İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/23 E. 2019/7005 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi tahsis ücreti↗ 2006/1 sayılı tebliğ↗ emsal banka uygulaması↗ ba formu↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ komisyon↗ vade↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ ilan↗ eksik inceleme↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, imzalanan sözleşme içeriğinde dava konusu masrafların davacıdan tahsil edilebileceğine dair hüküm bulunmadığı, davacının kredi sözleşmesi imzalanmadan önce bu tür yükümlülükler hakkında bilgilendirildiğine dair de bir bilgilendirme formu da ibraz edilmediği, bu itibarla bankanın olağan bankacılık hizmetlerinden kaynaklanan bu hizmet kalemlerini davacıdan tahsil etmesinin hukukî bir dayanağı olduğundan bahsetmenin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 28.149,00 TL'nin 11/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan girişimci kredisi sebebiyle davacıdan tahsil edilen kredi tahsis, dosya ücreti vs. gibi çeşitli isimler altında haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen bedellerin davalıdan tahsiline ilişkindir. Mahkemece davacıdan alınan masrafların kanuni dayanağı bulunmadığı ve sözleşmede de hüküm olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının, serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar. Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir. (Emsal nitelikteki Dairemizin 15.04.2019 Tarih, 2019/1303 Esas-2019/2961 Karar sayılı ilamı). Öte yandan taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinde oran belirtilmemekle birlikte davalı bankanın çeşitli masraf ve komisyonlar alabileceğine yönelik hüküm de bulunmaktadır. Bu itibarla yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu ve TTK’nın ilgili hükümleri de değerlendirilip tartışılmak suretiyle gerekirse bilirkişi kurulundan da rapor alınarak davalı bankanın davacıdan isteyebileceği masraf, komisyon v.s. gibi bedellere ilişkin miktarlar belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile eksik inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3220 E. 2019/4725 K.
Ortak:kredi tahsis ücreti · emsal banka uygulaması · komisyon · vade · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan · eksik inceleme · İstirdat
İncelediğiniz karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Öte yandan taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» oran belirtilmemekle birlikte davalı bankanın çeşitli «masraf» ve «komisyonlar» alabileceğine yönelik hüküm de bulunmaktadır.
… anunu ve TTK’nın ilgili hükümleri de değerlendirilip tartışılmak suretiyle gerekirse bilirkişi kurulundan da rapor alınarak davalı bankanın davacıdan isteyebileceği «masraf», «komisyon» v.s. gibi bedellere ilişkin miktarlar belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile «eksik inceleme» sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu durumda, mahkemece, davalı bankanın, kredinin erken kapatıldığı tarih itibariyle davaya konu kredi türü için belirleyip «ilan» ettiği bir «erken kapama komisyon» oranı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu oran üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edebileceğinin kabul edilmesi, bulunmadığı takdirde ise, alınan komisyon ve «masrafların» «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle bu talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir …
Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken kapama komisyonu · genel işlem koşulu · ticari kredi · müktesep hak · ticari işletme · ipotek · alacak davası · istirdat
Benzer bu kararda2-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, «ticari işletme» kredisi sebebiyle davacıdan tahsil edilen kredi tahsis ve «ipotek» fek ücretleriyle, «erken kapama komisyonunun» «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen 30.10.2015 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıya kullandırılan kredinin «ticari kredi» niteliğinde olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Yasa kapsamında kalmadığı, davacıdan yapılan 5.677,69 TL tutarındaki kesintinin kredinin 26. taksiti olduğu, bu nedenle iadesi gerekmediği, tahsil edilen 8.000,00 TL tutarındaki «erken kapama komisyonun» ise TCMB’nin kredi plasman oranları çerçevesinde yeni kullandırılan krediler açısından tahsili mümkün olup iadesi koşullarının oluşmadığı, davacıdan tahsil edilen 950,00 TL’nin ise davalı banka tarafından belgelendirilemediği ve kredinin tahsilinde zorunlu olmadığı davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 950,00 TL’nin banka tarafından haksız olarak tahsil edildiği tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçelerle, «erken kapama komisyonunun» «istirdadına» ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1-) 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi gereğince somut olaya uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000.-TL'yi geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar kesindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/542 E. 2018/6268 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · vade · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan
İncelediğiniz karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Öte yandan taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» oran belirtilmemekle birlikte davalı bankanın çeşitli «masraf» ve «komisyonlar» alabileceğine yönelik hüküm de bulunmaktadır.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, imzalanan sözleşme içeriğinde dava konusu «masrafların» davacıdan tahsil edilebileceğine dair hüküm bulunmadığı, davacının «kredi sözleşmesi» imzalanmadan önce bu tür yükümlülükler hakkında bilgilendirildiğine dair de bir bilgilendirme «formu» da «ibraz» edilmediği, bu itibarla bankanın olağan bankacılık hizmetlerinden kaynaklanan bu hizmet kalemlerini davacıdan tahsil etmesinin hukukî bir dayanağı olduğundan bahse …
Benzer bu karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken anılan düzenleme gereğince davalı Banka'nın belirlediği ve «ilan» ettiği «komisyon» oranları bulunduğu takdirde bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa «emsal banka uygulamaları» araştırılması, alınan komisyon ve masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken …
Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları dikkate alındığında Borçlar Kanunu hükümlerine göre genel işlem niteliğindeki sözleşme hükümlerinin taraflar arasında «geçersiz» olacağı, «genel kredi sözleşmesinde» davalı bankanın «komisyon» v.s. kesinti yapacağı hususunun kararlaştırılmasının da bu nedenle geçersiz olduğu, davacının «erken ödeme komisyonu» adı altındaki bedelin iadesini talep etmekte haklı olması gerekçesiyle, davalının «ihtarnamenin» tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödeme yapmaması ve 27.01.2015 tarihinde «temerrüde» düşmesi nedeniyle 27.01.2015 tarihinden itibaren «reeskont faizi» yürütülerek erken ödeme komisyonu olan 7.005,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmişitir.
Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · erken kapama komisyonu · ticari kredi · reeskont faizi · genel kredi sözleşmesi · geçersizlik · ihtarname · temerrüt
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin yerleşik içtihatları dikkate alındığında Borçlar Kanunu hükümlerine göre genel işlem niteliğindeki sözleşme hükümlerinin taraflar arasında «geçersiz» olacağı, «genel kredi sözleşmesinde» davalı bankanın «komisyon» v.s. kesinti yapacağı hususunun kararlaştırılmasının da bu nedenle geçersiz olduğu, davacının «erken ödeme komisyonu» adı altındaki bedelin iadesini talep etmekte haklı olması gerekçesiyle, davalının «ihtarnamenin» tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödeme yapmaması ve 27.01.2015 tarihinde «temerrüde» düşmesi nedeniyle 27.01.2015 tarihinden itibaren «reeskont faizi» yürütülerek erken ödeme komisyonu olan 7.005,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmişitir.
1- Dava, «ticari kredi» nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen «erken kapama komisyon» ücretinin tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15052 E. 2018/3584 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · vade · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan
İncelediğiniz karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Öte yandan taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» oran belirtilmemekle birlikte davalı bankanın çeşitli «masraf» ve «komisyonlar» alabileceğine yönelik hüküm de bulunmaktadır.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, imzalanan sözleşme içeriğinde dava konusu «masrafların» davacıdan tahsil edilebileceğine dair hüküm bulunmadığı, davacının «kredi sözleşmesi» imzalanmadan önce bu tür yükümlülükler hakkında bilgilendirildiğine dair de bir bilgilendirme «formu» da «ibraz» edilmediği, bu itibarla bankanın olağan bankacılık hizmetlerinden kaynaklanan bu hizmet kalemlerini davacıdan tahsil etmesinin hukukî bir dayanağı olduğundan bahse …
Benzer bu karardaBu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken anılan yasal düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa «emsal banka uygulamaları» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı banka ile davacı arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin «ticari nitelik» taşıması ve davacının «tüketici sıfatına» sahip olmaması nedenleriyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerinin davacı hakkında uygulanamayacağı, davacının davalı bankadan kullanmış olduğu krediler nedeniyle davalı banka tarafından tahsil edilen ücret, «masraf», «komisyon» ve sigorta «primlerinin iade» edilmemesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… mi oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar ” şeklinde değiştirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici sıfatı · prim iadesi · ticari kredi · davanın konusu · ticari dava niteliği · ek prim · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı banka ile davacı arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin «ticari nitelik» taşıması ve davacının «tüketici sıfatına» sahip olmaması nedenleriyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerinin davacı hakkında uygulanamayacağı, davacının davalı bankadan kullanmış olduğu krediler nedeniyle davalı banka tarafından tahsil edilen ücret, «masraf», «komisyon» ve sigorta «primlerinin iade» edilmemesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «ticari kredi» dolayısıyla alınan «masrafların» «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece “Tüketici Mahkemesi” sıfatıyla bakılan davada, «dava konusu» kredinin «ticari kredi» olması sebebiyle Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuatın uygulanmayacağı değerlendirmesi yapılmış olmasına rağmen kararın “Ticaret Mahkemesi” sıfatıyla verilmemesi doğru görülmemiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1849 E. 2019/7439 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · ba formu · komisyon · vade · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, imzalanan sözleşme içeriğinde dava konusu «masrafların» davacıdan tahsil edilebileceğine dair hüküm bulunmadığı, davacının «kredi sözleşmesi» imzalanmadan önce bu tür yükümlülükler hakkında bilgilendirildiğine dair de bir bilgilendirme «formu» da «ibraz» edilmediği, bu itibarla bankanın olağan bankacılık hizmetlerinden kaynaklanan bu hizmet kalemlerini davacıdan tahsil etmesinin hukukî bir dayanağı olduğundan bahse …
Öte yandan taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» oran belirtilmemekle birlikte davalı bankanın çeşitli «masraf» ve «komisyonlar» alabileceğine yönelik hüküm de bulunmaktadır.
Benzer bu karardaİmzalandığı tarih itibariyle «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerin uygulama alanı bulacağı 18.09.2012 tarihli sözleşme bakımından ise, öncelikle Dairemiz bozma ilamında işaret edildiği şekilde ve davalı bankanın sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verdiği de gözetilerek «genel işlem koşulu denetimi» yapılması, sözleşme hükmünün bu nitelikte olduğu sonucuna ulaşılması halinde ise hüküm yazılmamış sayılacağından oluşan boşluğun, öncelikle bankanın «masraflara» ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar, bankanın bu yönde yapmış olduğu bir ilan bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise «emsal banka uygulamaları» gözetilerek doldurulması ve varsa fazladan tahsil edilen masrafların davacıya iadesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
03.02.2011 tarihli «kredi sözleşmesine» ilişkin hukukilik denetimi yapılarken öncelikle kredinin «ticari nitelikte» olduğu gözetilerek, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden «masraf» tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Taraflar arasında ilki 03.02.2011, diğeri ise 18.09.2012 tarihinde akdedilen 2 adet «genel kredi sözleşmesi» bulunduğu ve söz konusu «masrafların» bu kredilere ilişkin olarak tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu denetimi · genel işlem şartı · genel işlem koşulu · ticari dava niteliği · genel kredi sözleşmesi · istirdat · geçersizlik · yasal faiz
Benzer bu karardaDavacı yan, «kredi sözleşmelerinde» yer alan «masraf» tahsiline ilişkin hükümlerin «genel işlem koşulu» niteliğinde olmakla «geçersiz» olduğunu ileri sürerek, «istirdat» isteminde bulunmuş, mahkemece verilen ilk kararla, sözleşmelerde yer alan söz konusu hükümlerin «genel işlem şartı» olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında, TBK’nın yürürlüğünden önce 03.02.2011 tarihinde imzalanan sözleşmeye TBK’nın «genel işlem şartına» ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağı, 18.09.2012 tarihli sözleşme bakımından ise genel işlem koşuluna ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilerek, 18.09.2012 tarihli sözleşmeye ilişkin «genel işlem koşulu denetimi» yapılması gerektiği, sözleşme hükmünün bu nitelikte olduğunun tespiti halinde ise hükmün yazılmamış sayılması sebebiyle ortaya çıkan boşluğun doldurulması suretiyl …
İmzalandığı tarih itibariyle «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerin uygulama alanı bulacağı 18.09.2012 tarihli sözleşme bakımından ise, öncelikle Dairemiz bozma ilamında işaret edildiği şekilde ve davalı bankanın sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verdiği de gözetilerek «genel işlem koşulu denetimi» yapılması, sözleşme hükmünün bu nitelikte olduğu sonucuna ulaşılması halinde ise hüküm yazılmamış sayılacağından oluşan boşluğun, öncelikle bankanın «masraflara» ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar, bankanın bu yönde yapmış olduğu bir ilan bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise «emsal banka uygulamaları» gözetilerek doldurulması ve varsa fazladan tahsil edilen masrafların davacıya iadesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda toplanan delillere göre, davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesi ile, davanın kabulüne, 2.800,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12376 E. 2018/3830 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · vade · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan
İncelediğiniz karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Öte yandan taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» oran belirtilmemekle birlikte davalı bankanın çeşitli «masraf» ve «komisyonlar» alabileceğine yönelik hüküm de bulunmaktadır.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, imzalanan sözleşme içeriğinde dava konusu «masrafların» davacıdan tahsil edilebileceğine dair hüküm bulunmadığı, davacının «kredi sözleşmesi» imzalanmadan önce bu tür yükümlülükler hakkında bilgilendirildiğine dair de bir bilgilendirme «formu» da «ibraz» edilmediği, bu itibarla bankanın olağan bankacılık hizmetlerinden kaynaklanan bu hizmet kalemlerini davacıdan tahsil etmesinin hukukî bir dayanağı olduğundan bahse …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının «genel kredi sözleşmesi» kapsamında ticari krediler kullandığı, bu kredilerin erken kapatılması nedeniyle "«erken kapama komisyonu»" adı altında davacıdan «masraf» tahsil edildiği, genel kredi sözleşmesinde kredilerle ilgili alınacak komisyon ve masraf ve ücretlerin kabul «taahhüt» edildiğini, Yargıtay kararları doğrultusunda diğer bankaların ortalamaları dikkate alındığında davalı bankanın davacıdan alınması gerekenden fazla miktarda masraf tahsil edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.635,50 TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken anılan yasal düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa «emsal banka uygulamaları» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı …
1- Dava, «genel kredi sözleşmesi» kapsamında dosya «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken kapama komisyonu · genel kredi sözleşmesi · taahhütname · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının «genel kredi sözleşmesi» kapsamında ticari krediler kullandığı, bu kredilerin erken kapatılması nedeniyle "«erken kapama komisyonu»" adı altında davacıdan «masraf» tahsil edildiği, genel kredi sözleşmesinde kredilerle ilgili alınacak komisyon ve masraf ve ücretlerin kabul «taahhüt» edildiğini, Yargıtay kararları doğrultusunda diğer bankaların ortalamaları dikkate alındığında davalı bankanın davacıdan alınması gerekenden fazla miktarda masraf tahsil edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.635,50 TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, «genel kredi sözleşmesi» kapsamında dosya «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3567 E. 2018/5113 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · vade · dosya masrafı · ilan
İncelediğiniz karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.
Öte yandan taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» oran belirtilmemekle birlikte davalı bankanın çeşitli «masraf» ve «komisyonlar» alabileceğine yönelik hüküm de bulunmaktadır.
Benzer bu karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken anılan düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa «emsal banka uygulamaları» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı …
… mi oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar” şeklinde değiştirilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki kredinin «ticari kredi» olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, «genel işlem şartlarına» aykırı olduğu, «erken kapama komisyonuna» ilişkin hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiği, bu nedenle iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile ....500,00 TL'nin «erken ödeme komisyon» ücretinin tahsil tarihi olan 04/11/2014 tarihinden, bakiye 630,00 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek «reeskont faizi» ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · genel işlem şartı · erken kapama komisyonu · ticari kredi · reeskont faizi · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki kredinin «ticari kredi» olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, «genel işlem şartlarına» aykırı olduğu, «erken kapama komisyonuna» ilişkin hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiği, bu nedenle iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile ....500,00 TL'nin «erken ödeme komisyon» ücretinin tahsil tarihi olan 04/11/2014 tarihinden, bakiye 630,00 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek «reeskont faizi» ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, «ticari kredi» nedeniyle haksız tahsil edildiğini iddia edilen «erken kapama komisyon» ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/276 E. 2018/5662 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · vade · dosya masrafı · ilan
İncelediğiniz karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.
Öte yandan taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» oran belirtilmemekle birlikte davalı bankanın çeşitli «masraf» ve «komisyonlar» alabileceğine yönelik hüküm de bulunmaktadır.
Benzer bu karardaBu durumda ticari ...lerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle anılan yasal düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise «emsal banka uygulamalarının» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgı …
Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, ... ve ... işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.” şeklinde değiştirilmiştir.
1-Dava, taraflar arasında 30.10.2012 tarihinde imzalanan ve ticari mahiyette bulunan ...nin erken kapatılması nedeniyle ödenen «komisyon bedelinin» «istirdadı» talebine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon bedeli · istirdat
Benzer bu kararda1-Dava, taraflar arasında 30.10.2012 tarihinde imzalanan ve ticari mahiyette bulunan ...nin erken kapatılması nedeniyle ödenen «komisyon bedelinin» «istirdadı» talebine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11774 E. 2018/4017 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · vade · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan
İncelediğiniz karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Öte yandan taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» oran belirtilmemekle birlikte davalı bankanın çeşitli «masraf» ve «komisyonlar» alabileceğine yönelik hüküm de bulunmaktadır.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, imzalanan sözleşme içeriğinde dava konusu «masrafların» davacıdan tahsil edilebileceğine dair hüküm bulunmadığı, davacının «kredi sözleşmesi» imzalanmadan önce bu tür yükümlülükler hakkında bilgilendirildiğine dair de bir bilgilendirme «formu» da «ibraz» edilmediği, bu itibarla bankanın olağan bankacılık hizmetlerinden kaynaklanan bu hizmet kalemlerini davacıdan tahsil etmesinin hukukî bir dayanağı olduğundan bahse …
Benzer bu karardaBu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle anılan yasal düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise «emsal banka uygulamalarının» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgı …
… mi oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.” şeklinde değiştirilmiştir.
… 0.000,00 TL bedelli olduğu, davacı şirketin 35. taksit ödemesi esnasında 05/01/2015 tarihinde kalan kısmı 646.443,71 TL olarak ödediği, davalı bankabıb 27.150,62 TL «erken ödeme komisyonu» tahsil ettiği, sözleşmede oran belli edilmediğinden diğer bankalardan bu tür kredilerin erken kapatılması halinde alınan komisyon ücretinin sorulduğu, %2 oranının …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · komisyon bedeli · istirdat
Benzer bu kararda1-Dava, taraflar arasında 07.02.2012 tarihinde imzalanan ve ticari mahiyette bulunan kredinin erken kapatılması nedeniyle ödenen «komisyon bedelinin» «istirdadı» talebine ilişkindir.
… 0.000,00 TL bedelli olduğu, davacı şirketin 35. taksit ödemesi esnasında 05/01/2015 tarihinde kalan kısmı 646.443,71 TL olarak ödediği, davalı bankabıb 27.150,62 TL «erken ödeme komisyonu» tahsil ettiği, sözleşmede oran belli edilmediğinden diğer bankalardan bu tür kredilerin erken kapatılması halinde alınan komisyon ücretinin sorulduğu, %2 oranının …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/23 E. , 2019/7005 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 13.07.2017 tarih ve 2015/770-2017/622 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı bankadan 11/07/2008 tarihinde dövize endeksli girişimci kredisi kullandığını, davalı banka tarafından dosya ücreti, işlem masrafı, telefon gideri, ekspertiz masrafı, kredi kullandırım masrafı, işlem komisyonu, gecikme ücreti vs şeklinde bir çok isim altında çeşitli kesintiler yapıldığını, masrafların banka tarafından hangi gerekçe ile tahsil edildiğinin belli olmadığını ileri sürerek haksız ve hukuka aykırı olarak yapılan kesintilerin tespiti ile şimdilik belirsiz olan işbu alacak kalemlerine yönelik olarak 1.000,00 TL'nin kesinti tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 28.149,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, tahsil edilen masrafların banka uygulamalarına uygun olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, imzalanan sözleşme içeriğinde dava konusu masrafların davacıdan tahsil edilebileceğine dair hüküm bulunmadığı, davacının kredi sözleşmesi imzalanmadan önce bu tür yükümlülükler hakkında bilgilendirildiğine dair de bir bilgilendirme formu da ibraz edilmediği, bu itibarla bankanın olağan bankacılık hizmetlerinden kaynaklanan bu hizmet kalemlerini davacıdan tahsil etmesinin hukukî bir dayanağı olduğundan bahsetmenin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 28.149,00 TL'nin 11/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan girişimci kredisi sebebiyle davacıdan tahsil edilen kredi tahsis, dosya ücreti vs. gibi çeşitli isimler altında haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen bedellerin davalıdan tahsiline ilişkindir. Mahkemece davacıdan alınan masrafların kanuni dayanağı bulunmadığı ve sözleşmede de hüküm olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının, serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir.
Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar. Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir. (Emsal nitelikteki Dairemizin 15.04.2019 Tarih, 2019/1303 Esas-2019/2961 Karar sayılı ilamı). Öte yandan taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinde oran belirtilmemekle birlikte davalı bankanın çeşitli masraf ve komisyonlar alabileceğine yönelik hüküm de bulunmaktadır. Bu itibarla yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu ve TTK’nın ilgili hükümleri de değerlendirilip tartışılmak suretiyle gerekirse bilirkişi kurulundan da rapor alınarak davalı bankanın davacıdan isteyebileceği masraf, komisyon v.s. gibi bedellere ilişkin miktarlar belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile eksik inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/553109900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz