Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/8234 E. 2010/3940 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mücbir sebep↗ yapılandırma protokolü↗ cari hesap alacağı↗ hizmet bedeli↗ temerrüt tarihi↗ cari hesap↗ garantörlük↗ protokol↗ taahhütname↗ dosya masrafı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen 20.09.2005 tarihli protokolün her iki tarafında kabulünde olduğu gibi, yapılan ek protokollerinde taraflarca itiraza uğramadığını, davalının mücbir sebep itirazlarının yerinde olmadığı, davacı otelin davalıya verdiği taahhütlerin tamamını yerine getirdi, davacının davalıdan (90.937,11) USD cari hesap alacağı ile davalı tarafından garanti edilen oda doluluk oranının doldurulamaması nedeniyle (201.451,96)USD alacaklı olduğu, Turizm Bakanlığının Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla, birbirleri ile ve müşterileri ile ve müşterileri ile ilişkileri hakkındaki Yönetmelik gereği davacı alacağına aylık %10 faiz ve ana borcun %5’i oranında tahsil masrafı tahakkuk ettirilmesi gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile (398.106,63)YTL’nin temerrüt tarihi olan 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık %10 faiz ve ana paranın %5’i oranında tahsil masrafı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taraflar arasındaki garantili oda kontenjan sözleşmesi uyarınca, taahhüt edildiği halde ödenmeyen oda bedeli ile alındığı halde ödenmeyen otel hizmeti bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında 20.09.2005 tarihli asıl sözleşme ve 08.05.2006 tarihli ek protokol ile 22.06.2006 tarihli ikinci ek protokol bulunduğu belirlenerek,davacı alacağı 22.06.2006 tarihli ikinci ek protokol esas alınarak tespit edilmiştir. 22.06.2006 tarihli ek protokolün altında davalı şirket yetkilisinin imzası bulunmamaktadır.Davacı tarafından anılan protokolün davalı tarafından davaya cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu, bu hususun mahkeme yazı işleri müdürünce tespit edildiği belirtilmişse de,davalı vekilinin cevap dilekçesinin 20.03.2007 tarihinde dosyaya sunulmasına karşın 01.05.2007 tarihli mahkeme yazı işleri müdürünün belirlemesi anılan protokol fotokopisinin davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde olduğunu belirleyen bir kayıt olup, anılan belgenin davalı tarafından dosyaya sunulduğunu kanıtlamaz,kaldı ki davalı vekilinin cevap dilekçesinde böyle bir belgenin dilekçe eki olduğu da belirtilmemiştir. İmzasız böyle bir belgenin içeriğinin taraflar arasında kabul edildiğine dair açık bir davalı beyanına dosyada rastlanamadığından böyle bir belgenin esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14883 E. 2013/2512 K.
Ortak:garantörlük · protokol · taahhütname · dosya masrafı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen 20.09.2005 tarihli «protokolün» her iki tarafında kabulünde olduğu gibi, yapılan ek protokollerinde taraflarca itiraza uğramadığını, davalının «mücbir sebep» itirazlarının yerinde olmadığı, davacı otelin davalıya verdiği «taahhütlerin» tamamını yerine getirdi, davacının davalıdan (90.937,11) USD «cari hesap alacağı» ile davalı tarafından «garanti» edilen oda doluluk oranının doldurulamaması nedeniyle (201.451,96)USD alacaklı olduğu, Turizm Bakanlığının Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla, birbirleri ile ve müşterileri ile ve müşterileri ile ilişkileri hakkındaki Yönetmelik gereği davacı alacağına aylık %10 faiz ve ana borcun %5’i oranında tahsil «masrafı» tahakkuk ettirilmesi gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile (398.106,63)YTL’nin «temerrüt tarihi» olan 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık %10 faiz ve ana paranın %5’i oranında tahsil masrafı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar …
2- Dava, taraflar arasındaki «garantili» oda kontenjan sözleşmesi uyarınca, «taahhüt» edildiği halde ödenmeyen oda bedeli ile alındığı halde ödenmeyen otel «hizmeti bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında 20.09.2005 tarihli asıl sözleşme ve 08.05.2006 tarihli ek «protokol» ile 22.06.2006 tarihli ikinci ek protokol bulunduğu belirlenerek,davacı alacağı 22.06.2006 tarihli ikinci ek protokol esas alınarak tespit edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece Dairemize ait 08.04.2010 tarihli ilama dayanılarak, davacının Stella Beach isimli otelin maliki ve işletmecisi, davalının da seyahat «acentesi» olarak faaliyet gösterdiği, tarafların 20.09.2005 tarihli sözleşme ile birbirlerine karşılıklı «taahhütlerde» bulundukları, davacının sözleşmede öngörülen şekilde odaları davalının kullanımına sunduğu, davalının sözleşmede yer alan «garanti kapsamındaki» 63 odanın 163 günlük konaklama ücretinden, gerçekleşmeyen konaklama bedeli olan KDV «dahil» 193.635,29 USD ile alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığında 90.868,84 USD borçlu bulunduğu, her ne kadar davalının garantili oda taahhüdü sebebiyle daha fazla borçlu olduğu tespit edilmişse de, mahkeme ilk kararının sadece davalı tarafından temyiz edildiği ve davacının talebi dikkate alındığında ilk bilirkişi raporundaki değerin esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 398.106,63 TL’nin 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık %... faizi ve %5 oranında tahsil «masrafı» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak dava, «garantili» oda kontenjan sözleşmesi ve ek «protokolüne» dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama ve Dairemize ait 08.04.2010 tarihli bozma ilamı sonucunda, alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığında davalının davacıya (90.868,84) USD. borçlu bulunduğu, davalının «garanti kapsamında» gerçekleşmeyen konaklama bedeli borcunun ise 20.09.2005 tarihli asıl ve 08.05.2006 tarihli ek sözleşmeler uyarınca belirlenmesi gerektiği konularında «usulü kazanılmış hak» oluşmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:garanti kapsamı · usuli kazanılmış hak · acentelik · kazanılmış hak · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, tarafların talepleri ile bağlılık ve «usulü kazanılmış hak» ilkeleri nazara alınarak, davalı şirketin «garanti» süresinin ....06.2006-....2006 olduğunun kabul edilmesi ve aralarında sektörden bilirkişilerin bulunduğu yeni bir heyet oluşturularak, özellikle turizm sektöründe “kümülatif hesaplama” tabirinden ne anlaşılması gerektiğinin, buna göre de taraflar arasındaki 20.09.2005 tarihli asıl sözleşmede bu konuda yer alan ibarelerin ne anlama geldiğinin tespit edilmesi, davalının bilirkişi raporuna bu yönden yaptığı ciddi ve teknik itirazın karşılanması ve sonucuna göre de davalının «garanti kapsamında» gerçekleşmeyen konaklama bedeli borcunun bulunup bulunmadığının, varsa miktarının belirlenmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece Dairemize ait 08.04.2010 tarihli ilama dayanılarak, davacının Stella Beach isimli otelin maliki ve işletmecisi, davalının da seyahat «acentesi» olarak faaliyet gösterdiği, tarafların 20.09.2005 tarihli sözleşme ile birbirlerine karşılıklı «taahhütlerde» bulundukları, davacının sözleşmede öngörülen şekilde odaları davalının kullanımına sunduğu, davalının sözleşmede yer alan «garanti kapsamındaki» 63 odanın 163 günlük konaklama ücretinden, gerçekleşmeyen konaklama bedeli olan KDV «dahil» 193.635,29 USD ile alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığında 90.868,84 USD borçlu bulunduğu, her ne kadar davalının garantili oda taahhüdü sebebiyle daha fazla borçlu olduğu tespit edilmişse de, mahkeme ilk kararının sadece davalı tarafından temyiz edildiği ve davacının talebi dikkate alındığında ilk bilirkişi raporundaki değerin esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 398.106,63 TL’nin 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık %... faizi ve %5 oranında tahsil «masrafı» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve Dairemize ait 08.04.2010 tarihli bozma ilamı sonucunda, alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığında davalının davacıya (90.868,84) USD. borçlu bulunduğu, davalının «garanti kapsamında» gerçekleşmeyen konaklama bedeli borcunun ise 20.09.2005 tarihli asıl ve 08.05.2006 tarihli ek sözleşmeler uyarınca belirlenmesi gerektiği konularında «usulü kazanılmış hak» oluşmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3035 E. 2019/2648 K.
Ortak:taahhütname · dosya masrafı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen 20.09.2005 tarihli «protokolün» her iki tarafında kabulünde olduğu gibi, yapılan ek protokollerinde taraflarca itiraza uğramadığını, davalının «mücbir sebep» itirazlarının yerinde olmadığı, davacı otelin davalıya verdiği «taahhütlerin» tamamını yerine getirdi, davacının davalıdan (90.937,11) USD «cari hesap alacağı» ile davalı tarafından «garanti» edilen oda doluluk oranının doldurulamaması nedeniyle (201.451,96)USD alacaklı olduğu, Turizm Bakanlığının Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla, birbirleri ile ve müşterileri ile ve müşterileri ile ilişkileri hakkındaki Yönetmelik gereği davacı alacağına aylık %10 faiz ve ana borcun %5’i oranında tahsil «masrafı» tahakkuk ettirilmesi gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile (398.106,63)YTL’nin «temerrüt tarihi» olan 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık %10 faiz ve ana paranın %5’i oranında tahsil masrafı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar …
2- Dava, taraflar arasındaki «garantili» oda kontenjan sözleşmesi uyarınca, «taahhüt» edildiği halde ödenmeyen oda bedeli ile alındığı halde ödenmeyen otel «hizmeti bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaTaraflar arasında, davalının işlettiği otelde, davacı adına 07.04.2013 - 20.10.2013 tarihleri arasında 100.000,00 TL'lik geceleme «taahhüdüne» ilişkin şifahi sözleşme yapıldığı, bu süre zarfında 100.000,00 TL'lik kontenjanın doldurulamaması halinde sürenin 20.10.2014 tarihine kadar uzatılacağının kararlaş …
… iadesini talep hakkı bulunmamakta ise de, otel işletmecisi olan davalının bakiye kontenjanın kullanılmaması sebebiyle tasarruf ettiği personel, sarf malzemesi gibi «masraf» tutarını davacıya iadesi gerekmekte olup, bu yönden herhangi bir değerlendirme yapılmaması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmişt …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin deliline dayanma · bedel iadesi · yemin delili · kâr mahrumiyeti · yemin · ifa · sebepsiz zenginleşme · ihtarname
Benzer bu kararda… lardan peşin satması olduğunu, davalı şirketin aldığı riskin ise odaları talebin çok arttığı aylarda daha yüksek bir fiyata satacakken peşin satış yaparak bu kârdan «mahrum» kaldığını, yani taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının peşin yatırdığı para karşılığında kontenjan kullanacağı, kontenjanını doldurması halinde kâr elde edecek kontenjanını dolduramadığı takdirde ise kullanılamayan kontenjana ilişkin «bedeli iade» edilmeyeceğinden zarar edeceğini, basiretli bir «tacir» gibi davacının bunu öngörmesi gerektiğini buna göre davacının kullanılmayan kontenjan karşılığında paranın «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre iadesi talebinin taraflar arasında yazılı olmayan bir sözleşmenin varlığı da gözü önünde bulundurulduğunda yerinde olmadığı taraflar arasındaki sözleşmenin yazılı olmaması ve hükümlerinin belirli olmaması, davacının davalının aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak kontenjan kullanılmasına izin vermediğini, sözleşmeye aykırı davrandığını HMK’nın 201. maddesi uyarınca yazılı olarak kanıtlayamadığı, davacının «yemin delili» kendisine hatırlatılmasına rağmen «yemin delilini dayanmadığı» gerekçesi ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş; bu karar karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, tarafların şifahi olarak yapmış oldukları sözleşme hükümlerinin, tarafların birbirine gönderdikleri «ihtarnamelerden» gidilerek irdelenmesi gerektiği, davacı tarafça gerek dava tarihinden önce davalıya gönderilen ihtarnamede, gerekse dava dilekçesinde erken rezervasyonla ilgili bir iddia ve beyanda bulunulmadığı, davacının iddia etmiş olduğu şekilde davalı tarafın sözleşme kapsamında edimlerini «ifa» etmediğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gerekçesi ile Bakırköy 3.
Dava, davacı tarafça kullanılmayan konaklama «bedelinin iadesi» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14759 E. 2011/4454 K.
Ortak:protokol · dosya masrafı · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen 20.09.2005 tarihli «protokolün» her iki tarafında kabulünde olduğu gibi, yapılan ek protokollerinde taraflarca itiraza uğramadığını, davalının «mücbir sebep» itirazlarının yerinde olmadığı, davacı otelin davalıya verdiği «taahhütlerin» tamamını yerine getirdi, davacının davalıdan (90.937,11) USD «cari hesap alacağı» ile davalı tarafından «garanti» edilen oda doluluk oranının doldurulamaması nedeniyle (201.451,96)USD alacaklı olduğu, Turizm Bakanlığının Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla, birbirleri ile ve müşterileri ile ve müşterileri ile ilişkileri hakkındaki Yönetmelik gereği davacı alacağına aylık %10 faiz ve ana borcun %5’i oranında tahsil «masrafı» tahakkuk ettirilmesi gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile (398.106,63)YTL’nin «temerrüt tarihi» olan 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık %10 faiz ve ana paranın %5’i oranında tahsil masrafı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar …
Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında 20.09.2005 tarihli asıl sözleşme ve 08.05.2006 tarihli ek «protokol» ile 22.06.2006 tarihli ikinci ek protokol bulunduğu belirlenerek,davacı alacağı 22.06.2006 tarihli ikinci ek protokol esas alınarak tespit edilmiştir.
22.06.2006 tarihli ek «protokolün» altında davalı şirket yetkilisinin imzası bulunmamaktadır.Davacı tarafından anılan protokolün davalı tarafından davaya cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu, bu …
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulü ile 398.106,63 YTL’nin 11.02.2007 «temerrüt» tarihinden itibaren aylık %10 faiz ve ana paranın %5’i oranında tahsil «masrafı» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 08.04.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur. ..Taraf vekilleri bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve taraflar arasındaki 08.05.2006 tarihli ek «protokolün» 1.maddesinde 20.09.2005 tarihli sözleşmenin eki olduğunun belirtilmiş olması karşısında Dairemiz bozma kararı sonrasında yapılacak hesaplamanın 08.05.2006 tarihli …
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13603 E. 2010/5333 K.
Ortak:temerrüt tarihi · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen 20.09.2005 tarihli «protokolün» her iki tarafında kabulünde olduğu gibi, yapılan ek protokollerinde taraflarca itiraza uğramadığını, davalının «mücbir sebep» itirazlarının yerinde olmadığı, davacı otelin davalıya verdiği «taahhütlerin» tamamını yerine getirdi, davacının davalıdan (90.937,11) USD «cari hesap alacağı» ile davalı tarafından «garanti» edilen oda doluluk oranının doldurulamaması nedeniyle (201.451,96)USD alacaklı olduğu, Turizm Bakanlığının Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla, birbirleri ile ve müşterileri ile ve müşterileri ile ilişkileri hakkındaki Yönetmelik gereği davacı alacağına aylık %10 faiz ve ana borcun %5’i oranında tahsil «masrafı» tahakkuk ettirilmesi gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile (398.106,63)YTL’nin «temerrüt tarihi» olan 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık %10 faiz ve ana paranın %5’i oranında tahsil masrafı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar …
Benzer bu kararda3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece hüküm altına alınan «vade farkı» miktarının belirlenmesine ilişkin olarak düzenlenen bilirkişi raporuna karşı davacı tarafça 16.05.2006 tarihli dilekçe ile itirazda bulunularak bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemine itiraz edilmiştir.Fatura bedelinin 25.06.2003 tarihinde ödenmesi gerekirken daha sonraki tarihlerde kısım kısım ödenmiş olması nedeniyle geç ödenen miktarlar için hesaplanacak vade farkının «temerrüt tarihi» olan 25.06.2003 tarihinden kısmi ödemelerin yapıldığı tarihler nazara alınarak bulunacak gecikme süreleri esas alınarak hesaplanması gerekirken, hükme dayanak bilirkişi raporundaki «kısmi ödeme» tarihleri arasındaki süreler esas alınarak yapılan hesaplama sonucu bulunan miktara karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulma …
Taraflar arasında yapılan oda kontenjan sözleşmesinde «vade farkının» istenebileceği kararlaştırılmamış ise de davacı tarafın dayandığı Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla Birbirleriyle ve Müşterileriyle İlişkileri Hakkında Yönetmelik hükümlerinin taraflar arasındaki ilişki yönünden «teamül» oluşturduğu anlaşılmakla davacının zamanında ödenmeyen «fatura» bedeli için vade farkı isteyebileceğinin kabul edilmiş olması yerinde ise de dayanak yönetmeliğin 14 ncü maddesinde faturaların sözleşme ile belirlenen zamanda, böyle bir hüküm yoksa faturanın alınmasından itibaren 30 gün içinde ödeneceği, bu süreden sonra ödenmesi halinde aylık % 10 faiz tahakkuk ettirileceği belirtilmiştir.Bu durumda «temerrüt faizi» niteliğindeki vade farkı borcuna yeniden faiz yürütülmek suretiyle tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vade farkı · kısmi ödeme · teamül · vade · temerrüt faizi · fatura
Benzer bu karardaTaraflar arasında yapılan oda kontenjan sözleşmesinde «vade farkının» istenebileceği kararlaştırılmamış ise de davacı tarafın dayandığı Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla Birbirleriyle ve Müşterileriyle İlişkileri Hakkında Yönetmelik hükümlerinin taraflar arasındaki ilişki yönünden «teamül» oluşturduğu anlaşılmakla davacının zamanında ödenmeyen «fatura» bedeli için vade farkı isteyebileceğinin kabul edilmiş olması yerinde ise de dayanak yönetmeliğin 14 ncü maddesinde faturaların sözleşme ile belirlenen zamanda, böyle bir hüküm yoksa faturanın alınmasından itibaren 30 gün içinde ödeneceği, bu süreden sonra ödenmesi halinde aylık % 10 faiz tahakkuk ettirileceği belirtilmiştir.Bu durumda «temerrüt faizi» niteliğindeki vade farkı borcuna yeniden faiz yürütülmek suretiyle tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmi …
… uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişki nedeniyle vadesinde ödenmeyen alacaktan dolayı «vade farkı» alacağı doğduğu, vade farkı uygulaması konusunda “Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla, Birbirleriyle ve Müşterileriyle İlişkileri Hakkındaki Yönetmelik” hükümlerinin «teamül» halini aldığı, değişik tarihlerdeki ödemeler nedeniyle vade farkı alacağının doğduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.492,51 YTL’nin 26.09.2003 tarihinden …
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece hüküm altına alınan «vade farkı» miktarının belirlenmesine ilişkin olarak düzenlenen bilirkişi raporuna karşı davacı tarafça 16.05.2006 tarihli dilekçe ile itirazda bulunularak bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemine itiraz edilmiştir.Fatura bedelinin 25.06.2003 tarihinde ödenmesi gerekirken daha sonraki tarihlerde kısım kısım ödenmiş olması nedeniyle geç ödenen miktarlar için hesaplanacak vade farkının «temerrüt tarihi» olan 25.06.2003 tarihinden kısmi ödemelerin yapıldığı tarihler nazara alınarak bulunacak gecikme süreleri esas alınarak hesaplanması gerekirken, hükme dayanak bilirkişi raporundaki «kısmi ödeme» tarihleri arasındaki süreler esas alınarak yapılan hesaplama sonucu bulunan miktara karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulma …
2- Dava, «vade farkı» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/8234 E. , 2010/3940 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Alanya Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Alanya Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.03.2008 tarih ve 2007/23-2008/98 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.04.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Stella Beach isimli otelin maliki ve işletmecisi, davalının da seyahat acentası olarak faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında 20.09.2005 tarihinde imzalanan sözleşme ile birbirlerine karşılıklı taahhütlerde bulunduklarını, müvekkilinin sözleşmede yazılı olduğu gibi odaları belirtildiği şekilde acentanın kullanımına sunduğunu, sözleşmede yer alan garanti kapsamındaki 63 odanın 163 günlük konaklama bedelinden gerçekleşmeyen konaklama bedeli olan KDV dahil (193.635,29)USD, alınıpta ödenmeyen otel hizmetli karşılığında (90.868,84)USD borçlu olduğunu ileri sürerek (284.504,13)USD’nın temerrüt tarihindeki YTL karşılığı olan (398.106,63)YTL’nin 11.02.2007 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek aylık %10 faiz, ana borcun %5’i oranında tahsil masrafı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede KDV’nin fiyatlara dahil olmadığı yazılı ise de, tarafların sözlü mutabakata KDV’nin fiyatların içerisinde olduğunu kabul ettikleri, tahminen (50.000)USD civarında bir miktar için davayı kabul ettiklerini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre garantilerin sezon sonunda ay başında oda geceleme doluluk hesaplanıp, yıl sonundaki oteldeki tüm doluluk oranlarının kümülatif olarak değerlendirileceği, davacının bir çok kez “shop sale” denilen uygulamayı talep ederek garanti sözleşmesinin ihlal edildiğini, ülkemizde 2006 sezonu öncesinde yaşanan bazı olumsuz olaylar nedeniyle yaklaşık %70’lere varan iptallerin gerçekleştiğini, bu durumun davalı bakımından borcun ihlalini kaçınılmaz duruma sokan haklı sebepler olduğunu, davalının kusuru olmadan turizmde yaşanan sıkıntılara davacının da katlanmak zorunda olduğunu belirterek, (50.000)USD’lik kısım dışında kalan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen 20.09.2005 tarihli protokolün her iki tarafında kabulünde olduğu gibi, yapılan ek protokollerinde taraflarca itiraza uğramadığını, davalının mücbir sebep itirazlarının yerinde olmadığı, davacı otelin davalıya verdiği taahhütlerin tamamını yerine getirdi, davacının davalıdan (90.937,11) USD cari hesap alacağı ile davalı tarafından garanti edilen oda doluluk oranının doldurulamaması nedeniyle (201.451,96)USD alacaklı olduğu, Turizm Bakanlığının Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla, birbirleri ile ve müşterileri ile ve müşterileri ile ilişkileri hakkındaki Yönetmelik gereği davacı alacağına aylık %10 faiz ve ana borcun %5’i oranında tahsil masrafı tahakkuk ettirilmesi gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile (398.106,63)YTL’nin temerrüt tarihi olan 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık %10 faiz ve ana paranın %5’i oranında tahsil masrafı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taraflar arasındaki garantili oda kontenjan sözleşmesi uyarınca, taahhüt edildiği halde ödenmeyen oda bedeli ile alındığı halde ödenmeyen otel hizmeti bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında 20.09.2005 tarihli asıl sözleşme ve 08.05.2006 tarihli ek protokol ile 22.06.2006 tarihli ikinci ek protokol bulunduğu belirlenerek,davacı alacağı 22.06.2006 tarihli ikinci ek protokol esas alınarak tespit edilmiştir.
22. 06.2006 tarihli ek protokolün altında davalı şirket yetkilisinin imzası bulunmamaktadır.Davacı tarafından anılan protokolün davalı tarafından davaya cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu, bu hususun mahkeme yazı işleri müdürünce tespit edildiği belirtilmişse de,davalı vekilinin cevap dilekçesinin 20.03.2007 tarihinde dosyaya sunulmasına karşın 01.05.2007 tarihli mahkeme yazı işleri müdürünün belirlemesi anılan protokol fotokopisinin davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde olduğunu belirleyen bir kayıt olup, anılan belgenin davalı tarafından dosyaya sunulduğunu kanıtlamaz,kaldı ki davalı vekilinin cevap dilekçesinde böyle bir belgenin dilekçe eki olduğu da belirtilmemiştir. İmzasız böyle bir belgenin içeriğinin taraflar arasında kabul edildiğine dair açık bir davalı beyanına dosyada rastlanamadığından böyle bir belgenin esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017184100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz