6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/8234 E. 2010/3940 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mücbir sebep yapılandırma protokolü cari hesap alacağı hizmet bedeli temerrüt tarihi cari hesap garantörlük protokol taahhütname dosya masrafı temerrüt

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen 20.09.2005 tarihli protokolün her iki tarafında kabulünde olduğu gibi, yapılan ek protokollerinde taraflarca itiraza uğramadığını, davalının mücbir sebep itirazlarının yerinde olmadığı, davacı otelin davalıya verdiği taahhütlerin tamamını yerine getirdi, davacının davalıdan (90.937,11) USD cari hesap alacağı ile davalı tarafından garanti edilen oda doluluk oranının doldurulamaması nedeniyle (201.451,96)USD alacaklı olduğu, Turizm Bakanlığının Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla, birbirleri ile ve müşterileri ile ve müşterileri ile ilişkileri hakkındaki Yönetmelik gereği davacı alacağına aylık %10 faiz ve ana borcun %5’i oranında tahsil masrafı tahakkuk ettirilmesi gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile (398.106,63)YTL’nin temerrüt tarihi olan 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık %10 faiz ve ana paranın %5’i oranında tahsil masrafı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, taraflar arasındaki garantili oda kontenjan sözleşmesi uyarınca, taahhüt edildiği halde ödenmeyen oda bedeli ile alındığı halde ödenmeyen otel hizmeti bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında 20.09.2005 tarihli asıl sözleşme ve 08.05.2006 tarihli ek protokol ile 22.06.2006 tarihli ikinci ek protokol bulunduğu belirlenerek,davacı alacağı 22.06.2006 tarihli ikinci ek protokol esas alınarak tespit edilmiştir. 22.06.2006 tarihli ek protokolün altında davalı şirket yetkilisinin imzası bulunmamaktadır.Davacı tarafından anılan protokolün davalı tarafından davaya cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu, bu hususun mahkeme yazı işleri müdürünce tespit edildiği belirtilmişse de,davalı vekilinin cevap dilekçesinin 20.03.2007 tarihinde dosyaya sunulmasına karşın 01.05.2007 tarihli mahkeme yazı işleri müdürünün belirlemesi anılan protokol fotokopisinin davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde olduğunu belirleyen bir kayıt olup, anılan belgenin davalı tarafından dosyaya sunulduğunu kanıtlamaz,kaldı ki davalı vekilinin cevap dilekçesinde böyle bir belgenin dilekçe eki olduğu da belirtilmemiştir. İmzasız böyle bir belgenin içeriğinin taraflar arasında kabul edildiğine dair açık bir davalı beyanına dosyada rastlanamadığından böyle bir belgenin esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14883 E. 2013/2512 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3035 E. 2019/2648 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14759 E. 2011/4454 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

1 benzer karar daha
  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13603 E. 2010/5333 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/8234 E.  ,  2010/3940 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Alanya Asliye 1.Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Alanya Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.03.2008 tarih ve 2007/23-2008/98 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.04.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Stella Beach isimli otelin maliki ve işletmecisi, davalının da seyahat acentası olarak faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında 20.09.2005 tarihinde imzalanan sözleşme ile birbirlerine karşılıklı taahhütlerde bulunduklarını, müvekkilinin sözleşmede yazılı olduğu gibi odaları belirtildiği şekilde acentanın kullanımına sunduğunu, sözleşmede yer alan garanti kapsamındaki 63 odanın 163 günlük konaklama bedelinden gerçekleşmeyen konaklama bedeli olan KDV dahil (193.635,29)USD, alınıpta ödenmeyen otel hizmetli karşılığında (90.868,84)USD borçlu olduğunu ileri sürerek (284.504,13)USD’nın temerrüt tarihindeki YTL karşılığı olan (398.106,63)YTL’nin 11.02.2007 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek aylık %10 faiz, ana borcun %5’i oranında tahsil masrafı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede KDV’nin fiyatlara dahil olmadığı yazılı ise de, tarafların sözlü mutabakata KDV’nin fiyatların içerisinde olduğunu kabul ettikleri, tahminen (50.000)USD civarında bir miktar için davayı kabul ettiklerini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre garantilerin sezon sonunda ay başında oda geceleme doluluk hesaplanıp, yıl sonundaki oteldeki tüm doluluk oranlarının kümülatif olarak değerlendirileceği, davacının bir çok kez “shop sale” denilen uygulamayı talep ederek garanti sözleşmesinin ihlal edildiğini, ülkemizde 2006 sezonu öncesinde yaşanan bazı olumsuz olaylar nedeniyle yaklaşık %70’lere varan iptallerin gerçekleştiğini, bu durumun davalı bakımından borcun ihlalini kaçınılmaz duruma sokan haklı sebepler olduğunu, davalının kusuru olmadan turizmde yaşanan sıkıntılara davacının da katlanmak zorunda olduğunu belirterek, (50.000)USD’lik kısım dışında kalan davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen 20.09.2005 tarihli protokolün her iki tarafında kabulünde olduğu gibi, yapılan ek protokollerinde taraflarca itiraza uğramadığını, davalının mücbir sebep itirazlarının yerinde olmadığı, davacı otelin davalıya verdiği taahhütlerin tamamını yerine getirdi, davacının davalıdan (90.937,11) USD cari hesap alacağı ile davalı tarafından garanti edilen oda doluluk oranının doldurulamaması nedeniyle (201.451,96)USD alacaklı olduğu, Turizm Bakanlığının Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla, birbirleri ile ve müşterileri ile ve müşterileri ile ilişkileri hakkındaki Yönetmelik gereği davacı alacağına aylık %10 faiz ve ana borcun %5’i oranında tahsil masrafı tahakkuk ettirilmesi gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile (398.106,63)YTL’nin temerrüt tarihi olan 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık %10 faiz ve ana paranın %5’i oranında tahsil masrafı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, taraflar arasındaki garantili oda kontenjan sözleşmesi uyarınca, taahhüt edildiği halde ödenmeyen oda bedeli ile alındığı halde ödenmeyen otel hizmeti bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında 20.09.2005 tarihli asıl sözleşme ve 08.05.2006 tarihli ek protokol ile 22.06.2006 tarihli ikinci ek protokol bulunduğu belirlenerek,davacı alacağı 22.06.2006 tarihli ikinci ek protokol esas alınarak tespit edilmiştir.

22. 06.2006 tarihli ek protokolün altında davalı şirket yetkilisinin imzası bulunmamaktadır.Davacı tarafından anılan protokolün davalı tarafından davaya cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu, bu hususun mahkeme yazı işleri müdürünce tespit edildiği belirtilmişse de,davalı vekilinin cevap dilekçesinin 20.03.2007 tarihinde dosyaya sunulmasına karşın 01.05.2007 tarihli mahkeme yazı işleri müdürünün belirlemesi anılan protokol fotokopisinin davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde olduğunu belirleyen bir kayıt olup, anılan belgenin davalı tarafından dosyaya sunulduğunu kanıtlamaz,kaldı ki davalı vekilinin cevap dilekçesinde böyle bir belgenin dilekçe eki olduğu da belirtilmemiştir. İmzasız böyle bir belgenin içeriğinin taraflar arasında kabul edildiğine dair açık bir davalı beyanına dosyada rastlanamadığından böyle bir belgenin esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017184100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.