6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5750 E. 2019/5991 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
2006/1 sayılı tebliğ genel yetkili mahkeme emsal banka uygulaması erken kapama komisyonu esnaf komisyon vade istirdat kredi sözleşmesi dosya masrafı ilan cy/cy kaydı eksik inceleme

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; vergi dairesince gönderilen 08.02.2018 tarihli yazıda davacının 30.04.2003 tarihinde karayolu ile şehirler arası yük taşımacılığı faaliyetine başladığının ve kaydının halen devam ettiğinin bildirildiği, kullanılan kredinin Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Kapsamında kalmadığı, esnaf kredisi olduğu, davaya genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılarak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacıdan tahsil edilen erken ödeme ücretinin fahiş olduğu, dava konusu kredi ile aynı krediler için bankacılık genel uygulamalarında %2 oranında erken kapama bedeli tahsil edildiği, davalı bankanın erken kapama ücreti olarak 1.974,00 TL tahsil edebilecek iken, davacıdan 11.963,81 TL tahsil ettiği, davacının kendisinden haksız olarak tahsil edilen 9.989,81 TL'nin iadesini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 9.989,81 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2-) Dava, kullanılan kredinin erken ödemesi kapsamında erken kapama maliyeti adı altında tahsil edilen bedelin istirdatı istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarını, serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar. Bu durumda, kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken anılan düzenleme gereğince davalı bankanın belirlediği ve ilan ettiği komisyon oranları bulunduğu takdirde bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü gerekir. Taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin 11. maddesinde, kredinin erken kapatılması halinde erken kapama bedeli tahsil edileceğinin yazılı olduğu ancak hangi oran üzerinden tahsil edileceği hususunda bir belirleme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalı bankanın, kredinin erken kapatıldığı tarih itibariyle davaya konu kredi türü için belirleyip ilan ettiği bir erken kapama komisyon oranı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu oran üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edebileceğinin kabulü ile sonucuna göre hüküm tesis edilmesi, bulunmadığı takdirde ise, tahsil edilen bedelin emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3567 E. 2018/5113 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2522 E. 2018/4463 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/542 E. 2018/6268 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4782 E. 2019/1250 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1303 E. 2019/2961 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3212 E. 2019/5685 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12376 E. 2018/3830 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/183 E. 2023/6946 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/5750 E.  ,  2019/5991 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 31.05.2018 tarih ve 2017/115-2018/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin davalının Yalıkavak Şubesinden 31.01.2013 tarihinde 100.000,00 TL tutarında beş yıl vadeli kredi kullandığını, anılan kredinin müvekkilince 05.03.2013 tarihinde erken ödenerek kapatıldığını, davalının erken ödeme nedeniyle müvekkilinden 11.963,81 TL tahsil ettiğini, erken ödeme maliyeti adı altında yapılan tahsilatın haksız olduğunu ileri sürerek 11.963,81 TL’nin avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; davacının ticari kredi kullandığını, erken ödeme nedeniyle yapılan tahsilatın usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; vergi dairesince gönderilen 08.02.2018 tarihli yazıda davacının 30.04.2003 tarihinde karayolu ile şehirler arası yük taşımacılığı faaliyetine başladığının ve kaydının halen devam ettiğinin bildirildiği, kullanılan kredinin Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Kapsamında kalmadığı, esnaf kredisi olduğu, davaya genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılarak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacıdan tahsil edilen erken ödeme ücretinin fahiş olduğu, dava konusu kredi ile aynı krediler için bankacılık genel uygulamalarında %2 oranında erken kapama bedeli tahsil edildiği, davalı bankanın erken kapama ücreti olarak 1.974,00 TL tahsil edebilecek iken, davacıdan 11.963,81 TL tahsil ettiği, davacının kendisinden haksız olarak tahsil edilen 9.989,81 TL'nin iadesini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 9.989,81 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2-) Dava, kullanılan kredinin erken ödemesi kapsamında erken kapama maliyeti adı altında tahsil edilen bedelin istirdatı istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

09. 12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarını, serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.

Bu durumda, kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken anılan düzenleme gereğince davalı bankanın belirlediği ve ilan ettiği komisyon oranları bulunduğu takdirde bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü gerekir. Taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin 11. maddesinde, kredinin erken kapatılması halinde erken kapama bedeli tahsil edileceğinin yazılı olduğu ancak hangi oran üzerinden tahsil edileceği hususunda bir belirleme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalı bankanın, kredinin erken kapatıldığı tarih itibariyle davaya konu kredi türü için belirleyip ilan ettiği bir erken kapama komisyon oranı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu oran üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edebileceğinin kabulü ile sonucuna göre hüküm tesis edilmesi, bulunmadığı takdirde ise, tahsil edilen bedelin emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 30/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/543026500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.