Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14883 E. 2013/2512 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
garanti kapsamı↗ taleple bağlılık↗ usuli kazanılmış hak↗ acentelik↗ kazanılmış hak↗ garantörlük↗ protokol↗ taahhütname↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemize ait 08.04.2010 tarihli ilama dayanılarak, davacının Stella Beach isimli otelin maliki ve işletmecisi, davalının da seyahat acentesi olarak faaliyet
gösterdiği, tarafların 20.09.2005 tarihli sözleşme ile birbirlerine karşılıklı taahhütlerde bulundukları, davacının sözleşmede öngörülen şekilde odaları davalının kullanımına sunduğu, davalının sözleşmede yer alan garanti kapsamındaki 63 odanın 163 günlük konaklama ücretinden, gerçekleşmeyen konaklama bedeli olan KDV dahil 193.635,29 USD ile alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığında 90.868,84 USD borçlu bulunduğu, her ne kadar davalının garantili oda taahhüdü sebebiyle daha fazla borçlu olduğu tespit edilmişse de, mahkeme ilk kararının sadece davalı tarafından temyiz edildiği ve davacının talebi dikkate alındığında ilk bilirkişi raporundaki değerin esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 398.106,63 TL’nin 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık %... faizi ve %5 oranında tahsil masrafı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- Ancak dava, garantili oda kontenjan sözleşmesi ve ek protokolüne dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama ve Dairemize ait 08.04.2010 tarihli bozma ilamı sonucunda, alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığında davalının davacıya (90.868,84) USD. borçlu bulunduğu, davalının garanti kapsamında gerçekleşmeyen konaklama bedeli borcunun ise 20.09.2005 tarihli asıl ve 08.05.2006 tarihli ek sözleşmeler uyarınca belirlenmesi gerektiği konularında usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkemece davalının garantili oda konaklama bedeli borcunun belirlenmesi için görüşüne başvurulan bilirkişi raporuna karşı, davalı vekilince ısrarla 20.09.2005 tarihli asıl sözleşmede belirtilen “kümülatif hesaplama şeklinin” bilirkişi raporunda belirtildiği gibi olmadığı, bilirkişilerin Dairemiz bozma ilamında olaya uygulanmaması gerektiği belirtilen 22.06.2006 tarihli ek ikinci sözleşmeye göre “kümülatif hesaplama” yaptıkları bildirilerek itirazda bulunulmuş, bu konuda bazı turizm şirketlerinden aldıkları yazılarla Türsab’a ait 03...2007 tarihli yazı sunulmuştur. Anılan yazılar gerçekten de davalıyı doğrulayan beyanlar içermektedir. Mahkemece verilen karara karşı davalı vekilince bu kez, garanti süresinin başlangıç tarihinin ....06.2006 bitiminin ....2006 olduğu, buna göre 123 gün x 63 oda = 7.749 oda garantisi verdikleri, 01.04.2006-05.11.2006 sözleşme süresince gerçekleştirdikleri (7.984) oda konaklaması karşısında, davacıya gerçekleşmeyen garantili oda borçlarının bulunmadığı bildirilerek temyiz itirazında bulunulmuştur.
Bu durum karşısında mahkemece, tarafların talepleri ile bağlılık ve usulü kazanılmış hak ilkeleri nazara alınarak, davalı şirketin garanti süresinin ....06.2006-....2006 olduğunun kabul edilmesi ve aralarında sektörden bilirkişilerin bulunduğu yeni bir heyet
oluşturularak, özellikle turizm sektöründe “kümülatif hesaplama” tabirinden ne anlaşılması gerektiğinin, buna göre de taraflar arasındaki 20.09.2005 tarihli asıl sözleşmede bu konuda yer alan ibarelerin ne anlama geldiğinin tespit edilmesi, davalının bilirkişi raporuna bu yönden yaptığı ciddi ve teknik itirazın karşılanması ve sonucuna göre de davalının garanti kapsamında gerçekleşmeyen konaklama bedeli borcunun bulunup bulunmadığının, varsa miktarının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13416 E. 2016/7749 K.
Ortak:garanti kapsamı · acentelik · kazanılmış hak · garantörlük · taahhütname · dosya masrafı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemize ait 08.04.2010 tarihli ilama dayanılarak, davacının Stella Beach isimli otelin maliki ve işletmecisi, davalının da seyahat «acentesi» olarak faaliyet gösterdiği, tarafların 20.09.2005 tarihli sözleşme ile birbirlerine karşılıklı «taahhütlerde» bulundukları, davacının sözleşmede öngörülen şekilde odaları davalının kullanımına sunduğu, davalının sözleşmede yer alan «garanti kapsamındaki» 63 odanın 163 günlük konaklama ücretinden, gerçekleşmeyen konaklama bedeli olan KDV «dahil» 193.635,29 USD ile alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığında 90.868,84 USD borçlu bulunduğu, her ne kadar davalının garantili oda taahhüdü sebebiyle daha fazla borçlu olduğu tespit edilmişse de, mahkeme ilk kararının sadece davalı tarafından temyiz edildiği ve davacının talebi dikkate alındığında ilk bilirkişi raporundaki değerin esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 398.106,63 TL’nin 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık %... faizi ve %5 oranında tahsil «masrafı» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve Dairemize ait 08.04.2010 tarihli bozma ilamı sonucunda, alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığında davalının davacıya (90.868,84) USD. borçlu bulunduğu, davalının «garanti kapsamında» gerçekleşmeyen konaklama bedeli borcunun ise 20.09.2005 tarihli asıl ve 08.05.2006 tarihli ek sözleşmeler uyarınca belirlenmesi gerektiği konularında «usulü kazanılmış hak» oluşmuştur.
Bu durum karşısında mahkemece, tarafların talepleri ile bağlılık ve «usulü kazanılmış hak» ilkeleri nazara alınarak, davalı şirketin «garanti» süresinin ....06.2006-....2006 olduğunun kabul edilmesi ve aralarında sektörden bilirkişilerin bulunduğu yeni bir heyet oluşturularak, özellikle turizm sektöründe “kümülatif hesaplama” tabirinden ne anlaşılması gerektiğinin, buna göre de taraflar arasındaki 20.09.2005 tarihli asıl sözleşmede bu konuda yer alan ibarelerin ne anlama geldiğinin tespit edilmesi, davalının bilirkişi raporuna bu yönden yaptığı ciddi ve teknik itirazın karşılanması ve sonucuna göre de davalının «garanti kapsamında» gerçekleşmeyen konaklama bedeli borcunun bulunup bulunmadığının, varsa miktarının belirlenmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak, davacının ... isimli otelin maliki ve işletmecisi, davalının da seyahat «acentesi» olarak faaliyet gösterdiği, tarafların 20.09.2005 tarihli sözleşme ile birbirlerine karşılıklı «taahhütlerde» bulundukları, davacının sözleşmede öngörülen şekilde odaları davalının kullanımına sunduğu, alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığında davalının davacıya 90.868,84 USD borçlu bulunduğu, davacının sözleşmede yer alan ve «garanti kapsamındaki» 63 odanın 10/06/2006, 10/10/2006 tarihleri arasındaki «garanti süresi» içerisindeki gerçekleşmeyen konaklama bedeli alacağının sözleşmede belirtilen kümülatif hesaplama yöntemine göre 267.465,88 USD olduğu, davacı tarafça bu alacak kalemi açısından 193.635,29 USD talep edildiği ve mahkemenin önceki kararının bu miktar üzerinden kurulması nedeniyle davalı yararına «kazanılmış hak» teşkil ettiği, ancak hüküm kurulurken alınıp da ödenmeyen «hizmet bedeli» olan 90.868,84 USD alacağın göz ardı edilmesi nedeniyle davacı lehine eksik alacağa hükmedilmişse de kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiğinden bu yönde kısa karara uygun şekilde hüküm kurulduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 369.584,35 TL'nin 11/02/2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık % 10 faiz ve bu miktarın % 5'i oranında tahsil «masrafıyla» birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkeme kararının gerekçesinde alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığında davalının davacıya 90.868,84 USD borçlu bulunduğu, «garanti süresi» içerisindeki gerçekleşmeyen konaklama bedeli alacağı açısından davacı tarafça 193.635,29 USD talep edildiği ve mahkemenin önceki kararının bu miktar üzerinden kurulması nedeniyle davalı yararına «kazanılmış hak» teşkil ettiği, ancak hüküm kurulurken alınıp da ödenmeyen «hizmet bedeli» olan 90.868,84 USD alacağın göz ardı edilmesi nedeniyle davacı lehine eksik alacağa hükmedildiği belirtilmiş ise de, hüküm fıkrasında davanın kısmen kabulüne, 369. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:garanti süresi · gerekçe-hüküm çelişkisi · hizmet bedeli · infaz
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak, davacının ... isimli otelin maliki ve işletmecisi, davalının da seyahat «acentesi» olarak faaliyet gösterdiği, tarafların 20.09.2005 tarihli sözleşme ile birbirlerine karşılıklı «taahhütlerde» bulundukları, davacının sözleşmede öngörülen şekilde odaları davalının kullanımına sunduğu, alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığında davalının davacıya 90.868,84 USD borçlu bulunduğu, davacının sözleşmede yer alan ve «garanti kapsamındaki» 63 odanın 10/06/2006, 10/10/2006 tarihleri arasındaki «garanti süresi» içerisindeki gerçekleşmeyen konaklama bedeli alacağının sözleşmede belirtilen kümülatif hesaplama yöntemine göre 267.465,88 USD olduğu, davacı tarafça bu alacak kalemi açısından 193.635,29 USD talep edildiği ve mahkemenin önceki kararının bu miktar üzerinden kurulması nedeniyle davalı yararına «kazanılmış hak» teşkil ettiği, ancak hüküm kurulurken alınıp da ödenmeyen «hizmet bedeli» olan 90.868,84 USD alacağın göz ardı edilmesi nedeniyle davacı lehine eksik alacağa hükmedilmişse de kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiğinden bu yönde kısa karara uygun şekilde hüküm kurulduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 369.584,35 TL'nin 11/02/2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık % 10 faiz ve bu miktarın % 5'i oranında tahsil «masrafıyla» birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkeme kararının gerekçesinde alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığında davalının davacıya 90.868,84 USD borçlu bulunduğu, «garanti süresi» içerisindeki gerçekleşmeyen konaklama bedeli alacağı açısından davacı tarafça 193.635,29 USD talep edildiği ve mahkemenin önceki kararının bu miktar üzerinden kurulması nedeniyle davalı yararına «kazanılmış hak» teşkil ettiği, ancak hüküm kurulurken alınıp da ödenmeyen «hizmet bedeli» olan 90.868,84 USD alacağın göz ardı edilmesi nedeniyle davacı lehine eksik alacağa hükmedildiği belirtilmiş ise de, hüküm fıkrasında davanın kısmen kabulüne, 369. …
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Bu durumda hüküm fıkrası ile karar «gerekçesinin çelişkili» olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3118 E. 2013/20246 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında mahkemece, tarafların talepleri ile bağlılık ve «usulü kazanılmış hak» ilkeleri nazara alınarak, davalı şirketin «garanti» süresinin ....06.2006-....2006 olduğunun kabul edilmesi ve aralarında sektörden bilirkişilerin bulunduğu yeni bir heyet oluşturularak, özellikle turizm sektöründe “kümülatif hesaplama” tabirinden ne anlaşılması gerektiğinin, buna göre de taraflar arasındaki 20.09.2005 tarihli asıl sözleşmede bu konuda yer alan ibarelerin ne anlama geldiğinin tespit edilmesi, davalının bilirkişi raporuna bu yönden yaptığı ciddi ve teknik itirazın karşılanması ve sonucuna göre de davalının «garanti kapsamında» gerçekleşmeyen konaklama bedeli borcunun bulunup bulunmadığının, varsa miktarının belirlenmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, davacı tarafından işletilen otelde davalının müşterilerine konaklama hizmeti verildiğinin kabulü ile davacı alacağının belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fatura delili · hizmet bedeli · fatura · ihtarname · e-defter
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı tarafından işletilen otelde davalının getirdiği müşterilere 2007 yılı yaz döneminde konaklama hizmeti verildiği, ancak davalı tarafından bedelin ödenmediği ileri sürülmüş, buna ilişkin olarak da 11.08.2007-21.09.2007 tarihleri arasında davalı adına düzenlenmiş 23 adet «fatura delil» olarak sunulmuştur.
… izmeti verildiğinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacı tarafından dosyaya sunulan 20.08.2007 tarihli «ihtarnameden» 11.08.2007 tarihinden itibaren otelin davacı tarafından işletileceği hususunun davalıya bildirilmiş olduğu ve alınan bilirkişi raporunda da davacının davalıya göndermiş olduğu konaklama hizmetine ilişkin faturaların davalı «defterlerinde» kayıtlı olduğu belirlenmiş olup, mahkemenin bu gerekçesi yerinde değildir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, otel konaklama «hizmet bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
Her ne kadar davalı tarafından anılan faturalar «defterlere» kayıt edildikten sonra davacıya iade edilmiş ise de, bu durum davacı tarafından davalıya konaklama hizmeti verilmediği anlamına gelmez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8234 E. 2010/3940 K.
Ortak:garantörlük · protokol · taahhütname · dosya masrafı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemize ait 08.04.2010 tarihli ilama dayanılarak, davacının Stella Beach isimli otelin maliki ve işletmecisi, davalının da seyahat «acentesi» olarak faaliyet gösterdiği, tarafların 20.09.2005 tarihli sözleşme ile birbirlerine karşılıklı «taahhütlerde» bulundukları, davacının sözleşmede öngörülen şekilde odaları davalının kullanımına sunduğu, davalının sözleşmede yer alan «garanti kapsamındaki» 63 odanın 163 günlük konaklama ücretinden, gerçekleşmeyen konaklama bedeli olan KDV «dahil» 193.635,29 USD ile alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığında 90.868,84 USD borçlu bulunduğu, her ne kadar davalının garantili oda taahhüdü sebebiyle daha fazla borçlu olduğu tespit edilmişse de, mahkeme ilk kararının sadece davalı tarafından temyiz edildiği ve davacının talebi dikkate alındığında ilk bilirkişi raporundaki değerin esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 398.106,63 TL’nin 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık %... faizi ve %5 oranında tahsil «masrafı» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak dava, «garantili» oda kontenjan sözleşmesi ve ek «protokolüne» dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama ve Dairemize ait 08.04.2010 tarihli bozma ilamı sonucunda, alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığında davalının davacıya (90.868,84) USD. borçlu bulunduğu, davalının «garanti kapsamında» gerçekleşmeyen konaklama bedeli borcunun ise 20.09.2005 tarihli asıl ve 08.05.2006 tarihli ek sözleşmeler uyarınca belirlenmesi gerektiği konularında «usulü kazanılmış hak» oluşmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen 20.09.2005 tarihli «protokolün» her iki tarafında kabulünde olduğu gibi, yapılan ek protokollerinde taraflarca itiraza uğramadığını, davalının «mücbir sebep» itirazlarının yerinde olmadığı, davacı otelin davalıya verdiği «taahhütlerin» tamamını yerine getirdi, davacının davalıdan (90.937,11) USD «cari hesap alacağı» ile davalı tarafından «garanti» edilen oda doluluk oranının doldurulamaması nedeniyle (201.451,96)USD alacaklı olduğu, Turizm Bakanlığının Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla, birbirleri ile ve müşterileri ile ve müşterileri ile ilişkileri hakkındaki Yönetmelik gereği davacı alacağına aylık %10 faiz ve ana borcun %5’i oranında tahsil «masrafı» tahakkuk ettirilmesi gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile (398.106,63)YTL’nin «temerrüt tarihi» olan 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık %10 faiz ve ana paranın %5’i oranında tahsil masrafı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar …
2- Dava, taraflar arasındaki «garantili» oda kontenjan sözleşmesi uyarınca, «taahhüt» edildiği halde ödenmeyen oda bedeli ile alındığı halde ödenmeyen otel «hizmeti bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında 20.09.2005 tarihli asıl sözleşme ve 08.05.2006 tarihli ek «protokol» ile 22.06.2006 tarihli ikinci ek protokol bulunduğu belirlenerek,davacı alacağı 22.06.2006 tarihli ikinci ek protokol esas alınarak tespit edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücbir sebep · cari hesap alacağı · hizmet bedeli · temerrüt tarihi · cari hesap · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen 20.09.2005 tarihli «protokolün» her iki tarafında kabulünde olduğu gibi, yapılan ek protokollerinde taraflarca itiraza uğramadığını, davalının «mücbir sebep» itirazlarının yerinde olmadığı, davacı otelin davalıya verdiği «taahhütlerin» tamamını yerine getirdi, davacının davalıdan (90.937,11) USD «cari hesap alacağı» ile davalı tarafından «garanti» edilen oda doluluk oranının doldurulamaması nedeniyle (201.451,96)USD alacaklı olduğu, Turizm Bakanlığının Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla, birbirleri ile ve müşterileri ile ve müşterileri ile ilişkileri hakkındaki Yönetmelik gereği davacı alacağına aylık %10 faiz ve ana borcun %5’i oranında tahsil «masrafı» tahakkuk ettirilmesi gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile (398.106,63)YTL’nin «temerrüt tarihi» olan 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık %10 faiz ve ana paranın %5’i oranında tahsil masrafı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar …
2- Dava, taraflar arasındaki «garantili» oda kontenjan sözleşmesi uyarınca, «taahhüt» edildiği halde ödenmeyen oda bedeli ile alındığı halde ödenmeyen otel «hizmeti bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1700 E. 2019/7906 K.
Ortak:acentelik · garantörlük · taahhütname · dahili dava · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemize ait 08.04.2010 tarihli ilama dayanılarak, davacının Stella Beach isimli otelin maliki ve işletmecisi, davalının da seyahat «acentesi» olarak faaliyet gösterdiği, tarafların 20.09.2005 tarihli sözleşme ile birbirlerine karşılıklı «taahhütlerde» bulundukları, davacının sözleşmede öngörülen şekilde odaları davalının kullanımına sunduğu, davalının sözleşmede yer alan «garanti kapsamındaki» 63 odanın 163 günlük konaklama ücretinden, gerçekleşmeyen konaklama bedeli olan KDV «dahil» 193.635,29 USD ile alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığında 90.868,84 USD borçlu bulunduğu, her ne kadar davalının garantili oda taahhüdü sebebiyle daha fazla borçlu olduğu tespit edilmişse de, mahkeme ilk kararının sadece davalı tarafından temyiz edildiği ve davacının talebi dikkate alındığında ilk bilirkişi raporundaki değerin esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 398.106,63 TL’nin 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık %... faizi ve %5 oranında tahsil «masrafı» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak dava, «garantili» oda kontenjan sözleşmesi ve ek «protokolüne» dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama ve Dairemize ait 08.04.2010 tarihli bozma ilamı sonucunda, alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığında davalının davacıya (90.868,84) USD. borçlu bulunduğu, davalının «garanti kapsamında» gerçekleşmeyen konaklama bedeli borcunun ise 20.09.2005 tarihli asıl ve 08.05.2006 tarihli ek sözleşmeler uyarınca belirlenmesi gerektiği konularında «usulü kazanılmış hak» oluşmuştur.
Benzer bu karardaNo Show faturası gönderemez.'', 28. maddesinde de '' Otel, «acenteye» «garanti» odalarını doldurabilmesi için fiyat revize etmeyi, fazla oda vermeyi kabul ve «taahhüt» eder.
Taraflarca akdedilen 31.01.2012 tarihli, 2012 Yaz sezonuna ilişkin sözleşmenin 01.05.2012- 31.10.2012 tarihleri arasında geçerli olduğu belirtilmiş, ''Kontenjan'' başlıklı 4. maddesinde '' Otel belirtilen periyotlarda «acenteye» 100 oda ayırmayı «taahhüt» eder.
Garanti odalar 01.05-15.05 ve 01.10-15.10.2012 tarihleri arası %50 oranında, 16.05 itibari ile 30.09.2012 «dahil» %80 gerçekleşecektir...'' hükmü, ''Rezervasyon Değişikliği ve İptali '' başlıklı 18/C maddesinde ''Otel, müşterinin hiçbir şekilde konaklamadığı süreler için madde A ve madde B de belirtilen koşullarda «acenteden» ücret talep edemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reklamasyon faturası · iade faturası · acente · istirdat · ticari defter · fatura · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının 950.000 USD ödeme yaptığı, bunun karşılığı olarak 815.758,30 USD hizmet aldığı, 7.253 USD «iade faturası» ile «reklam faturaları» düzenlendiği, davalı tarafça düzenlenmiş olan 135.328,42 USD'lik iade faturası haricinde tarafların «ticari defter» ve belgelerindeki kayıtların uyumlu olduğu, davacının sözleşmenin 4. maddesi gereğince «garanti» ettiği oda sayısının toplam olarak 10.032 oda olduğu, sezon boyunca 10.015 oda satışı yaptığı, garantili olarak 17 oda eksik satılmış olduğu ancak taraflar arasındaki sözleşmenin 18 ve 22. maddelerinde no-show faturasının kesilemeyeceği düzenlendiğinden davalı tarafça kesilen 135.328,42 USD'lik no-show faturasının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu ve faturanın davacı tarafça süresi içerisinde iade edildiği, davalının ticari defterlerinde no-show bedeli hariç 6.166,28 USD borçlu olduğu, bu bedele no-show faturasındaki 135.328,42 USD bedel ilave edildiğinde davalının davacı tarafa 141.494,70 USD borçlu olduğundan bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, yukarıda da açıklandığı üzere, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca no-show faturası düzenlenmesinin belirli koşullara bağlandığı, bu koşulların gerçekleşmemesi halinde otelin no-show faturası düzenleyemeyeceği, davacı «acentenin» garanti ettiği oda sayısından 17 odanın eksik kaldığı da kabul edildiğine göre, bu eksik kalan 17 oda yönünden sözleşmede belirtilen koşullarda no-show faturası dü …
… fça kesilen 135.328,42 USD'lik no-show faturasının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu, faturanın davacı tarafça süresi içerisinde iade edildiği, davalının «ticari defterlerinde» no show bedeli hariç 6.166,28 USD borçlu olduğu, bu bedele no-show faturasındaki 135.328,42 USD bedel ilave edildiğinde davalının davacı tarafa 141.494,70 USD borç …
2- Dava, taraflar arasında akdedilen 2012 yaz sezonu için Kontenjan ve Fiyat Sözleşmesine dayalı fazladan ödenen bedelin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, somut olayda uyuşmazlık davalı tarafça işbu sözleşme uyarınca ''no-show'' adı altında «fatura» kesilip kesilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/14883 E. , 2013/2512 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.03.2012 tarih ve 2011/532-2012/357 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen ....02.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Stella Beach isimli otelin maliki ve işletmecisi, davalının da seyahat acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında 20.09.2005 tarihinde imzalanan sözleşme ile birbirlerine karşılıklı taahhütlerde bulunduklarını, müvekkilinin sözleşmede belirtildiği şekilde odaları acentenin kullanımına sunduğunu, davalının garanti kapsamındaki 63 odanın 163 günlük konaklama bedelinden gerçekleşmeyen konaklama bedeli olan KDV dahil 193.635,29 USD ile alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığı 90.868,84 USD borçlu olduğunu ileri sürerek, 284.504,... USD’nin temerrüt tarihindeki YTL karşılığı olan 398.106,63 YTL’nin, 11.02.2007 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek aylık %...
faiz, ana borcun %5’i oranında tahsil masrafı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede KDV’nin fiyatlara dahil olmadığı yazılı ise de, tarafların sözlü mutabakatında KDV’nin fiyatların içerisinde olduğunu kabul ettiklerini, tahminen 50.000 USD civarında bir miktar için davacıya borçlu olduklarını, taraflar arasındaki sözleşmeye göre garantilerin sezon sonunda ay bazında oda geceleme doluluk hesaplanıp, yıl sonundaki oteldeki tüm doluluk oranlarının kümülatif olarak değerlendirileceği, davacının bir çok kez “stop sale” denilen uygulamayı talep ederek garanti sözleşmesinin ihlal edildiğini, ülkemizde 2006 sezonu öncesinde yaşanan bazı olumsuz olaylar nedeniyle yaklaşık %70’lere varan iptallerin gerçekleştiğini, bu durumun davalı bakımından borcun ihlalini kaçınılmaz duruma sokan haklı sebepler olduğunu, davalının kusuru olmadan turizmde yaşanan sıkıntılara davacının da katlanmak zorunda olduğunu belirterek, 50.000 USD’lik kısım dışında kalan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemize ait 08.04.2010 tarihli ilama dayanılarak, davacının Stella Beach isimli otelin maliki ve işletmecisi, davalının da seyahat acentesi olarak faaliyet
gösterdiği, tarafların 20.09.2005 tarihli sözleşme ile birbirlerine karşılıklı taahhütlerde bulundukları, davacının sözleşmede öngörülen şekilde odaları davalının kullanımına sunduğu, davalının sözleşmede yer alan garanti kapsamındaki 63 odanın 163 günlük konaklama ücretinden, gerçekleşmeyen konaklama bedeli olan KDV dahil 193.635,29 USD ile alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığında 90.868,84 USD borçlu bulunduğu, her ne kadar davalının garantili oda taahhüdü sebebiyle daha fazla borçlu olduğu tespit edilmişse de, mahkeme ilk kararının sadece davalı tarafından temyiz edildiği ve davacının talebi dikkate alındığında ilk bilirkişi raporundaki değerin esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 398.106,63 TL’nin 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık %...
faizi ve %5 oranında tahsil masrafı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- Ancak dava, garantili oda kontenjan sözleşmesi ve ek protokolüne dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama ve Dairemize ait 08.04.2010 tarihli bozma ilamı sonucunda, alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığında davalının davacıya (90.868,84) USD. borçlu bulunduğu, davalının garanti kapsamında gerçekleşmeyen konaklama bedeli borcunun ise 20.09.2005 tarihli asıl ve 08.05.2006 tarihli ek sözleşmeler uyarınca belirlenmesi gerektiği konularında usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkemece davalının garantili oda konaklama bedeli borcunun belirlenmesi için görüşüne başvurulan bilirkişi raporuna karşı, davalı vekilince ısrarla 20.09.2005 tarihli asıl sözleşmede belirtilen “kümülatif hesaplama şeklinin” bilirkişi raporunda belirtildiği gibi olmadığı, bilirkişilerin Dairemiz bozma ilamında olaya uygulanmaması gerektiği belirtilen 22.06.2006 tarihli ek ikinci sözleşmeye göre “kümülatif hesaplama” yaptıkları bildirilerek itirazda bulunulmuş, bu konuda bazı turizm şirketlerinden aldıkları yazılarla Türsab’a ait 03...2007 tarihli yazı sunulmuştur.
Anılan yazılar gerçekten de davalıyı doğrulayan beyanlar içermektedir. Mahkemece verilen karara karşı davalı vekilince bu kez, garanti süresinin başlangıç tarihinin ....06.2006 bitiminin ....2006 olduğu, buna göre 123 gün x 63 oda = 7.749 oda garantisi verdikleri, 01.04.2006-05.11.2006 sözleşme süresince gerçekleştirdikleri (7.984) oda konaklaması karşısında, davacıya gerçekleşmeyen garantili oda borçlarının bulunmadığı bildirilerek temyiz itirazında bulunulmuştur.
Bu durum karşısında mahkemece, tarafların talepleri ile bağlılık ve usulü kazanılmış hak ilkeleri nazara alınarak, davalı şirketin garanti süresinin ....06.2006-....2006 olduğunun kabul edilmesi ve aralarında sektörden bilirkişilerin bulunduğu yeni bir heyet
oluşturularak, özellikle turizm sektöründe “kümülatif hesaplama” tabirinden ne anlaşılması gerektiğinin, buna göre de taraflar arasındaki 20.09.2005 tarihli asıl sözleşmede bu konuda yer alan ibarelerin ne anlama geldiğinin tespit edilmesi, davalının bilirkişi raporuna bu yönden yaptığı ciddi ve teknik itirazın karşılanması ve sonucuna göre de davalının garanti kapsamında gerçekleşmeyen konaklama bedeli borcunun bulunup bulunmadığının, varsa miktarının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/483825500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz