nedeniyle oluşan zararlar yönünden 208.024,43 TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, alacağın 10.000.- TL'sine kaza tarihinden itibaren değişen oranlı «yasal faiz», 198.024,43 TL'sine ise «ıslah» tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı «avans faizi» uygulanmasına dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce kısmen bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Yargıtay'dan «ihtiyati haciz» istenemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/654 E. 2023/3759 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · kâr kaybı · ıslah · dosya masrafı · avans faizi
İncelediğiniz kararda… bu nedenle de davacının kaza nedeniyle oluşan zararının tamamını davalı şirketten talep edebileceği, nihai olarak belirlenen %35,2 oranındaki meslekte kazanma gücü «kaybına» dair oranı dikkate alarak hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre davacının sürekli çalışma gücü kaybı nedeniyle oluşan zararının 247.342,55 TL olduğu, buna rağmen bozma öncesinde belirlenen kazanma gücü kaybı oranı dikkate alınarak zararın 208.024,43 TL olarak belirlenmesi sonrasında davacı vekilinin davasını bu miktara «ıslah» etmiş olduğu, «bozma sonrası» ve ikinci kez ıslah mümkün olmadığından talebin 208.024,43 TL üzerinden değerlendirilmesi gerekeceği, ıslah sonrası davalı vekilinin «zamanaşımı definin» ise yerinde olmadığı gerekçesiyle, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri ile ilgili taleplerin reddine, sürekli iş gücü kaybı nedeniyle oluşan zararlar yönünden; 208.024,43 TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, alacağın 10.000,00 TL'sine kaza tarihinden itibaren değişen oranlı «yasal faiz», 198.024,43 TL'sine ise ıslah tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı «avans faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
2- Dava yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak açılmış maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri ile ilgili taleplerin reddine, sürekli iş gücü «kaybı» nedeniyle oluşan zarar nedeniyle istenen bedelin ise kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacının geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinin davacının da içinde bulunduğu kazaya karışan aracın sigorta şirketi tarafından karşılandığı ve karşılanan miktarı aşacak şekilde bir zararın da ispatlanamadığı, ancak bozma öncesinde alınan meslekte kazanma gücü «kaybına» dair «bilirkişi raporlarının çelişkili» olması nedeniyle bu çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu 3.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak açılmış maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, Uyuşmazlık, tazminatın hesabı, miktarı ve «faiz başlangıç tarihine» ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak açılmış maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, Uyuşmazlık, tazminatın hesabı, miktarı ve «faiz başlangıç tarihine» ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10008 E. 2012/16311 K.
Ortak:kâr kaybı
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacının geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinin davacının da içinde bulunduğu kazaya karışan aracın sigorta şirketi tarafından karşılandığı ve karşılanan miktarı aşacak şekilde bir zararın da ispatlanamadığı, ancak bozma öncesinde alınan meslekte kazanma gücü «kaybına» dair «bilirkişi raporlarının çelişkili» olması nedeniyle bu çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu 3.
… bu nedenle de davacının kaza nedeniyle oluşan zararının tamamını davalı şirketten talep edebileceği, nihai olarak belirlenen %35,2 oranındaki meslekte kazanma gücü «kaybına» dair oranı dikkate alarak hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre davacının sürekli çalışma gücü kaybı nedeniyle oluşan zararının 247.342,55 TL olduğu, buna rağmen bozma öncesinde belirlenen kazanma gücü kaybı oranı dikkate alınarak zararın 208.024,43 TL olarak belirlenmesi sonrasında davacı vekilinin davasını bu miktara «ıslah» etmiş olduğu, «bozma sonrası» ve ikinci kez ıslah mümkün olmadığından talebin 208.024,43 TL üzerinden değerlendirilmesi gerekeceği, ıslah sonrası davalı vekilinin «zamanaşımı definin» ise yerinde olmadığı gerekçesiyle, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri ile ilgili taleplerin reddine, sürekli iş gücü kaybı nedeniyle oluşan zararlar yönünden; 208.024,43 TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, alacağın 10.000,00 TL'sine kaza tarihinden itibaren değişen oranlı «yasal faiz», 198.024,43 TL'sine ise ıslah tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı «avans faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
2- Dava yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak açılmış maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri ile ilgili taleplerin reddine, sürekli iş gücü «kaybı» nedeniyle oluşan zarar nedeniyle istenen bedelin ise kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacının meslekte kazanma gücü «kaybına» ilişkin olarak dosya içerisinde yer alan Adli Tıp Kurumu'nun 24.01.2007 tarihli raporunda davacının %36,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği belirtilmiş iken, aynı kurumdan alınan 25.08.2008 tarihli raporda ilk rapor ile çelişkili olacak şekilde davacının meslekte kazanma gücü kaybı %28,2 olarak belirlenmiştir.
Bu kapsamda, davacının meslekte kazanma gücü «kaybına» ilişkin raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin ve davacının mesleği ile meslek grubuna ilişkin gerekli araştırma yapılmaksızın «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenlerle temyiz eden davalılar ... ve Misyatur Ltd.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık ilkesi · taleple bağlılık · maddi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu kararda… a davacının %28.2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, malüliyet oranına göre maddi zarar miktarının 68.887,08 TL, tedavi giderinin 6.561,16 TL olduğu ancak «taleple bağlılık ilkesi» gereği «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulü gerektiği, olay sebebiyle manevi tazminat talep edilebileceği gerekçesiyle, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar ver …
Bu kapsamda, davacının meslekte kazanma gücü «kaybına» ilişkin raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin ve davacının mesleği ile meslek grubuna ilişkin gerekli araştırma yapılmaksızın «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenlerle temyiz eden davalılar ... ve Misyatur Ltd.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2481 E. 2013/2218 K.
Ortak:kâr kaybı
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacının geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinin davacının da içinde bulunduğu kazaya karışan aracın sigorta şirketi tarafından karşılandığı ve karşılanan miktarı aşacak şekilde bir zararın da ispatlanamadığı, ancak bozma öncesinde alınan meslekte kazanma gücü «kaybına» dair «bilirkişi raporlarının çelişkili» olması nedeniyle bu çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu 3.
… bu nedenle de davacının kaza nedeniyle oluşan zararının tamamını davalı şirketten talep edebileceği, nihai olarak belirlenen %35,2 oranındaki meslekte kazanma gücü «kaybına» dair oranı dikkate alarak hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre davacının sürekli çalışma gücü kaybı nedeniyle oluşan zararının 247.342,55 TL olduğu, buna rağmen bozma öncesinde belirlenen kazanma gücü kaybı oranı dikkate alınarak zararın 208.024,43 TL olarak belirlenmesi sonrasında davacı vekilinin davasını bu miktara «ıslah» etmiş olduğu, «bozma sonrası» ve ikinci kez ıslah mümkün olmadığından talebin 208.024,43 TL üzerinden değerlendirilmesi gerekeceği, ıslah sonrası davalı vekilinin «zamanaşımı definin» ise yerinde olmadığı gerekçesiyle, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri ile ilgili taleplerin reddine, sürekli iş gücü kaybı nedeniyle oluşan zararlar yönünden; 208.024,43 TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, alacağın 10.000,00 TL'sine kaza tarihinden itibaren değişen oranlı «yasal faiz», 198.024,43 TL'sine ise ıslah tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı «avans faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
2- Dava yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak açılmış maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri ile ilgili taleplerin reddine, sürekli iş gücü «kaybı» nedeniyle oluşan zarar nedeniyle istenen bedelin ise kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ...’nın kaza nedeniyle sürekli iş gücü «kaybının» bulunmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 29.11.2010 tarih 2009/6005 E. - 2010/2078 …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3320 E. , 2019/4485 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16/04/2018 tarih ve 2014/988-2018/303 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait ...plakalı yolcu otobüsü ile İstanbul'dan Ankara'ya seyahat ederken otobüsün kaza yapması sonucu hayati tehlike oluşturacak şekilde yaralandığını, davalının olayda tam kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir kalem 10.- TL olmak üzere geçici iş gücü kaybı, tedavi masrafı ve kalıcı iş gücü toplamda 30.- TL maddi ve 15.000.- TL manevi tazminatın davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 208.024,43 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, 04.07.2000 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında müvekkiline ait aracın kusurunun bulunmadığını, davacının bütün hastane ve tedavi masraflarının, sigorta şirketince karşılandığını, manevi tazminat talebinin de fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacının geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinin davacının da içinde bulunduğu kazaya karışan aracın sigorta şirketi tarafından karşılandığı ve karşılanan miktarı aşacak şekilde bir zararın da ispatlanamadığı, ancak bozma öncesinde alınan meslekte kazanma gücü kaybına dair bilirkişi raporlarının çelişkili olması nedeniyle bu çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınan raporda davacının %35,2 oranında meslekte kazanma gücünü sürekli olarak kaybettiğinin ve iyileşme süresinin 12 ay olduğunun bildirildiği ve ayrıca Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapora göre kazaya 7/8 oranında otobüs şoförünün, 1/8 oranında ise dava dışı araç şoförünün kusuruyla sebebiyet vermesine rağmen davacının kusurunun bulunmadığının belirtildiği, bu nedenle de davacının kaza nedeniyle oluşan zararının tamamını davalı şirketten talep edebileceği, nihai olarak belirlenen %35,2 oranındaki meslekte kazanma gücü kaybına dair oranı dikkate alarak hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre davacının sürekli çalışma gücü kaybı nedeniyle oluşan zararının 247.342,55 TL olduğu, buna rağmen bozma öncesinde belirlenen kazanma gücü kaybı oranı dikkate alınarak zararın 208.024,43 TL olarak belirlenmesi sonrasında davacı vekilinin davasını bu miktara ıslah etmiş olduğu, bozma sonrası ve ikinci kez ıslah mümkün olmadığından talebin 208.024,43 TL üzerinden değerlendirilmesi gerekeceği, ıslah sonrası davalı vekilinin zamanaşımı definin ise yerinde olmadığı gerekçesiyle, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri ile ilgili taleplerin reddine, sürekli iş gücü kaybı nedeniyle oluşan zararlar yönünden;
208.024,43 TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, alacağın 10.000,00 TL'sine kaza tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faiz, 198.024,43 TL'sine ise ıslah tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava yolcu taşıma sözleşmesine dayalı olarak açılmış maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri ile ilgili taleplerin reddine, sürekli iş gücü kaybı nedeniyle oluşan zarar nedeniyle istenen bedelin ise kabulüne karar verilmiştir. Bozma ilamı öncesinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda bakiye ömrün sonu 2034/3 dönemi olarak kabul edilerek hesaplama yapılmış olup, bu rapora itibarla verilen karar sadece davacı vekilince temyiz edilmiş, bozma ilamı sonrası mahkemece uyma kararı vermekle de bakiye ömrün sonu itibariyle davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Ancak mahkemece, hükme esas alınan 27.10.2017 tarihli bilirkişi raporunda usuli kazanılmış hakka riayet edilmediği gibi davacının emekli olduğu tarihle yeniden başka bir işe başladığı tarih arasındaki döneme ilişkin de bir hesaplama yapılmamış, bunun yanında davacının bir başka talebi olan geçici iş göremezlik nedeniyle uğranılan zarar kalemine ilişkin de bir hesaplama ve değerlendirmeye yer verilmemiştir.
Hal böyle olmakla birlikte, mahkemece geçici iş göremezlik dönemine dair davacı zararının, davalının sigortası tarafından karşılandığı ve fazlaya ilişkin zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle bu kalem alacağın da tedavi masraflarına dair alacak istemiyle birlikte reddine karar verilmiş ise de dosyada mevcut sigorta tazmin belgeleri ve gelen yazı cevaplarından yapılan ödemelerin tedavi masraflarına yönelik olduğu görülmüş olup, dosyaya nihai olarak kazandırılan Adli Tıp Kurumu raporunda mütalaa edilen 18 aylık iyileşme süresinde davacının geçici iş göremezlik nedeniyle maddi zararının bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa SGK veya özel sigortalar tarafından ödenen bir bedelin olup olmadığı birlikte değerlendirilip, gerekirse tüm bu hususlarda yeniden bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, açıklanan eksikliklere rağmen rapora itibar edilerek yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmamış, mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacının alacak istemine konu kalemlerden birisi de manevi tazminata ilişkin olup, mahkemece bu kalem tazminat istemine dair olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılarak karar verilmediği anlaşılmakla kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517281300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz