İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3220 E. 2019/4725 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi tahsis ücreti↗ 2006/1 sayılı tebliğ↗ genel işlem koşulları↗ emsal banka uygulaması↗ erken kapama komisyonu↗ genel işlem koşulu↗ ticari kredi↗ müktesep hak↗ ticari işletme↗ ipotek↗ tbk 99↗ alacak davası↗ komisyon↗ vade↗ içtihadı birleştirme kararı↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗ ilan↗ eksik inceleme↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen 30.10.2015 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıya kullandırılan kredinin ticari kredi niteliğinde olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Yasa kapsamında kalmadığı, davacıdan yapılan 5.677,69 TL tutarındaki kesintinin kredinin 26. taksiti olduğu, bu nedenle iadesi gerekmediği, tahsil edilen 8.000,00 TL tutarındaki erken kapama komisyonun ise TCMB’nin kredi plasman oranları çerçevesinde yeni kullandırılan krediler açısından tahsili mümkün olup iadesi koşullarının oluşmadığı, davacıdan tahsil edilen 950,00 TL’nin ise davalı banka tarafından belgelendirilemediği ve kredinin tahsilinde zorunlu olmadığı davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 950,00 TL’nin banka tarafından haksız olarak tahsil edildiği tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi gereğince somut olaya uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000.-TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi olan 13.02.2018 tarihi itibariyle 2.590.00 TL'dir. Mahkemece, 950,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, kabul edilen miktar, yukarıda anılan madde hükmüne göre davalı yan açısından temyiz sınırının altında kaldığından kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, ticari işletme kredisi sebebiyle davacıdan tahsil edilen kredi tahsis ve ipotek fek ücretleriyle, erken kapama komisyonunun istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçelerle, erken kapama komisyonunun istirdadına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının, serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar. Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir ( Emsal nitelikteki Dairemizin 15.04.2019 Tarih, 2019/1303 Esas- 2019/2961 Karar sayılı ilamı).
Taraflar arasında imzalanan, 05.04.2012 tarihli kredi sözleşmesinin 36. maddesinde, kredinin erken kapatılması halinde erken kapama komisyonu tahsil edileceğinin yazılı olduğu ancak hangi oran üzerinden tahsil edileceği hususunda bir belirleme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, davalı bankanın, kredinin erken kapatıldığı tarih itibariyle davaya konu kredi türü için belirleyip ilan ettiği bir erken kapama komisyon oranı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu oran üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edebileceğinin kabul edilmesi, bulunmadığı takdirde ise, alınan komisyon ve masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle bu talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-) Öte yandan, mahkemece, davacıdan tahsil edilen kredi tahsis ücretinin hukukilik denetimi yapılırken hukukumuzda ilk defa 6098 sayılı TBK ile düzenleme altına alınan “Genel İşlem Koşulları” kurumuna göre değerlendirme yapılarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Ancak 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesine göre, 6098 sayılı TBK’nın yürürlük tarihinden önce, ./..
05.04.2012 tarihinde imzalanan davaya konu kredi sözleşmesine 818 sayılı BK’da düzenlenmemiş olan genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerin uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Yukarıda, bankalar tarafından tahsil edilen masrafların hukukilik denetiminin nasıl yapılması gerektiğine ilişkin açıklamalar kredi tahsis ücreti bakımından da geçerlidir. Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklandığı şekilde hukukilik denetimi yapılıp, kredi tahsis ücreti talebi bakımından davacı yararına oluşan usuli müktesep hak da gözden kaçırılmamak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/23 E. 2019/7005 K.
Ortak:kredi tahsis ücreti · emsal banka uygulaması · komisyon · vade · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan · eksik inceleme · İstirdat
İncelediğiniz karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu durumda, mahkemece, davalı bankanın, kredinin erken kapatıldığı tarih itibariyle davaya konu kredi türü için belirleyip «ilan» ettiği bir «erken kapama komisyon» oranı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu oran üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edebileceğinin kabul edilmesi, bulunmadığı takdirde ise, alınan komisyon ve «masrafların» «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle bu talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir …
Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.
Benzer bu karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Öte yandan taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» oran belirtilmemekle birlikte davalı bankanın çeşitli «masraf» ve «komisyonlar» alabileceğine yönelik hüküm de bulunmaktadır.
… anunu ve TTK’nın ilgili hükümleri de değerlendirilip tartışılmak suretiyle gerekirse bilirkişi kurulundan da rapor alınarak davalı bankanın davacıdan isteyebileceği «masraf», «komisyon» v.s. gibi bedellere ilişkin miktarlar belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile «eksik inceleme» sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, imzalanan sözleşme içeriğinde dava konusu «masrafların» davacıdan tahsil edilebileceğine dair hüküm bulunmadığı, davacının «kredi sözleşmesi» imzalanmadan önce bu tür yükümlülükler hakkında bilgilendirildiğine dair de bir bilgilendirme «formu» da «ibraz» edilmediği, bu itibarla bankanın olağan bankacılık hizmetlerinden kaynaklanan bu hizmet kalemlerini davacıdan tahsil etmesinin hukukî bir dayanağı olduğundan bahse …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3567 E. 2018/5113 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · erken kapama komisyonu · ticari kredi · komisyon · vade · dosya masrafı · ilan
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, davalı bankanın, kredinin erken kapatıldığı tarih itibariyle davaya konu kredi türü için belirleyip «ilan» ettiği bir «erken kapama komisyon» oranı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu oran üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edebileceğinin kabul edilmesi, bulunmadığı takdirde ise, alınan komisyon ve «masrafların» «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle bu talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir …
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen 30.10.2015 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıya kullandırılan kredinin «ticari kredi» niteliğinde olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Yasa kapsamında kalmadığı, davacıdan yapılan 5.677,69 TL tutarındaki kesintinin kredinin 26. taksiti olduğu, bu nedenle iadesi gerekmediği, tahsil edilen 8.000,00 TL tutarındaki «erken kapama komisyonun» ise TCMB’nin kredi plasman oranları çerçevesinde yeni kullandırılan krediler açısından tahsili mümkün olup iadesi koşullarının oluşmadığı, davacıdan tahsil edilen 950,00 TL’nin ise davalı banka tarafından belgelendirilemediği ve kredinin tahsilinde zorunlu olmadığı davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 950,00 TL’nin banka tarafından haksız olarak tahsil edildiği tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki kredinin «ticari kredi» olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, «genel işlem şartlarına» aykırı olduğu, «erken kapama komisyonuna» ilişkin hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiği, bu nedenle iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile ....500,00 TL'nin «erken ödeme komisyon» ücretinin tahsil tarihi olan 04/11/2014 tarihinden, bakiye 630,00 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek «reeskont faizi» ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, «ticari kredi» nedeniyle haksız tahsil edildiğini iddia edilen «erken kapama komisyon» ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken anılan düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa «emsal banka uygulamaları» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · genel işlem şartı · reeskont faizi · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki kredinin «ticari kredi» olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, «genel işlem şartlarına» aykırı olduğu, «erken kapama komisyonuna» ilişkin hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiği, bu nedenle iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile ....500,00 TL'nin «erken ödeme komisyon» ücretinin tahsil tarihi olan 04/11/2014 tarihinden, bakiye 630,00 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek «reeskont faizi» ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/542 E. 2018/6268 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · erken kapama komisyonu · ticari kredi · komisyon · vade · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, davalı bankanın, kredinin erken kapatıldığı tarih itibariyle davaya konu kredi türü için belirleyip «ilan» ettiği bir «erken kapama komisyon» oranı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu oran üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edebileceğinin kabul edilmesi, bulunmadığı takdirde ise, alınan komisyon ve «masrafların» «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle bu talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir …
Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen 30.10.2015 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıya kullandırılan kredinin «ticari kredi» niteliğinde olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Yasa kapsamında kalmadığı, davacıdan yapılan 5.677,69 TL tutarındaki kesintinin kredinin 26. taksiti olduğu, bu nedenle iadesi gerekmediği, tahsil edilen 8.000,00 TL tutarındaki «erken kapama komisyonun» ise TCMB’nin kredi plasman oranları çerçevesinde yeni kullandırılan krediler açısından tahsili mümkün olup iadesi koşullarının oluşmadığı, davacıdan tahsil edilen 950,00 TL’nin ise davalı banka tarafından belgelendirilemediği ve kredinin tahsilinde zorunlu olmadığı davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 950,00 TL’nin banka tarafından haksız olarak tahsil edildiği tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken anılan düzenleme gereğince davalı Banka'nın belirlediği ve «ilan» ettiği «komisyon» oranları bulunduğu takdirde bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa «emsal banka uygulamaları» araştırılması, alınan komisyon ve masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken …
1- Dava, «ticari kredi» nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen «erken kapama komisyon» ücretinin tahsili istemine ilişkindir.
Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları dikkate alındığında Borçlar Kanunu hükümlerine göre genel işlem niteliğindeki sözleşme hükümlerinin taraflar arasında «geçersiz» olacağı, «genel kredi sözleşmesinde» davalı bankanın «komisyon» v.s. kesinti yapacağı hususunun kararlaştırılmasının da bu nedenle geçersiz olduğu, davacının «erken ödeme komisyonu» adı altındaki bedelin iadesini talep etmekte haklı olması gerekçesiyle, davalının «ihtarnamenin» tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödeme yapmaması ve 27.01.2015 tarihinde «temerrüde» düşmesi nedeniyle 27.01.2015 tarihinden itibaren «reeskont faizi» yürütülerek erken ödeme komisyonu olan 7.005,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmişitir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · reeskont faizi · genel kredi sözleşmesi · geçersizlik · ihtarname · temerrüt
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin yerleşik içtihatları dikkate alındığında Borçlar Kanunu hükümlerine göre genel işlem niteliğindeki sözleşme hükümlerinin taraflar arasında «geçersiz» olacağı, «genel kredi sözleşmesinde» davalı bankanın «komisyon» v.s. kesinti yapacağı hususunun kararlaştırılmasının da bu nedenle geçersiz olduğu, davacının «erken ödeme komisyonu» adı altındaki bedelin iadesini talep etmekte haklı olması gerekçesiyle, davalının «ihtarnamenin» tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödeme yapmaması ve 27.01.2015 tarihinde «temerrüde» düşmesi nedeniyle 27.01.2015 tarihinden itibaren «reeskont faizi» yürütülerek erken ödeme komisyonu olan 7.005,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmişitir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12376 E. 2018/3830 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · erken kapama komisyonu · komisyon · vade · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, davalı bankanın, kredinin erken kapatıldığı tarih itibariyle davaya konu kredi türü için belirleyip «ilan» ettiği bir «erken kapama komisyon» oranı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu oran üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edebileceğinin kabul edilmesi, bulunmadığı takdirde ise, alınan komisyon ve «masrafların» «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle bu talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir …
Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Taraflar arasında imzalanan, 05.04.2012 tarihli «kredi sözleşmesinin» 36. maddesinde, kredinin erken kapatılması halinde «erken kapama komisyonu» tahsil edileceğinin yazılı olduğu ancak hangi oran üzerinden tahsil edileceği hususunda bir belirleme bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının «genel kredi sözleşmesi» kapsamında ticari krediler kullandığı, bu kredilerin erken kapatılması nedeniyle "«erken kapama komisyonu»" adı altında davacıdan «masraf» tahsil edildiği, genel kredi sözleşmesinde kredilerle ilgili alınacak komisyon ve masraf ve ücretlerin kabul «taahhüt» edildiğini, Yargıtay kararları doğrultusunda diğer bankaların ortalamaları dikkate alındığında davalı bankanın davacıdan alınması gerekenden fazla miktarda masraf tahsil edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.635,50 TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken anılan yasal düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa «emsal banka uygulamaları» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı …
1- Dava, «genel kredi sözleşmesi» kapsamında dosya «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kredi sözleşmesi · taahhütname · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının «genel kredi sözleşmesi» kapsamında ticari krediler kullandığı, bu kredilerin erken kapatılması nedeniyle "«erken kapama komisyonu»" adı altında davacıdan «masraf» tahsil edildiği, genel kredi sözleşmesinde kredilerle ilgili alınacak komisyon ve masraf ve ücretlerin kabul «taahhüt» edildiğini, Yargıtay kararları doğrultusunda diğer bankaların ortalamaları dikkate alındığında davalı bankanın davacıdan alınması gerekenden fazla miktarda masraf tahsil edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.635,50 TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, «genel kredi sözleşmesi» kapsamında dosya «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2522 E. 2018/4463 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · erken kapama komisyonu · ticari kredi · komisyon · vade · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, davalı bankanın, kredinin erken kapatıldığı tarih itibariyle davaya konu kredi türü için belirleyip «ilan» ettiği bir «erken kapama komisyon» oranı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu oran üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edebileceğinin kabul edilmesi, bulunmadığı takdirde ise, alınan komisyon ve «masrafların» «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle bu talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir …
Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen 30.10.2015 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıya kullandırılan kredinin «ticari kredi» niteliğinde olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Yasa kapsamında kalmadığı, davacıdan yapılan 5.677,69 TL tutarındaki kesintinin kredinin 26. taksiti olduğu, bu nedenle iadesi gerekmediği, tahsil edilen 8.000,00 TL tutarındaki «erken kapama komisyonun» ise TCMB’nin kredi plasman oranları çerçevesinde yeni kullandırılan krediler açısından tahsili mümkün olup iadesi koşullarının oluşmadığı, davacıdan tahsil edilen 950,00 TL’nin ise davalı banka tarafından belgelendirilemediği ve kredinin tahsilinde zorunlu olmadığı davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 950,00 TL’nin banka tarafından haksız olarak tahsil edildiği tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… vunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından kredinin erken kapatılması sırasında kalan anapara üzerinden %10 oranında erken kapatma «komisyonun» tahsil edildiği, taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesinde» kredinin vadesinden önce ödenme halinde bankaca serbestçe belirlenecek «erken kapama komisyonunun» ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalı bankanın tarifesinde de erken kapama komisyonunun %10 olarak belirlendiği, bu nedenle davalı banka tarafından tahsil edilen …
1- Dava, «ticari kredi» nedeniyle haksız tahsil edildiğini iddia edilen «erken kapama komisyon» ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken anılan düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa «emsal banka uygulamaları» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kredi sözleşmesi
Benzer bu kararda… vunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından kredinin erken kapatılması sırasında kalan anapara üzerinden %10 oranında erken kapatma «komisyonun» tahsil edildiği, taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesinde» kredinin vadesinden önce ödenme halinde bankaca serbestçe belirlenecek «erken kapama komisyonunun» ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalı bankanın tarifesinde de erken kapama komisyonunun %10 olarak belirlendiği, bu nedenle davalı banka tarafından tahsil edilen …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1849 E. 2019/7439 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem koşulu · komisyon · vade · istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · yasal faiz
İncelediğiniz karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu durumda, mahkemece, davalı bankanın, kredinin erken kapatıldığı tarih itibariyle davaya konu kredi türü için belirleyip «ilan» ettiği bir «erken kapama komisyon» oranı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu oran üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edebileceğinin kabul edilmesi, bulunmadığı takdirde ise, alınan komisyon ve «masrafların» «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle bu talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir …
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen 30.10.2015 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıya kullandırılan kredinin «ticari kredi» niteliğinde olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Yasa kapsamında kalmadığı, davacıdan yapılan 5.677,69 TL tutarındaki kesintinin kredinin 26. taksiti olduğu, bu nedenle iadesi gerekmediği, tahsil edilen 8.000,00 TL tutarındaki «erken kapama komisyonun» ise TCMB’nin kredi plasman oranları çerçevesinde yeni kullandırılan krediler açısından tahsili mümkün olup iadesi koşullarının oluşmadığı, davacıdan tahsil edilen 950,00 TL’nin ise davalı banka tarafından belgelendirilemediği ve kredinin tahsilinde zorunlu olmadığı davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 950,00 TL’nin banka tarafından haksız olarak tahsil edildiği tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı yan, «kredi sözleşmelerinde» yer alan «masraf» tahsiline ilişkin hükümlerin «genel işlem koşulu» niteliğinde olmakla «geçersiz» olduğunu ileri sürerek, «istirdat» isteminde bulunmuş, mahkemece verilen ilk kararla, sözleşmelerde yer alan söz konusu hükümlerin «genel işlem şartı» olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
03.02.2011 tarihli «kredi sözleşmesine» ilişkin hukukilik denetimi yapılarken öncelikle kredinin «ticari nitelikte» olduğu gözetilerek, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden «masraf» tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
İmzalandığı tarih itibariyle «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerin uygulama alanı bulacağı 18.09.2012 tarihli sözleşme bakımından ise, öncelikle Dairemiz bozma ilamında işaret edildiği şekilde ve davalı bankanın sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verdiği de gözetilerek «genel işlem koşulu denetimi» yapılması, sözleşme hükmünün bu nitelikte olduğu sonucuna ulaşılması halinde ise hüküm yazılmamış sayılacağından oluşan boşluğun, öncelikle bankanın «masraflara» ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar, bankanın bu yönde yapmış olduğu bir ilan bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise «emsal banka uygulamaları» gözetilerek doldurulması ve varsa fazladan tahsil edilen masrafların davacıya iadesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu denetimi · genel işlem şartı · ticari dava niteliği · ba formu · genel kredi sözleşmesi · geçersizlik
Benzer bu karardaDavacı yan, «kredi sözleşmelerinde» yer alan «masraf» tahsiline ilişkin hükümlerin «genel işlem koşulu» niteliğinde olmakla «geçersiz» olduğunu ileri sürerek, «istirdat» isteminde bulunmuş, mahkemece verilen ilk kararla, sözleşmelerde yer alan söz konusu hükümlerin «genel işlem şartı» olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında, TBK’nın yürürlüğünden önce 03.02.2011 tarihinde imzalanan sözleşmeye TBK’nın «genel işlem şartına» ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağı, 18.09.2012 tarihli sözleşme bakımından ise genel işlem koşuluna ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilerek, 18.09.2012 tarihli sözleşmeye ilişkin «genel işlem koşulu denetimi» yapılması gerektiği, sözleşme hükmünün bu nitelikte olduğunun tespiti halinde ise hükmün yazılmamış sayılması sebebiyle ortaya çıkan boşluğun doldurulması suretiyl …
İmzalandığı tarih itibariyle «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerin uygulama alanı bulacağı 18.09.2012 tarihli sözleşme bakımından ise, öncelikle Dairemiz bozma ilamında işaret edildiği şekilde ve davalı bankanın sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verdiği de gözetilerek «genel işlem koşulu denetimi» yapılması, sözleşme hükmünün bu nitelikte olduğu sonucuna ulaşılması halinde ise hüküm yazılmamış sayılacağından oluşan boşluğun, öncelikle bankanın «masraflara» ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar, bankanın bu yönde yapmış olduğu bir ilan bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise «emsal banka uygulamaları» gözetilerek doldurulması ve varsa fazladan tahsil edilen masrafların davacıya iadesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Taraflar arasında ilki 03.02.2011, diğeri ise 18.09.2012 tarihinde akdedilen 2 adet «genel kredi sözleşmesi» bulunduğu ve söz konusu «masrafların» bu kredilere ilişkin olarak tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5750 E. 2019/5991 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · erken kapama komisyonu · komisyon · vade · istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, davalı bankanın, kredinin erken kapatıldığı tarih itibariyle davaya konu kredi türü için belirleyip «ilan» ettiği bir «erken kapama komisyon» oranı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu oran üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edebileceğinin kabul edilmesi, bulunmadığı takdirde ise, alınan komisyon ve «masrafların» «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle bu talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir …
Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
2-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, «ticari işletme» kredisi sebebiyle davacıdan tahsil edilen kredi tahsis ve «ipotek» fek ücretleriyle, «erken kapama komisyonunun» «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davalı bankanın, kredinin erken kapatıldığı tarih itibariyle davaya konu kredi türü için belirleyip «ilan» ettiği bir «erken kapama komisyon» oranı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu oran üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edebileceğinin kabulü ile sonucuna göre hüküm tesis edilmesi, bulunmadığı takdirde ise, tahsil edilen bedelin «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Bu durumda, kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken anılan düzenleme gereğince davalı bankanın belirlediği ve «ilan» ettiği «komisyon» oranları bulunduğu takdirde bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü gerekir.
Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel yetkili mahkeme · esnaf · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… göre; vergi dairesince gönderilen 08.02.2018 tarihli yazıda davacının 30.04.2003 tarihinde karayolu ile şehirler arası yük taşımacılığı faaliyetine başladığının ve «kaydının» halen devam ettiğinin bildirildiği, kullanılan kredinin Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Kapsamında kalmadığı, «esnaf» kredisi olduğu, davaya «genel yetkili» Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılarak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacıdan tahsil edilen erken ödeme ücretinin fahiş olduğu, dava konusu kredi ile …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4650 E. 2019/5901 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · erken kapama komisyonu · genel işlem koşulu · komisyon · vade · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, davalı bankanın, kredinin erken kapatıldığı tarih itibariyle davaya konu kredi türü için belirleyip «ilan» ettiği bir «erken kapama komisyon» oranı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu oran üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edebileceğinin kabul edilmesi, bulunmadığı takdirde ise, alınan komisyon ve «masrafların» «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle bu talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir …
Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Taraflar arasında imzalanan, 05.04.2012 tarihli «kredi sözleşmesinin» 36. maddesinde, kredinin erken kapatılması halinde «erken kapama komisyonu» tahsil edileceğinin yazılı olduğu ancak hangi oran üzerinden tahsil edileceği hususunda bir belirleme bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
… kullanılan 07/01/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi dolayısıyla 11/11/2013 tarihindeki erken ödeme ile ilgili kredinin ödendiği tarihte uygulanan indirim ve alınan «erken ödeme komisyon» miktarlarının yüzde olarak belirlenerek bildirilmesi istenmiş ve önceki rapor veren hesap bilirkişisinin bozma yönünde incelemesi sağlanarak, 07.01.2013 tarihi itibariyle 6098 sayılı TBK yürürlükte bulunduğundan, 6098 sayılı TBK'da düzenlenen «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümler dava konusu olaya uygulanacağı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 43.9. maddesinde genel işlem koşulu olarak düzenlenen müşterinin erken kapama opsiyonuna ilişkin sözleşme maddesinde, erken kapamaya ilişkin açık ve anlaşılır bir kredi erken kapama oranı komisyonu oranının belirlenmediği, miktarının davacı tarafından kolaylıkla hesaplanabilir olmadığı, yasal düzenleme gereği düzenlenen genel işlem koşulunun düzenleyenin aleyhine ve sözleşmenin karşı tarafın lehine yorumlanması ile taraflar arasında düzenlenen 07.01.2013 tarihli sözleşmenin erken kapama dolayısıyla alınacak olan komisyon oranının belirlenmediği ve davalı tarafça davacı taraftan alınan erken kapama bedelinin diğer bankalar tarafından alınan erken kapama oranının üzerinde olduğu gerekçeleriyle davalı tarafça davacı tarafından kredinin 11.11.2013 tarihinde kapatılması sırasında tahsil edilen 18.«194»,69 TL «erken kapama komisyonunun» haksız olarak tahsil edildiğinden davanın kabulü ile haksız kesinti alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalı ING Bank A.Ş'den alınmasına karar verilmiştir.Kararı, davalı ING Bank A.Ş vekili temyiz etmiştir.
Dava, «ticari nitelikteki» kredinin erken kapatılması nedeniyle bankaca tahsil edilen «erken kapama komisyon bedelinin» haksız olarak tahsili nedeniyle geri ödenmesine ilişkin olup, mahkemece taraflar arasında düzenlenen 07/01/2013 tarihli sözleşmede erken kapama dolayısıyla alınacak erken kapama komisyon oranının belirlenmediği ve davalı banka tarafından alınan erken kapama bedelinin diğer bankalar tarafından alınan erken kapama oranlarının üzerinde olduğu, «genel işlem koşullarına» ilişkin Borçlar Kanunu 20. madde ve devamı düzenlenmelere aykırı olduğu gerekçesiyle 18.«194»,69 TL erken kapama komisyonunun iadesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · komisyon bedeli · i̇i̇k 194 · ticari avans faizi · ticari dava niteliği · dürüstlük kuralı · ifa · avans faizi
Benzer bu kararda… kullanılan 07/01/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi dolayısıyla 11/11/2013 tarihindeki erken ödeme ile ilgili kredinin ödendiği tarihte uygulanan indirim ve alınan «erken ödeme komisyon» miktarlarının yüzde olarak belirlenerek bildirilmesi istenmiş ve önceki rapor veren hesap bilirkişisinin bozma yönünde incelemesi sağlanarak, 07.01.2013 tarihi itibariyle 6098 sayılı TBK yürürlükte bulunduğundan, 6098 sayılı TBK'da düzenlenen «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümler dava konusu olaya uygulanacağı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 43.9. maddesinde genel işlem koşulu olarak düzenlenen müşterinin erken kapama opsiyonuna ilişkin sözleşme maddesinde, erken kapamaya ilişkin açık ve anlaşılır bir kredi erken kapama oranı komisyonu oranının belirlenmediği, miktarının davacı tarafından kolaylıkla hesaplanabilir olmadığı, yasal düzenleme gereği düzenlenen genel işlem koşulunun düzenleyenin aleyhine ve sözleşmenin karşı tarafın lehine yorumlanması ile taraflar arasında düzenlenen 07.01.2013 tarihli sözleşmenin erken kapama dolayısıyla alınacak olan komisyon oranının belirlenmediği ve davalı tarafça davacı taraftan alınan erken kapama bedelinin diğer bankalar tarafından alınan erken kapama oranının üzerinde olduğu gerekçeleriyle davalı tarafça davacı tarafından kredinin 11.11.2013 tarihinde kapatılması sırasında tahsil edilen 18.«194»,69 TL «erken kapama komisyonunun» haksız olarak tahsil edildiğinden davanın kabulü ile haksız kesinti alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalı ING Bank A.Ş'den alınmasına karar verilmiştir.Kararı, davalı ING Bank A.Ş vekili temyiz etmiştir.
Dava, «ticari nitelikteki» kredinin erken kapatılması nedeniyle bankaca tahsil edilen «erken kapama komisyon bedelinin» haksız olarak tahsili nedeniyle geri ödenmesine ilişkin olup, mahkemece taraflar arasında düzenlenen 07/01/2013 tarihli sözleşmede erken kapama dolayısıyla alınacak erken kapama komisyon oranının belirlenmediği ve davalı banka tarafından alınan erken kapama bedelinin diğer bankalar tarafından alınan erken kapama oranlarının üzerinde olduğu, «genel işlem koşullarına» ilişkin Borçlar Kanunu 20. madde ve devamı düzenlenmelere aykırı olduğu gerekçesiyle 18.«194»,69 TL erken kapama komisyonunun iadesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu erken ifayı düzenleyen 96. maddesi; “ Sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kasdettikleri anlaşılmadıkça borçlu, edimini sürenin sona ermesinden önce «ifa» edebilir.
Davacının kredi kapamasını kabul ederek aldığı «erken kapama komisyonu» hakkında; dairemiz yerleşik kararlarındaki mahkemece bu tür sözleşmelerde alınan diğer bankaların aldığı komisyon ücretlerinin belirlenerek, emsal banka oranlarının ortalaması olan oran üzerinden hesaplama yapılması ve fazla alındığının tespiti halinde ortalamayı geçemeyeceği, ortalamadan daha fazla olamayacağı “«dürüstlük kuralı»” gereğince fazlalığın iadesine karar verileceği uygulamalarının aksine yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3220 E. , 2019/4725 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Sındırgı Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13/02/2018 tarih ve 2017/79-2018/19 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin, taraflar arasında imzalanan tüketici kredisi sözleşmesine istinaden davalı bankadan 05.04.2012 tarihinde 60 ay vadeli 230.000,00 TL tutarında kredi kullandığını, kredinin ilk 25 taksitini ödedikten sonra krediyi erken kapama yoluna gittiğini, davalı bankanın müvekkilinden kredinin kullandırılması esnasında 750,00 TL kredi tahsis ücreti ve erken kapatılması esnasında ise 14.650,31 TL erken kapama komisyonu tahsil ettiğini, yapılan kesintilerin 4077 sayılı Tüketici Kanunu’nun 10/5 maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek, 15.400,31 TL’nin davalı banka tarafından tahsil edildiği tarihten itibaren işleyecek olan mevduat faizi ile birlikte davalıdan istirdadını istemiştir.
Davalı yanca cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen 30.10.2015 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıya kullandırılan kredinin ticari kredi niteliğinde olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Yasa kapsamında kalmadığı, davacıdan yapılan 5.677,69 TL tutarındaki kesintinin kredinin 26. taksiti olduğu, bu nedenle iadesi gerekmediği, tahsil edilen 8.000,00 TL tutarındaki erken kapama komisyonun ise TCMB’nin kredi plasman oranları çerçevesinde yeni kullandırılan krediler açısından tahsili mümkün olup iadesi koşullarının oluşmadığı, davacıdan tahsil edilen 950,00 TL’nin ise davalı banka tarafından belgelendirilemediği ve kredinin tahsilinde zorunlu olmadığı davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 950,00 TL’nin banka tarafından haksız olarak tahsil edildiği tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi gereğince somut olaya uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000.-TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi olan 13.02.2018 tarihi itibariyle 2.590.00 TL'dir. Mahkemece, 950,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, kabul edilen miktar, yukarıda anılan madde hükmüne göre davalı yan açısından temyiz sınırının altında kaldığından kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, ticari işletme kredisi sebebiyle davacıdan tahsil edilen kredi tahsis ve ipotek fek ücretleriyle, erken kapama komisyonunun istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçelerle, erken kapama komisyonunun istirdadına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının, serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.
Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir ( Emsal nitelikteki Dairemizin 15.04.2019 Tarih, 2019/1303 Esas- 2019/2961 Karar sayılı ilamı).
Taraflar arasında imzalanan, 05.04.2012 tarihli kredi sözleşmesinin 36. maddesinde, kredinin erken kapatılması halinde erken kapama komisyonu tahsil edileceğinin yazılı olduğu ancak hangi oran üzerinden tahsil edileceği hususunda bir belirleme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, davalı bankanın, kredinin erken kapatıldığı tarih itibariyle davaya konu kredi türü için belirleyip ilan ettiği bir erken kapama komisyon oranı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu oran üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edebileceğinin kabul edilmesi, bulunmadığı takdirde ise, alınan komisyon ve masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle bu talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-) Öte yandan, mahkemece, davacıdan tahsil edilen kredi tahsis ücretinin hukukilik denetimi yapılırken hukukumuzda ilk defa 6098 sayılı TBK ile düzenleme altına alınan “Genel İşlem Koşulları” kurumuna göre değerlendirme yapılarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Ancak 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesine göre, 6098 sayılı TBK’nın yürürlük tarihinden önce, ./..
05.04.2012 tarihinde imzalanan davaya konu kredi sözleşmesine 818 sayılı BK’da düzenlenmemiş olan genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerin uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Yukarıda, bankalar tarafından tahsil edilen masrafların hukukilik denetiminin nasıl yapılması gerektiğine ilişkin açıklamalar kredi tahsis ücreti bakımından da geçerlidir. Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklandığı şekilde hukukilik denetimi yapılıp, kredi tahsis ücreti talebi bakımından davacı yararına oluşan usuli müktesep hak da gözden kaçırılmamak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 24/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517193900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz